İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2006/11210 E. 2008/3143 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2006/11210
- Karar No
- 2008/3143
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... - *** VEKİLİ : Av. ... - [16420-24350-14507] UETS DAVALI : ... - ... - *** VEKİLİ : Av. ... - [16352-53250-62880] UETS DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** KARAR YAZIM TARİHİ : *** Mahkememize açılan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın davacı kooperatifin tahsis etmiş olduğu dairede ikamet ettiğini ve Kooperatifin 1581 numaralı üyesi olduğunu, aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiğini, davalının takip tarihi itibari ile ödemesi gereken aidat tutarının toplam 210.850,00-TL olduğunu ancak davalının 153.960,00-TL ödeme yaptığını, 56.890,00-TL aidat borcunun bulunduğunu, Kooperatifin inşaatlarının devam etmekte olup son bir blokun imalatlarının kaldığını, genel kurul tutanakları incelendiğinde 140m2 ve 170 m2 daireler şeklinde aidat ödemesi ayrımı yapıldığının görüleceğini ancak kooperatifçe yapılan tüm dairelerin 170 m2 olduğunu 140m2 daire bulunmadığını bu nedenle hesaplamada 170 m2 dairelerin dikkate alındığını, kooperatifin 28/06/2014 tarihli genel kurulun 8. Maddesinde aidat ödemesini geciktiren üyelerin %5 gecikme faizi alınması kararlaştırıldığını , 2009-2014 yılları arasında faiz kararı olmaması nedeni ile bu dönemlere ilişkin borçlara kanuni faiz uygulandığını 28/06/2014 yılından sonraki aidat borçlarına ise TBK m. 120'ye uygun olarak yıllık %18 oranında faiz işletildiğini, davalının 56.890,00-TL anapara ve 22.972,73-TL faiz olmak üzere ilgili takipten kaynaklı toplam 79.862,00-TL borcunun bulunduğunu, açıklanan nedenlerle ... Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %5i geçmemek üzere kanuni faizin iki katı üzerinden işleyecek faizi ile tahsiline, davalının likit alacağa itiraz etmesi nedeni ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, alınan kooperatif genel kurul kararları doğrultusunda ana para alacağı ve işlemiş faizinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. ... Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, kooperatif kayıtları, davalının üyelik dosyası, ... Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün cevabi yazısı ve tüm deliller toplanmış, bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmıştır. ... Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında: alacaklının S.S. Talas Melikşah Konut Yapı Kooperatifi, borçlunun ... olduğu, 79.862,73-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Ortaklığa girme şartları ve ortak sayısı" başlıklı 8/1. Maddesine göre "Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar." Aynı yasanın "Hak ve vecibelerde eşitlik" başlıklı 23. Maddesinde "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler" hükmü bulunmaktadır. Aynı yasanın "Yetki" başlıklı 42. maddesinde "Genel Kurul bütün ortakları temsil eden en yetkili organdır. Genel Kurul, aşağıdaki yetkilerini devir ve terk edemez. 1. Anasözleşmeyi değiştirmek, 2. Yönetim Kurulu ve Denetçiler Kurulu üyeleriyle gerektiğinde tasfiye kurulunu seçmek, 3. İşletme hesabiyle bilanço ve gerektiğinde gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak, 4. Yönetim ve denetçiler kurullarını ibra etmek, 5. Kanun veya anasözleşme ile Genel Kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek. 6. Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek. 7. İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek. 8.Yapı kooperatiflerinde; kooperatifin ortak sayısı ile yapılacak konut veya işyeri sayısını tesbit etmek. " hükmü yer almaktadır. Eldeki davada davalı tarafından kooperatifin üyeliğinden çıktığı, kooperatifle ilişiğinin kalmadığı savunulmuştur. Kural olarak, kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir (Yargıtay 23. HD. 13/12/2012 tarih ve 5200 E., 7357 K., 22/05/2012 tarih ve 769 E., 3526 K. Yargıtay 11. HD. 13/03/2008 tarih ve 2006/11210 E., 2008/3143 K., 13/03/2008 tarih ve 2006/11193 E., 2008/3190 K. sayılı ilamları). İstifa eden ortağın ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15. ve anasözleşmenin 17. maddesi uyarınca, kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan bir ay geçtikten sonra, kooperatife ödediği miktarları talep edebileceği tabîdir. Bu kuralın istisnası 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmü kabul edilmiştir. Davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda davalının kooperatif ortaklığından çıkmadığı veya çıkarılmadığı, davalının halen kooperatifin üyesi olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından rapordaki bu tespitin aksi yasal delillerle ispatlanmış değildir. Davalının kooperatif üyeliği nedeniyle adına tapuda tescil edilen dairenin davacı kooperatife iade etmediği de dikkate alındığında aksi yöndeki beyanlara itibar edilmemiştir. Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler. Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir. Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir. Dosyaya mübrez 02/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın davalıdan 29/03/2023 tarihi itibariyle 56.890,00-TL anapara ve 22.972,73-TL faiz talep ettiği, takip tarihi itibariyle ödenmesi gereken toplam tutarın 210.850,00-TL olduğu, davalının yaptığı ödemenin ise 153.960,00-TL olduğu, bu durumda davalının davacı kooperatife 56.890,00-TL anapara borcu olduğu, davacının davalıdan talep ettiği tutara takip tarihi itibariyle hesaplanan faiz tutarının 29.279,25-TL olduğu, davacı talebinin ise 22.972,73-TL olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; genel kurul kararları çerçevesinde davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden genel kurul kararları çerçevesinde yapılan hesaplamalar neticesi bilirkişi tarafından davalının davacı kooperatife 56.890,00-TL aidat, 29.279,25-TL işlemiş faiz olmak borcu olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay 23. HD'nin 2013/829 Esas 2013/1810 Karar sayılı 22/03/2013 tarihli ilamından da anlaşıldığı üzere Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek olmadan genel kurullarca kararlaştırılan parasal yükümlülüklere ilişkin kararlar daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece tüm üyeleri bağlayacağı, genel kurulca belirlenen aidat miktarı ve gecikme faizi oranları, genel kurul kararlarına katılsın ya da katılmasın ortaklara ayrıca tebliğinin gerekmediği, toplantıya katılmayan üyeler için de bağlayıcı olduğu, kesinleşmiş olması ve yok hükmünde olmaması halinde bu kararın alacağın dayanağı durumunda olduğu, davacı kooperatifin genel kurul toplantılarında alınan aidat ödenmesine ilişkin kararların iptal edildiğine veya yok hükmünde olduğuna dair itiraz olmadığı gibi bu hususta dosya kapsamında bir delilin de bulunmadığı,bu nedenle alınan genel kurul kararının tüm üyeleri bağlayacağı, bilirkişi raporu, genel kurul kararları ve diğer delillerle uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenmiştir. Öte yandan davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ibranamede bahsetmiş ise de böyle bir ibraname dosyaya delil olarak sunulmuş değildir. Yine davalıya ait üyeliğin, 28/12/2015 tarihinde dava dışı Mustafa Doğan'dan devralındığını, bu tarihten önceki aidatlardan sorumlulukları bulunmadığını savunmuş ise de kooperatif üyeliği tüm hak ve borçlarıyla birlikte devredildiğinden davalı üyelik devri öncesi borçlardan da sorumludur. Ödeme emrinde 56.890,00-TL aidat asıl alacak ve 22.972,73-TL işlemiş faiz talep edilmiş olduğuna göre taleple bağlı kalınarak açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. ...Dava konusu aidat alacağı genel kurul kararlarına dayanmakta olup, miktarı bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir yani likit alacak niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Mahkemece, dava konusu alacağın bu niteliğine göre, davacı yararına İİK 67/2. maddesi uyarınca icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra inkar tazminat isteminin reddi usul ve yasaya aykırı olmuş bozmayı gerektirmiştir. (Yargıtay 6. HD 2023/325 Esas, 2024/615 Karar) Davacı dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Talep edilen aidat alacağı hesap edilebilir ve bilinebilir nitelikte olduğundan yukarıdaki emsal Yargıtay içtihadı da dikkate alınarak takip tutarı üzerinden takdiren %20 icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ ile, 1-... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalının yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin ödeme emrinde yazılı tutarlar üzerinden kaldığı yerden devamına, asıl alacak tutarı olan 56.890,00-TL'ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar TBK' nın 120/2 maddesi uyarınca yıllık %18 oranında faiz uygulanmasına, 2-Alacak likit olduğundan takip tutarının takdiren %20'si oranında (15.972,54-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya tarafa verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 3.886,16-TL ilam harcından, tahsil edilen 964,55-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 2.921,61-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 964,55-TL peşin harç, 2.250,00-TL bilirkişi ücreti, 256,75-TL posta ücreti olmak üzere toplam 3.898,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı