İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2006/11210 E. 2008/3143 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2006/11210
Karar No
2008/3143

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : *** KATİP :*** DAVACI :*** VEKİLİ : Av. .*** DAVALI :*** DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** KARAR YAZIM TARİHİ : *** Mahkememize açılan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Genel İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında davalının takip tarihi itibari ile ödemesi gereken aidat tutarı toplam 210.850,00 TL'nin olmasına rağmen davalı tarafından 136.650,00 TL ödeme yapıldığını, kalan 81.706,00 TL aidat borcundan dolayı takip başlatıldığını, müvekkili kooperatifin 28/06/2014 tarihli genel kurul kararı ile aidat ödemesini geciktiren üyelerden %5 gecikme faizi alınmasının kararlaştırıldığını, 2009-2014 yılları arasında faiz kararı olmaması nedeniyle bu dönemlere ilişkin borçlara kanuni faiz uygulandığını, 28/06/2014 yılından sonraki aidat borçlarına ise TBK m. 120'ye uygun olarak yıllık %18 oranında faiz işletildiğinden ... Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %5i geçmemek üzere kanuni faizin iki katı üzerinden işleyecek faizi ile tahsiline, davalının likit alacağa itiraz etmesi nedeniyle davalı aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: ... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasının uyap kayıtları, kooperatif kayıtları, çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüğünün cevabi yazısı ve tüm deliller toplanmış, uyuşmazlık konusu hakkında ayrıntılı bilirkişi raporu alınmıştır. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, kooperatif aidat alacağından kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. ... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasında: alacaklının *** konut yapı kooperatifi, borçlunun ... olduğu, 123.194,13-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Ortaklığa girme şartları ve ortak sayısı" başlıklı 8/1. Maddesine göre "Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar." Aynı yasanın "Hak ve vecibelerde eşitlik" başlıklı 23. Maddesinde "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler" hükmü bulunmaktadır. Aynı yasanın "Yetki" başlıklı 42. maddesinde "Genel Kurul bütün ortakları temsil eden en yetkili organdır. Genel Kurul, aşağıdaki yetkilerini devir ve terk edemez. 1. Anasözleşmeyi değiştirmek, 2. Yönetim Kurulu ve Denetçiler Kurulu üyeleriyle gerektiğinde tasfiye kurulunu seçmek, 3. İşletme hesabiyle bilanço ve gerektiğinde gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak, 4. Yönetim ve denetçiler kurullarını ibra etmek, 5. Kanun veya anasözleşme ile Genel Kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek. 6. Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek. 7. İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek. 8.Yapı kooperatiflerinde; kooperatifin ortak sayısı ile yapılacak konut veya işyeri sayısını tesbit etmek. " hükmü yer almaktadır. Eldeki davada davalı tarafın davaya cevap dilekçesi bulunmasa da ödee emrine yapmış olduğu itirazında davacı kooperatife borcu bulunmadığı savunulmuştur. Kural olarak, kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir (Yargıtay 23. HD. 13/12/2012 tarih ve 5200 E., 7357 K., 22/05/2012 tarih ve 769 E., 3526 K. Yargıtay 11. HD. 13/03/2008 tarih ve 2006/11210 E., 2008/3143 K., 13/03/2008 tarih ve 2006/11193 E., 2008/3190 K. sayılı ilamları). İstifa eden ortağın ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15. ve anasözleşmenin 17. maddesi uyarınca, kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan bir ay geçtikten sonra, kooperatife ödediği miktarları talep edebileceği tabîdir. Bu kuralın istisnası 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmü kabul edilmiştir. Davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi Azzem Özkan tarafından düzenlenen raporda davalının kooperatif ortaklığından çıkmadığı veya çıkarılmadığı, davalının halen kooperatifin üyesi olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından rapordaki bu tespitin aksi yasal delillerle ispatlanmış değildir. Davalının kooperatif üyeliği nedeniyle adına tapuda tescil edilen dairenin davacı kooperatife iade etmediği de dikkate alındığında aksi yöndeki beyanlara itibar edilmemiştir. Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler. Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir. Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir. Davacı vekili 13/11/2024 tarihli duruşmaya mazeretsiz olarak katılmamış, HMK 150/1 maddesi uyarınca dosya işlemden kaldırılmış, 02/12/2024 tarihli yenileme dilekçesi ile dava dosyası yeniden işleme konularak yargılamaya devam olunmuştur. Dosyaya ibraz edilen 12/12/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda: davalının, davacı kooperatife aidat borcu olduğunun tespit edildiği, bu nedenle kooperatifler kanunu 23. Maddesinde yer alan eşitlik ilkesi gereğince sorumlu olacağı, davacı S.S. Talas Melikşah Konut Yapı Kooperatifinin ticari defter kayıtlarına istinaden; davalı ...'ın 81.706,00-TL aidat borcu ve 41.488,13-TL işlemiş faizi ile birlikte toplamda 123.194,13-TL borcu olduğu görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. 12/02/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda: dosya içerisinde 28/06/2014 tarihli genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde; 8. gündem maddesinde; “ortaklık aidatlarının ve gecikme cezalarının tespiti maddesinde; Genel Kurul kararı incelendiğinde yıllık %18 faiz uygulanmasına ilişkin karar bulunup bulunmadığının incelendiği ve %18 faiz hususund abir karar alınmamış olduğu ancak %5 gecikme cezası ile ilgili bir karar alındığının görüldüğü, dosya içinde yer alan davacı kooperatife ait 01/02/2015, 25/06/2016, 09/04/2017, 16/09/2019, 16/06/2019 ve 01/03/2020 tarihli genel kurul toplantı tutanaklarının incelenmesinde faiz yahut gecikme cezasına ilişkin bir kayda rastlanmadığı, 09/07/2021 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 9. Maddesinde aylık %1.5 faiz oranı uygulanmasına dair karar alınmış olduğunun görüldüğü, bu oranda hesaplama yapılırken nazara alınan oran ile aynı olduğundan hesaplamada değişiklik yapılmadığı, 6098 sayılı TBK'nın 120/2. maddesinde öngörülmüş olan sınırlama dikkate alınarak davacı kooperatifin 2012 yılında yürürlüğe giren TBK'nın 120. maddesine ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre kooperatif genel kurul toplantılarında kararlaştırılan faiz oranlarının, yasal faizin %100 fazlasını aşamayacağı kuralı gereğince mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme ve hesaplama yapıldığı, bunun yanı sıra Kooperatifler Kanunu 23. maddesinde yer alan eşitlik ilkesi gereğince davalının sorumluluğunun söz konusu olacağı kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; genel kurul kararları çerçevesinde davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden genel kurul kararları çerçevesinde yapılan hesaplamalar neticesi bilirkişi tarafından davalının davacı kooperatife 81.706,00-TL aidat, 41.488,13-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 123.194,13-TL borcu olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay 23. HD'nin 2013/829 Esas 2013/1810 Karar sayılı 22/03/2013 tarihli ilamından da anlaşıldığı üzere Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek olmadan genel kurullarca kararlaştırılan parasal yükümlülüklere ilişkin kararlar daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece tüm üyeleri bağlayacağı, genel kurulca belirlenen aidat miktarı ve gecikme faizi oranları, genel kurul kararlarına katılsın ya da katılmasın ortaklara ayrıca tebliğinin gerekmediği, toplantıya katılmayan üyeler için de bağlayıcı olduğu, kesinleşmiş olması ve yok hükmünde olmaması halinde bu kararın alacağın dayanağı durumunda olduğu, davacı kooperatifin genel kurul toplantılarında alınan aidat ödenmesine ilişkin kararların iptal edildiğine veya yok hükmünde olduğuna dair itiraz olmadığı gibi bu hususta dosya kapsamında bir delilin de bulunmadığı,bu nedenle alınan genel kurul kararının tüm üyeleri bağlayacağı, bilirkişi raporu, genel kurul kararları ve diğer delillerle uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenmiştir. Ödeme emrinde 81.706,00-TL aidat asıl alacak ve 41.488,13-TL işlemiş faiz talep edilmiş olduğuna göre açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. ...Dava konusu aidat alacağı genel kurul kararlarına dayanmakta olup, miktarı bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir yani likit alacak niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Mahkemece, dava konusu alacağın bu niteliğine göre, davacı yararına İİK 67/2. maddesi uyarınca icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra inkar tazminat isteminin reddi usul ve yasaya aykırı olmuş bozmayı gerektirmiştir. (Yargıtay 6. HD 2023/325 Esas, 2024/615 Karar) Davacı dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Talep edilen aidat alacağı hesap edilebilir ve bilinebilir nitelikte olduğundan yukarıdaki emsal Yargıtay içtihadı da dikkate alınarak takip tutarı üzerinden takdiren %20 icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ ile, 1-... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalının yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin ödeme emrinde yazılı tutarlar üzerinden kaldığı yerden devamına, asıl alacak tutarı olan 81.706,00-TL'ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar TBK'nın 120/2 maddesi uyarınca yıllık %18 oranında faiz uygulanmasına, 2-Alacak likit olduğundan takip tutarının takdiren %20'si oranında (24.638,82-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya tarafa verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 8.415,39-TL ilam harcından, tahsil edilen 1.487,88-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 6.927,51-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 1.487,88-TL peşin harç, 4.600,00-TL bilirkişi ücreti, 1.303,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 7.818,48-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2006/11210, K. 2008/3143, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2006-11210-e-2008-3143-k-059930c916d5