İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2001/602 E. 2001/682 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2001/602
- Karar No
- 2001/682
- Karar Tarihi
İstemin Özeti : Toplu Konut Fonu tahsiline ilişkin 27.9.1994 günlü, 31672/061-19673 sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince Danıştay Onuncu Dairesinin görev yönünden verdiği bozma kararına uyulmayarak verilen ve davanın reddine ilişkin bulunan ... günlü, ... sayılı kararı, davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Nalan Terzi'nin Düşüncesi : Uyuşmazlığın çözümünde vergi mahkemesi görevli olduğundan, temyize konu kararın görev yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Bilgin Arısan'ın Düşüncesi : Mükellef bankanın ithal ettiği mallar için gümrük vergisine bağlı olarak aynı matrah üzerinden tarh ve tebliğ edilen Toplu Konut Fonu için tanzim ve tebliğ edilen ödeme emri aleyhine açılan dava üzerine; dava konusu Toplu Konut Fonuna ilişkin ödeme emrinin yerinde bulunduğu gerekçesiyle davayı esastan red eden ... İdare Mahkemesi kararını görevden bozan Danıştay 10 uncu Dairesi kararına uymayarak ilk kararında ısrar eden ... İdare Mahkemesi ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması talep edilmektedir. Dava konusu ödeme emri ile tahsil edilmek istenen fon tutarının, aynı ithal işlemi sebebiyle gümrük vergisi ile aynı matraha göre hesaplanmış bulunması karşısında, fonla ilgili uyuşmazlığın çözümünün maddi olaydaki birlik sebebiyle vergi hakkındaki uyuşmazlığın çözümü ile görevli mahkemede bakılması gerekmektedir. Bir vergiyle bağlantılı bulunan fonlarla ilgili davanın, vergi ile ilgili uyuşmazlık sonucunda ortaya çıkan hukuki duruma bağlılığı karşısında, bu iki uyuşmazlığın, gerek usul ekonomisi ve gerekse davaların farklı mahkemelerde görülmesinin uygulamada ortaya çıkardığı mahzurlar sebebiyle aynı mahkemede görülmesi gerekmektedir. Kaldı ki 2576 sayılı Kanunun 6 ıncı maddesi gereğince gümrük vergisine bağlı olarak tarh edilen Toplu Konut Fonuna ilişkin davanın ilgili gümrük vergisi ihtilafında görevli Vergi Mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 5.2.1999 tarih ve Esas No:1998/639, Karar No:1999/187 sayılı kararı ile Danıştay 10 uncu Dairesinin 23.3.1999 tarih ve Esas No:1997/7212 Karar No:1999/1149 sayılı kararı da bu istikamettedir. Bu durumda, gümrük vergi ve resimleriyle aynı matrah üzerinden hesaplanan Toplu Konut Fonuna ilişkin bulunan bu davanın esası hakkında idare mahkemesince karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle temyiz talebinin kabulüne, ... İdare Mahkemesi ısrar kararının görev yönünden bozulması gerekeceği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: KARAR : Dava, ithal edilen eşya nedeniyle toplu konut fonunun tahsili amacıyla davacı banka adına düzenlenen 27.9.1994 günlü, 31672/061-19673 sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır. ... İdare Mahkemesi, ... günlü, ... sayılı kararıyla, ithal edilen eşyaya isabet eden ve tahsil edilmeyen Toplu Konut Fonunun tahsiline yönelik dava konusu işlemde yasal düzenlemelere aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bu karar, karar düzeltme aşamasında Danıştay Onuncu Dairesinin 22.6.2000 günlü, E:1999/4636, K:2000/3546 sayılı kararıyla, davacı tarafından öne sürülen karar düzeltme nedenleri yerinde görüldüğünden, Dairelerin 30.6.1999 günlü, E:1996/3336, K:1999/3700 sayılı onama kararı kaldırılmak suretiyle yeniden incelenmiş ve dava konusu işlemle tahsil edilmek istenen fon tutarının matrahını verginin oluşturduğu, bu durumda matrahını verginin oluşturduğu fona ilişkin bulunan bu davanın esası hakkında İdare Mahkemesince karar verilmesinde hukuki isabet görülmediği, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle mahkeme kararının görev yönünden bozulmasına, dava dosyasının yeniden karar verilmek üzere mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. ... İdare Mahkemesince, ... günlü, ... sayılı kararla, bozma kararına uyulmak suretiyle dava görev yönünden reddedilmiş ve dosyanın görevli ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. ... Vergi Mahkemesi ... günlü, ... sayılı kararıyla; dava konusu olaydaki fonun bir vergi aslına bağlı olmaksızın ithal edilen eşyanın CİF değeri üzerinden belli bir yüzde ile tahakkuk ettirilen toplu konut fonuna ilişkin olduğu, dolayısıyla gümrük vergisi ile arasında maddi bakımdan bağlılık bulunmayan davanın idare mahkemesinin görev alanına girdiği, bu nedenle davanın görev yönünden reddine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 43/6. maddesi uyarınca görev uyuşmazlığının çözümü ve görevli ve yetkili mahkemenin tayini için dosyanın Ankara Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. ... Bölge İdare Mahkemesi de ... günlü, ... sayılı kararıyla; Danıştay Başkanlık Kurulunun, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun, Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun kararlarıyla bir vergiye bağlı olarak hesaplanan fonlarla ilgili uyuşmazlıkların vergi mahkemelerinde çözümlenmesine karar verildiği, dava konusu Toplu Konut Fonunun, Gümrük Vergisi veya başkaca bir vergiyle arasında maddi bakımdan bağlılık bulunmaması karşısında idare mahkemesinin görev alanına girdiğinin kabulü gerektiğini belirterek, ... İdare Mahkemesinin görevsizlik kararını kaldırmış ve dava dosyasının bu mahkemeye gönderilmesine karar vermiş bulunmaktadır. Bu kez, ... İdare Mahkemesi dosya ile ilgili tüm bu süreci belirterek, Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararına uymayıp ısrar etmiş ve işin esasını inceleyerek 9.2.1993 günlü, 2019 sayılı giriş beyannamesi muhteviyatı ile ithal edilen eşyaya isabet eden ve tahsil edilmeyen Toplu Konut Fonunun tahsiline yönelik dava konusu işlemde yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararını vermiştir. Davacı, ... günlü, ... sayılı bu kararın temyizen incelenerek, bozulmasını istemektedir. Uyuşmazlıkta öncelikle belirtilmesi gereken husus; Ankara İdare Mahkemesinin kararını temyiz mercii olarak inceleyen Danıştay Onuncu Dairesinin bu dava ile ilgili olarak vermiş olduğu "görev yönünden bozma kararı" varken, bölge idare mahkemesinin bu somut uyuşmazlıkta görevli yargı yerini belirleme kararı verip, veremeyeceği hususudur. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinin 3/a bendi hükmüne göre dava dilekçesinin öncelikle görev ve yetki yönünden incelenmesi, 15. maddesinin 1/a bendi hükmüne göre de görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesi gerekmektedir. Anılan 15. maddenin 4. bendi hükmü uyarınca idari yargının görevli olduğu konularda davanın görev ve yetki yönünden reddine ilişkin kararlara ise temyiz yolu kapalıdır. Bu durum nedeniyle de 2576 sayılı Kanunun 8. maddesinin ( b ) bendinde yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemeleri arasında çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarının, Bölge İdare Mahkemelerinde çözümleneceği öngörülmüş ve temyiz yolunun kapalı olması durumu dikkate alınarak bölge idare mahkemesinin bu konuyu kesin karara bağlayacağı hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Böylece açılan davanın hangi mahkemede bakılması gerektiği konusu uyuşmazlığın başında ve henüz uyuşmazlık temyiz merciine intikal etmeden önce mahkemelerin bağlı olduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesinde çözüme kavuşturulmak istenmiştir. Ancak başlangıçta görevli ve yetkili yargı yerinin bölge idare mahkemesince belirlenmiş olması, bu belirleme sonucunda uyuşmazlığa bakan mahkemenin vermiş olduğu kararın, temyiz mercii olarak Danıştay'ın ilgili dairesinde incelenmesi aşamasını etkiler nitelikte değildir. Bir başka anlatımla, Danıştay'ın ilgili dairesi, temyizen inceleyeceği uyuşmazlıkta, kararı veren mahkemenin görevli ve yetkili mahkeme olup olmadığını inceleyip, sonucuna göre karar verme yetkisine sahiptir. Bu durum 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1/a bendinde çok açık bir biçimde "Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması"nın bozma sebebi olarak sayılması ile de ifade edilmiş bulunmaktadır. Esasen aksine bir yaklaşım, yalnız kendi yargı çevresi içerisindeki görevli mahkemeyi belirleme konusunda görevli ve yetkili bulunan ( Farklı yargı çevresindeki mahkemeler arasında çıkan görev ve yetki uyuşmazlıkları Danıştay'da vergi ve idare mahkemeleri ayrımı dikkate alınarak Üçüncü ve Onuncu Dairelerce çözümlenmektedir ) bölge idare mahkemesinin, Danıştay'ın temyiz incelemesini sınırlandırması anlamına gelir ki, kabulü mümkün değildir. Bölge idare mahkemesinin, Danıştay'ın temyiz incelemesi yapan dairesinden verilen kararı etkisiz bırakacak biçimde bir karar vermesi de mümkün değildir. Bakılan uyuşmazlıkta ... Bölge İdare Mahkemesi Danıştay Onuncu Dairesinin temyiz mercii sıfatıyla vermiş olduğu 22.6.2000 günlü, E:1999/4636, K:2000/3546 sayılı görev yönünden bozma kararını hükümsüz bırakacak şekilde ve yasada öngörülmeyen bir usul ihdas ederek yukarıda belirtilen aşamada ve bu sürecin sonunda ... İdare Mahkemesini görevli görmüştür. ... İdare Mahkemesinin, ... Bölge İdare Mahkemesi kararı üzerine, uyuşmazlığın esasını incelemek suretiyle vermiş olduğu temyize konu kararı, Kurulumuzca yine öncelikle, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi hükmü uyarınca uyuşmazlığın "mahkemenin görevi ve yetkisi içerisinde" olup olmadığı yönünden incelenmiştir. 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 6. maddesinde; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerle, bu konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun Uygulanmasına ilişkin davaların görüm ve çözümü vergi mahkemelerinin görevleri arasında sayılmış; 5. maddesinde ise idare mahkemelerinin görev alanı, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştay'da çözümlenecek olanlar dışındaki idari davaların görüm ve çözümü olarak saptanmıştır. Vergi, resim harç ve benzeri mali yükümler dışındaki ek mali yükümler, esas itibariyle Anayasanın 167. maddesine göre çıkarılan ve dış ticaretin ülke ekonomisi yararına düzenlenmesini sağlamak amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri mali yükümler dışında ek mali yükümlülükler konulması, kaldırılması, bu yükümlülüklere ilişkin esasların tesbiti ve oluşan fonların kullanılması konularında Bakanlar Kuruluna yetki veren 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun çerçevesinde belirlenmektedir. Danıştay Başkanlık Kurulunun 23.6.1999 günlü, E:1999/41, K:1999/42 sayılı, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 5.2.1999 günlü, E:1998/639, K:1999/187 sayılı, Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun 10.12.1999 günlü, E:1999/244, K:1999/572 sayılı kararlarıyla, bir vergiye bağlı olarak hesaplanan fonlarla ilgili davaların; vergiye ilişkin uyuşmazlık sonucu ortaya çıkacak hukuki duruma bağlılığı, ayrıca bu tür uyuşmazlıkların, gerek usul ekonomisi, gerekse davaların farklı mahkemelerde görülmesinin uygulamada ortaya çıkaracağı sakıncalar nedeniyle vergi mahkemelerince çözümlenmesine karar verilmiş bulunmaktadır. Nitekim, bakılan uyuşmazlıkta olduğu gibi, ithal edilen eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen toplu konut fonunun kaldırılması istemiyle İstanbul 3. Vergi Mahkemesinde açılan bir davada, Vergi Mahkemesinin uyuşmazlığın esasını inceleyerek verdiği karar, temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Yedinci Dairesinin 18.9.2001 günlü, E:2000/3206, K:2001/2918 sayılı kararıyla, Danıştay Başkanlık Kurulunun, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun, Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun kararlarından bahisle vergi ile aralarında maddi bakımdan bağlılık bulunan fonlardan kaynaklanan uyuşmazlığı konu edinen davaya, vergi mahkemesince bakılmış olmasında usule aykırılık görülmeyerek işin esası incelenerek, vergi mahkemesi kararı onanmıştır. Toplu Konut Fonuna ilişkin bulunan bu davanın esası hakkında İdare Mahkemesince karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin kabulüne, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, ... sayılı kararının görev yönünden BOZULMASINA, dava dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine 12.10.2001 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15. maddesinin 4. fıkrasında 4001 sayılı yasayla yapılan değişiklikle idari yargının görevli olduğu konularda verilen görev yönünden ret kararlarının temyiz edilemiyeceği, 43. maddesinde görev konusunda oluşan uyuşmazlıklarda Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olduğu kurala bağlanmıştır. Belirtilen yasal kurallarla idari yargı yerleriyle ilgili olarak görev yönünden verilen kararların temyizi 4001 sayılı yasayla kapanmış ve 43. maddedeki aynı yargı çevresindeki idari mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlığına yönelik olarak Bölge İdare Mahkemesi kararlarının kesinliğiyle ilgili kural yetkin bir anlam ve işleme bürünmüştür. Ayrıca, bölge idare mahkemesi kararlarının temyizi olanağı da bulunmamaktadır. Bakılan uyuşmazlıkta da, Danıştay'ın bozma kararından sonra da oluşsa, aynı yargı çevresi içindeki idare ve vergi mahkemeleri arasındaki görev uyuşmazlığıyla ilgili olarak Bölge İdare Mahkemesi Kararı uyarınca dosyanın geldiği İdare Mahkemesinin davayı görmekten kaçınması söz konusu olamaz. Dosyayı vergi mahkemesine göndermesi ise kısır bir döngüye neden olacağı gibi, yargılamanın sınır ve kapsamını düzenleyen usul kurallarından uzaklaşması sonucunu da doğuracaktır. Olgunun ve yasal kuralların belirlenen özellik ve buyurucu nitelikleri karşısında, davanın İdare Mahkemesinde görülmesi kaçınılamaz bir yargılama hukuku gereğidir. Bu nedenlerle İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla, karara karşıyım.