İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2000/988 E. 2001/143 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2000/988
Karar No
2001/143
Karar Tarihi

İstemin Özeti : Danıştay Onikinci Dairesinin 29.3.2000 günlü, E:1999/1128, K:2000/1473 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davalı idare tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Tuncay Varlı'ın Düşüncesi: Dava; davalı idarede görev yapan davacının, 1998 yılı sicilinin 87 puan olarak ( B ) düzeyinde belirlenmesine ilişkin işlemin; bu işlemin düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin; bu işlemlere dayanak gösterilen Kamu İktisadi Teşebbüsleri Sözleşmeli Personel Sicil ve Başarı Değerlemesi Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinin; bu konuyla ilgili Genelge'nin 6. maddesinin 2 nci ve 4 üncü fıkralarının iptali ve bu işlemler nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Sözü edilen Yönetmeliğin, dava konusu edilen 12. maddesinde, başarı düzeylerine isabet eden sicil notları belirlendikten sonra, sicil amirlerinin; verdikleri notlara göre başarı düzeyi ( D ) olacak olan sözleşmeli personelin sicil ve başarı değerleme raporlarına, kanaatın oluşmasına etki eden hususlara ait bilgi ve belge örneklerini eklemelerinin şart olduğu belirtilerek, bu şekilde bilgi ve belge eklenmeyen raporların geçersiz olduğu kurala bağlanmıştır. Dava konusu Genelgenin 6. maddesinin 2 nci fıkrasında da, Yönetmeliğin 12. maddesiyle paralellik sağlayacak şekilde düzenleme yapılarak, ( D ) düzeyindeki siciller düzenlenirken aranan, kanaatın oluşumuna etki eden konulara ait bilgi ve belge ekleme koşulunun ( B ) ve ( C ) düzeyinde aranmayıp, ( B ) ve ( C ) düzeyindeki değerlendirmelerin, amirin yetkisinde olduğu belirtilmiştir. 399 sayılı KHK'nın 43. maddesinde; sicil ve başarı değerlemeleri ( D ) düzeyinde olanlarla, başka bir sicil amirinin yanında altı ay daha denenmek üzere, bulundukları görevin temel ücreti tutarında bir ücretle yeni bir sözleşme yapılacağı, bu süre sonunda da sicil ve başarıları ( D ) düzeyinde olanların sözleşmelerinin feshedileceğinin hükme bağlanmış olması nedeniyle, ilgili bakımından ağır sonuçlar yaratacak olan ( D ) düzeyindeki sicilin veriliş nedeninin belgelenmesinin sicil amirinden istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Temyizen incelenen kararla; 399 sayılı KHK'nin ilgili maddelerinde ( B ) ve ( C ) düzeyinde sicil düzenlenirken, sicil amirlerinin kanaatlarının oluşmasına etki eden konulara ilişkin bilgi ve belge örneklerinin gerekli olmadığı yolunda bir sınırlama getirilmediği halde, daha alt düzenleme niteliğinde bulunan yönetmelik ile, sadece ( D ) düzeyindeki değerlendirmelerde bilgi ve belge sağlanması yolunda düzenleme yapılmasında eksik düzenleme nedeniyle hukuka aykırılık saptanmış ise de, anılan yasal düzenleme sadece, sicil ve başarı değerlemesi ( D ) düzeyinde belirlenen sözleşmeli personel için ve bu durumun ilgili bakımından yaratabileceği olumsuzluklar öngörülerek getirilmiş olup, herhangi bir eksik düzenlemeden söz edilemez. Öte yandan, sözleşmeli statü ile çalışan kamu görevlilerine nazaran daha güvenceli bir statü sayılması gereken "devlet memurları" bakımından konuya bakılacak olursa; 657 sayılı Yasa ve Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinde, olumsuz sicil alan "devlet memuru"nun sicil amiri için bile, bu sicile dayanak oluşturacak belge sunulması koşulu getirilmemiş olup, olumsuz sicilin iptali istemiyle açılan davada sebep unsuru yönünden yapılacak yargısal denetim sırasında olumsuz sicili gerektiren halin belgelendirilmiş olmasının aranacağı tartışmasızdır. Dava konusu Genelge'nin 6. maddesinin 4 üncü fıkrasına gelince; bu düzenlemeyle, ( A ), ( B ) ve ( C ) düzeyindeki notlarla ilgili olarak yapılacak olan ve belgeye dayanmayan itirazların dikkate alınmayacağı belirtilmiştir. Haklarında tesis edilmiş bir idari işlemin düzeltilmesi, kaldırılması veya haklarında bir işlem tesisi istemiyle idareye bir dilekçe ile başvurmak ilgililer bakımından "hak" olmakla birlikte; idarelerin bu başvurulara cevap vermemesi veya böyle bir dilekçe yokmuş gibi davranması hak veya yetki olarak değerlendirilemez. İdare her başvuruyu değerlendirmek ve istem hakkında işlem tesis etmek zorundadır. İdari Yargılama Usulü Yasasında sözü edilen "zımni ret" işlemi, idarelerin, başvurular karşısında hareketsiz kalma hakkının varlığını değil, ilgililerin konuyu bir an önce yargı yerine götürebilmelerini sağlamak amacıyla getirilmiştir. Davacının 1998 yılı sicil notu'nun 87 puan olarak ( B ) düzeyinde belirlenmesine ilişkin işlemin düzeltilmesi istemiyle davalı idareye yaptığı itiraz başvurusunun, hukuka aykırılığı yukarıda saptanan dava konusu Genelge'nin 6 ncı maddesinin 4 üncü fıkrasına göre reddedilmiş olduğu dikkate alındığında, davalı idarenin bu başvuruyu inceleyerek, esası hakkında bir işlem tesis etmesi gerektiği açıktır. Açıklanan nedenlerle, temyizen incelenen kararın, dava konusu Genelge'nin 6 ncı maddesinin 4 üncü fıkrasının iptaline ilişkin kısmı ile 1998 yılı siciline ve bu sicile yaptığı itiraza ilişkin kısımlarının yukarıdaki gerekçeyle onanması, kararın kalan kısımlarının bozulması, kararın bir örneğinin Başbakanlığa tebliği gerekmektedir. 12 nci maddesi bu davaya konu edilen yönetmelik, 13.9.1990 günlü, 90/915 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla çıkarılmış olup, 15.11.1990 günlü, 20696 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Bu nedenle, Bakanlar Kurulu'nu temsilen "Başbakanlık" hasım mevkiine alınmadan dosyanın tekemmül ettirilmesi ve gerçek hasmın yokluğunda karar verilmiş olması hukuka aykırı olmakla birlikte, davanın Başbakanlığı ilgilendiren kısmı hakkında verilen iptal kararının bozulması gerektiği sonucuna varılması ve bozma kararı üzerine, Dairesince dosyanın usulüne uygun biçimde yeniden tekemmül ettirilmesinin mümkün bulunması karşısında, bu husus bozma sebebi olarak görülmemiştir. Danıştay Savcısı Efser Koçakoğlu'nun Düşüncesi :Türk Telekominikasyon A.Ş.de teknik uzman olarak çalışan davacının 1998 yılı sicil notunun ( B ) düzeyinde verilmesine ilişkin işlem ile bu işlemin düzeltilmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin ve bu işleme dayanak teşkil eden 24.11.1998 günlü 11335 sayılı genelgenin 6.maddesinin 2 ve 4.paragrafları ile Kamu İktisadi Teşebbüsleri sözleşmeli personel sicil ve Başarı Değerlemesi Hakkındaki Yönetmeliğin 12.maddesinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay 12.Dairesince verilen iptal kararının davalı idarece temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Sicil ve Başarı Değerlemesi Yönetmeliğinin iptali istenilen 12.maddesinde sicil ve başarı değerleme notunun nasıl tesbit edileceği belirtildikten sonra personel 4 başarı düzeyine ayrılmış sicil amirlerinin verdikleri notlara göre başarı düzeyi ( D ) olan sözleşmeli personelin sicil ve başarı değerleme raporlarına kanaatın oluşmasına etkin eden hususlara ait bilgi, belge örneklerini ekleme şartı getirilmiş, bu şekilde bilgi belge eklenmeyen raporların geçersiz olacağı düzenlenmiştir. 24.11.1998 gün ve 11335 sayılı genelgenin 6.maddesinin 2.fıkrasında da paralel hükme yer verilmiştir. Sözkonusu düzenlemelerden de sicil amirlerine mahiyetlerindeki personeli değerlendirmede takdir yetkisi getirildiği anlaşılmakta ise de 59 puanın üzerinde not alan ve girdiği puan durumuna göre ( A,B,C ) değerlendirilecek personel için sınırsız bir takdir hakkı tanındığı değerlendirmelerle ilgili olarak açıklama, bilgi belge sağlamak zorunluluğu bulunmadığı sonucuna varılamayacağı kuşkusuzdur. Açıklanan nedenle temyizen incelenen Danıştay 12.Daire Kararının Kamu İktisadi Teşebbüsleri Sözleşmeli Personel Sicil ve Başarı Değerlemesi Hakkındaki Yönetmeliğin ve bu Yönetmelik uyarınca çıkarılan genelgenin 6.maddesinin 2.parağrafına ilişkin olarak bozulmasının, kararın genelgenin 6.maddesinin 4.fıkrası ile sicile ilişkin kısımlarının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: KARAR : Dava; davalı idarenin Araştırma Geliştirme Müdürlüğünde teknik uzman olarak görev yapan davacının, 1998 yılı sicil notunun ( B ) düzeyinde belirlenmesine ilişkin işlem ile, bu işlemin düzeltilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ve bu işlemlere dayanak olarak gösterilen Kamu İktisadi Teşebbüsleri Sözleşmeli Personel Sicil ve Başarı Değerlemesi Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesi ile 24.11.1998 günlü, 11335 sayılı Genelgenin 6. maddesinin 2. ve 4. fıkralarının iptali, bu işlemler nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Danıştay Onikinci Dairesi 29.3.2000 günlü, E:1999/1128, K:2000/1473 sayılı kararıyla; Kamu İktisadi Teşebbüsleri Sözleşmeli Personel Sicil ve Başarı Değerlemesi Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesini eksik düzenleme nedeniyle, 24.11.1998 günlü, 11335 sayılı Genelgenin 6. maddesinin 2. ve 4. fıkralarını yasa ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, davacının 1998 yılı sicil notunun ( B ) düzeyinde belirlenmesine ilişkin işlem ile bu işlemin düzeltilmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemleri, yeterli bilgi ve belgeye dayandırılmadığı gerekçesiyle iptal etmiş, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar vermiştir. Davalı idare, hukuka aykırı olduğu savıyla anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 14. maddesinin 3. fıkrasında, dava dilekçelerinin, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından, fıkrada belirtilen konularda sırasıyla inceleneceği belirtilmiş, anılan fıkranın ( f ) bendinde de "husumet" bu ilk inceleme konuları arasında sayılmış, aynı Yasanın 15. maddesinin 1. fıkrasının ( c ) bendinde ise "husumet" konusundaki ilk incelemeyi düzenleyen 14. maddenin 3/f bendine göre, davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması halinde, dava dilekçesinin, belirlenecek gerçek hasma tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; davanın, davacının 1998 yılı sicilinin ( B ) düzeyinde belirlenmesine ilişkin işlemin, bu işlemin düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin işlemin, bu işlemlere dayanak olarak gösterilen Kamu İktisadi Teşebbüsleri Sözleşmeli Personel Sicil ve Başarı Değerlemesi Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesi ile 24.11.1998 günlü, 11335 sayılı Genelge'nin 6. maddesinin 2. ve 4. fıkralarının iptali ve tazminata karar verilmesi istemiyle Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü hasım gösterilmek suretiyle açıldığı; 12. maddesinin iptali istemi nedeniyle bu davaya konu edilen Kamu İktisadi Teşebbüsleri Sözleşmeli Personel Sicil ve Başarı Değerlemesi Hakkında Yönetmeliğin 13.9.1990 günlü, 90/915 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Bakanlar Kurulu'nu temsilen Başbakanlığın da Türk Telekomünikasyon A.Ş. yanında 2577 sayılı Yasanın 15/1-c maddesine göre hasım mevkiine alınıp, dosya bu şekilde tekemmül ettirildikten sonra karar verilmesi gerekirken, "Başbakanlık" hasım konumuna alınmadan; başka bir anlatımla, dava konusu işlemi tesis eden idarenin savunma hakkını kullanmasına fırsat verilmeden tekemmül ettirilerek uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüyle, Danıştay Onikinci Dairesinin 29.3.2000 günlü, E:1999/1128, K:2000/1473 sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın adıgeçen Daireye gönderilmesine 9.2.2001 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : Uyuşmazlığın esası hakkında temyiz incelemesi yapılması gerektiği düşüncesiyle, temyizen incelenen kararın husumet yönünden bozulması yönünde oluşan karara katılmıyoruz.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2000/988, K. 2001/143, T. 24.11.1998, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2000-988-e-2001-143-k-a675d9c5975b