İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2000/751 E. 2003/277 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2000/751
Karar No
2003/277

İstemin Özeti : Danıştay Onikinci Dairesinin 29.2.2000 günlü, E: 1999/6348, K:2000/1123 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Emin Sınmaz'ın Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Efser Koçakoğlu'nun Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Dava, TRT, RTÜK, DPT, TBMM, Merkez Bankası, Başbakanlık ve ona bağlı kuruluşlarda çalışan Devlet memurlarına tanınan hakların, diğer Devlet memurlarına da tanınmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Danıştay Onikinci Dairesi, 29.2.2000 günlü E:1999/6348, K:2000/1123 sayılı kararıyla, 1982 Anayasasının 53. maddesine 4121 sayılı Yasanın 4. maddesi ile eklenen fıkra ile Anayasanın 128. maddesinin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kuracakları sendikalar ve üst kuruluşların üyeleri adına yargı merciilerine başvurabilecekleri ve idare ile amaçları doğrultusunda toplu görüşme yapabileceklerinin hükme bağlandığı ve bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usullerin ise Kanunla düzenleneceğinin öngörüldüğü, Anayasanın belirtilen kuralı karşısında memur sendikalarının kurulacağı ve kurulmayla birlikte sendika olarak tüzel kişilik kazanacağı, idari dava türlerinden iptal davalarının tanımı ve bu kapsamda sübjektif ehliyet koşulu konusunda, 2577 sayılı Yasanın 4001 sayılı yasa ile değişik 2/1-a maddesinin Anayasa Mahkemesinin 21.9.1995 günlü, E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle mevzuat boşluğu varolmakla birlikte; iptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri gözönüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklaması ile tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikteki idari işlemlerin bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edileceğinin kabulü gerektiği, 1982 Anayasasının 53. maddesine 4121 sayılı Yasanın 4. maddesiyle eklenen fıkra ile, Anayasanın 128. maddesinin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kuracakları sendikalar ve üst kuruluşların, üyeleri adına yargı merciilerine başvurabileceklerinin belirtilmiş olması karşısında il temsilciliğinin dava açma ehliyeti bulunmadığından 2577 sayılı İdari Yargılama Kanunun 15/1-b maddesi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Bakılan davanın açıldığı tarihte sözkonusu hukuksal boşluğu dolduracak bir yasal düzenleme getirilmemiş olmakla birlikte idari yargı yerleri, içtihat yoluyla iptal davalarını açabilmek için menfaat ilgisi aramışlardır. Ancak temyize konu kararın verildiği tarihten sonra bu yasal boşluk giderilmiş ve 2577 sayılı Kanunun 2. maddesinin 1/a bendi 4577 sayılı Kanunla yeniden düzenlenerek, iptal davaları "idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan" davalar olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla iptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri gözönüne alındığında, idare hukuka alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edileceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır. Davacı; Türkiye Kamu Sendikası ... İl Temsilciliğinin Türkiye Kamu Sendikası Genel Merkezinin bir şubesi niteliğinde olduğunu, yaklaşık 10.000 üyesi bulunduğunu ve Anayasanın 53. maddesine 4121 sayılı Yasa ile eklenen fıkra uyarınca üyeleri adına yargı merciilerine başvurabilme hakkının bulunduğunu belirterek, Danıştay Onikinci Daire kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine, Danıştay Onikinci Dairesinin 29.2.2000 günlü, E:1999/6348, K:2000/1123 sayılı kararının ONANMASINA, 18.4.2003 günü oybirliği ile karar verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2000/751, K. 2003/277, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2000-751-e-2003-277-k-0b6297becc5f