İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 1994/482 E. 1994/619 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
1994/482
Karar No
1994/619

İstemin Özeti : 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13.maddesini değiştiren 3826 sayılı Yasanın Geçici 1 inci maddesi uyarınca Milli Eğitim Bakanı ve Başbakan'ın önerdiği adaylar arasından ... Üniversitesine kurucu rektör olarak atanan davacının, aynı yasanın Ek 1 inci maddesi uyarınca bu görevden alınmasına ve yerine aynı usulle gösterilen adaylar arasından ... Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof.Dr. ...'in iki yıldan kalan süreyi tamamlamak üzere kurucu rektör olarak atanmasına ilişkin 7.6.1994 günlü, 21953 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 94/23 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm maddi ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini ve uğradığı manevi zarar nedeniyle 50.000.000.-lira manevi tazminata hükmedilmesi "istemiyle açtığı davada; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen ve davanın incelemeksizin reddine ilişkin bulunan 29.6.1994 günlü, E:1994/3932, K:1994/1977 sayılı kararı, davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Başbakanlığın Savunmasının Özeti : Temyiz edilen kararın hukuk ve usule uygun olduğu, temyiz isteminin reddiyle daire kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığının Savunmasının Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Emin Sınmaz'ın Düşüncesi : Davacının. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda belirtilen hususlar çerçevesinde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi kurucu rektörlüğü görevinden alınması ve yerine atana yapılmasına ilişkin 94/23 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı. Cumhurbaşkanının doğrudan doğruya ya da tek başına yaptığı işlemlerden olmadığından, yargı denetimi dışında tutulamayacağı açıktır. Bu nedenle anılan Cumhurbaşkanlığı kararının dava konusu edilemeyeceğinden bahisle, davanın incelenmeksizin reddine ilişkin bulunan temyize konu Danıştay Sekizinci Daire kararının, işin esasının incelenmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Alaattin Öğuş'ün Düşüncesi : Dava, 2547 sayılı Yasanın 13.maddesini değiştiren 3826 sayılı Yasa ile getirilen geçici 1. madde uyarınca ... Üniversitesine kurucu rektör olarak atanan davacının bu görevinden alınarak yerine başka bir adayın atanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının iptali dileğiyle açılmıştır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13.maddesinin (a) fıkrasının 1.bendini değiştiren 3826 sayılı Yasanın geçici 1.maddesinin 2.fıkrasında yeni kurulan Devlet üniversite ve yüksek teknoloji enstitülerinin kurucu rektörlerinin iki yıl için. Milli Eğitim Bakam ve Başbakanın önereceği 3 isim arasından Cumhurbaşkanınca atanacağı kuralı yer almıştır. T.C. Anayasasının 105. maddesinin 2. fıkrasında "Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz"; yine Anayasanın 125.maddesinin 2.fıkrasında Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askeri Şuranın kararları yargı denetimi dışındadır" hükümleri yer almış. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesinde ise Cumhurbaşkanının doğrudan doğruya yaptığı işlemlerin idari yargı denetimi dışında olduğu belirtilmiştir. Bu suretle mevzuatta Cumhurbaşkanlığı işlemleri açısından yargı yetkisine sınırlama getiren haller. O'nun "re'sen", "tek başına" ve "doğrudan doğruya" yaptığı işlemler olarak sayılmıştır. Anılan sınırlama hallerinin ise Cumhurbaşkanının dışında başka organ ya da kurumların önceden tesis ettiği işlemlerin onaylanması veya seçme suretiyle sonuçlandırılmasına ilişkin işlemler dışındaki Cumhurbaşkanlığı işlemlerini ifade ettiği şeklinde anlaşılması gerekir. Aksi halde, esasen hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayan bu sınırlamaların fazladan genişletilmesi sonucunu doğurur ki, bu durumun da Anayasanın sözüne ve özüne ters düşeceği kuşkudan uzaktır. Olayda da, 2547 sayılı Yasanın 13.maddesini değiştiren 3826 sayılı Yasanın geçici 1.maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının kurucu rektör ataması işlemi ise kendisinden önce Milli Eğitim Bakanı ve Başbakanın tesis ettiği 3 kişilik aday belirleme işleminin, seçme suretiyle sonuçlandırılması niteliğinde olup, bu üç aday dışında re'sen, tek başına veya doğrudan doğruya rektör ataması sözkonusu olmadığından yargı denetimi dışında tutulmasından söz edilemez. Başka bir deyişle. Cumhurbaşkanının kurucu rektör ataması işlemi, örneğin Danıştay üyelerinin dörtte birinin seçimi işleminde olduğu gibi belli nitelikleri kazanmış olmak koşuluyla dilediği birinin re'sen seçimi olmayıp Başbakan ve Milli Eğitim Bakanının önerileri ile sınırlıdır. Açıklanan bu nedenlerle. Cumhurbaşkanınca tesis edilen kurucu rektör ataması işleminin esasının incelenmesine Anayasal ve yasal bir engel bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile 8 inci Daire kararının bozulmasının uygun olduğu düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddesini değiştiren 3826 sayılı Yasanın Geçici 1 inci maddesi uyarınca Milli Eğitim Bakam ve Başbakan'ın önerdiği adaylar arasından ... Üniversitesine kurucu rektör olarak atanan davacının, aynı yasanın Ek 1 inci maddesi uyarınca bu görevden alınmasına ve yerine aynı usulle gösterilen adaylar arasından Marmara Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof.Dr. ...'in iki yıldan kalan süreyi tamamlamak üzere, kurucu rektör olarak atanmasına ilişkin 7.6.1994 günlü, 21953 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 94/23 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm maddi ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini ve uğradığı manevi zarar nedeniyle 50.000.000.-lira manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açtığı davada: Danıştay Sekizinci Dairesince verilen ve davanın incelenmeksizin reddine ilişkin bulunan 29.6.1994 günlü, E:1994/3932, K:1994/1977 sayılı kararı, davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Danıştay Sekizinci Dairesince; 2709 sayılı T.C.Anayasasının 104.maddesinde üniversite rektörleri seçmenin. Cumhurbaşkanının yürütme alanına ilişkin görev ve yetkileri arasında sayıldığı, 105.maddesinde de Cumhurbaşkanının doğrudan doğruya imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı yerlerine başvurulamayacağı. 125.maddesinde ise Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemlerin yargı denetimi dışında olduğu kurallarının yer aldığı; öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 2.maddesinin 3.fıkrasında da Cumhurbaşkanının doğrudan doğruya yaptığı işlemlerin, idari yargı denetimi dışında olduğu belirtilerek, idari yargı denetimine Anayasadaki kurallara koşut olarak sınırlama getirildiği, olayda. 2547 sayılı Yükseköğretim Yasasının 13. maddesinin (a) fıkrasının 1 inci bendini değiştiren 3826 sayılı Yasanın Geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan yeni kurulan Devlet üniversiteleri kurucu rektörlerinin iki yıl için Milli Eğitim Bakam ve Başbakanın önereceği 3 isim arasından Cumhurbaşkanınca atanacağına ilişkin kural uyarınca ... Üniversitesine kurucu rektör olarak atanan davacının, aynı yasa maddesine göre görevden alınarak yerine bir başkasının atanmasına ilişkin işlemin Cumhurbaşkanının doğrudan doğruya yaptığı işlemlerden ölüp. Milli Eğitim Bakam ve Başbakanca öneride bulunulmuş olmasının, Cumhurbaşkanının tek başına imzaladığı bu kararın. Cumhurbaşkanının tek başına ya da doğrudan doğruya yaptığı işlem olma niteliğini değiştirmediği, bu nedenle dava konusu edilen Cumhurbaşkanlığı kararının yukarıda belirtilen Anayasa ve yasa kurallarına göre yargı denetimi dışında bulunduğu gerekçesiyle, anılan Cumhurbaşkanlığı kararının dava konusu edilmesine olanak bulunmadığından, davanın inceletmeksizin reddine karar verilmiştir. 2709 sayılı T.C.Anayasasının 105 inci maddesi "Cumhurbaşkanının, Anayasa ve diğer kanunlarda Başbakan ve ilgili bakanın imzalarına gerek olmaksızın tek başına yapabileceği belirtilen işlemleri dışındaki bütün kararlan. Başbakan ve ilgili bakanlarca imzalanır; bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakan sorumludur. Cumhurbaşkanının re'sen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz." hükmünü taşımakta; idarenin eylem ve işlemlerine karşı "yargı yolunu" düzenleyen 125 inci maddesinin, ikinci fıkrasında da "Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askeri Şuranın kararları yargı denetimi dışındadır." hükmüne yer verilmektedir. Aynı yönde bir başka kural 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesinin 3.fıkrasında yer almakta ve Cumhurbaşkanının doğrudan doğruya yaptığı işlemlerin idari yargı denetimi dışında olduğuna işaret etmektedir. Buna göre, Cumhurbaşkanının bütün işlemleri değil, yalnızca "tek başına" ("re'sen"-"doğrudan doğruya") yaptığı işlemler yargı denetimi dışında tutulmuş olup: Cumhurbaşkanının başka organ ya da kurumların katkıları sonucu oluşturduğu, dolayısıyla yukarıda belirtilen nitelikleri taşımayan işlemlerin, dava yoluyla yargı denetimine tabi oldukları konusunda herhangi bir duraksamaya yer bulunmamaktadır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddesinin (a) fıkrasının 1 inci bendini değiştiren 3826 sayılı Yasanın Geçici 1 inci Maddesinin 2 nci fıkrası "Yeni kurulan Devlet üniversite ve yüksek teknoloji enstitülerinin kurucu rektörleri iki yıl için Milli Eğitim Bakanı ve Başbakanın önereceği 3 isim arasından Cumhurbaşkanınca atanır." hükmünü taşımakta, aynı yasaya 2653 sayılı Yasa ile eklenen Ek 1 inci Madde de ise "Üniversite rektörleri, fakülte dekanları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ile bunların yardımcıları ve bölüm başkanları, gerektiğinde bu konuda belirtilen süreleri dolmadan tayinlerindeki usule uygun olarak görevlerinden alınabilirler." hükmü yer almaktadır. Yukarıda belirtilen hükümlerin incelenmesinden anlaşılacağı gibi, yeni kurulan devlet üniversite ve yüksek teknoloji enstitülerinin kurucu rektörlerinin atanması. Milli Eğitim Bakam ve Başbakanın önereceği üç aday arasından Cumhurbaşkanınca yapılmakta; aynı şekilde kurucu rektörlerin Cumhurbaşkanınca görevden alınması sırasında da Milli Eğitim Bakam ve Başbakanın önerisinin bulunması gerekliliği aranmaktadır. Bu durumda, davacının kurucu rektörlük görevinden alınmasına ilişkin 7.6.1994 günlü, 94/23 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının esasının incelenmesi gerekirken, Danıştay Sekizinci Dairesince, dava konusu edilmesine olanak bulunmadığından bahisle 2577 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin 3/a ve d bentleri uyarınca davanın incelemeksizin reddedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isterinin kabulü ile, Danıştay Sekizinci Dairesinin 29.6.1994 günlü, E:1994/3932, K:1994/1977 sayılı kararının bozulmasına, 4.11.1994 günü oybirliği ile karar verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 1994/482, K. 1994/619, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-1994-482-e-1994-619-k-bace8cfdfb61