İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1992/308 E. 1994/113 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1992/308
- Karar No
- 1994/113
- Karar Tarihi
İstemin Özeti : İslah imar planı çalışması sonucu davacının parselleri üzerine konulan kanuni ipoteklerin tesisinde Kamulaştırma Yasası hükümlerine uyulmadığından bahisle iptali istemiyle açılan dava sonucunda, İzmir 3. İdare Mahkemesince verilen ve davanın süreaşımı nedeniyle reddine ilişkin bulunan karar; Danıştay Altıncı Dairesince, uyuşmazlığın görüm ve çözümü adli yargının görev alanına girdiğinden. 2577 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasının (a) bendi uyarınca öncelikle davanın görev yönünden incelenmesi gerekir gerekçesiyle bozulmuş ise de "İdare Mahkemesince bozmaya uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmiştir. Davacı bu kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : İptali istenilen kanuni ipoteklerin idari bir işlemle tesis edildiği, bu idari işlem iptal edilmedikçe kanuni ipoteklerin kaldırılmasının olanaksız olduğu, bu nedenle uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiği öte yandan temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : Zeynep Yılmaz Danıştay Savcısı Aynur. Şahinok'un Düşüncesi : İslah imar planı uygulaması sonucunda davacı lehine, parsel sahibi aleyhine belediyece tesis olunan kanuni ipoteklerin iptali istemiyle açılan dava, İzmir 3. idare Mahkemesinin 5.2.1991 gün E:1990/1008, K:1991/71 sayılı kararıyla süre yönünden reddedilmiş ise de: temyiz incelemesi sonucunda anılan karar Danıştay Altıncı Dairesinin 29.5.1991 gün E:1991/1552, K:1991/1293 sayılı kararıyla uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin Adli Yargı yerlerine ait bulunduğu gerekçesiyle görev yönünden bozulmuştur. İzmir 3. İdare Mahkemesinin bozma kararına uymayarak 31.12.1991 günlü E.1991/895, K:1991/1425 sayılı kararıyla davanın süre yönünden reddinde ısrarı üzerine: davacı, bu kez anılan ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Temyiz dosyasının incelenmesinden İslah imar planı uygulaması sonucu meydana gelen tescil ve tapu kaydı işlemlerinin dayanağını 2981 sayılı Kanunun 10/C maddesinin oluşturduğu, açılan davada, sonuç olarak 2981 sayılı yasaya göre tapuya tescil olunan taşınmazın tapu kaydının esasını teşkil eden ıslah imar planının iptali istenildiği, anlaşmazlık konusu kanuni ipotek işlemleri, idarenin ıslah imar planının uygulanmasından kaynaklandığı, dolayısıyla İslah imar planını ortadan kaldırmadan ipotek kaydının iptal edilmesinin mümkün olmadığı dolayısıyla davanın idari yargıda çözümlenmesinin gerekeceği anlaşıldığından davacının temyiz isteminin reddi ile idare mahkemesinin süre yönünden ret kararında ısrarına ilişkin 31.12.1991 günlü E:1991/895, K:1991/1425 sayılı kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: İslah imar planı çalışması sonucu, davacının parselleri üzerine tesis edilmiş bulunan kanuni ipoteklerin. Kamulaştırma Kanunu hükümlerine aykırı olduğu iddiasıyla iptali istemiyle açılan dava İzmir 3. İdare Mahkemesinin 5.2.1991 günlü E:1990/1008,K:1991/71 sayılı kararıyla, süreaşımı nedeniyle reddedilmiştir. Bu karar temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Altıncı Dairesinin 29.5.1991 günlü, E:1991/1552, K:1991/1293 sayılı kararı ile davacı lehine taşınmazları üzerine 2981 sayılı Kanunun 10.maddesinin c bendi uyarınca tesis edilen kanuni ipoteğin iptali istemiyle açılan davanın. Medeni Kanunun 935.maddesi hükmü uyarınca adli yargı yerinde görülmesinin zorunlu bulunduğu, bu durunda 2577 sayılı Yasanın 14.maddesinin 3.fıkrasının (a) bendi uyarınca öncelikle davanın görev yönünden incelenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş ise de; idare mahkemesi, bozma kararına uymayarak 31.12.1991 günlü E:1991/895, K:1991/1425 sayılı kararı ile uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargıya ait olduğu ancak davada süreaşımı bulunduğu belirtilerek ilk kararında ısrar etmiştir. Davacı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. İslah imar planı uygulaması sonucu ... İskele Mahallesi ... mevkiinde bulunan 1201 ada. 226. 227. 230 ve 233 parsel sayılı taşınmazlar ile yine aynı mevki ide bulunan 1203 ada. 3,5.7 parsel sayılı taşınmaz ve 1202 ada 2 sayılı parselde kayıtlı, taşınmaz üzerine davacı lehine 2981 sayılı Yasanın 10.maddesinin (c) bendi uyarınca davalı belediyece tesis edilen kanuni ipoteğin Kamulaştırma Yasası hükümlerine uygun olmadığı usul ve yasalara aykırı bulunduğu öne sürülerek dava açıldığı, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden anlaşılmaktadır. 2981 sayılı Yasanın 10 uncu maddesinin c bendinde: "imar mevzuatına aykırı bina yapılmış, hisseli arsa veya araziler veya özel parselasyona dayalı arazilerde, imar adası veya parseli olabilecek büyüklükteki alanlarda, binalı veya binasız arsa ve arazileri birbiriyle, yol fazlalarıyla veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle birleştirmeye bunları yeniden, ada ve parsellere ayırmaya, yapıları yeniden doğan imar ada veya parseli içinde kalanları yapı sahiplerine, yapı olmayanları diğer hisse sahiplerine müstakil veya hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre vermeye, bunlar adına tescil ettirmeye ve tescil işlemi dışında kalanların, hisselerini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre tespit edilecek bedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotek tesis edilerek, tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veya valilikler re'sen yetkilidir. Belediye veya valiliklerin talebi halinde bu yetkiler Kadastro Müdürlüklerince de kullanılır" hükmü yer almaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesince verilen ve 26.11.1991 günlü 21063 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan E:1991/30, K:1991/30 sayılı ve 20.10.1991 günlü 21027 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan E:1991/10, K:1991/14 sayılı kararlarda da vurgulandığı gibi, 2981 sayılı İmar Af Kanunu hükümleri uyarınca tesis edilen kanuni ipotek istemi, kamu hukuku ilkelerine uygun olarak, idarece tek yanlı ve re'sen tesis edildiğinden, buyurucu özelliğe sahip bulunmaktadır. Bu nedenle ilgili tarafın iradesine dayanmadığında kuşkuya yer olmadığı gibi anılan yasadan doğan uyuşmazlıkların adli yargıda görüleceğine ilişkin herhangi bir yasa maddesi de bulunmamaktadır. Dava dilekçesinin incelenmesinden davacının İslah imar planının iptali isteminde bulunmadığı sadece kanuni ipotek tesisine ilişkin işlemin iptali isteminde bulunduğu anlaşılmakta olup idare mahkemesince dava dilekçesi yorumlanmak suretiyle bu davanın özünün ıslah imar planının iptaline yönelik olduğunun ve tapu kaydının bu idari işlemin icrası niteliğinde bulunduğunun kabulü ile uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi yolundaki saptamasında hukuki isabet bulunmamaktadır. Ancak yukarda açıklanan hukuksal durum karşısında sadece kanuni ipotek tesisinin iptaline ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargının görev alanı içinde bulunması karşısında mahkemenin bu yöndeki ısrar kararı, sonucu itibariyle hukuka uygun görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargıya ait olmasına ilişkin ısrar kararına yönelik temyiz isteminin bu yönden reddine ve mahkeme kararının davanın süreaşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmına yönelik temyiz başvurusu karara bağlanmak üzere dosyanın görevli Danıştay Altıncı Dairesi Başkanlığına gönderilmesine 18.2.1994 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 2981 sayılı Yasanın 10 uncu maddesinin c bendinde tescil işlemi dışında kalanların hisselerine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre tespit edilecek, bedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotek tesis edilerek tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veya valiliklerin re'sen yetkili olduğu hükmü yer almaktadır. Sözü geçen maddenin yollamada bulunduğu 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 14.maddesinin 1.fıkrasının son tümcesinde ise; kamulaştırma işlemine karşı, idari yargıda ve takdir olunan bedel ile maddi hatalara karşı ise adli yargıda dava açılabileceği kurala bağlanmıştır. Dava dilekçesinin incelenmesinden, Kamulaştırma Yasası hükümlerine göre, kıymet takdir komisyonunca bedel belirlenmesi gerektiği halde, davalı idarece arsa birim fiyatı esas alınarak lehine kanuni ipotek işlemi tesis edildiği, yine anılan yasa hükümlerine uygun olarak tebligat işlemleri yapılmadığı gibi tespit edilen bedelin de bankaya peşin olarak yatırılmadığı, böylece bedel artırma vb. davaları açma olanağının elinden alındığı vurgulanmak suretiyle ... Belediye Başkanlığınca ... Mahallesi, ... mevkiinde bulunan 1201 ada 226, 227, 230 ve 233 parsel sayılı taşınmazlar ile yine aynı mevkiide bulunan 1203 ada 3.5.7 parsel Sayılı taşınmaz ve 1202 ada 2 parselde kayıtlı taşınmaz kaydı üzerine davacı lehine tesis edilen kanuni ipoteklerin tesisinde Kamulaştırma Yasası hükümlerine uyulmadığı ileri sürülerek kanuni ipoteklerin iptalinin istenildiği, ancak davacı lehine tesis edilen kanuni ipoteklerin esasen hiç tesis edilmemesi gerektiği yolunda herhangi bir iddia ve itirazın ise dilekçede yer almadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle takdir olunan bedele ilişkin davaların adli yargı yerinde görüleceği yolundaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 14 üncü maddesi hükmü karşısında davanın görüm ve çözümü adli yargı yerine ait olduğundan İzmir 3. İdare Mahkemesince verilen 31.12.1991 günlü E:1991/895, K:1991/1425 sayılı ısrar" kararının bozulması gerektiği görüşü ile aksine verilen karara karşıyız.