İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 1993/81 E. 1993/103 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
1993/81
Karar No
1993/103
Karar Tarihi

Temyiz Eden (Davacılar): ... , ... Karşı Taraf (Davalı): Beyoğlu Belediye Başkanlığı İstemin Özeti: Beyoğlu Kılıç Ali Paşa Mah. 138 pafta, 61 ada, 16 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki yapının terasına ruhsatsız olarak yapılan kat için imar affı yasasına göre verilen 28.2.1986 günlü 4-16/18 sayılı ruhsat ve yapı kullanma izninin iptali istemiyle açılan davada, İstanbul 3. idari Mahkemesince verilen ve mahkemenin, davanın süreaşımı nedeniyle reddi yolundaki kararında ısrarına ilişkin bulunan 13.11.1991 günlü, E:1991/88, K:1991/1695 sayılı kararının; davanın süresinde açıldığı, adli yargıdaki bir davanın duruşmasında, tek örnek olarak ibraz edilen belgelerin, aynı gün tebliğ edildiğine ilişkin bir belirleme olmadığı, yıkım kararı kesinleşmiş bir yapının imar affı yolu ile kazanılmasına imkan bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi: Mehtap Caynak Danıştay Savcısı Orhan Dikbaş'ın Düşüncesi: 2577 sayılı Yasanın 46 ncı maddesi uyarınca idare mahkemelerinin nihai kararlarına karşı yapılan temyiz isteminde; öne sürülen hususlar, anılan yasanın 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymadığından, idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle İstanbul İdare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Beyoğlu Kılıç Ali Pasa Mah. 138 pafta, 61 ada, 16 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki yapının terasına ruhsatsız olarak yapılan kat için imar affı yasasına göre verilen 28.2.1986 günlü, 4-16/18 sayılı ruhsat ve yapı kullanma izninin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, İstanbul 3. İdare Mahkemesince verilen 1.11.1988 günlü, E:1987/600, K:1988/1004 sayılı, davanın süreaşımı nedeniyle reddine dair karar, Danıştay Altıncı Dairesinin 15.11.1990 günlü, E:1989/974, K:1990/2176 sayılı kararı ile bozulmuş ise de; mahkeme, bozmaya uymayarak, davanın süreaşımı nedeniyle reddi yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir. Davacı, İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 13.11.1991 günlü, E:1991/88, K:1991/1695 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 1.11.1988 günlü, E:1987/600, K:1988/1004 sayılı kararıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7 nci maddesinde, idare mahkemelerinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayarak 60 gün olduğu; 11 inci maddesinde de, ilgililerin idari dava açmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması/değiştirilmesi veya yeni bir istem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa, işlemi yapmış olan makamdan idari dava açma süresi içinde isteyebileceklerinin öngörüldüğü, dava dosyasında mevcut Beyoğlu 3. Sulh Hukuk Hakimliğinin 4.10.1988 günlü derkenar yazışından, 30.10.1986 tarihli celsede ibraz edilen 28.2.1986 günlü ruhsat ve yapı kullanma izin belgesinin mevcudiyetinin 30.10.1986 tarihinde davacılar vekili Av. ... tarafından öğrenildiği, Av. ...'in ise, bu ruhsatın iptali için 24.3.1987 gününde Beyoğlu Belediye Başkanlığına başvurduğu, 60 günlük dava açma süresi içinde yapılmayan başvuruya, davalı idarece verilen 15.6.1987 günlü cevap üzerine, 10.7.1987 tarihinde açılan davanın süreaşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle dava süreaşımı yönünden reddedilmiştir. Danıştay Altıncı Dairesince, taraflar arasında Beyoğlu Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan bir davada, kanıt olan ibraz edilen ruhsatın mevcudiyetinden 30.10.1986 günlü celsede Av. ....'in haberdar olduğundan bahisle, idare mahkemesince bu tarih idari başvuru süresinin başlangıcı olarak kabul edildiği ancak, bu durumun usulüne göre yapılmış bir tebligat olarak kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davayı süreaşımı nedeniyle reddeden İstanbul 3. İdare Mahkemesinin anılan kararı bozulmuş ise de, mahkeme bozmaya uymayarak, ilk kararında ısrar etmiştir. Temyiz dosyasının incelenmesinden, Beyoğlu 3. Sulh Hukuk Hakimliğinin 4.10.1988 günlü derkenar yazısında, 28.2.1986 günlü ruhsat ve yapı kullanma izin belgesinin 30.10.1986 günlü celsede kanıt olarak ibraz edildiği, bu celse ve diğer bütün celselerde, davacılardan ... , ... , ... , ... , ...'in vekilleri Av. ... tarafından temsil edildikleri, diğer davacıların hazır bulunmadıklarının bildirildiği görülmektedir. Buna göre, kat maliki olan davacıların adli yargıda görülen davanın duruşmasında nazır bulunmadıkları, dolayısıyla, duruşmada ibraz edilen ruhsatın varlığından haberdar olamayacakları da kuşkusuzdur. Konusu izale-i suyu olan bir davada davacıları temsile yetkili kılınan Av. ... 'in ise, bu ruhsatın varlığını duruşmada öğrendiğinden bahisle, bu tarih başlangıç kabul edilmek suretiyle dava açma süresi İçinde kat malikleri adına ruhsatın iptali istemiyle davalı idareye başvurması gerektiğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Başka bir deyişle, yeni bir işlem tesisi ve ayrı bir dava konusu oluşturacak bir başvurunun, bizzat ilgililerin öğrenme tarihinden itibaren yapılması gerekeceği açıktır. Bu itibarla, davacılar vekilinin, dava konusu ruhsatın varlığını öğrendiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, 2577 sayılı Yasanın 11 inci maddesine göre ruhsatın iptali istemiyle davalı idareye başvurmadığı gerekçesiyle davanın süreaşımı yönünden reddedilmesinde hukuka uygunluk görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 13.11.1991 günlü, E:1991/88, K:1991/1695 sayılı ısrar kararının BOZULMASINA ve dosyanın İstanbul 3. idare Mahkemesine gönderilmesine 9.4.1993 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7 nci maddesinde, idare mahkemelerinde dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayarak 60 gün olduğu; 11 inci maddesinde ise, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, değiştirilmesi, geri alınması veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa istemi yapmış olan makamdan idâri dava açma süresi içinde istenebileceği hükme bağlanmıştır. Haklarında bir idari işlem tesis edilenlerin, bu işlemin yazılı bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren 60 gün içinde dava açabilecekleri, yasa hükmü gereğidir. Ancak, dava konusu ruhsat işleminde de olduğu gibi, işlemin doğaldan tarafı olmayan üçüncü kişilerin ise, söz konusu işlemden haberdar olduktan tarihten itibaren süresi içinde dava açmaları ya da 2577 sayılı Yasanın 11 inci maddesi uyarınca yine dava açma süresi içinde idareye başvurmaları mümkün bulunmaktadır. Temyiz dosyasında mevcut Beyoğlu 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.12.1988 günlü, E:1986/1847, K:1988/926 sayılı kararından, davacılar, ... , ... ve ... 'in bu davada Av ... tarafından temsil edildikleri ve yine Beyoğlu 3. Sulh Hukuk Hakimliğinin 4.10.1988 günlü derkenar yazısında, dava konusu 28.2.1986 günlü ruhsat ve yapı kullanma izninin 30.10.1986 günlü duruşmada kana olarak ibraz edildiği, bu duruşmalar da davacıların vekilleri Av. ... tarafından temsil edildikleri bildirilmiştir. Bu durumda, 28.2.1986 günlü ruhsat ve yapı kullanma izninin varlığını, davacılar vekili Av. ...'in 30.10.1986 günlü duruşmada öğrendiği açık bulunmaktadır. Dolayısıyla, 30.10.1986 gününden itibaren 60 günlük daya açma süresi geçirildikten sonra yine Av. ... tarafından, ruhsatın iptali istemiyle 24.3.1987 tarihinde davalı idareye yapılan başvuruya verilen 15.6.1987 günlü cevabi yazı üzerine, 10.7.1987 tarihinde açılan davanın süreaşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz istemlerinin reddi ile, davanın süreaşımı yönünden reddine dair bulunan İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 13.11.1991 günlü, E:1991/88, K:1991/1695 sayılı ısrar kararının onanması gerektiği görüşüyle aksine verilen karara katılmıyoruz.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 1993/81, K. 1993/103, T. 13.11.1991, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-1993-81-e-1993-103-k-307183c36394