İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1940/7 E. 2003/7 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1940/7
- Karar No
- 2003/7
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/471 KARAR NO : 2021/207 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 03/10/2019 KARAR TARİHİ : 31/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... ilçesi ... mah, ... cad üzerinde müvekkili sevk ve idaresindeki ... plakalı araca, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, ... sevk ve idaresindeki aracın trafik kurallarına uymadığını, aracın ...'a değil, ...'a ait olduğunu, araçta meydana gelen hasar ve değer kaybının ödenmesi için davalıya başvuru yaptıklarını, başvurunun ve arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kaldığını, ceza soruşturması kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlandığını beyan ederek; ... TL değer kaybının ve ... TL hasar bedelinin davalıdan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, faiz isteminin/türünün yerinde olmadığını, davanın yerinde olmadığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, trafik kazasından kaynaklanan, haksız fiil hukuki sebebine dayalı maddi (değer kaybı ve hasara ilişkin) tazminat istemine ilişkindir. 6.TBK m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davada, ispat yükü davacıdadır. 7.Kaza tarihi, iş bu dava tarihi bir arada düşünüldüğünde, zamana aşımı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. 8.Aynı olaya ilişkin soruşturmada, ... Cumhuriyet Başsavcılığı, atılı mala zarar verme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından, kastın olmaması ve trafik güvenliğini tehlikeye sokulduğuna dair bir delil olmaması nedenleriyle, .../... soruşturma, .../... karar sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. 9.Mahkememizce aşamalarda, sigorta bilirkişisine dosya tevdi edilerek, rapor aldırılmıştır ve hasar bedeli ... TL, değer kaybı bedeli ise ... TL olarak belirtilmiştir. 10.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar ve beyanlar alınmıştır. 11.Bilindiği üzere trafik kazalarından kaynaklı tazminat davalarında araç sürücüsü hakkında 6098 sayılı TBK'nın 49 vd maddeleri, araç işleteni hakkında ise aynı Yasa ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, kişilerin sorumluluk şartlarının ve tazminatın muhtevasını belirlemek amacıyla uygulanmaktadır. Trafik sigortası yönünden ise 2918 sayılı KTK'nın 91 vd maddeleri, 6102 sayılı TTK'nın 1483 vd maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uygulanmaktadır. Genel itibariyle 01.06.2015 tarihinden önceki genel şartlarda tazminatın hesaplanması ve kapsamına ilişkin bir hüküm bulunmamaktaydı. Ancak, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Genel Şartlar hükümleri uyarınca araç hasarının ve değer kaybının belirlenmesi, maluliyet ve destekten yoksunluk tazminatı hesabı için bir takım düzenlemeler getirilmiş, hatta genel şartların ekinde formüller de yayınlanmıştır. Daha sonra 2918 sayılı KTK'nın 90 ve 92.maddelerinde değişiklik ile genel şartların bağlayıcılığına kanuni dayanak oluşturulmuş, 90.maddesinde tazminat hesaplarının bu kanunun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olacağı biçiminde, yine 92.maddeye (i) fıkrası eklenerek teminat harici olabilecek hususların genel şartlar ile düzenlenebileceği hüküm altına alınmıştır. Dairemizle birlikte bir kısım mahkemeler KTK'nın 6704 sayılı Yasayla değişik 90,92,93,97 ve 99.maddelerinin kimi yönlerden Anayasanın bir kısım hükümlerine aykırılık oluşturacağından bahisle yapmış oldukları itiraz başvurularının Anayasa Mahkemesi'nin 09.10.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 17.07.2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı ilamı ile 2918 sayılı Yasanın 90.maddesinin 1.cümlesindeki "...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlara..." ve ikinci cümlesindeki "...ve genel şartlara..." ile 92.maddesinin (i) fıkrasının Anayasaya aykırı olduğunu ve iptaline oy çokluğuyla karar vermiştir. Anayasa'nın 152.maddesinin 3.fıkrasının 2.cümlesi uyarınca, dava kesinleşmediğinden iptal hükmünün eldeki uyuşmazlığa uygulanması gereklidir. Bu durumda yeni genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağı kalmamıştır. Aksine sözü geçen Anayasaya Mahkemesi kararının gerekçesinde tazminatların kapsamı ve mahiyetlerinin bu biçimde genel şartlar ile düzenlenmesinin hukuki belirlilik ve gerçek zarar ilkesine aykırı olduğuna vurgu yapılmıştır. Bu durumda yeni bir yasal değişiklik yapılıncaya kadar Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları dikkate alınarak araç değer kayıpları için kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD., 2018/1246 E, 2020/1253 K; 2019/1246 E, 2020/1226 K vb. kararlar) 12.Yukarıdaki açıklamalar gereği ve itirazların değerlendirilmesi amacıyla bilirkişiden ek rapor aldırılmıştır. 13. ... tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; değer kaybı yönünden farklılık belirtilmiş ve Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları dikkate alınarak araç değer kayıpları için kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki fark bulunarak, araç değer kaybının ... TL olduğu belirtilmiştir. 14.Bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 15.Mahkememizce, tanık dinlenmiş, kazaya ilişkin beyanları alınmış ve bunun üzerine kusur raporu aldırılmıştır. 16. ... tarihli kusur raporunda özetle; kazada, ...'ın tam kusurlu olduğu, ...'nın kural ihlali olmadığı belirtilmiştir. Kusur raporunun sonuç kısmında kes-kopyala-yapıştır teknolojisinin yanlış bir yansıması olarak ...'ın sonuç kısmında kusurlu olduğu belirtildikten sonra devamında kusurunun olmadığının da belirtildiği gözükmekte ise de rapor içeriğinden bu hususun sehven yapıldığı anlaşılmaktadır. Rapor içeriğinden ...'ın tam kusurlu olduğu, diğer sürücünün ise kusurunun olmadığı açıkça belirtilmektedir. 17.Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). 18.Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi kusur ve hesap raporlarının, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Hesap raporlarına ilişkin değer kaybının Yargıtay içtihatları gereği hesaplanan kısmı hükme esas alınmıştır. 19.Davacı, talep miktarını ıslah etmiştir ve ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı ıslah dilekçesine karşı beyan dilekçesi sunmuştur. 20.Tüm dosya kapsamı, kusur ve kök/ek bilirkişi raporları, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları dikkate alınarak araç değer kayıpları için kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki fark bulunarak yapılması gerekmesi, tanık beyanı doğrultusunda, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Kural olarak sigorta şirketine başvurudan 8 iş günü sonra sigorta şirketi temerrüde düşer ise (öncesinde başvuru yok ise dava tarihihden) de ve her ne kadar dava dilekçesinde olay tarihinden itibaren faiz istenmiş ise de ıslah dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz istenmesi nedeni ile taleple bağlılık ilkesi de düşünülerek, dava tarihinden itibaren faize hükmetmek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; a) ... TL hasar bedelinin (KDV dahil) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına, b) ... TL değer kaybı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına, 2- Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL karar harcı ve aşamalarda yatan ... TL ıslah harcı toplamı ... TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine, 11-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davacı vekili ... ve davalı ... vekili ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/03/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır