İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 1940/7 E. 2003/7 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
1940/7
Karar No
2003/7
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/550 KARAR NO : 2019/702 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/09/2017 KARAR TARİHİ : 06/11/2019 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şahsına ait ... plakalı aracı ile ... ili, ... ilçesi, ... Bulvarında kırmızı ışıkta beklemekte iken, davalı şirket sigortalısı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın arkadan çarpması neticesinde müvekkiline ait aracın büyük hasara uğradığını, kaza sonrası olay yerinde tutulan kaza tutanağında kazanın gerçekleşmesinde müvekkiline ait bir kusur bulunmadığını, diğer araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin aracı servise götürdüğünü ve ... TL onarım yapıldığını, bu bedelin müvekkilinin sigortalı bulunduğu ... tarafından kasko güvencesi kapsamında ödendiğini, araç da değer kaybının da meydana geldiğini, bu bedelir taraflarına ödenmediğini, davalı sigorta şirketinin de ZMMS kapsamında sorumluluğu olduğunu belirterek; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı ... ... havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu, zaman aşımına uğradığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 5.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hukuki yarar olmadığını, kusurun tespit edilmesi gerektiğini, değer kaybı talebinde bulunan aracın önceki bir kazası olup olmadığının tespitinin gerektiğini, davacının avans faiz talebinin reddinin gerektiğini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 6.Dava, trafik kazası sonucu oluşan araç değer kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 7.Öncelikle söylemek gerekir ki; Dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir. İspat yükü ise,bir olayın gerçekleşmiş olup olmadığının anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden yargıcın aleyhte bir kararıyla karşılaşmak tehlikesidir(YILMAZ,Ejder; İspat Yükü, 1980, s. 3). Kendisine ispat yükü düşen taraf için ispat yükü bir yükümlülük değil(mükellefiyet), yüktür(külfettir). Taraf kendisi tarafından ispat edilmesi gereken vakıayı ispat edemezse, karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (KURU,Baki., Hukuk Muhakemeleri Usulu, İstanbul 1990, C. 2, s. 1356 vd.) Türk Medeni Kanunu m. 6 usul hukukunda ispata ilişkin genel kuralı koymuştur. Buna göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 8.İspat konusu, 6100 sayılı kanunun ise 187 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Özetle; İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. 9.İspat konusunda yapılan bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; dava, haksız fiil iddiasına dayanmaktadır ve TBK m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Somut olayda ispat yükü, davacıdadır. Taraf delilleri dosyada toplanmıştır. 10.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266. maddesinde yer alan emredici hükme göre hâkim,sadece çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişiye başvurabilecektir. Hâkim açısından “özel bilgi” ise, hukuk bilimi dışındaki belli bir bilim dalının araştırıp ortaya koyduğu sonuçlara ilişkin bilgi olarak anlaşılmalıdır. 11.Mahkememizce kusur ve değer kaybı yönünden bilirkişi raporu aldırılmıştır. 12. ... tarihli bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; davalı ...'ın kazada %100 kusurlu olduğu, ... plakalı aracın kaza sonrası değer kaybının ... TL olduğu belirtilmiştir. 13.Bilirkişi raporu aşamalarda taraflara tebliğ edilmiştir ve davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuştur. 14.Bilirkişi raporlarını hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). 15.Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu, itirazların yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 16.Davacı vekili, taleplerini artırmıştır. 17.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, ... TL'nin ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin karar harcının ve aşamalarda yatan ... TL talep artırım harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm tarihi itibariyle alınması gerekli bakiye ... TL nin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplam ... TL nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalıların bir gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" nin, "Gider avansının kullanılmayan kısmı hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iade edilir. Davacı tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılır. Hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilir." düzenlemesi göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, 10-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından temyiz yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davacı vekili ...'ın yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar kesin olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.06/11/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 1940/7, K. 2003/7, T. 01.10.2011, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-1940-7-e-2003-7-k-d6f53aaf139f