İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 1940/7 E. 2003/7 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
1940/7
Karar No
2003/7
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/181 KARAR NO : 2020/136 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/03/2017 KARAR TARİHİ : 19/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; kaza tarihinde ... plakalı aracın, davalı ... tarafından zorunlu karayolları taşımacılık sigortası ile diğer davalı ... tarafından ZMMS ile sigortalı bulunduğunu, müvekkilinin bedeni ve cismani zararların tazmini için davalı sigorta şirketlerine başvuruda bulunulduğunu ancak davalı sigorta şirketleri tarafından yasal süre içinde olumlu cevap verilmediğini, her iki sigorta şirketi yönünden de tahkim komisyonuna başvurulduğunu, tahkim yargılamasında geçerli olan 4 aylık süre içinde uyuşmazlığın çözülememesi üzerine görevlendirilen uyuşmazlık hakem heyeti tarafından taraflardan 3 aylık ek süre talep edildiğini, davalı ... şirketinin talep edilen bu süreye muvafakat etmemesi üzerine görevli hakem heyeti tarafından dava dosyasının, yetkili ve görevli mahkemeye tevdi edilmek üzere komisyona iadesine karar verildiğini, bu nedenle, iş bu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, ... tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... ilinden ... iline seyir halindeyken ... inci kilometreye geldiğinde araç hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracının sağ kısmındaki bankete takla atarak düşmesi sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu aracın malikinin ...'ye ait olduğunu, kaza sırasında aracı kullananın ise ... olduğunu, kaza tespit tutanağında görüleceği üzere kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin malul kaldığını beyan ederek; ... şirketinden çalışma gücündeki geçici kayıptan dolayı ... TL, sürekli iş gücü kaybından dolayı ... TL; ... den çalışma gücündeki geçici kayıptan dolayı ... TL, sürekli iş gücü kaybından dolayı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetel; sigorta şirketlerinin sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, söz konusu kazanın taşıma işi esnasında meydana geldiğin, zararın öncelikle zorunlu taşıma poliçesinden karşılanması gerektiğini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 5.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını ispat etmesi gerektiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret mahkemesi olduğunu, davanın haksız olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 6.Davacı vekili, cevaba cevap adı altındaki dilekçelerinde özetle; dava dilekçesini tekrar etmiş, cevap dilekçelerinde belirtilenlerin haksız olduğundan bahsetmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 7.Dava, trafik kazasından kaynaklanan iş gücü kaybına dayalı maddi tazminat talebinden ibarettir. D1. ZAMANAŞIMI DEF-İ:(8-10) 8.Davalı ... vekili zaman aşımı itirazında bulunmuştur. Kaza tarihi, ...'dir. 6098 sayılı BK.'nın 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açacağı davaların, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.Bunun yanında, 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne, yine aynı kanunun 109/2 maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. 9.2918 sayılı Kanunun anılan madde hükmünde, gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece eylemin Ceza Kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır.Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında, fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası, söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlulular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. (HGK'nın 10.10.2001 gün 2001/19-652-705 ve HGK'nın 16.04.2008 gün, 2008/4-326-325 sayılı kararları ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir.) 10.Bu açıklamalar ışığında, davaya konu olay cezayı gerektiren bir fiilden doğduğundan, olay niteliği itibariyle ceza kanununda öngörülen zamanaşımının dolmadığı açıkça anlaşıldığından, davalının bu itirazı yerinde görülmemiştir. D2. YETKİ İTİRAZI:(11-13) 11.Davalı yetki itirazında da bulunmuştur. 12.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2019/71 esas, 2019/798 karar sayılı emsal ilamında belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 16. Maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda genel yetkili mahkemeler yanında haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği, yahut gelme ihtimalin bulunduğu yer ile zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. Motorlu aracın neden olduğu kazalardan doğan hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, davalının yerleşim yeri (HUMK 9, KTK 110/2), haksız fiilin vuku bulduğu yer (HUMK 21, KTK 110/2), sigortacının merkez veya şubesi veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer (KTK 110/2) mahkemesinde açılabileceği düzenlenmiştir. Bir dava için birden fazla ( genel ve özel ) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemeler haricindeki yetkisiz mahkemede açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Ayrıca, sigorta şirketinin hasım olarak gösterildiği davalar KTK 110 ve Sigorta Poliçesi Genel Şartları C/7 maddesine göre sigortacının merkez veya şubesinin ya da sigorta sözleşmesinin yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinde açılabilir. Yine istikrar kazanmış Yargıtay HGK ile özel daire kararları uyarınca acenteden daha üst mevkide bulunan ve onu denetleyen bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinde de dava ikame edilebilir. Anılan bölge müdürlüğünün, kazanın vuku bulduğu veya sigorta sözleşmesinin yapıldığı acentenin bağlı bulunduğu bölge müdürlüğü olması da gerekmez. (Yargıtay HGK'nın 30/04/2014 tarih, 2013/17-2099 esas, 2014/572 karar; 17. Hukuk Dairesinin 12/06/2017 gün, 2016/5765 esas, 2017/6653 karar; 12/05/2016 gün 2016/6857 - 5849 E.K.; 20/01/2016 tarih, 2015/19323 esas, 2016/641 karar sayılı içtihatları) 13.Davalıların ... ilinde ... mevcuttur. Yukarıdaki mevzuat hükümleri ve içtihat durumu dikkate alınarak; davanın yetkili mahkemede açıldığı anlaşılmakla; yetki itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 14.Davacı vekili, davalı ... nin cevap dilekçesini yasal süreden sonra verdiğini iddia etmiştir. Davalıya dava dilekçesi ... tarihinde tebliğ edilmiştir. 2 haftalık yasal cevap süresinin sonu ... dir. Davalının cevap dilekçesini ön büroya ... tarihinde verdiği anlaşılmaktadır. Dilekçe üzerinde ayrıca yazı işleri müdürünün ... tarihli havalesi de vardır. Ön büro havale tarihi, yasal cevap süresinde cevap dilekçesinin verildiğini göstermekle, davacı tarafın bu itirazı yerinde değildir. 15.Tekrar dosyaya dönüldüğünde; Anlaşıldığı üzere; davalı ... ... plakalı aracın zorunlu karayolları taşımacılık sigortacısı ile diğer davalı ... ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısıdır. 16.Motorlu bir aracın karayollarında işletilmesi sırasında, bir kimsenin zarara uğramasına neden olunması durumunda, o aracı işletenin üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli sınırlar içinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüne Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası adı verilir. Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası da, “taşıtın kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde, mola ve duraklamalar dahil, meydana gelecek bir kaza sonucu yolcunun ölümü, yaralanması ya da eşyanın zarara uğramasından dolayı” uğrayacağı “maddi” zararları poliçedeki miktarla sınırlı olarak güvence altına almaktadır. 17.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD'nin 2018/1020 Esas, 2019/840Karar sayılı, 19/06/2019 tarihli kararında da belirtildiği üzere; Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Tazminat Ödemesinde Öncelikli Sigorta" başlığını taşıyan B.8. maddesinde ise; "Meydana gelen zarar, öncelikle bu sigortadan karşılanır. Sigorta sözleşmesinin hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla 13/10/1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre yapılması zorunlu olan mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur" denilmektedir. Buna göre taşıma ilişkisinde, taşımacılık mali sorumluluk sigortası, mali sorumluluk sigortası ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası arasında sıralı sorumluluk ilişkisi kabul edilmiştir. 18.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266. maddesinde yer alan emredici hükme göre hâkim,sadece çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişiye başvurabilecektir. Hâkim açısından “özel bilgi” ise, hukuk bilimi dışındaki belli bir bilim dalının araştırıp ortaya koyduğu sonuçlara ilişkin bilgi olarak anlaşılmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce aşamalarda kusur raporu aldırılmıştır ve ... tarihli kusur raporunda özetle; ... plakalı araç şoförünün %100 kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. 19.Mahkememizce davacının maluliyet oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp kurumuna yazı yazılmıştır. 20.Maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihlerine göre; a-)11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, b-)11.10.2008-31.08.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, c-)01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, d-)Poliçe tanzim tarihi 01.06.2015-19/02/2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, e-) Poliçe tanzim tarihi 20/02/2019 tarihinden sonra ise,18 yaşını doldurmuş bireyler yönünden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 21.Kaza tarihi, ...'dir. 22.Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır.(Yargıtay 17. HD., 2017/4918 esas, 2019/11358 karar) 23.... tarafından düzenlenen poliçenin başlangıç tarihi ..., bitiş tarihi ...'tir. ... tarafından düzenlenen poliçenin geçerlilik süresi de ...-...'dir. 24.Poliçe tarihlerine göre, maluliyet raporunun Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmesi gerekmektedir. 25.İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun ... tarihli, ... karar sayılı raporunda özetle; Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece ek 1 bölümünü içerdiği, ek 3 ve diğer cetvelleri ve meslek grupları bölümünü içermediğinden, sadece çalışma gücünün en az %60 ını keybedip kaybetmediğine ilişkin olduğu (hangi hastalık ve arızaların beden çalışma gücünün en az %60 ının kaybına neden olacağı), bu nedenle bu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybının belirlenemeyeceği, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği gereğince davacının %25,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, bu sürenin ilk iki ayı için bakıcı ihtiyacı olacağı belirtilmiştir. 26.Adli Tıp Kurumu raporu taraflara tebliğ edilmiş ve itirazlar/beyanlar alınmıştır. 27.Adli Tıp Kurumunun ihtisas dairesinin tespiti tıbbi tespitlerdir. ATK, somut dosyada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği gereği maluliyet tespiti yapılamayacağını beyan etmiştir. Benzer hususlarda, yapılan araştırmada örnek bir yüksek yargı ilamına rastlanmamış olmakla beraber mahkememizce bu haliyle ATK raporuna itibar edilmiş ve hesaplaması/esas aldığı yönetmelik, tıbbi bir husus olduğu için ATK değerlendirmesi yerinde bulunmuştur. 28.Mahkememizce aktüerya raporu aldırılmıştır. ... tarihli hesap bilirkişi raporunda özetle; geçici iş gücü kaybından doğan maddi zarar ... TL; sürekli iş gücü kaybından doğan maddi zarar ise ... TL olarak bulunmuştur. 29.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve itirazlar/beyanlar alınmıştır. 30.Davacı taraf, taleplerini belirli hale getirmiştir. Buna göre; davalı ... yönünden sadece sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı için ... TL lik taleplerini, ... TL'ye; davalı ... yönünden geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı için ... TL lik taleplerini ... TL'ye; sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı için ... TL lik taleplerini, ... TL ye yükseltmişlerdir. 31.Davanın belirsiz alacak davası olması, eylemin suç teşkil eden bir fiilden kaynaklanması, kaza tarihi dikkate alınarak, talep artırım dilekçesine karşı yapılan zamanaşımı itirazı da yerinde görülmemiştir. 32.Davacı taraf, ... tarihli dilekçesi ile özetle; davalı ... yönünden davadan feragat ettiklerini, diğer davalı yönünden ise taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir. 33.Davacı vekilinin, vekaletnamesinde feragat özel yetkisi mevcuttur. 34.Feragat, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemidir. (HMK. 311/1-2. cümle; Kuru, B.:Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.Baskı, Cilt:IV, İstanbul 2001, sahife:3646 vd.)Bilindiği gibi, feragat yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına gelmektedir. Davadan feragat neticesinde, feragate konu hak tamamen düşer ve artık bir daha dava konusu yapılamaz (Postacıoğlu,İ.E.:Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6.Bası,İstanbul 1975, sahife:479). 35.Bu açıklamalar ışığında, davalı ... ... yönünden davanın feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. Davadan feragat bir maddi hukuk işlemi olduğundan, diğer davalıya etkisi sorunu üzerinde durulması gereklidir. Türk Borçlar Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca, müteselsil borçlulardan birinin ifa ya da takas yoluyla, kısmen veya tamamen borçtan kurtulması halinde, diğer müteselsil borçlular da alacaklıya karşı bu oranda borçtan kurtulurlar. Müteselsil borçlulardan birinin alacaklıyı tatmin etmeksizin borçtan kurtulması durumunda ise, diğer borçluların borcu kural olarak devam etmekle birlikte, durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde, diğer borçlular bu borçtan kurtulmadan yararlanabilirler. Somut olayda ise, sıralı sorumluluk mevcuttur ve dava dilekçesinde ayrı ayrı tazminat kalemleri talep edilmiştir. Kabule göre, anılan kanun hükmü şartları mevcut olmadığından, feragatin sirayet söz konusu değildir. 36.Bilirkişi raporlarını hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). 37.Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporlarının, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. 38.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporlarına göre, davalı ... yönünden davanın feragat nedeni ile reddine, diğer davalı yönünden ise raporlar yönünde kısmen kabul-kısmen redde karar vermek gerekmiştir. Sıralı sorumluluk gereği davacı ... TL davalı ... Şirketinden talep etmiştir. Dosya içindeki poliçeden de sorumluluk üst limitinin ... TL olduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçesindeki ... Şirketine yönelik diğer talebi için poliçe limiti kalmamıştır. Diğer artı talepler ... ... ya yönelik olup, bunlar için de yukarıda değinildiği üzere feragat nedeni ile ret kararı verilmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davacının, sürekli iş gücü kaybı nedeniyle davalı ...'ye açtığı davanın KABULÜ İLE; ... TL nin ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, adı geçen davalının poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına, 2-Davacının, geçici iş gücü kaybı nedeniyle davalı ...'ye açtığı davanın REDDİNE, 3-Davacının davalı ...'ye açtığı davanın feragat nedeni ile REDDİNE, 4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL karar harcı ve aşamalarda yatırılan ... TL toplamı ... TL nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm tarihi itibariyle alınması gerekli bakiye ... TL nin davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 6-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 7-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat (sadece davalı ...'ye yönelik) -bilirkişi ücreti gideri (ortak giderler) toplamı ... TL'nin haklılık oranı gereği ... TL sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, diğer davalı ... ye yönelik yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı kendisini davalı ...'ye yönelik talebinde vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı ..., kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; davacının reddedilen talebi üzerinden hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ...'ye verilmesine, 11-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine, 12-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davacı vekili ... ve davalı ... vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 1940/7, K. 2003/7, T. 01.06.2015, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-1940-7-e-2003-7-k-71677d745db1