İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 1940/7 E. 2003/7 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
1940/7
Karar No
2003/7
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/406 KARAR NO : 2021/71 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/08/2019 KARAR TARİHİ : 03/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına kayden ... tarihinde icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak olarak ... -...- ...- ...-...-...-...-...-... ödeme tarihli, ...'er TL bedelli 10 adet bono olduğunu, yine davalı tarafından Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı icra dosyasına kayden icra takibi başlatıldığını, bu takipte ... ve ... ödeme tarihli iki adet ... TL lik bonoya dayandığını, davalı tarafın icra takibinin bununla sınırlı kalmadığını, Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına kayden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile müvekkil aleyhine takip işlemi başlatıldığını, belirtilen takip dosya dayanağı bonolar nedeni ile ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL olmak üzere toplam ... TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin davalını kendi el yazısı ve parafıyla kayıt altına aldığını, ödemelerin icra takip tarihi öncesinde olduğunu, yine müvekkil aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takibe ilişkin de davalı tarafa ödeme yapıldığını, şöyle ki, ekte sundukları ... tarihli satış sözleşmesi adı altında yapılan sözleşme içeriği dikkate alındığında aslında bir hizmet sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin 6 ıncı maddesi gereği, satış tutarı kadar iş yapıldığında tapunun hemen devrinin yapılacağının kararlaştırıldığını, aynı sözleşmenin 7 inci maddesi gereği ihtiyaç duyulursa %80 hak edişten sonra geri kalan kısım ipoteklendirilmek üzere tapunun devrinin yapılabileceğinin kararlaştırıldığını, ... tarihinde tapunun davalı tarafından müvekkiline devredildiğini, aynı tarihte müvekkili tarafından ...'tan ... TL tutarında konut kredisi çekilerek yine davalı tarafa teslim edildiğini ancak ... tarihinde müvekkilin üzerinde yer alan tapu kaydına davalı tarafından ipotek konulduğunu, ... tarihinde müvekkiline tapu devri gerçekleşmişse sözleşmenin 6 ıncı maddesi gereği müvekkilinin satış tutarı kadar (... TL) iş yapmış, tapu devrine kazanmış demek olduğunu, sözleşmenin 7 inci maddesi gereği müvekkil %80 hak edişten sonra tapu devrini aldıysa satış tutarının %80 ninin ... TL olduğunu, müvekkil tarafından kullanılan konut kredisi ile birlikte düşünüldüğünde ... TL yaptığını, müvekkilin elden ödediği ... TL tutarındaki kambiyo senetleri de düşünüldüğünde müvekkil tarafından davalıya yapılan ödemelerin ... TL yaptığını, bu durumda müvekkilin davalıya borcu değil, alacağı olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin he ne kadar ödemeleri yaparken elden aldığı ödeme kağıtlarında ne tür bir borca istinaden aldığı yazılmamışsa da davalı iş verenin, davacının bilgisizliğinden ve tecrübesizliğinden yararlanmak, irade sakatlığından yararlanmak suretiyle eline bir kağıt vermek suretiyle gönderdiğini, zira aralarındaki işçi işveren ilişkisi ve satış sözleşmesi adı altında yapılan hem satış hem hizmet sözleşmesi şartlarını içeren sözleşmenin buna karine olduğunu düşündüklerini beyan ederek, söz konusu icra takiplerinden ötürü borçlu olmadıklarının tespitini talep etmişlerdir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, zamanaşımı def-inde bulunduklarını, davayı kabul etmediklerini, davacının, dilekçesinde belirtmiş olduğu ..., ..., ... tarihli belgelerin takip konusu olan üç adet icra dosyası ile ilgisinin olmadığını, bunun, iş bu begleler incelendiğinde de görüleceğini, davacı ile davalı arasında yıllardır süren iş ilişkisinin mevcut olduğunu, bu ödemelerin de taraflar arasındaki diğer para ilişkileri ile ilgili olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da yer aldığı üzere, bono için yapılan ödemelerin geçerli olması için açıkça bonoyu tarif edecek şekilde düzenlenmesinin gerektiğini, davacının tanık dinletme talebini abul etmediklerini, sözleşmeden doğan talebin de zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın ne ... TL lik iş yapmasının ne de ... TL lik kullandığı krediyi müvekkiline vermesinin söz konusu olmadığını, irade sakatlığı koşullarının da mevcut olmadığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Dava, bir bütün olarak, mahkememizin .../... esasında açılmış, yapılan yargılama sonunda, .../... karar numarası ile dosya karara çıkmış, davacının dava konusu ettiği bonolara ve buna yönelik Antalya ... İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasına, Antalya ... İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasına ilişkin olarak davalı ...'e açtığı anlaşılan davanın reddine, davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip olan Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına ve davalı ...'ne açmış olduğu davanın (bu bölümün) ayrılarak iş bu esasa kaydının yapılmasına karar verilmiştir. Mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere; Davacının, Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına ilişkin talebi de mahkememizce bu davadan ayrı başkaca usuli konularda (görev vb) değerlendirme yapılması gerektiğinden esas dosyadan ayrılarak başka esasa, iş bu esasa kaydedilmiştir İş bu dosyada da taraf vekillerine duruşma gününü bildirir davetiye çıkarılmış olup, duruşma günü davalı vekili duruşmaya katılmış, davacı vekili katılmamış olup, davalı vekili de dosyayı takip etmediklerini beyan etmiştir. Dosya, ... günü işlemden kaldırılmıştır. Önemle söylemek gerekir ki ; HMK’ya göre davanın tarafları açılmış olan bir davayı yürütmek zorunda olmadıkları gibi mahkeme de tarafları, açılmış olan bir davada takibe zorlayamaz(Yılmaz,Zekeriya Medeni Usul Hukukunda Davanın Açılmamış Sayılması, Ankara 2008, s. 528) Taraflar duruşmaya zorla getirilemezler. İşte, usulüne uygun biçimde çağrıldıkları halde davanın her iki tarafı (ya da vekilleri) duruşmaya gelmez veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirirlerse ya da yalnız bir taraf gelip de davayı takip etmeyeceğini bildirirse, mahkemece dava yenileninceye kadar, dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilir Üç aylık süre içerisinde dava yenilenirse mahkeme davayı görüp karara bağlayacak ya da bu sürede yenilenmezse üç aylık sürenin sonunda açılmamış sayılacaktır.Davanın açılmamış sayılması, açılan davanın taraflarınca uzun süre takipsiz bırakılması (HMK m.150) veya yapılması gerekli bazı usul işlemlerinin yapılmamasının meydana getireceği sakıncaları azaltmak amacıyla öngörülmüş bir çözüm yolu olup, yapısı itibariyle usul hukukuna ilişkin bir kurumdur (İyimaya, Ahmet: Sorumluluk Davasının Açılmamış Sayılması, YD, 1990/1-2, s.46-58, s.46.).Davanın açılmamış sayılması, şartların oluşması durumunda kendiliğinden meydana gelir. Davanın açılmamış sayılmasını gerektiren hallerden birine ait şartlar gerçekleştiği takdirde, dava kendiliğinden açılmamış sayılır (KURU, Baki., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, C. IV, 6. Baskı, s. 4125) Mahkemenin söz konusu durumlarda vereceği karar, davanın açılmamış sayılması durumunun meydana gelmesi açısından kurucu nitelikte olmayıp, ortaya çıkan kanuni sonucu tespit edici nitelikte, açıklayıcı bir karardır. Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararlar, mahkemenin davadan elini çekmesini gerektiren usule ilişkin nihai kararlardır (Yargıtay HGK 14.06.2000, 19-936/999) Bu nedenle mahkeme, dosyanın işlemden kaldırılması kararında yargılama giderleri hakkında bir karar vermez. Ancak, mahkeme, vermiş olduğu davanın açılmamış sayılması kararıyla davadan elini çekmiş olduğundan bu karar nihai bir karardır (usule ilişkin nihai karar). Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya döndüğümüzde yukarıda da belirtildiği üzere, yasal sürede yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1- DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Davacı tarafın esas dosya açarken başlangıçta yatırmış olduğu ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, harcın davacı üzerinde bırakılmasına, tahsilde tekerrür edilmemesine, 3-Alınması gerekli ... TL karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) 6- Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127) 7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ve ayrılan dosyada bu yönde hüküm kurulmadığı görüldüğünden; ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, ayrılan dosya istinaf incelemesinde olduğundan, eğer o dosyada arabuluculuk zorunlu gideri yönünden bir hüküm kurulur ise tahsilde tekerrür edilmemesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/02/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 1940/7, K. 2003/7, T. 14.06.2000, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-1940-7-e-2003-7-k-0a30736836b0