İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/344 E. 2026/291 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/344
- Karar No
- 2026/291
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/344 Esas - 2026/291
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/344 KARAR NO : 2026/291
DAVA : Marka .... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 05/08/2025 KARAR TARİHİ : 17/06/2026 Yazım Tarihi: 13/07/2026
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili şirketin ... sayılı “...” ibareli marka başvurusuna davalı şirketler tarafından itiraz edildiğini, itiraz üzerine marka başvurusunun reddedildiğini, ret kararına karşı müvekkili itirazının .... sayılı kararı ile reddedildiğini, redde mesnet kabul edilen ... sayılı “...” ibareli markanın kapsamında 37. sınıfın bulunmadığını, müvekkili markası ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzemediğini, şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olduğunu, ... sayılı “...” ibareli diğer redde mesnet markanın sahibi şirket ile de müvekkili faaliyetlerinin aynı olmadığını, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, dava konusu marka ile redde mesnet markaların halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili markasının özgün bir yazım biçimiyle başka kelimeleri de içerecek şekilde düzenlendiğini, gerekli ayırt ediciliği sağladığını, başvurunun reddedilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, husumet itirazlarının yerinde olmadığını beyanla; .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Diğer davalı şirkete ait ... sayılı redde mesnet markanın üç ayrı tüzel kişiye ait olduğunu, davanın bu şirketlerden sadece birine karşı açılmış olması nedeniyle davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, dava konusu marka başvurusunun esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, markada yer alan “...” ve “...” ibarelerinin ayırt edicilik vasfı bulunmadığını, redde mesnet markaların esas unsurları itibarıyla dava konusu markayla büyük ölçüde aynı olduğunu, markaların kapsadığı mal/hizmetlerin benzer olduğunu, ortalama tüketicilerin dava konusu markayı tescilli markaların bir devamı olarak algılayacağını beyanla; davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacı tarafça müvekkiline ait “...” ibareli markanın sadece bir harfi değiştirilmek suretiyle “...” ibareli marka başvurusu yapıldığını, dava konusu markada yer alan “...” ve “...” ibarelerinin ayırt edici olmayan tali nitelikteki ibareler olduğunu, markaların asli unsurlarının “...” ve “...” ibareleri olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, her iki markanın ortalama tüketiciye hitap ettiğini, dava konusu markanın tescili halinde müvekkili markasının bilinirliğinden faydalanacağını, ... kararının yerinde olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... başvuru sayılı markasına yönelik davalı ... ... firmasının ... , diğer davalı ... firmasının müşterek sahip olduğu ... sayılı mesnet markaları dolayısıyla SMK 6/1 maddesi kapsamında iltibas iddialarına dayalı yapılan itirazlar üzerine davacı başvurusunun reddine dair markalar daire başkanlığı işlemine yönelik davacı tarafın ... nezdinde yaptığı itirazın reddine dair ...'nın ... sayılı ... kararının yerinde ve doğru olup olmadığı, iptalinin gerekip gerekmediği, taraf markalar arasında iltibas koşulları oluşup oluşmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 16/06/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 05/08/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında;".. Yapılan incelemede, ... başvuru numaralı "..." ibareli başvuruya konu marka ile itiraza mesnet ..., ... sayılı "...", "..." ibareli ret gerekçesi markaların görsel, işitsel ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olduğu görüşüne varılmıştır. Şöyle ki markaların münhasır/asli ayırt edici unsurları olan ibarelerde ortak harflerin "..." / "..." şeklinde aynı dizilim ile markalarda yer aldığı, ibarelerde yer alan harf sayılarının yakın olduğu, ibareler arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, markalarda yer alan harf farklılıklarının ve ... unsurlarının markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmak için yeterli bulunmadığı, sonuç itibariyle markaların görsel, işitsel ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim itibariyle benzer markalar oldukları kanaatine varılmıştır. Buna ilaveten, başvuru ile itiraza mesnet ret gerekçesi markaların 6. madde kapsamında verilen ret kararı gereğince reddedilen hizmetler bakımından aynı / aynı tür ve benzer nitelikte hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiştir. Bu çerçevede, başvuru ile ..., ... sayılı ret gerekçesi markalar arasında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve aynı tespit doğrultusunda ...'nca verilen ret kararı yerinde görülmüştür. Son olarak, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi de haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle, itirazın reddedilmesi gerekmiştir. KARAR İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle; Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı, İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı, Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markaları ...+... (...) ...+... ( ...) ... (...)
11/05/2026 Tarihli Rapordan ÖZETLE;" 1. Dava konusu marka kapsamında yer alan tüm hizmetlerin, davalı ... ... A.Ş.’ye ait ... sayılı marka ve davalı ... ... A.Ş.’ye ait ... sayılı marka kapsamında yer alan hizmetler ile aynı/aynı tür olduğu, 2. Dava konusu marka başvurusunun, davalı ... ... A.Ş.’ye ait ... sayılı marka ve davalı ... ... A.Ş.’ye ait ... sayılı marka ile görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, 3. Davacıya ait dava konusu marka başvurusu ile davalı şirketlere ait redde mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, 4. İşbu raporda varılan sonucun ... kararı ile aynı doğrultuda olduğu," şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının "...+..." ibareli marka başvurusu ile davalı firmalara ait " ...+... ve ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden taraf markaları arasında emtia benzerliği de oluştuğu bilirkişi raporu sayfa 5-6 daki tablodan açıkça görüldüğü; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "...+..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalı firmaların" ...+... ve ... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı , diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalı firmaların " ...+... ve ... " ibareli tescilli markalı hizmetinden satın almak /yararlanmak isterken davacı firmanın "...+..." ibareli başvuru markalı hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalıların tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceği , yani markaları karıştırabileceği , bu açılardan SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Tüm bu sebeplerle ... kararı doğru olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 17/06/2026
Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır