İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/392 E. 2025/464 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/392
- Karar No
- 2025/464
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/392 Esas - 2025/464 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/392 KARAR NO : 2025/464
..... DAVA : Tasarım Tescilinden Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, İlan DAVA TARİHİ : 13/09/2024 BİRLEŞEN ANKARA .... DAVA : Tasarım Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 18/02/2025 KARAR TARİHİ : 06/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2025 Asıl davada davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Tasarım Tescilinden Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, İlan ile Birleşen davada davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Tasarım Hükümsüzlüğü istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : ASIL DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle; müvekkili .....'nin kozmetik ve kimya alanında faaliyet gösteren ürünler üreten ve bunu pazarlayan tescilli bir ticaret şirket olduğunu, .... ve ... tarihli yazısında işbu dava konusu ürünün tasarım hakkının müvekkili şirkette olduğunu kayıt altına aldığını, ürünün tasarım hakkı müvekkili şirkette olmasına rağmen davalı ... sahibi ve yetkilisi olduğu "... Kozmetik" adlı firmanın, kendi web sitesi .....gibi platformlarda müvekkile ait tescilli ürünü hukuka aykırı bir şekilde pazarladığını, reklamını yaptığını, satışını gerçekleştirdiğini, davalının sahibi ve yetkilisi olduğu firmanın, Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında müvekkilin tasarım hakkını açıkça ve yaygın bir biçimde ihlal ettiğini, ... .... adlı firmanın “güzelliği yeniden yarat” temasıyla piyasaya sürdüğü "... Keratin Bakım" adlı 300 ml ve 800 ml ebatlarındaki kozmetik ürün şişelerinin tasarım hakkı müvekkili şirket adına tescillenmiş şişelerin aynısı olduğunu, müvekkili şirketin tasarım hakkına tecavüzün söz konusu olduğunu, davalının sahibi ve yetkilisi olduğu firmanın tasarım hakkına yönelik tecavüzü devam ettirdiği dikkate alınarak, dava konusu "... Keratin Bakım" adlı 300 ml ve 800 ml ebatlarındaki ekte görseli de sunulan kozmetik ürün şişelerinin üretiminin, pazarlamasının, dağıtımının ve bu kapsamdaki tüm reklam, ilan ve yayınların ihtiyati tedbir kararıyla durdurulmasına, müvekkilinin tasarım hakkına yönelik dava konusu tecavüzün evvela tespitine, davalının davacı müvekkilin tasarım hakkını ihlal etmek suretiyle piyasaya sürdüğü "...." adlı 300 ml ve 800 ml ebatlarındaki kozmetik ürün şişelerinin üretiminin, satılmasının ve dağıtımının önlenmesine ve durdurulmasına, ".... adlı 300 ml ve 800 ml ebatlarındaki kozmetik ürün şişelerinin satımı ve pazarlanmasına dair tüm reklam yayınları ile internet ilanlarının kaldırılması ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu ürününün şişesini çok uzun yıllardır kesintisiz biçimde hem yurt içinde hem de yurt dışında çok sayıda kullanıcının yanı sıra bayi bazında da ticaretini gerçekleştirdiğini, ürünün tescil tarihinden çok daha öncesinde piyasada ticaretinin yapıldığını, müvekkili kullanımlarının iyi niyetli olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle, müvekkili .... ticaret ünvanı ile 20.08.2015 tarihinden itibaren kozmetik imalatı ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, çok geniş ürün yelpazesi bulunduğunu, bu ürünler yurtiçi ve yurtdışı olmak üzere kurulduğu günden itibaren pazarlanıp satışının gerçekleştirildiğini, davalı şirket tarafından 21.10.2022 tarih ve....sayılı belgesiyle tescillenmiş olduğunu ancak anılan tasarımın 2015 yılından bu yana kullanıldığını dolayısıyla tasarımın yenilik ve ayırt edicilik şartlarına haiz olmadığını ifade ederek davalı şirket adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dilekçeleriyle özetle; müvekkili tasarımının kanunda aranan tüm şartları taşıdığını ve gerekli incelemelerden geçerek tescilinin sağlandığını, davacının müvekkilinin açmış olduğu tecavüz davasını uzatmak maksadıyla işbu davayı açtığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Asıl ve Birleşen davaların açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davadaki uyuşmazlık davalı tarafından davacı tasarımına tecavüz edilip edilmediği, karşı davadaki uyuşmazlık, davalı tasarımının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktalarında toplanmıştır. İNCELEME VE DEĞERLENDİRMELER; SMK’ya göre “Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür” (SMK md. 55/1). Maddede bahsi geçen görünüm sadece gözle görülüp fark edilen görünüm olmayıp, insanın beş duyusu ile algılayıp farkına varabileceği ve maddede “her türlü bütün” olarak tanımlanan görsellerdir. Söz konusu davadaki ürüne ait görünümün bıraktığı genel izlenimin tamamı 55. maddedeki “görünüm” ifadesi içinde değerlendirilmelidir. Yine aynı Kanunun 56/1 maddesi gereğince, bir tasarımın tescil edilebilmesi için “yenilik” ve “ayırt edici nitelik” kriterlerini taşıması gerekmektedir. “Yenilik” kriteri madde 56/4’de “Bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilir” şeklinde tanımlanmıştır. “Ayırt edici nitelik” kriteri ise madde 56/5’de “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; başvuru veya rüçhan tarihinden önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir” şeklinde tanımlanmıştır. BİLGİLENMİŞ KULLANICI: Ayırt edici niteliğe ilişkin olarak değinilmesi gereken bir diğer husus, “bilgilenmiş kullanıcı” kavramıdır. Bilgilenmiş kullanıcı; tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı olarak tanımlanmaktadır. Bilgilenmiş kullanıcı olarak tespit edilen kişilerin birer uzman olmadıkları kabul edilmekte; aksine daha önce ilgili tasarımla karşılaşmış olağan bir kullanıcı olması gerekmektedir. Gerçekten de bilgilenmiş kullanıcı, söz konusu ürünün doğası, görünümü ve teknik olarak sahip olduğu zorunlu özellikleri hakkında bilgi sahibi olan ve başka bir deyişle ürün hakkında uzman kadar olmasa da temel düzeyde bilgi sahibi olan kişidir. Bu bağlamda bilgilenmiş kullanıcının her somut olay için ayrı ayrı tespit edilmesi gerekir. Bilgilenmiş kullanıcılar birer uzman olmayacakları için tasarımın detaylarındaki küçük farklılıklara dikkat etmeyecek ancak alım tercihlerini etkileyecek hususlarda yapılan değişiklikleri fark edebilecek kişilerdir. Somut olay için hipotetik bilgilenmiş kullanıcıyı kozmetik malzemeler ve özellikle saç bakım ürünleri satın alan kişiler olarak belirlemiştir. Bu kişi uzman değildir, ihtiyacı doğrultusunda farklı seçenekleri gözeten ve tercihte bulunacak birisidir. SEÇENEK ÖZGÜRLÜĞÜ VE TEKNİK ZORUNLULUK: Yine aynı Kanunun 56/6 maddesinde “Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” ifadesi geçmektedir. “Seçenek özgürlüğü” ibaresiyle kastedilen, tasarımcının tasarımına ayırt edici nitelik kazandırabilmesi için bir serbest hareket alanının bulunmasıdır. Bunun değerlendirilmesi nesnel olup, kişiden kişiye değişmez. Bir tasarım ne kadar seçenek özgürlüğü taşıyorsa, o kadar hukuki korumayı hak eder. Bir başka ifadeyle seçenek özgürlüğü, tasarımın uygulandığı ürünün işlevini yerine getirebilmesi için zorunlu olan tasarım unsurları dışında tasarım unsurlarının bulunması demektir. Seçenek özgürlüğü yoksa tasarımın korunması zaten mümkün değildir ki bu husus 6769 sayılı Kanunun 58/4-b-c maddelerinde, teknik fonksiyonunun gerçekleştirilmesi için zorunlu unsurların koruma kapsamı dışında kalması olarak açıkça ifade edilmektedir. TASARIM HAKKINA TECAVÜZ: SMK, tasarımlara tecavüz konusunu madde 81’de düzenlemektedir. Bu çerçevede işbu davada özellikle SMK md. 81/1-a hükmünün uygulama alanı bulması muhtemeldir. SMK md. 81/1-a “Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak” fiillerini tasarım hakkına tecavüz olarak düzenlemiştir. O halde bir ürünün tescilli tasarım hakkına tecavüz ettiğinin tespiti için öncelikle tasarımların aynı veya genel izlenim itibariyle benzer olup olmadığı değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme yapılırken yukarıda da bahsettiğimiz bilgilenmiş kullanıcı gözünden inceleme yapılmalıdır. Zira SMK md. 58/1’e göre “Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir.” hükmünü haizdir. O halde huzurdaki davada, dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edici nitelik bakımından değerlendirilmesi ve birbirleriyle karşılaştırılması gerekmektedir. Asıl davanın tasarım hakkına tecavüz talebi olduğu, davalının tasarım hakkına tecavüz bakımından mesnet tuttuğu tasarımlar ile tescilli tasarım karşılaştırıldığında, Tasarımlar incelendiğinde her iki tasarımında içerisinde akışkan ihtiva edecek pompalı bir şişeye ait olduğu, her iki tasarım benzer olarak dışta şeffaf içte opak bir konteynır içerecek şekilde tasarlandığı, şeffaf kısımdan pompa bölümüne uzanan dış birleştiricinin, ve pompa kısmının formlarının benzer olduğu, tüm bunların yanında bu bileşenlerin gerek birbirleri ile ilişkilendirilmesi sonucu ortaya çıkan biçim, gerek tüm parçaların birbirleri ile oransal ilişkilerinin benzer olduğu, Aralarındaki fark, davalı kullanımında şeffaf bölüm üzerinde yazılar yer alırken davacı tescilinde bu tür bir uygulamanın bulunmaması ve davacı tescilinde şeffaf kısımdan pompa bölümüne uzanan dış birleştirici matken, davalı kullanımında bu kısmın parlak oluşudur. Tasarımlar arasındaki benzerlikler ve farklılıklar incelendiğinde, tasarımlar arasındaki ayniyet derecesindeki benzerlik karşısında farklılıkların detay seviyesinde kaldığı, davalı ürününün davacı tasarımı ile genel izlenim açısından, tecavüze sebebiyet verebilecek derecede benzer olduğu ancak, Karşı dava bakımından asıl davanın davalısının ....sıra numaralı tasarımın yeni ve ayırt edici olmaması nedeniyle hükümsüzlüğünü talep ettiği, Mesnet olarak sunulmuş instagram sosyal medya hesaplarından hükümsüzlüğü istenen tasarımının ..... başvuru tarihi olan 22.10.2022 tarihinden önce kamuya sunulduğu değerlendirilen görüntüler karşılaştırıldığında, Her iki tasarımında içerisinde akışkan ihtiva edecek pompalı bir şişeye ait olduğu görülmektedir. Her iki tasarım benzer olarak dışta şeffaf içte opak bir konteynır içerecek şekilde tasarlanmıştır. Şeffaf kısımdan pompa bölümüne uzanan dış birleştiricinin, ve pompa kısmının formları benzerdir. Bunların yanında tüm bu bileşenlerin gerek birbirleri ile ilişkilendirilmesi sonucu ortaya çıkan biçim, gerek tüm parçaların birbirleri ile oransal ilişkileri benzerdir. Aralarındaki fark, karşı davacı tarafından sunulan görsellerde şeffaf bölüm üzerinde yazılar yer alırken davacı (karşı davalı) tescilinde bu tür bir uygulamanın bulunmaması ve karşı davalı tescilinde şeffaf kısımdan pompa bölümüne uzanan dış birleştirici matken, karşı davacı kullanımında bu kısmın parlak oluşudur. Tasarımlar arasındaki benzerlikler ve farklılıklar incelendiğinde, tasarımlar arasındaki ayniyet derecesindeki benzerlik karşısında farklılıkların detay seviyesinde kaldığı, davacı tasarımının, sunulan ürün görselleri karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı, MUTLAK YENİLİK ARAŞTIRMASI Davacı tasarımının sunulan ürün görselleri karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı anlaşıldığından mutlak yenilik kriterlerini taşımadığı anlaşılmıştır. Netice itibariyle, Asıl dava açısından davalı kullanımlarının ..... sıra numaralı tasarım ile genel izlenim anlamında belirgin şekilde benzer olduğu ancak, karşı dava açısından dava konusu .... numaralı tasarımın mesnet tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı anlaşıldığından asıl davada davalı kullanımlarının davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği, ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu sonuçlarına ulaşılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : 1-Asıl Davanın Reddine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalının yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 2-Birleşen davanın kabulüne, ....Sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen.... gönderilmesine, Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 19.430,80.-TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ..... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır BİRLEŞEN DAVA MASRAF DÖKÜMÜ Harçlar : 1.405,80.-TL Gider Avansı :18.025,00.-TL TOPLAM :19.430,80.-TL