İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/931 E. 2026/270 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/931
- Karar No
- 2026/270
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/931 Esas KARAR NO : 2026/270
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... (TC: ...) -... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALILAR : 1- ... 2- ... - ... ...
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 15/12/2025 KARAR TARİHİ : 01/04/2026 KR. YZL. TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... E. sayılı dosyasında alacaklı olup davalıların müşterek ve müteselsil borçlu konumunda olduklarını, icra takibine konu alacağın 21.12.2004 vadeli, 103.500,00 YTL bedelli senede dayandığını, takibe kadar işlemiş faiz tutarının 96.421,75 TL olup, 14.04.2008 tarihli icra takibi ile birlikte alacak toplamının 199.921,75 TL olarak kesinleştiğini, takip tarihinden sonra da borcun uzun yıllar boyunca ödenmediğini, yalnızca temerrüt faizi işlediğini, bu süreçte takip tarihinden sonra işlemiş faiz tutarı dahi 169.192,73 TL’ye ulaştığını, buna rağmen alacağın reel değerinin ciddi biçimde eridiğini, söz konusu icra dosyasının borçlulardan ... Ve Tic. A.Ş. tarafından ancak 15.04.2025 tarihinde ödenebildiğini ve dosyanın bu tarihte kapandığını, yaklaşık yirmi yıla yaklaşan bu süre boyunca alacağın tahsil edilememesinin müvekkilinin malvarlığında ağır bir kayba yol açtığını, alacağın doğduğu tarih olan 21.12.2004’ten ödeme tarihi olan 15.04.2025’e kadar geçen sürede müvekkilinin uğradığı aşkın zararın belirlenmesinin zorunlu olduğunu beyanla, davalı şirketler adına icra dosyasında önceden haciz konulmuş olan taşınmazların tapu kayıtlarına ihtiyati haciz/tedbir şerhi işlenmesine, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olan şimdilik 1.000,00.TL. aşkın zararın davalılardan en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. Dava, dava ve icra takibine konu alacağın geç ödenmesi nedeniyle faizle karşılanmayan munzam zararın giderilmesi talebine ilişkindir. Mahkememizce ... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, ...'nün,...'nın, ...'nın yazı cevapları getirtilerek dosya kapsamına alınmıştır. 18.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7155 Sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinde; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." düzenlemesi ile, 6102 Sayılı TTK'nun geçici 12. maddesinde; "Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz." düzenlemesi getirilmiştir. Ayrıca 7445 sayılı kanunun 31 maddesinde itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları arabuluculuk kanun yoluna tabi tutulmuştur. 6325 Sayılı HUAK'na "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş olup, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Mahkememizce davacı vekiline arabuluculuk kanun yoluna başvurmuşsa anlaşmaya varılamadığına dair son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylı suretini dosyaya sunmak üzere kesin süre tayin edilmiş, davacı tarafça kesin süreye rağmen dosyaya arabuluculuk tutanak aslı veya onaylı sureti dosyaya sunulmamıştır. Somut olayda, dava ve icra takibine konu alacağın geç ödenmesi nedeniyle faizle karşılanmayan munzam zararın giderilmesine ilişkin tazminat istemi bulunduğu, talebin arabuluculuğa elverişli olduğu, aynı zamanda dava şartı arabuluculuk kapsamında kalmakla davacının dava açmadan önce arabulucuya başvurması gerekir iken başvuruda bulunmaksızın işbu davayı açtığı anlaşıldığından davanın 6325 sayılı yasanın 18/a maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis kılınmıştır.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6325 sayılı yasanın 18/a maddesi gereğince usulden reddine, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 732,00-TL olduğundan, peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL 'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İrat Kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/04/2026 10:00:54
Katip ... ✍ e-imzalı
Hakim ... ✍ e-imzalı