İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/868 E. 2023/109 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/868
Karar No
2023/109
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : .... KARAR NO : .... HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ :.... DAVALI .... VEKİLİ :.... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/10/2022 KARAR TARİHİ : 25/04/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, müvekkil aleyhine Gaziantep İcra Dairesi'nin 2022/ Esas numaralı dosyasında İcra takibinin başlatıldığı, Müvekkil, davalıyı tanımadığını, herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin bayan kuaförü olduğunu, MuvekkılI söz konusu yeri kiralarken, kira bedeli için dava dışı olan ....'e verdiği ve dava konusu icra takibine konulan 2 tane 900 TL'lik senet, 9 tane 1.000 TL'lik senet ve 1 tane 15.000 TL'lik teminat amacıyla senet verdiğini, müvekkilinin kira ödemelerini düzenli yapmasına rağmen dava dışı ....Tarafından senetlerin kendisine iade edilmediğini, alacağının tahsili için ....hakkında 26/11/2019 tarihinde Gaziantep icra müdürlüğünün 2019/ Esas sayılı dosyası ile 80.000,00 TL asıl alacak 1.040,00 TL işlemsiz faiz olmak üzere toplam 81.040,00 TL ilamsız icra takibinin başlaştıklarını, yapılan itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, açılan itirazın iptali davasında davalarının kabulüne ve takibin devamına karar verildiği, Gaziantep icra dairesini 2022/88420 Esas sayılı dosyada müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini davalı tarafın %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, %10 oranında para cezasına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. SAVUNMA: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiği, Bu senedin teminat senedi olmadığını,Borçlu, senedin sonradan doldurulduğuna ilişkin iddiasının bulunduğunu, ancak yapılan itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Senetteki borç miktarının yazılı delil ile ispatın gerektiğini,Haksız ve yersiz olarak müvekkil aleyhine açılan davanın reddini, Davacının haksız ve kötüniyetli olduğu için müvekkil lehine en az %40 inkartazminatına hükmedilmesini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER: 1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-Kira sözleşmesi, 3-İcra takip dosyaları, 4-Gaziantep 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/124 esas sayılı dava dosyası, 5-Bonolar, 6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, bonolara istinaden başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı taraf dava dilekçesi ile ileri sürmüş olduğu iddia davaya konu takibe dayanak bonoların kira sözleşmesinin teminatı olarak verildiği iddiasıdır. Bu yönde dosyaya davacı ile dava dışı .... .... arasında akdedilmiş olan kira sözleşmesi sunulmuştur. Anılan sözleşmenin tetkikinde m.22 hükmü ile 15.000,00 TL'lik teminat bonosunun düzenlenmiş olduğu görülmüştür. Ancak davaya konu icra takibine dayanak bonolardan 15.000,00 TL bedelli bonoya bakıldığında lehtarın davalı olduğu ve dava dışı Tomris Doğaner'in bonoyla bir ilgisinin bulunmadığı ve bu nedenle de mezkur bono bakımından kira sözleşmesinin teminatı olduğu iddiasının ispatlanamadığına kanaat getirilmiştir. Bahse konu 15.000,00 TL bedelli bono dışında dava dilekçesinde iddia edilen 11 adet bonoya ilişkin olarak kira sözleşmesinde herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı ve bu bonolar bakımından da başkaca herhangi bir yazılı delil sunulamadığı dosya kapsamı itibariyle sabit olup kalan çekler bakımından da teminat iddiasının ispatlanamadığına kanaat getirilmiştir. Bu haliyle de eldeki davada davacı tarafın dava dilekçesinde bahsi geçen 12 adet bono bakımından da iddiasını ispat edemediğine kanaat getirilmiştir. Öte yandan davalı taraf cevap dilekçesi ile kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuştur. Ancak bakıldığı zaman mahkememizce her ne kadar icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmişse de davacı tarafça teminat yatırılmadığından tedbir kararı infaz edilmemiştir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/1472 Esas, 2017/6905 Karar sayılı ve 12/10/2017 Tarihli ilamında "...(2) İİK. m. 72/f.IV,c.2-4 uyarınca menfi tespit davasının reddine karar veren mahkeme, borçluyu, alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmasından doğan zararı için bir tazminata mahkum eder. Menfi tespit davasının reddine karar veren mahkemenin, borçluyu tazminata mahkum edebilmesi için, alacaklının borçluya karşı bir icra takibi yapmış olması ve borçlunun bu icra takibinin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı almış ve bu ihtiyati tedbir kararının uygulanmış (infaz edilmiş) olması gerekmektedir (KURU, Baki; İcra ve İflas Hukuk El Kitabı, İkinci Baskı, Ankara 2013, s. 376-377). Ancak her ne kadar mahkemece davalı lehine % 20 oranında tazminata karar verilmiş ise de, dava dosyası ve icra takip dosyası içinde mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının infaz edildiğine dair bilgi ve belge bulunmamaktadır. Bu sebeple davalı yararına % 20 oranında tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir...." denilmektedir. Bu haliyle de davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın tazminat talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90 TL ilam harcından dava açılırken yatırılan 686,54 TL peşin harcın mahsubu ile fazla alınan 506,64 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinden BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi. 25/04/2023

Atıf: Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/868, K. 2023/109, T. 25.04.2023, www.arakarar.com/karar/gaziantep-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-868-e-2023-109-k-218d5f527dc1