İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/768 E. 2023/285 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/768
Karar No
2023/285
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :..... KARAR NO :..... HAKİM : ..... KATİP : ..... DAVACI : ..... VEKİLİ : ..... DAVALI :..... VEKİLİ : ..... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/09/2022 KARAR TARİHİ : 20/06/2023 YAZIM TARİHİ : 23/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 24/10/2021 tarihinde davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortasıyla sigortalanan..... plakalı aracın müvekkiline ait.....plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazaya kusuruyla sebebiyet verdiğini, müvekkiline ait aracın bu kaza nedeniyle değer kaybettiğini, bu nedenle müvekkilinin zararının davalı sigorta şirketince giderilmesine yönelik sigorta şirketine zorunlu başvuru yaptıklarını, ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 olarak açtıkları davalarının kabulüne karar verilmesini, davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. SAVUNMA: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkil şirkete başvuru yaptığını, sistemsel hata sebebiyle ödeme yapılamadığını, yaptırılan ekspertiz raporunda araçta meydana gelen değer kaybı zararının 7.126,97 TL olarak rapor edildiğini, müvekkil şirketin bu miktarı ödemeye hazır olduğunu, davacı tarafın yaptırdığı ekspertiz raporu ile müvekkil şirketin yaptırdığı ekspertiz raporu arasındaki farkın farklı şartlara göre hazırlandığını, davacı tarafın şartlarının doğru olmadığını bu nedenle tazminat miktarı bakımından arada fark oluştuğunu belirtmiştir. Tüm bu nedenlerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER: 1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-Kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı, 3-Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası, 4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar, 5-Dosyada mündemiç kusur ve makine mühendisi bilirkişi raporları, 6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu araçta oluşan değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir. Davaya konu kaza 24/10/2021 tarihinde .....plakalı araç ile..... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelmiştir. Taraflarca anlaşmalı olarak kaza tespit tutanağı düzenlendiği görülmüştür. Kusur durumunun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup hazırlanan 11/12/2022 tarihli kusur raporunda özetle: .....Plakalı Araç Sürücüsü ..... ..... elde edilen veriler birlikte değerlendirildiğinde; Meydana gelen Maddi Hasarlı Trafik Kazasında her hangi bir ihmal ve ihlali bulunmadığı. ..... Plakalı Araç Sürücüsü .....'in elde edilen veriler birlikte değerlendirildiğinde; Meydana gelen Maddi Hasarlı Trafik Kazasında 2918 sayılı K.T.K. nın sürücü kusurlarından 57/a maddesi kuralını İhlal ettiğinden ağır ihmal ve ihlali olduğu görüş kanaatini içerir raporun ibraz edildiği görülmüştür. Kusur raporundaki tespitlerin dosyada bulunan deliller ile uyumlu olduğu ve raporun hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır. Kusur durumu tespit edildikten sonra aracın değer kaybının tespitine geçilmiştir. Burada hemen belirtmek gerekir ki 09/10/2020 tarihli ve 31269 sayılı resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı ve 17/07/2020 Tarihli kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun m.90 hükmünün birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu haliyle de artık zarar miktarının hesabı noktasında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda yer alan düzenlemelerin esas alınma olanağı kalmamıştır. Nitekim bu yönde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/1843 Esas, 2020/1278 Karar sayılı ve 04/12/2020 Tarihli ilamında "...2918 Sayılı Yasanın Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonraki son hali "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindedir. Anayasa Mahkemesi İptal kararından sonra genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağı kalmamıştır. Bu durumda Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekir..." denilmektedir. Genel şartların uygulanma olanağı bulunmadığından burada zarar miktarının tespiti noktasında genel şartlardan önce mevcut olan uygulamanın esas alınması gerekecektir. Buna ilişkin olarak benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/7769 Esas, 2016/11925 Karar sayılı ve 26/12/2016 Tarihli ilamında "...Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki hasarlı halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir..." denilmektedir. Dolayısıyla eldeki uyuşmazlıkta da bu yönde değerlendirme yapmak gerekecektir. Bu bağlamda dosyada yer alan 29/05/20233 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda kaza tarihi itibariyle hasarsız rayiç değeri ile hasarlı rayiç değeri arasındaki farka göre 46.782,00 TL değer kaybı tazminatı hesaplaması yapılmıştır. Yukarıda detaylıca izah olunduğu üzere Anayasa Mahkemesi'nin zikredilen iptal kararından sonra tazminatların belirlenmesi noktasında genel şartların uygulanma olanağı kalmamıştır. Bu haliyle de eldeki dosyada araçtaki değer kaybının da 46.782,00 TL olduğuna kanaat getirilmiştir. Davacı vekilinin 30/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinin 46.782,00 TL olarak arttırdığı görülmüştür. Davacı vekili dava ve bedel artırım dilekçelerinde faiz talebinde bulunmamıştır. Hal böyle olunca da 6100 sayılı HMK m.26 hükmü uyarınca mahkememizce faize hükmedilmemiştir. Yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/14429 Esas, 2021/5729 Karar sayılı ve 29/09/2021 Tarihli ilamı ile Gaziantep 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1131 Esas, 2023/261 Karar sayılı ve 03/02/2023 Tarihli ilamında belirtildiği üzere eldeki dava bakımından arabuluculuk dava şartı bulunmadığı belirtilmiş olup bu nedenle arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile; 46.782,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 46.782,00 TL üzerinden alınması gereken 3.195,68 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ile 781,85 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.333,13‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç, 781,85 TL ıslah harcı ve 1.643,00TL yargılama giderinin toplamından oluşan ‭2.586,25‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk kurumu nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi. 22/06/2023

Atıf: Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/768, K. 2023/285, T. 20.06.2023, www.arakarar.com/karar/gaziantep-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-768-e-2023-285-k-b7d4f3c23198