İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/658 E. 2023/369 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/658
Karar No
2023/369
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ... HAKİM : ... KATİP :... DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... TEMSİLCİ : ... DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/08/2022 KARAR TARİHİ : 12/07/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı şirket temsilcisi dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalılar arsa sahibi arasında 3 adet yapı sözleşmesi bulunduğunu, davalının akdedilen hizmet sözleşmelerine dayanarak Şehitkamil Belediyesi İmar Müdürlüğü'nden yapı ruhsatı aldığını ve inşaata yapmaya başladığını, şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve sözleşmede yer alan 3 adet yapının denetimlerini yaptığını ve davalı da apartmanları bitirildiğini, bitirilmiş olan bu dairelerin satışlarının yapıldığını ve fiili olarak mülk sahipleri tarafından yapı kullanma izni alındığını, ancak ilgili idare hak edişleri yaptırmadan ve iş bitirme düzenlemeden iskanı usulsüz düzenlenmiş olması sonucu yapı denetim bedelinin ödenmediğini, davalının, yapı kullanım izni almak istediği zaman gerekli hesaplamaların ilgili birimlerce yapılarak yapı denetim şirketinin belediye de bulunan yapı denetim hesabına hak ediş raporlarındaki bedeli yatırması gerektiğinden yapı kullanım izninin usulsüz alındığını ve şirketin hak etmiş olduğu bedelin ödenmediğini, açıklanan bu nedenlerle, fazla ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile güncel olan yapı denetim hizmet sözleşmelerinden doğan alacak davasının kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkil şirket arasında yapılmış bir arabuluculuk görüşmesinin mevcut olmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin süresini düzenleyen 3. Maddesinde bu sözleşmenin taraflar arasında yapı kullanma izninin alındığı tarihe kadar geçerli olduğunu, bu durumda sözleşmeye ilişkin olarak müvekkilin varsa ödemesi gereken bedelin 2008 tarihinde muaccel olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.115 hükmüne göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. 06/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun'un m.20 hükmüyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen m.5/A hükmünde, "Bu Kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." denilmektedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun m.18/A hükmünde de, "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." denilmektedir. Davacı tarafça her ne kadar arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak dosyaya ibraz edilmişse de tutanak tetkik edildiğinde tutanakta başvuran olarak davacının adı değil davacı şirket temsilcisinin adı geçtiği anlaşılmıştır. Davacı şirket yetkilisine şirket adına yapılan arabuluculuk son tutanağını mahkememize ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, davacı şirket yetkilisi tarafından mahkememize ibraz edilen beyan dilekçesi ile şirket adına başvurularının bulunmadığını mahkememize bildirmiştir. Bu durum nazara alındığında davacı tarafından hem usulüne uygun bir başvuru olmadığı olmadığına kanaat edilmiştir. 06/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun'un m.20 hükmüyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen m.5/A hükmü uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekmekte olup, dava açılmadan önce yerine getirilmeyen bu dava şartının sonradan ikmal edilmesi de hukuken mümkün değildir. Bu haliyle de yukarıda zikredilen dava şartının yerine getirilmediğine kanaat getirilmekle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun m.114/2 ve m.115/2 hükümleri gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL ilam harcından dava açılırken yatırılan 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ‭189,15‬ TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 5-Davalı kendisinin vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT m.7/2 hükmü uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE, Dair; tarafların yüzüne karşı dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davanın değeri miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan tarafa okunmak suretiyle tefhim edildi. 12/07/2023

Atıf: Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/658, K. 2023/369, T. 12.07.2023, www.arakarar.com/karar/gaziantep-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-658-e-2023-369-k-d8e4b56dc3b7