İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/371 E. 2023/472 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/371
- Karar No
- 2023/472
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ... HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... DAVA İHBAR OLUNAN : ... DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/04/2022 KARAR TARİHİ : 26/09/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/09/2023 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/02/2022 tarihinde davalı... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın seyir halinde iken müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, karşı tarafın kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalandığını, açıklanan bu nedenlerle; şimdilik 15 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, davacı iddialarının ispatlanması gerektiğini, müvekkili şirket aleyhindeki kesin ve somut delillere dayanmayan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini ve gerekli yerlerden raporların alınması Hususunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkilinin Kilis ilinde ikamet ettiğini, bu nedenle yetkili mahkemenin Kilis Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin kazayı yapan aracın maliki olduğunu, işleteni olmadığını, müvekkilinin söz konusu aracı araç kiralama sözleşmesi ile davalı ...uzun süreli kiraya verdiğini, müvekkilinin herhangi bir husumetinin söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin aracın işleteni durumunda bulunduğundan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-Taraflarca usulüne uygun olarak ileri sürülen iddia ve savunmalar, 2-Tanık beyanları, 3-Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası, 4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar, 5-Dosyada mündemiç kusur ve makine mühendisi bilirkişi raporları, 6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası neticesinde araçta meydana gelen değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Davaya konu kaza 15/02/2022 tarihinde Gaziantep ili sınırları içerisinde .. plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelmiştir. Davalı ... sunduğu cevap dilekçesi ile aracın kiralanmış olduğu ve tarafının işleten sıfatının bulınmadığı yönünde savunmada bulunmuş ve bu yönde kira sözlemesini dosyaya ibraz etmiştir.. Bu yönde gerekli kanıya varmak adına Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış ve celp edilen cevabi yazının ve ekinin içeriğine göre ... plakalı aracın 10/02/2022 - 21/02/2022 tarihleri arasında 12 gün süre ile dava dışı ... yabancı kimlik numaralı ... tarafından kiralanmış olduğuna kanaat getirilmiştir. Bu haliyle bakıldığı zaman dava dışı ... aracı 10/02/2022 tarihinde kiralamış ve davaya konu kaza 15/02/2022 tarihinde meydana gelmiştir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/1291 Esas, 2022/7949 Karar sayılı ve 31/05/2022 Tarihli ilamında "...Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, dava konusu kazaya karışan aracın davalılardan ... adına kayıtlı iken 22/04/2010 – 05/05/2010 tarihlerini kapsar şekilde davalılardan ...’ya kiralandığı, kiralama sözleşmesinin ve irsaliyeli faturanın düzenlenmesinden 5 gün sonra 27/04/2010 tarihinde ise dava konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmakla; bölge adliye mahkemesince, tüm bu deliller karşısında ve kiralama sözleşmesinin uzun süreli olduğu da gözetilerek davalılar arasında gerçek anlamda bir kiralama sözleşmesi bulunup bulunmadığı, kiralayana ait ticari defter ve kayıtları getirtilip incelenmek suretiyle dosyaya sunulan faturanın ve kiralama sözleşmesinin doğruluğu araştırılmadan ve bu kapsamda adı geçen davalının işleten sıfatı olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir..." denilmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa bakıldığı zaman davalı ile dava dışı ...arasında yazılı kira sözleşmesinin akdedildiği, anılan kira sözleşmesinin resmi kayıt niteliğinde olan il emniyet müdürlüğü kayıtlarında yer aldığı ve böylece anılan kira sözleşmesinin gerçek olduğunun ispatlandığı, bu hususların yanında kira sözleşmesinin süresi nazara alındığı 2918 sayılı KTK bağlamında uzun süreli kira sözleşmesi niteliğinde olduğu kanaatine varılmış ve böylece davalı ...'un işleten sıfatını haiz olmadığına kanaat getirilmiştir. Kazaya ilişkin olarak kolluk görevlilerince kaza tespit tutanağı tanzim edilmiş olduğu ancak mezkur kaza tespit tutanağında herhangi bir ihlal ve kusur tespitine yer verilmediği anlaşılmıştır. Kusur durumunun tespiti amacıyla keşif icrası ile davacı tanıklarının beyanları da keşif esnasında alınmak suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup hazırlanan 08/07/2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde ...1 plakalı aracın sürücüsüsün 2918 sayılı KTK m.57/1-a hükmünü,... plakalı aracın sürücüsünün ise 2918 sayılı KTK m.51/1-a ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Kusur raporunda sadece ihlal maddeleri belirtilmiş olup mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde ... plakalı aracın sürücüsünün asli ve % 75 oranında, davacının ise tali ve % 25 oranında kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir. Kusur raporundaki tespitlerin dosyada bulunan deliller ile uyumlu olduğu ve raporun hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır. Burada hemen belirtmek gerekir ki Anayasa Mahkemesi'nin 2021/82 Esas, 2022/167 Karar sayılı ve 29/12/2022 Tarihli kararı ile 7327 sayılı kanun ile değişik 2918 sayılı KTK m.90/2 hükmü iptal edilmiş olup bu haliyle de 04/12/2021 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'ın da uygulanma olanağı kalmamıştır. Nitekim bu yönde ve daha önceki benzer AYM iptal kararı sonrasında Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/1843 Esas, 2020/1278 Karar sayılı ve 04/12/2020 Tarihli ilamında "...2918 Sayılı Yasanın Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonraki son hali "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindedir. Anayasa Mahkemesi İptal kararından sonra genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağı kalmamıştır. Bu durumda Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekir..." denilmektedir. Genel şartların uygulanma olanağı bulunmadığından burada zarar miktarının tespiti noktasında genel şartlardan önce mevcut olan uygulamanın esas alınması gerekecektir. Buna ilişkin olarak benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/7769 Esas, 2016/11925 Karar sayılı ve 26/12/2016 Tarihli ilamında "...Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki hasarlı halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir..." denilmektedir. Dolayısıyla eldeki uyuşmazlıkta da bu yönde değerlendirme yapmak gerekecektir. Bu bağlamda dosyada yer alan 08/07/2022 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda kaza tarihi itibariyle hasarsız rayiç değeri ile hasarlı rayiç değeri arasındaki farka göre araçta 2.388,75 TL değer kaybı oluşacağı, hasarın giderilme bedelinin 11.500,00 TL olduğu ve ikam araç bedelinin de 1.750,00 TL olduğu yönünde görüş mütalaa edilmiştir. Bu haliyle de eldeki dosyada araçtaki değer kaybının 2.388,75 TL, hasar bedelinin 11.500,00 TL ve ikame araç bedelinin de 1.750,00 TL olduğuna kanaat getirilmiştir. Varılan bu kanaat ile birlikte davacının kusuru da nazara alınarak mahkememizce tespit edilen kusur oranları üzerinden yapılan hesaplama neticesinde davacının talep edebileceği miktarların değer kaybı bakımından 1.791,56 TL, hasar bedeli bakımından 8.625,00 TL ve ikame araç bedeli bakımından da 1.312,50 TL olduğuna kanaat getirilmiştir. Davacı vekilince dosyaya sunulan bedel artırım dilekçesi ile toplam talebin 15.638,75 TL'ye çıkarıldığı anlaşılmıştır. Yine eksik harcın da ikmal edildiği görülmüştür. Islah dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Her ne kadar davalı... vekili tarafından cevap dilekçesinde müvekkilinin yerleşim yeri adresinin Kilis olması sebebi ile yetki itirazında bulunulmuş ise de; davaya konu trafik kazasının Gaziantep ili sınırları içerisinde gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın talep ettiği alacak kalemlerinde birisi ikame araç bedeline ilişkin olup davalı sigorta şirketinin buna ilişkin sorumluluğunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim bu yönde benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/13972 Esas, 2017/6476 Karar sayılı ve 07/06/2017 Tarihli ilamında "...araç mahrumiyeti zararı, gerçek zarar dışında aracın hasarlanması nedeniyle uğranılan dolaylı bir zarar olması sebebiyle poliçe teminatına dahil değildir. Bu nedenle, mahkemece davalı ... Sigorta A.Ş.'nin de 600,00 TL araç mahrumiyeti zararından sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir..." denilmektedir. Bu haliyle de davacı tarafın talep etmiş olduğu ikame araç bedelinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı kanaatine varılmış ve hüküm bu doğrultuda tesis edilmiştir. Davacının iş bu davayı açmadan önce davalı sigorta şirketlerine yaptığı başvuru tarihi 23/03/2022 tarihidir. Bu noktada 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmünde "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." denilmektedir. Bu haliyle davalının temerrüde düşme tarihi 05/04/2022 tarihidir. Ayrıca bakıldığı zaman davacı vekili gerek dava dilekçesinde, gerekse de bedel artırım dilekçesinde ticari faize hükmedilmesini talep etmiştir. Sigorta poliçesinin tetkikinde sigortalı aracın otomobil olduğu görülmektedir. Bu haliyle de hüküm altına alınan tazminat miktarlarına davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/14429 Esas, 2021/5729 Karar sayılı ve 29/09/2021 Tarihli ilamı ile Gaziantep 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1131 Esas, 2023/261 Karar sayılı ve 03/02/2023 Tarihli ilamında belirtildiği üzere eldeki dava bakımından arabuluculuk dava şartı bulunmadığı belirtilmiş olup bu nedenle arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile; 1-Davanın ...bakımından REDDİNE, 2-Davanın davalı ... Sigorta bakımından KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile; 1.791,56 TL değer kaybı tazminatı ve 8.625,00 TL hasar bedeli tazminatının 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmü uyarınca davalının temerrüde düştüğü tarih olan 05/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya dair talebin REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 10.416,56 TL üzerinden alınması gereken 711,56 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ile 268,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 362,86 TL harcın davalı ... Sigorta'dan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL başvurma harcı, 268,00 TL ıslah harcının toplamı olan 429,40 TL'nin yargılama giderlerine katılmaksızın ve herhangi bir oranlama yapılmaksızın davalı ... Sigorta'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 2.408,90 TL yargılama giderinin davanın kabul (%66,60) ve ret (%33,40) oranlarına göre hesaplanan 1.604,33 TL'sinin davalı ... Sigorta'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalılar tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 10.416,56 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı ... Sigorta kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 5.222,19 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta'ya VERİLMESİNE, 9-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk kurumu nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 10-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalılar ile vekillerinin yokluğunda, dava değeri 2023 yılı için getirilen kesinlik sınırı olan 17.830,00 TL'nin altında kaldığından KESİN olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunanlara okunmak suretiyle tefhim edildi. 26/09/2023