İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/808 E. 2023/466 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/808
Karar No
2023/466
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ... HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/11/2021 KARAR TARİHİ : 26/09/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 23/07/2021 tarihinde müvekkili ...'ın evinin kapısının önünde durur iken aynı sokak içerisinde hızlı gelen bir motorun çarpması neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, tedavi gördüğünü, mağdur olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsünün ve plakasının tespit edilemediğinden davanın Güvence Hesabına yöneltildiğini, açıklanan bu nedenlerle; şimdilik 500 TL maddi tazminatın davalı Güvence Hesabından alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, davacı iddialarının ispatlanması gerektiğini, davacı tarafın davaya konu trafik kazasını ispatlaması gerektiğini, müvekkili şirket aleyhindeki kesin ve somut delillere dayanmayan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini ve gerekli yerlerden raporların alınması Hususunu belirterek davanın reddini savunmuştur. DELİLLER: 1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-Kazaya ilişkin soruşturma dosyası, 3-Hasar dosyası 4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar, 5-Dosyada mündemiç kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları, 6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminat istemlerine, ilişkindir. Kazaya ilişkin bilgiler; Davaya konu kaza, 23/07/2021 günü sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın yaya konumunda bulunan davacı ...'a çarpması neticesinde meydana gelmiştir. Davalı Sigorta Şirketine dava açılmadan önce yapılan başvuru; Dosyada yer alan belgelerden davacının iş bu davayı açmadan önce davalıya başvuru yaparak 2918 sayılı KTK m.97 hükmünde düzenlenmiş olan başvuru şartını yerine getirmiş olduğuna kanaat getirilmiştir. Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirme; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/14429 Esas, 2021/5729 Karar sayılı ve 29/09/2021 Tarihli ilamı ile Gaziantep 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1131 Esas, 2023/261 Karar sayılı ve 03/02/2023 Tarihli ilamında belirtildiği üzere eldeki dava bakımından arabuluculuk dava şartı bulunmadığı belirtilmiş olup bu nedenle arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır. Davacıya kaza nedeniyle herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı yönünden yapılan tespit; Gaziantep SGK İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış olup davaya konu kazaya istinaden davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı ve gelir bağlanmadığı anlaşılmıştır. Kusur yönünden yapılan değerlendirme; Kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurunun tespiti amacıyla dava dosyasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; yaya konumunda bulunan davacı ...'ın taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği için engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları yasaktır ihlal ederek kazanın oluşumunda sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, plakası tespit edilemeyen motosikletin F. Meçhul sürücüsünün sürücüler hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, hava, yol, görüş ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara göre ayarlamak zorundadır kuralını ihlal ettiğini, yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Raporun, soruşturma dosyasında yer alan tespitler ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşme şeklinin doğru bir şekilde irdelendiği ve bu şekilde kanaate varıldığı ve bu haliyle de raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır. Yine hükme esas alınan kusur bilirkişisi raporunda sadece ihlal edilen hükümlerin belirtildiği ve bu haliyle de herhangi bir kusur oranı tespiti yapılmadığı ortadadır. İhlal edilen kanun maddeleri ve kazanın gerçekleşme şekli nazara alındığında kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğu, yaya konumunda bulunan davacı...'ın kazanın oluşumunda % 75 oranında kusurlu olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir. Maluliyet yönünden yapılan değerlendirme; Kusura ilişkin tespit yapıldıktan sonra dosya maluliyet bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Burada davacının maluliyeti tespit edilirken öncelikle hangi yönetmeliği uygulanacağının belirlenmesi gerekmektedir. Bu noktada alınacak maluliyet raporlarında uygulanacak yönetmeliğin tespitine ilişkin olarak; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/7120 Esas, 2021/2627 Karar sayılı ve 11/03/2021 Tarihli ilamında "...2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." denilmektedir. Görüldüğü üzere uygulanacak yönetmeliği tespiti noktasında kaza tarihinin baz alınması gerekmektedir. Bu şekilde tanzim edilen 08/02/2022 tarihli bilirkişi raporu kaza tarihinin 23/07/2021 tarihi oluşu ve davacının 18 yaşından küçük oluşu nazara alındığında Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca rapor hazırlanmış hazırlanan 25/01/2023 tarihli maluliyet bilirkişi raporuna göre davacının özürlülük oranının %8(sekiz) olduğunu, tıbbı iyileşme ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında 6(altı) ay süre ile geçici iş göremezliğe neden olduğunu, iyileşme dönemi içerisinde 6(hafta) hafta tam gün bakıcı ihtiyacı olduğunu mahkememize bildirilmiş olup; hazırlanan rapor hükme esas alınmıştır. Talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesi yönünden yapılan değerlendirme; Burada davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi noktasında baz alınacak yaşam tablosu ve uygulanacak hesaplama yönteminin de ayrıca irdelenmesi gerekmektedir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1290 Esas, 2021/751 Karar sayılı ve 21/05/2021 Tarihli ilamında "...Mahkemece yapılacak iş, bilirkişi kuruluna anılan yönetmelik çerçevesinde yeni bir maluliyet raporu tanzim ettirdikten sonra, davacının muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenerek, hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için yeni bir aktüerya raporu almaktan ibaret olup..." denilmektedir. Dosyada yer alan 25/07/2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporu dikkate alındığında bu şekilde bakiye ömre ilişkin tespitin doğru bir şekilde yapıldığı anlaşılmıştır. Yine raporda hesaplama yöntemi olarak progresif rant yönteminini benimsendiği, işlemiş aktif dönem, işleyecek aktif dönem ve işleyecek pasif dönem hesaplamalarının ayrı ayrı ve isabetli olarak yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle de raporun dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiştir. Bu bağlamda hazırlanan bilirkişi raporuna göre davacı asilin TRH 2010 yaşam tablosu ile 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle Progresif Rant Yöntemine göre, kusur indirimsiz; %100 Malul sayılan dönem ( efor kaybı) 16.127,40 TL. Olduğunu, %8 Oranında Maluliyete İlişkin Maddi Zararı 673.750,51 TL olduğunu, Davacının kusur indirimsiz iyileşme dönemi bakıcı gideri zararının ise 5.008,50 TL olduğunu, mahkememize bildirmiştir. Bakıldığı zaman davacı kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup gelir getirici bir işte çalıştığına dair dosyada herhangi bir delil mevcut değildir. Bu yönde benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/3974 Esas, 2021/7670 Karar sayılı ve 27/10/2021 Tarihli ilamında "...Somut olayda, davacı . . kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup, davacının gelir getiren bir işte çalışmadığı, dolayısıyla bu müddet boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından geçici işgöremezlik zararı bulunmadığı açıktır. Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda ise, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan ve geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyecek olan davacı hakkında geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmış olup Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından da geçici iş göremezlik tazminatını da kapsar şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır...." denilmektedir. Bu haliyle de davacı tarafın geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve hüküm bu doğrultuda tesis edilmiştir. Öte yandan bilirkişi raporu ile hesaplanan sürekli iş göremezlik (efor) tazminatı ve bakıcı gideri tazminatından mahkememizce takdir edilen kusur oranları üzerinden hesaplama yapıldığında davacının 168.437,63 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.252,13 TL bakıcı gideri tazminatı talep edebileceğine kanaat getirilmiş ve hüküm bu doğrultuda tesis edilmiştir. Bedel artırım talebi; Davacı vekili dosyaya sunduğu 06/09/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı bakımından kalıcı maluliyete ilişkin maddi tazminat talebini, 252.656,44 TL, geçici maluliyete ilişkin maddi tazminat talebini, 6.047,77 TL'ye ve son olarak bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat talebini 1.878,18 TL'ye çıkarmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilince artırılan bedel miktarı bakımından 492 sayılı Harçlar Kanunu m.28/1-a hükmü uyarınca alınması gereken harcı da yatırmış olduğu tespit edilmiştir. Bedel artırım dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Faiz başlangıcı ve türü yönünden yapılan değerlendirme; Davacı vekili sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesini talep etmiştir. Davacının iş bu davayı açmadan önce davalı sigorta şirketine yaptığı başvuruya ilişkin kargo teslim evrakları tetkik edildiğinde başvuru dilekçesinin davalıya 27/09/2021 tarihinde ulaşmış olduğu görülmektedir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2013/6226 Esas, 2014/8455 Karar sayılı ve 27/05/2014 Tarihli ilamında "...2-Mahkemece Güvence hesabı dava tarihinden işleyecek yasal faiz ile sorumlu tutulmuştur.Olay tarihinde yürürlükte bulunan 5684 sayılı yasanın 14. maddesi ve Güvence Hesabı yönetmeliğinin 14 ve 15. maddesi gereğince gerekli belgelerle birlikte Güvence Hesabına başvuru yapıldıktan sonra temerrüde düşeceğinden davalı güvence hesabı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır..." denilmektedir. Bu haliyle de hüküm altına alınan tazminat miktarlarına başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile; 168.437,63 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.252,13 TL bakıcı gideri tazminatının davalıya başvuru tarihi olan 27/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya dair taleplerin ayrı ayrı REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 169.689,76‬ TL üzerinden alınması gereken 11.591,50 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harç ile 886,61 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 10.645,59‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harcın ve 886,61 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 6.829,9‬0 TL yargılama giderinin davanın kabul (%65,24) ve ret (%34,76) oranlarına göre hesaplanan 4.455,83 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 27.150,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk kurumu nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı HMK m.345/1 hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan taraflara okunmak suretiyle tefhim edildi. 26/09/2023

Atıf: Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/808, K. 2023/466, T. 26.09.2023, www.arakarar.com/karar/gaziantep-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-808-e-2023-466-k-d5e2614882e3