İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/772 E. 2026/343 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/772
- Karar No
- 2026/343
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ :
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/12/2024 KARAR TARİHİ : 04/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı kurum tarafından müvekkili şirket aleyhine Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi ...., Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi .....,Diyarbakır İcra Dairesi ....., Diyarbakır İcra Dairesi .....Esas sayılı icra takipleri ikame edildiğini, müvekkili şirket aleyhine ikame edilen kaçak elektrik tahakkuklarına ilişkin icra takipleri haksız olup söz konusu borçlara ilişkin müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitinin gerektiğini, müvekkilinin davaya konu icralarında davalıya borçlu olmadığının tespitine, tedbirsiz ve özensiz davranarak gerekli denetim görevini yerine getirmeyen, kötü niyetli ve haksız icra takibi başlatan davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, dair karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. DEĞERLENDİRME : Dava, Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6102 sayılı yasanın 5/a. maddesinde; "bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ile aynı kanunun 6325 sayılı kanunda değişiklik yapan 23. Maddesinde "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın , dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü yer almaktadır. Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebi içeren ticari davalarda arabuluculuk başvurusunun dava şartı olduğu ve başvuru sonucunda düzenlenen son tutanağın dava dilekesine eklenmesinin zorunlu olduğu, arabulucuya başvuru yapılmadan dava açıldığının anlaşılması halinde ise herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği öngörülmüştür. Eldeki davada; davacı vekili tarafından dava açılırken arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir ibareye yer verilmediği, sunulan arabuluculuk tutanağında arabuluculuk görüşmesinin dava dışı DEPSAŞ ile gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, Mahkememizin .....tarihli celse 2 numaralı ara kararı ile "6325 sayılı yasanın 18/a maddesi gereğince, davacı ile davalı DEDAŞ arasında iş bu davaya konu icra takipleri yönünden gerçekleşen arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşmaya varılamadığına dair arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini ibraz etmesi için davacı vekiline bu günden itibaren 1 haftalık kesin süre verilmesine, 1 haftalık kesin süre içerisinde son tutanağı ibraz etmediği takdirde 6325 sayılı yasanın 18/a maddesi gereğince davanın usulden reddedileceğinin ihtaratı yapıldığı" kesin süreye rağmen davalı DEDAŞ ile gerçekleştirilen arabulucu son tutanağının sunulmadığı bu durumda aralubulucuya başvuru yapılmadan davanın açıldığı anlaşılmakla davanın HMK. 114 ve 115. Maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2- Alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 427,60 TL harçtan düşümü ile eksik kalan 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3- Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde, artan gider ve delil avanslarının ayrı bir karar yazmaya gerek olmaksızın, HMK 333 maddesi ve gider avansı tarifesine göre, ilgililerine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğuında kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim