İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/322 E. 2024/1068 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/322
- Karar No
- 2024/1068
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/03/2024 KARAR TARİHİ : 04/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı yanın sigortalı aracı olan ... plakalı araç çift taraflı trafik kazası geçirdiği, bu kazada davalı yan sigortalı araç sürücüsü yüzde 100 kusurlu bulunduğu, araçta meydana gelen hasar ile ilgili ve değer kaybı ile ilgili kısmi ödeme yapılmışsa da değer kaybı ile ilgili yapılan ödemenin yetersiz olduğu, ... tarihinde KTK 97 gereği yapılan başvuruya ... tarihinde kısmi ödeme yapıldığı, ancak bu değer kaybı tazminatı gerçek zararın çok altında olduğu, bu nedenlerle, 50,00 TL (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tazmin edilmesine, yargılama giderleri ile yasal vekâlet ücretinin davalı taraflara yükletilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı araç, ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (Trafik Poliçesi) ile sigortalı bulunmakta olup kaza tarihi itibariyle teminat limiti 200.000,00 TL olduğu, yapılan bütün ödemelerin teminatta düşülmesi gerektiği, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının sorumluluğu ve nihayetinde poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, ayrıca davanın açılacağı yetkili mahkeme Beykoz Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkil şirketin ticari merkezi, Beykoz İlçesi adli hudutları dâhilinde olduğu, ancak Beykoz Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmaması sebebi ile yetkili mahkeme Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, işbu başvurunun belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığı açık olduğu Zira HMK 107. maddesi “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceğini, açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar verilmesini, müvekkil şirket dava açılmasına keyfi ve haksız olarak sebep olmadığından, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana geldiği iddia olunan çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasara bağlı oluştuğu ileri sürülen değer kaybına ilişkin yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle bakiye değer kaybı istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, ... plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, poliçede araç başına maddi tazminat limitinin 120.000,00 TL olarak belirtildiği, dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ... tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelden daha fazla miktarda değer kaybı oluşup oluşmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının bakiye değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin ... tarihli ve ... E., .... sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM ... H.D.-... tarih,... E.-... K.) Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle kaza tarihi itibarıyla davacının aracında 41.777,23 TL değer kaybı meydana geldiği mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından 30.000,00 TL değer kaybı ödendiği dosya kapsamından sabittir. Mahkememizca yapılan kusur değerlendirmesinde kaza neticesinde hazırlanan kaza tespit tutanağında belirlenen kusur durumu mahkememizce benimsenerek sigortalı araç sürücüsü asli ve tek kusurlu kabul edilmiştir. Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalının %100 kusurlu olmasına göre tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Bilirkişi raporu ile tespit edilen 41.777,23 TL değer kaybından davadan önce yapılan ödeme mahsup edildiğinde, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu bakiye miktar 11.777,23 TL kabul edilmiş, davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek, dava dilekçesinde gösterilen ve tahkikat sonucu arttırılan taleple bağlı kalınarak ve nihai olarak kabul edilen 10.777,23 TL alacağın tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. G.D:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere; HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ İLE; 10.777,23 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2- Kabul edilen bedel 10.777,23 üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 736,19 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın düşümü ile eksik kalan 308,59 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 427,60 başvuru harcı olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından 66,00 TL tebligat ve posta masrafı ve 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.566,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 10.777,23 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim