İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/685 E. 2025/488 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/685
- Karar No
- 2025/488
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 20/05/2022 KARAR TARİHİ : 24/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .....günü saat .....:.....-.....:.....saatleri arasında Diyarbakır ili İskenderpaşa Mahallesi İnönü Cad. Çiftkapı civarında karşıdan karşıya geçtiği sırada .....ait olan ve kaza sırasında kendisinin kullandığı .....plakalı araç ile müvekkile çarparak, müvekkilin yaralanmasına neden olduğunu, söz konusu kazaya ilişkin Ölümlü/ Yaralamalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda :''Bu kazanın oluşumunda sürücü .....2918 sayılı KTK'nın 53/2-a (sağa ve sola dönüşlerde sürücülerin kurallara uygun olarak geçiş yapan yayalara ilk geçiş hakkını vermemesi) kuralını ihlal ettiği kaza yeri inceleme ve görüntü kayıtlarına istinaden anlaşılmış olup görüş ve kanaatine varıldığı değerlendirmede bulunduğunu, müvekkilin geçirdiği trafik kazası sonrası .....Hastanesinde tedavisine başlandığı, tedavi sürecinin halen devam ettiği, sağ ayağında yırtık ve kırık oluştuğu, 2 defa ameliyat olmasına rağmen ayağında bulunan hasar giderilememiş olduğunı, ayağına platin takılmış olduğunu, yürümekte güçlük çektiğini, tekerlekli sandalye ile zorlukla yürüdüğünü, davaya konu trafik kazası sebebi ile ayağında kalıcı hasar olduğunu, iş gücü kaybı yaşamasına neden olduğunu, davaya konu trafik kazası sebebi ile 2 defa ameliyat olup, sayısız defa hastaneye muayene olmak için gittiğini, çeşitli ilaçlar kullandığını,....Müvekkilin geçirdiği trafik kazası sonrası tedavi amaçlı ödediği tedavi masraflarının (hastahane, ilaç vs. ) karşılanmasın amacı ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakkının saklı kalması kaydıyla maddi tazminata hükmedilerek, kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .....Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından değerlendirilme yapılabilmesi için Usulüne uygun Maluliyet Raporu ve Kusur Durumunun değerlendirilebilmesi için Kaza Tespit Tutanağı, İfade Tutanağı veyahut Bilirkişi Raporu Davacıdan istenmesine rağmen işbu belgeler müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, hal böyleyken, müvekkil şirkete yapılan başvurunun geçerli olacağı kabul edilemeyeceğini, nitekim başvurucunun maluliyetinin oranı dahi tespit edilmeden müvekkili şirkete yaptığı başvurunun tek amacı, KTK'de yer alan sigorta şirketine başvuru yükümlülüğünü atlatarak başvuru dava ikame edebileceğini, ayrıca, hiçbir şekilde davayı kabul manasına gelmemek kaydıyla, müvekkil Şirketten, K.T.K 98. ve 99. maddeleri uyarınca ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, zira sigortalının aracının trafık kaydı hususi olarak belirtildiğinden, bir ticari işe veya tacire atfedilebilecek bir durum olmaması ile birlikte huzurdaki davanın haksız fiile ilişkin olması nedeniyle davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla Müvekkil Şirket ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .....vekili cevap dilekçesinde özetle; Olayda müvekkili açısından söz konusu olay kapsamında kaçınmazlık durumu ortaya çıktığını, kaçınılmazlık kavramına değinilirse; Kaçınılmazlık 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. vd. maddelerinde tazminatın kapsamı belirlenirken durumun gereğini, yani olayın özelliklerini göz önüne almakla yükümlü tuttuğundan, bazı hallerde zararın ortak ve kısmi sebebini oluşturan beklenmedik olaylar tazminattan indirim sebebi olabileceğini, müvekkili .....kaza olayının meydana gelememesi adına üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olması rağmen söz konusu olayın gerçekleştiği , söz konusu olayın — meydana gelmesinde müvekkiline atfedilecek kusur bulunamayacağı mahkeme aksi kanaatte olması halinde, hükmedilecek tazminata hakkaniyet indirimi yapması gerektiği açık olduğunu, davacının trafik kazasının oluşmasında ve meydana gelen yaralanmada, kendi kusurlu filleriyle sebep olması halinde müterafık kusur sebebiyle hesaplanacak tazminattan uygun oranda indirim yapılması gerektiği inancında olduklarını, bu hususta tanıklar ile davacı asilin yemine daveti ile beyanının alınmasını talep ettiklerini, müvekkil ve ailesi tarafından davacının tedavi süresince tüm tedavi giderleri ile SGK prim borcu ödenmiş , kendisine maddi olarak her türlü destek sağlandığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, .....plaka sayılı araca ilişkin trafik tescil bilgileri, davacıya ait tedavi evrakları, davacı ile davalı asil hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, davaya konu kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığının tespiti yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumundan, karşılanmayan tedavi gideri bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişiden, kusur durumunun tespiti yönünden Ankara Adli Tıp Kurumundan, tazminat hesabı yönünden ise, aktüer bilirkişiden, rapor alınmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklı, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın sürücüsü ve işleteni ile aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine ve davalı araç sürücüsüne yöneltilmiş geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri ile davalı sürücüye yöneltilmiş manevi tazminat istemine ilişkindir. .....tarihinde davalı .....evk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç otomobil ile İnönü Caddesi üzerinde Mardin Kapı istikametinden Gazi Caddesi istikametine seyrederek geldiği olay yeri kavşakta sola dönüşle Hintli Baba Caddesi’ne girdiği sırada, kavşak başından karşıya geçmekte olan yaya .....’a çarpması sonucu dava konusu kaza meydana geldiği .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde .....- .....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede kişi başı sakatlanma halinde maddi tazminat üst limitinin 430.000,00 TL, tedavi gideri maddi tazminat üst limitinin 430.000,00 TL olarak gösterildiği, davaya konu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce davacı tarafından yapılan başvuruya istinaden davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının hastane, tedavi ve ilaç masrafları için 1.000,00 TL, geçici iş göremezlik için 500,00 TL, sürekli iş göremezlik için 3.500,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalı araç sürücüsü ve davalı sigorta şirketinden müşterek ve müteselsilen, 70.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı araç sürücüsünden tahsili talebine ilişkin olduğu anlaşıldı. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince, davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlendiği gibi, işleten de sürücünün kusuru nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlüdür. Kaza tespit tutanağı ile soruşturma ve kovuşturma dosyasının incelenmesinden; tarihinde davalı evk ve idaresindeki plaka sayılı araç otomobil ile İnönü Caddesi üzerinde Mardin Kapı istikametinden Gazi Caddesi istikametine seyrederek geldiği olay yeri kavşakta sola dönüşle Hintli Baba Caddesi’ne girdiği sırada, kavşak başından karşıya geçmekte olan yaya ’a çarpması sonucu dava konusu kaza meydana geldiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce, elde ki davada, davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusur durumunun tespitine yönelik Ankara Adli Tıp Kurumundan kusur durumuna yönelik rapor aldırılmıştır. İlgili raporda özetle; "sürücü , yönetimindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken biçimde dikkatini vermemiş, olay yeri kavşaktan sola dönüş yaptığı sırada, kavşak başını kullanarak karşıya geçiş yapan yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerektiği halde bu hususa özen göstermemiş, bu haliyle kavşak başından yolun karşısına geçmek üzere kaplamaya giren yayaya aracının ön kısmıyla çarpması sonucu meydana gelen olayda; dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle asli kusurlu olduğu, yaya , kavşak başından kaplamaya girerek ilk geçiş hakkına sahip biçimde olay yeri taşıt yolunun karşı tarafına geçtiği sırada, bu yol üzerinde kavşaktan kontrolsüz biçimde dönüş yapan aracın sadmesine maruz kaldığı olayda, oluş şartlarında herhangi bir kural ihlali görülmediğinden sonuçta atfı kabil kusuru olmadığını, yukarıdaki hususlar değerlendirildiğinde, olayda; sürücü ’ün % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, yaya ’ın kusursuz" olduğu mütalaa edilmiştir. Kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda;" Kas-İskelet Sistemi; .Ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a göre; dorsifleksiyon hafif %7, plantar fleksiyon hafif %7, Tablo 3.11’e göre; inversiyon hafif %2, eversiyon hafif %2 alt ekstremite engellilik oranı olduğu, alt Ekstremitedeki Uzunluk Farkı, Tablo 3.3’e göre alt ekstremite engellilik oranı %5 oranı olduğu, Balthazard formülü ile %7+%7+%2+%2+%5=%21,08 olup, Tablo 3.2’e göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %11 (yüzdeonbir) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği" mütalaa edilmiştir. Her ne kadar davalı vekili ve davalı asil tarafından davacının kaza tarihi öncesinde de dava konusu kaza nedeniyle maluliyete uğranılan yer ile alakalı rahatsızlığının bulunduğu ve bu hususlarda tedavi gördüğü hastaneler bildirilmiş ise de ilgili bilgilerden söz konusu hastane girişlerinin ve teşhislerin dava konusu maluliyet ile aynı mahiyette olmadığı ve ilgili maluliyet oranını etkilemeyeceği kanaatine varılmakla ilgili hastanelerde bilgi ve belgeler istenilerek tekrardan adli tıp raporu alınmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir. Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; " 11.395,60 TL tedavi gider, 23.018,31 TL geçici iş göremezlik, 71.320,38 TL bilinen dönem sürekli iş göremezlik tazminatı, 892.689,73 TL gelecek dönem sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 998.424,02 TL maddi zarar hesaplandığı" raporda belirtilmiştir. Tedavi gideri yönünden yapılan hesaplamaya yönelik bilirkişi raporunda; 2021 yılına ilişkin SGK kapsamı dışında kalan kaçınılmaz tedavi giderinin 6.715,60, 2023 yılında 4.680,00 TL olduğu toplam neticeten dava konusu kazaya ilişkin davacının tedavi giderini kalemine ilişkin zararının 11.395,60 TL olduğu mütalaa edilmiştir. İlgili raporlar mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek ilgili raporlardaki tespit ve hesaplamalar hükme esas alınmıştır. 1-Davacının maddi tazminat istemlerine ilişkin olarak değerlendirmede; Davacı taraf açılan davada, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin istemini tüm davalılara yöneltmiştir. Davalı sigorta şirketi yönünden kaza tarihinde geçerli kişi başı sakatlanma halinde maddi tazminat üst limiti 430.000,00 TL, tedavi gideri tazminat üst limiti de 430.000,00 TL'dir. Davalı sigorta şirketinin poliçedeki sakatlanma üst limiti ile olan 430.000,00 TL sınırlı olması kaydıyla, davalılar, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 kusuruna isabet eden 71.320,38 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 892.698,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatından, tedavi gideri tazminatı yönünden ise davalı sigorta şirketi ve davalı araç sürücüsü tedavi gideri limitinin ayrı olarak belirlenmesi nedeniyle 11.395,60 TL tedavi gideri tazminatının tamamından ise müştereken ve mütesilsilen sorumludurlar. Faizin türüne ilişkin olarak; davalı sigortalı aracın kullanım amacının hususi olduğu anlaşılmakla, davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesi de dikkate alınarak kabul edilen tazminat kalemlerine, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden diğer davalı araç sürücüsü yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davacının tazminat istemi BK 56. maddeye dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olayda, kazanın oluş şekli, kusur durumu, kaza nedeniyle davacıda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, iyileşme süresi ve maluliyet durumu nedeniyle yaşadığı acı, elem, üzüntü, ıstırap, keder nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilme şartları gerçekleşmiştir. Davacı ile davalı araç sürücünün ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik şartları, somut olayın özellikleri ile hak ve nasafet kuralları gereği davacı lehine ve davalı sürücü .....aleyhine 30.000,00 manevi tazminata hükmedilmesine, manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine ve kabul edilen manevi tazminat miktarına kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. G.D:Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere; HÜKÜM: 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile; Davacının 23.018,31 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 964.010,11 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 11.395,60 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 998.424,02 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketinin 441.395,60 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren, davalı .....yönünden haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan .....'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 68.202,34 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 256,17 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 3.410,11 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 64.536,06 TL harcın, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 28.455,23 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30 TL harcın davalı .....tahsili ile Hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 256,17 TL başvuru harcı ve 80,70 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 3.410,11 TL tamamlama harcının toplamı olan 3.746,98 TL'nın, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 1.656,50 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından 1.169,25 TL tebligat ve posta masrafı, 6.048,00 TL ATK faturası ve 6.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 13.717,25 TL yargılama giderinin, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 6.064,28 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Kısmen kabul edilen maddi tazminat yönünden; davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 151.779,36 TL vekalet ücretinin, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 70.209,34 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Kısmen kabul edilen manevi tazminat yönünden; davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı .....tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Kısmen reddedilen manevi tazminat yönünden; .....kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı .....verilmesine, 10-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 707,34 TL'sinin davalı sigorta şirketinden, bakiye kalan kısım 892,66 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair davacı vekilinin, davalı .....vekilinin ve davalı .....yüzüne karşı davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim