İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/29 E. 2024/863 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/29
- Karar No
- 2024/863
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/01/2022 KARAR TARİHİ : 18/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin .....tarihinde Diyarbakır İli Kayapınar İlçesi Fırat Mahallesi .....Sokak üzerinde yaya olarak kurallara uygun bir şekilde yürürken davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen, davalı .....adına kayıtlı ve davalı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracın müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza sonucu yürütülen soruşturmaya istinaden iddianame düzenlendiğini ve Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesinde .....esas sayılı dosyası üzerinden kovuşturmaya başlandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün neredeyse tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin bu kaza neticesinde çalışamaz hale geldiğini, vücudunda kırıklar ve kalıcı izler oluştuğunu ve en önemlisi tüm tedavilere rağmen müvekkilinin dalağının alınmak zorunda kalındığını, müvekkilinin vücudundaki bir organını kaybetmiş olmanın kendisinde yarattığı fiziksel ve ruhsal tesirlerin tarif edilemez derecede fazla olduğunu, müvekkilinin yaşının genç olması ve henüz bekar olması da göz önüne alındığında söz konusu kazanın kendisinde yarattığı olumsuz etkilerin şiddetinin artırdığının da kaçınılmaz olduğunu, tüm bunlarla birlikte ileriye yönelik olarak artık eğitim hayatına ve iş hayatına istediği gibi devam edemez konuma geldiğini, yine müvekkilinin geçirdiği bu kaza neticesinde askerliğe elverişli olmayan bir hale geldiğini, askerlik görevini yerine getiremeyecek olmanın gerek özel hayatta gerekse de toplumsal hayatta yaratacağı olumsuz etkilerin de müvekkilin manevi zararlarını oldukça artırmakta olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinden önce Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde Kur'an Kursu eğiticisi olarak görev yapmakta olduğunu, ayrıca zaman zaman medresede imamlık ve müezzinlik görevlerini de ifa etmeke olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin dalağı alındığını, dalağın bulunmamasının müvekkilinin mesleğini icra etme noktasında sıkıntılar oluşturduğunu, imamlık ve müezzinlik mesleğinin niteliği gereği ses gücünün oldukça etkili bir şekilde kullanılması gereken bir meslek olduğunu, zira müvekkilinin mesleğinin hem hitap yeteneği hem de ibadet yönünde görevleri içerdiğini, ayrıca müvekkilinin kaza neticesinde vücudunda kırıklar, yaralar ve kalıcı izler de meydana geldiğinden dış görünüşünde de olumsuz görüntüler yaratan bu durumun mesleğini icra ederken kendisine sıkıntılar oluşturmakta olduğunu, TÜİK'e müzekkere yazılarak emsal ücret araştırması yapılması neticesinde müvekkilinin kazanç kaybının ortaya çıkacağını, dava konusu kaza ile ilgili davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlası saklı 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 100.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılar .....ile .....müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiş, maddi tazminat kalemlerinin açıklanmasına yönelik sunmuş olduğu .....tarihli dilekçe ile, 1.000,00 TL olarak talep edilen maddi tazminatın 500,00 TL'lik kısmının geçici iş göremezlik tazminatına, 500,00 TL'lik kısmının ise sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu beyan etmiş, .....tarihli bedel arttırım dilekçesi ile, davalı sigorta şirketi yönünden bakiye poliçe limiti ile sınırlı olması kaydıyla, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden talep sonucunu 6.358,27 TL'na, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden ise 742.053,81 TL'na yükseltmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, davacı tarafından usulüne uygun başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsü .....tam kusurlu olduğuna yönelik iddianın gerçeği yansıtmadığını, kazanın meydana gelmesinde davacının asli kusurlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının maluliyet durumunun tespiti yönünden İstanbul ATK'dan rapor alınması gerektiğini, hesaplamanın 1.8 teknik faiz oranına göre yapılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararından sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafından resmi belge sunulmaması durumunda gelirin asgari ücret üzerinden hesaplanmasının gerektiğini, sigortalı aracın kullanım amacının hususi olması nedeniyle davacının yasal faiz oranını aşan her türlü talebinin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ....., davacının kontrolsüz bir şekilde kör noktadan koşarak yola çıkması sonucu arabanın sağ tarafına çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında kusurun %75'inin yayaya verildiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ....., usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakları ve UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesini .....esas sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davacı ile davalılar .....ve .....hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, davacının maluliyet durumunun tespiti yönünden önce Dicle Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından, itiraz üzerine ise İstanbul Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınmış, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden Ankara Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınmış, tazminat hesabı yönünden önce bilirkişi .....kök ve ek bilirkişi raporu alınmış, raporun denetime elverişli olmaması ve asgari ücrette değişiklik yapılması nedeniyle bu sefer hesap bilirkişisi .....bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği idda edilen aracın sürücüsü ve işleteni ile ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine yöneltilmiş geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile sürücü ve işletene yöneltilmiş manevi tazminat istemine ilişkindir. .....tarihinde davalılardan .....kayden malik olduğu ve davalı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracın davacıya çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsan şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin .....TL olarak belirlendiği, davaya konu kaza nedeniyle Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucu davalı .....hakkında taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, davaya konu kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı Sosyal Güvenlik KUrumu tarafından davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce davacı tarafından .....tarihinde yapılan başvuruya istinaden davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacı da geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi ile tazminatın miktarı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Dosya içerisinde yer alan kaza tespit tutanağı, soruşturma ve kovuşturma dosyası ile yargılama aşamasında kusura ilişkin Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporundan, davalı sürücü ....günü saat .....sıralarında sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı kamyonet ile çift yönlü .....Kayapınar istikametine seyredip, seyrettiği sokak ile 480. Sokağın kesiştiği olay mahalli kavşağa geldiğinde, kavşak başını kullanarak istikametine göre yolun sağından soluna geçmekte olan davacı yayaya aracının sağ ön köşe kesimi ile çarpması sonucu davaya konu trafiek kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunda, davalı sürücü .....sevk ve idaresindeki kamyonet ile gündüz vakti, meskun mahalde, çift yönlü yolu takiben seyredip, olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermediği, hızını ve sürüşünü 30 km/s hız sınırlamasının olduğu mahal şartlarına göre ayarlamadığı, kavşağa hız azaltarak uygun hızla yaklaşmadığı, bu haliyle, kavşak başını kullanarak sağ taraftan sola, yolun büyük bir kısmını geçmiş olan yayaya ilk geçiş hakkını bırakmayarak çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketi ile asli ve %75 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya .....ise, her ne kadar yolun karşısına kavşak başını kullanarak geçmek istemiş ise de, gelen aracın hız ve mesafesini dikkate almadan, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak tarzda, kontrolsüzce yola girdiği anlaşıldığından meydana gelen kazada tali ve %25 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Alınan bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce de benimsenmiş ve kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü .....%75 oranında, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Kaza nedeniyle davacının geçici ve sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davaya konu kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı engel oranının %10 ve sürekli olduğu, kaza tarihinden itibaren iyileşme süresinin 3 ay olduğu ve bu süre içerisinde kişinin %100 özürlü sayılması gerektiği mütalaa edilmiş, bu rapora yapılan itirazlar üzerine bu sefer İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunda da, önceki raporda da belirtildiği gibi, kişinin engel oranının %10 ve sürekli olduğu, kaza tarihinden itibaren iyileşme süresinin 3 ay olduğu ve bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği mütalaa edilmiştir. Tazminat hesabı yönünden hesap bilirkişisi .....alınan kök ve ek raporların denetime elverişli olmaması ve raporların düzenlenmesinden sonra asgari ücrette değişiklik yapılmış olması nedeniyle mahkememizce bu sefer tazminat hesabı yönünden bilirkişi .....bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi .....tarafından, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, %10 maluliyet ve 3 aylık geçici iş göremezlik ile %75 kusur oranı üzerinden ve güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; sürekli iş göremezlik tazminatı 742.053,81 TL, bakıcı gideri ise geçici iş göremezlik tazminatı ise 6.358,27 TL olmak üzere toplamda 748.412,08 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı vekili tarafından müvekkilinin imamlık, müezzinlik ve vaizlik yaptığı ve bu yöne ilişkin emsal ücret araştırması yapılarak hesaplama yapılması talep edilmiş ise de, dosyaya kazandırılan hizmet döküm cetveline göre davacının Diyarbakır Hal Eğitim Merkezi bünyesinde çalıştığı ve gelirinin asgari düzeyde olduğu anlaşılmakla, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı bu yöne ilişkin yapılan itiraz yerinde görülmemiştir. Maluliyet oranı ve süresi ile tazminat hesabı yönünden bilirkişi .....alınan bilirkişi raporlarında belirtilen miktarların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında denetime ve hüküm kurmaya elverişli oldukları kabul edilmiş ve mahkememizce de benimsenmiştir. 1-Davacının maddi tazminat istemine ilişkin olarak değerlendirmede; Davacı taraf açılan davada, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemini tüm davalılara yöneltmiştir. Davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olmasına göre, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 430.000,00 TL'den sorumlu olması kaydıyla, davacı yönünden hesaplanan .....TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 6.358,27 TL geçici iş göremezlik tazminatının toplamı olan .....TL'nın tamamının ödenmesinden müteselsilen sorumlu olup, davacı tarafından geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Faizin türüne ilişkin olarak; davalı sigortalı aracın kullanım amacının hususi olması nedeniyle davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir. Faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak; davacının başvuru yazısına davalı sigorta şirketi tarafından .....tarihinde hasar dosyası açıldığı anlaşılmaktadır. 2918 KTK.'nın 97. maddesinde 8 iş günü olarak belirtilen süre sonunda davalının temerrüdü gerçekleşeceğinden davalı sigorta şirketinin temerrüt .....tarihinde gerçekleşmiştir. Diğer davalılar sürücü ve işleten yönünden ise zarara karşılama yükümlülüğü kazanın gerçekleşmesi ile doğmaktadır. Bu nedenle davalılar işleten ve sürücü yönünden faiz başlangıç tarihi kaza tarihidir. Dava belirsiz alacak davası olup, temerrütle birlikte davalıların zararın tamamını karşılama yükümlülüğü vardır. Bu nedenle, dava dilekçesinde gösterilen ve tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatlarının tamamına davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan .....tarihinden, diğer davalılar işleten ve sürücü yönünden ise, kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davacının tazminat istemi BK 56. maddeye dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olayda, kazanın oluş şekli, kusur durumu, kaza nedeniyle davacıda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, iyileşme süresi ve maluliyet durumu nedeniyle yaşadığı acı, elem, üzüntü, ıstırap, keder nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilme şartları gerçekleşmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik şartları, somut olayın özellikleri ile hak ve nasafet kuralları gereği davacı lehine 75.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, bu bedelin davalılar işleten ve sürücüden müteselsilen tahsiline ve kabul edilen edilen tazminat miktarına kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ve manevi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat taleplerinin KABULÜNE, .....TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile .....TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 748.412,08 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketinin bu bedelin poliçe limitine isabet eden 430.000,00 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan .....2021 tarihinden itibaren, diğer davalılar .....ve .....yönünden ise, kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .....ve .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 51.124,03 TL harçtan, başlangıçta yatırılan 344,97 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 12.810,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 37.969,06 TL harcın, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 21.815,08 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.123,25 TL harcın davalılar .....ve .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, 5-Davacılar tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ve 344,97 TL peşin harç ile sonradan ıslah harcı olarak olarak yatırılan 12.810,00 TL'nın toplamı olan 13.235,67 TL'nın, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 7.604,54 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından 3.777,35 TL tebligat ve dosya masrafı ile 5.300,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 9.077,35 TL yargılama giderinin, kabul red oranı dikkate alınarak, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 4.600,58 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, 8.809,84 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Kabul edilen maddi tazminat yönünden; davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 112.777,69 TL vekalet ücretinin, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 66.500,00 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar .....ve .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Reddedilen manevi tazminat yönünden; davalı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı .....verilmesine, 11-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalı sigorta şirketinin 781,38 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 12-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı .....vekili ve .....A.Ş. Vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalı .....yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim