İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/137 E. 2024/1215 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/137
- Karar No
- 2024/1215
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/01/2022 KARAR TARİHİ : 04/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, ... tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... gireceği sırada, araçtan inen müvekkili ...'ın ayağının üzerinden geçmesi nedeniyle meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ayağında kırık oluştuğunu ve tedavi aşamasında parmağının kesilmesi nedeniyle fonksiyon kaybı meydana geldiğini, hamallık yaparak geçimini sağlayan müvekkilinin ilk olarak tedavi süreci boyunca hastaneden taburcu edilene ve sonrasında da iyileşme süreci boyunca çalışamadığı için geçici olarak gelir kaybına uğradığını, kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğünü, ... plaka sayılı aracın ZMMS sigorta poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden uzlaşma sağlanamadığını ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 10,00 TL bakıcı gideri ile 10,00 TL tedavi giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile tahsilini istemiş, ... tarihli dilekçe ile talep sonucunu geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 847,47 TL'na, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 15.310,64 TL'na ve bakıcı gideri yönünden 150,00 TL'na yükseltmiş ve talep edilen alacak miktarlarının tamamı yönünden yasal faiz talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, başvru şartının usulüne uygun yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur ve maluliyet durumunun tespiti yönünden ATK'dan rapor alınması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik süresinde, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararına ilişkin talepleri tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri taleplerinin trafik sigortası yeni genel şartları gereği teminatı dışı olduğunu, faiz başlangıcı yönünden dava tarihinin ve faizin türü yönünden yasal faizin esas alınması gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ..., sevk ve idaresindeki aracın polis nizamiyesinin önünde olduğunu, bu nedenle aracın gitmesinin mümkün olmadığını, davacının kendiliğinden düştüğünü, aracın altında kalmasının imkansız olduğunu, davacıyı düştüğü yerden kaldırdığında hastalığının olduğunu ve başının döndüğünü beyan ettiğini, aynı zamanda davacının daha önceden ayağında 2 sefer kırık olduğunu ve sakat olduğunu, bu kaza nedeniyle meydana gelen bir durumun söz konusu olmadığını, kullandığı aracın14 ton ağırlığında bir ağır vasıta araç olduğunu, eğer iddia edildiği gibi davacının ayağının aracın altında kalması durumunda kopması gerektiğini, parmak uçlarını altına almasının fizik kurallarına aykırı olduğunu, güvenlik kameraları incelendiğinde her şeyin ortaya çıkacağını, davacıyı yanına kendi akrabasının getirdiğini ve adres gösterdikten sonra gideceğini, kaza sonrası davacı ile ilgilenilmediğine yönelik iddianın gerçek olmadığını, kaza günü davacıyı defalarca aradığını, akabinde evine ziyarete gittiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası ile davacıya ait tedavi evrakları, kazaya ilişkin kamera görüntüleri ve UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu soruşturma dosyası ile Diyarbakır .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davalı ... hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik kurumundan sorulmuş, maluliyet durumunun tespiti yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumundan, kusur durumunun tespiti yönünden Ankara Adli Tıp Kurumundan, tedavi giderlerinin hesaplanması için adli tıp uzmanı bilirkişiden, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanması için ise aktüer bilirkişiden bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın sürücüsü ile aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine yöneltilmiş geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri ile tedavi gideri istemine ve sürücüye yöneltilmiş manevi tazminat istemine ilişkindir. ... tarihinde davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, ... plaka sayılı aracın aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede kişi başı sakatlanma veya ölüm halinde tazminat üst limitinin 430.000,00 TL ve kişi başı sağlık giderlerinin 430.000,00 TL olarak belirlendiği, davaya konu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce davacı tarafından ... tarihinde yapılan başvuruya istinaden davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, davaya konu kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi, bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise süresi, davacının tedavi gideri talep edilip edilemeyeceği, koşullarının oluşması halinde maddi ve manevi tazminatın miktarı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Soruşturma ve kovuşturma dosyası ile kazaya ilişkin görüntülerin incelenmesinden; ... günü saat ... sıralarında davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyon ile Şanlıurfa Yan yol üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli olan ... önüne geldiğinde sağa manevra yaptığı sırada, kamyonun yolcu kısmında bulunan davacı ...'ın hareket eden kamyondan indiği sırada yere düşmesi ile kamyonun sağ tekerinin davacının üzerinden geçmesi neticesinde davaya konu trafik kazası meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik Ankara Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınmıştır. Kazaya ilişkin kamera görüntüleri incelenerek ve soruşturma dosyasında trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporu da irdelenmek suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda; olay anını gösterir video incelendiğinde sarı kamyonun hareket ederek sağa manevra yaptığı sırada kamyonun yolcu kapısının açıldığı ve davacının inmeye çalıştığı ve yere düşütüğü, bu sırada hareketine devam eden kamyonun sağ ön tekerinin altında kaldığı anlaşıldığı, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki kamyon ile seyir halinde iken olay mahalli polis lojmanına girmek için dönüş manevrası yaptığı sırada, davacı yolcu ...'ın hareket eden kamyondan kapıyı açtığı esnada bu durumu fark ederek bu yolcuyu hareket eden araçtan inmemesi hususunda uyarması gerekirken bu hususa uymadığından meydana gelen kazada %10 oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu ...'ın ise, kamyonda yolcu olarak bulunduğu sırada, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde kamyonun dönüş manevrası ile hareket eden araçtan inmeye çalışmaması, kamyonun durmasını beklemesi gerekirken bu hususlara uymayarak kendi can güvenliğini tehlikeye atarak araçtan inmeye çalıştığı sırada meydana gelen kazada %90 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve rapordaki tespitlerin kamera kayıtlarına dayalı olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiş ve davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın %10 oranında, davacının ise %90 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Ustanbul Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının kaza nedeniyle yaralanmasına bağlı tüm vücut engellilik oranının %4 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı mütalaa edilmiştir. Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, % 4 maluliyet ve 3 ay geçici iş göremezlik ile davalının %10 kusur oranı ve asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı toplam 16.158,41 TL olarak hesaplanmıştır. Tedavi giderlerinin hesaplanması için adli tıp uzmanından alınan bilirkişi raporunda, SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 1.500,00 TL olarak hesaplandığı mütala edilmiştir. Davacının geçici ve sürekli iş göremezliği oluşup oluşmadığı ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının tespitine yönelik İstanbul Adli Tıp Kurumundan, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanması için bilirkişi ...'ten ve tedavi giderinin hesaplanması için adli tıp uzmanından alınan bilirkişi raporlarında belirtilen oran ve süreler ile miktarların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek benimsenmiştir. 1-Davacının maddi tazminat istemlerine ilişkin olarak değerlendirmede; Davacı taraf açılan davada, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi giderine ilişkin istemini davalı sürücü ile sigorta şirketine yöneltmiştir. Davalılar, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün %10 kusuruna isabet eden 15.310,64 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 847,77 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 150,00 TL tedavi giderinin ödenmesinden müteselsilen sorumludur. Belirtilen miktarlar üzerinden davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderine ilişkin açılan davanın kabulüne, İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunda davacının bakıcı gideri ihtiyacı bulunmadığına yönelik tespit karşısında bakıcı gideri istemine ilişkin açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Faizin türüne ilişkin olarak; davacı taraf açılan davada yasal faiz talep ettiğinden yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir. Faiz başlangıcına ilişkin olarak; kaza sonrası dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine ... tarihinde başvuru yapıldığı dosya kapsamından sabittir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesi gereğince sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda ... tarihinde temerrüdü gerçekleşmiştir. Diğer davalı sürücünün sorumluluğu haksız fiile dayalı olup, kaza tarihi itibarıyle zararı giderme yükümlülüğü doğmaktadır. Bu nedenle kabul edilen tazminat kalemlerinin tamamına davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalı sürücü yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davacının tazminat istemi BK 56. maddeye dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Mahkememizce, davacı ile davalı ... hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmasına karar verilmiş, davalı ... hakkında düzenlenen sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağı dosyaya sunulmuştur. Her ne kadar, karar tarihi itibarıyle davacının sosyal ve ekonomik durumunun araştırılması için yazılan müzekkere gereği ikmal edilmemiş ise de, davacının kaza tarihinde SGK kaydının bulunmadığı, üzerine kayıtlı araç bulunmadığı, davacı vekili tarafından müvekkilinin hamallık yaptığının beyan edilmesi ve dosyada davacının adli yardım talebinin kabul edilmiş olması ve dosyanın geldiği aşama gözetildiğinde, davacının sosyal ve ekonomik durum araştırmasının yapılmasına yönelik ara karardan dönülerek mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılmıştır. Somut olayda, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, kaza nedeniyle davacıda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, iyileşme süresi ve maluliyet durumu nedeniyle yaşadığı acı, elem, üzüntü, ıstırap, keder nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilme şartları gerçekleşmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik şartları, somut olayın özellikleri ile hak ve nasafet kuralları gereği davacı lehine ve davalı sürücü ... aleyhine 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ve kabul edilen edilen manevi tazminat miktarına kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davacının maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak; a-)Davacı tarafından sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderine ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 15.310,64 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 847,77 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 150,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplamda 16.308,41 TL'nın, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden ise, kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b-)Davacı tarafından bakıcı giderine ilişkin açılan davanın REDDİNE, 2-)Davacı tarafından manevi tazminata ilişkin açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-)Maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.114,02 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından tamamlama harcı olarak yatırılan 854,55 TL'nın mahsubu sonucu bakiye kalan 259,47 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-)Manevi tazminat yönünden; davacının adli yardım talebinin kabul edildiğinden manevi tazminat yönünden harç alınmadığı anlaşılmakla, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL başvuru harcı ile 427,60 TL peşin harcın toplamı olan 855,20 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 5-)Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ile 854,55 TL tamamlama harcının toplamı olan 935,25 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-)Yargılama aşamasında sarf edilen yargılama giderlerine ilişkin olarak; a-)Davacının adli yardım talebinin kabulü kararına kadar 567,25 TL tebligat ve posta gideri olarak sarf edilen toplamda 567,25 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 182,25 TL'lik kısmının, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 139,49 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, b-)Davacının adli yardım talebinin kabulü kararından sonra 7.298,00 TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti ve 4.600,00 TL bilirkişi ücreti ile 3.815,00 TL tebligat ve 20,00 TL müzekkere ücreti olmak üzere suç üstü ödeneğinden karşılanan toplamda 15.733,00 TL yargılama giderinin, kabul red oranı dikkate alınarak, 5.055,01 TL'lik kısmının, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 3.868,90 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye kalan 10.677,99 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 7-)Maddi tazminat istemi yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 16.309,41 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8-)Davacının reddedilen bakıcı gideri istemi yönünden; davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, 9-)Kısmen kabul edilen manevi tazminat istemi yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 10-)Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul red oranı dikkate alınarak, 1.359,16 TL'lik kısmının davalı ... Sigorta A.Ş.'den, 0,84 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 11-)Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yokluğunda karar verilmesini talep eden mazeret dilekçesi de gözetilerek, tarafların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim