Diğer ·
2026/1799 E. 2026/1579 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2026/1799
- Karar No
- 2026/1579
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2026/1799
KARAR NO:2026/1579
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:01/02/2022
NUMARASI:2020/664 Esas - 2022/66 Karar
Birleşen İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2015/1173 Esas Sayılı Dosyası
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Nedeniyle Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/10/2026
Taraflar arasında görülen tazminat talepli davada; yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen kararın, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/03/2026 gün ve 2026/1226 E.- 2026/2701 K sayılı ilamı ile bozulması üzerine; HMK.m.373/3 hükmü gereğince duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda dosya incelendi gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 12/03/2014 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki müteveffa davalı ...'a ait ... plakalı araç ile yapmış olduğu trafik kazasında davacı ...'ın yaralandığını ve malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını, kazaya karışan aracın kasko sigortacısının davalı ... olduğunu, zorunlu trafik sigortacısının ise davalı ... olduğunu belirterek, davacının maluliyetine ilişkin olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, davacı ... için 50.000,00-TL anne ve babası için 20.000,00'er-TL, kardeşleri için 5.000,00'er-TL olmak üzere toplam 100.000 TL manevi tazminatın ise davalı ..., ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacılar vekili dilekçesinde; ...'in, mülkiyeti ...'a ait ... plakalı araç ile 12/03/2014 tarihinde yaptığı kazada müvekkillerinden ...'ın yaralandığını, araç kasko sigortasının ... A.Ş. ve zorunlu trafik sigortasının davalı ... A.Ş. tarafından yapıldığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalılar, davanın reddinin gerektiğini, savunmuştur.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne dair verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 12/11/2020 tarih ve 2018/3357 Esas ve 2020/3699 Karar sayılı kararı ile; "Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra da Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Somut olayda her ne kadar ATK 3. İhtisas Dairesinden davacının maluliyetine ilişkin rapor alınmış ise de, raporda maluliyet hesabında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınmış olup, 12/03/2014 kaza tarihi itibariyle maluliyete ilişkin alınacak raporların Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerektiğinden, maluliyet raporu bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda, kaza tarihinde yürürlükte olan “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği”ne uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile; kararın HMK'nın 353/1-a/6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, diğer istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiş, Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda, mahkemenin 2020/664 Esasını alan davaya ilişkin ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde;
"A)Maddi tazminat talepleri bakımından;... AŞ bakımından verilen hüküm kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına;... AŞ’ye, davalılar ..., ... ve birleşen Anadolu 1 ATM 2015/1173 E, 2015/1060 K davalısı ... AŞ’ye açılan davanın reddine;
B)Manevi tazminat davası bakımından verilen hüküm kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiş, verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 16/02/2023 tarih ve 2022/1297 Esas -2023/275 Karar sayılı ilam ile; "...Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, dairemizin daha önceki kaldırma gönderme kararı gereklerinin yerine getirilerek olay tarihi itibariyle maluliyete ilişkin raporun Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre alınmış olmasına ve bu raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak ilk derece mahkemesince daha önce verilen kararın, münhasıran maluliyetin usulüne uygun tespit edilmesi gereğine işaret edilerek dairemizce kaldırıldığı ve kararın kaldırılmasına ilişkin dairemizin kararında diğer istinaf başvuru sebeplerinin incelenmediğinin açıkça belirtildiği, bu durumda manevi tazminat yönünden verilen kararın kesinleşmediği anlaşıldığından, manevi tazminat yönünden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması, HMK'nın 353/1-b/2.maddesi gereğince yeniden hüküm tesisi gerekmiştir." kanaati ile;
"a/Maddi tazminat talepleri bakımından;
-... AŞ bakımından verilen hüküm kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına ;
-... AŞ’ye, davalılar ..., ... ve birleşen Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1173 E, 2015/1060 K davalısı ... AŞ’ye açılan davanın reddine;...
b/Manevi tazminat talepleri bakımından;
-Takdiren davacı ... için 1.000,00-TL; davacı (annesi) ...için 700,00-TL, davacı (babası) ...için 700,00-TL manevi tazminatın davalılardan ... ve ...’dan kaza tarihi olan 12.03.2014 tarihinden itibaren, davalı ... AŞ’den (... sigortaya yapılan 08.01.2015 tarihli başvurudan 8 iş günü sonrası olan) 21.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline; fazlaya ilişkin kısmın reddine; ...
-Davacılar (kardeş) ... ve ... için istenen manevi tazminat taleplerinin reddine" karar verilmiş, Dairemiz kararına karşı, davacılar vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması neticesinde, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 09/03/2026 tarih, 2026/1226 Esas - 2026/2701 Karar sayılı ilamı ile;"...Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;...Somut olayda; davacı ...'ın yaralanma derecesi, olayda kusurunun olmaması, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacılar ..., baba ...ve anne ... yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekir..." gerekçesi ile, Dairemiz kararının bozulmasına karar verilerek, dosya Dairemize iade edilmiştir.Yargıtay bozma ilamı üzerine Dairemizin 2026/1799 Esas sırasına kaydedilen eldeki davada, 06/10/2026 tarihinde yapılan duruşmada, Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.Davalı ...'ın vefatı üzerine, Av. ... tarafından, müteveffa ...'a ait veraset ilamı ve mirasçıları adına düzenlenmiş usulüne uygun vekaletname sunulması ile taraf teşkili sağlanmıştır.Yargıtay bozma ilamı, Dairemizin bozmaya konu kararı ve duruşmaya katılan davacılar vekili ve davalı ... ve müteveffa davalı ... mirasçıları vekilinin beyanları ile tüm dosya kapsamının yeniden incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde;Dava, trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup;
a-) Dairemizce daha önce verilen 2022/1297 Esas, 2023/275 Karar sayılı 16/02/2023 tarihli karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 09/03/2026 gün ve 2026/1226 E. - 2026/2701 K sayılı ilamında, bozma sebebi yapılan hususlar hariç olmak üzere kesinleştiğinden, kesinleşen hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
b-)Davacıların manevi tazminata ilişkin istemi incelendiğinde;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda; kazanın oluş şekli, kazadaki kusur durumu (davalı sürücünün asli, davacı ...'un kusursuz oluşu), kaza tarihi (2014 yılı), kaza tarihindeki paranın alım gücü ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaralanmasının niteliği, davacının kaza tarihindeki yaşı, manevi tazminatın amacının, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek olduğu, hakimin manevi tazminat miktarını, adalete uygun olarak takdir etmesi gerektiği göz önüne alındığında davacı kazazede ... için 6.000,00-TL, annesi ve babası için 2.000,00'er-TL manevi tazminatın davalı araç sürücüsü ... ve müteveffa davalı ... mirasçılarından kaza tarihinden, davalı ... AŞ’den de 21/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline; fazlaya ilişkin kısmın reddine, davacılar ... ve ...'ın manevi tazminat taleplerinin reddine, davacılar ..., ...ve ...'ın reddedilen manevi tazminat talepleri yönünden, 14/03/2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarihli ve 2024/29 Esas, 2024/226 Karar sayılı kararı göz önünde bulundurularak davalı taraf yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,
1/Dairemizin 2022/1297 Esas, 2023/275 Karar sayılı 16/02/2023 tarihli kararı manevi tazminatlara ilişkin hüküm bölümü hariç olmak üzere diğer yönlerden kesinleştiğinden, kesinleşen hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
2/Davacı ... için 6.000,00-TL; davacı (annesi) ...için 2.000,00-TL, davacı (babası) ...için 2.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan ... ve ... mirasçısı davalılardan kaza tarihi olan 12/03/2014 tarihinden itibaren, davalı ... AŞ’den (... sigortaya yapılan 08/01/2015 tarihli başvurudan 8 iş günü sonrası olan) 21/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline; fazlaya ilişkin kısmın reddine;
3/Davacılar (kardeş) ... ve ... için istenen manevi tazminat taleplerinin reddine;
4/Dairemizin 2022/1297 Esas, 2023/275 Karar sayılı 16/02/2023 tarihli kararı ile maddi tazminat istemine yönelik kurulan hüküm kesinleştiğinden maddi tazminat talebi yönünden yeniden vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5/Davacılar ..., ...ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin, davalı ..., müteveffa davalı ... mirasçıları ile davalı ... A.Ş. (... A.Ş)'den alınarak davacılara verilmesine,
6/Davalılar ..., ... mirasçıları ve ... A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirmişler ise de, 4/03/2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarihli ve 2024/29 Esas, 2024/226 Karar sayılı ilamı gereğince, reddedilen kısım yönünden davalı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7/Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılar ..., ..., ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
8/Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
9/... Şirketi tarafından aleyhine yöneltilen maddi tazminat istemine ilişkin yapılan yargılama gideri yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
10/Davacıların adli yardımdan yararlanması nedeniyle resen yapılan 1.682,70-TL yargılama giderinin davalılar ..., müteveffa davalı ... mirasçıları ile davalı ... A.Ş. (... A.Ş)'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
11/Davacı tarafça iş bu dava için yapılan 860,00-TL yargılama giderinin davalılar ..., müteveffa davalı ... mirasçıları ile davalı ... A.Ş. (... A.Ş)'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
12/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
İlişkin, davacılar vekili ve davalılar ... ile ... mirasçıları vekilinin yüzüne karşı; HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Yolu açık olmak üzere, oy birliği ile verilen karar okunup, açıklandı. 06/10/2026