Diğer ·

2025/177 E. 2025/177 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2025/177
Karar No
2025/177
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/177 Esas - 2026/259 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/177 KARAR NO : 2026/259

... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 25/04/2025 KARAR TARİHİ : 10/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle; davalı .... hiçbir faaliyeti olmamasına rağmen, tamamen kötü niyetli bir şekilde isim ve logosunu kendi adına tescil ettirdiği ...’un, önceki yıllarda Türkiye'nin en başarılı spor kulüplerinden biri olmuş, Avrupa kupalarında uzun süre mücadele ederek ...'in adını Türkiye'ye ve Avrupa'ya duyurmuş, ancak sonrasında mali ve sportif sebeplerle hızla alt liglere düşmüş ve sonunda da fiilen kapanmış eski bir futbol kulübü olduğunu, uzun yıllar boyunca ... Süper Lig'de mücadele ettiğinden, ancak onun spor hayatından çekilmesinin ardından müvekkili .... şehri temsil eden tek kulüp kaldığından, ayrıca iki kulübün de adında "..." şehrinin ismini taşıyan ve futbol ile ilgili kulüpler ve renkleri de (kırmızı-siyah) aynı olduğundan, zaten hali hazırda birçok kişi tarafından müvekkili ... ..., ... ile karıştırılabileceğini, bazen futbol müsabakalarındaki yorumcular dahi müvekkili kulüpten "..." olarak söz ettiğini ve durumu en yakından takip edenler hariç birçok kişi bu iki kulübün aynı olduğunun sanılabildiğini, ...... ile itiraza konu ... logosu, şekil itibariyle, aynı renklere sahip olduğu için ve her iki logoda da ... ibaresi bulunduğundan, aralarında hem görsel, hem işitsel, hem de kavramsal olarak benzerlik bulunduğunu, ortalama tüketici/ortalama insan, yani halkın çoğunluğu tarafından bu iki kulübün aynı veya birbiriyle ilişkili yapılar olduğunun sanılmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, her iki markanın da temel unsurunun "..." ibaresi olduğunun tartışmaya açık bir husus olmadığını, ancak .... kararında ...'in şehir ismi olup maruf yer adı olduğundan ayırt edicilik unsurunun bulunmadığının ifade edilmiş olduğunu, ne var ki, itiraza konu marka yalnızca “...” ibaresinden ibaret olmayıp, bunun yanında “spor” kelimesi ile birlikte “1969” tarihinin de eklenerek, hem müvekkiline ait markanın faaliyet alanını (futbol ve spor) doğrudan işaret ettiğini hem de müvekkili markasıyla açık bir isim ve anlam benzerliği bulunduğunu, davalının söz konusu marka tescil başvurusunda "kötü niyetli" olduğunu, ifade ederek, .... başvuru numaralı ve "... 1969" ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, karar verilmesini talep ve dava etmişitr. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu marka başvurusunun kelime, şekil ve renk unsurlarından oluşan özgün bir kombinasyona sahip olduğunu, dava konusu markadaki logo kullanımının incelemede göz ardı edilemeyeceğini, söz konusu unsurların davacı markalarında yer almadığını, dava konusu markada yer alan “...” ibaresinin coğrafi yer adı olduğunu, taraf markalarındaki esas unsurların farklı olduğunu, ortalama tüketici kitlesinin markaları karıştırmalarının mümkün olmadığını, davacının tanınmışlık hususuna dayalı iddialarının ispatlanamadığını, kötü niyete ilişkin iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kötü niyete mesnet gösterilen ....sayılı önceki başvurunun münhasıran kelime unsurundan oluştuğunu, söz konusu başvurunun emsal olarak gösterilemeyeceğini, ilgili başvurunun sahibinin davalı şahıs olmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkilinin 1969 yılında kurulmuş olan ...'un bir dönem başkanlığını yaptığını, davacının iddiasının aksine markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığını, kulüplerin isimlerinin birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin marka başvurusunda kötü niyetin söz konusu olmadığını, davacının SMK 6/1 ve 6/5 maddelerine dayalı iddialarının yersiz olduğunu ifade ederek, davanın reddine, re'sen müvekkili adına tazminat alacağına karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında,.... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlük ile sicilden terkin taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, davalı şahıs tarafından 07.04.2023 tarihinde .... başvuru numarası ile “... 1969” ibareli marka için 41. sınıftaki hizmetleri kapsayan marka başvurusunda bulunulduğu, söz konusu marka başvurusu .... tarafından kabul edilerek 12.09.2023 tarihli ve 428 sayılı Resmi Marka Bülteni'nde ilan edildiği, ilan üzerine yayına davacı şirket ve dava dışı bir şirket tarafından itiraz edildiği, itirazların Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiği, davacı şirket tarafından söz konusu ret kararına yeniden itirazda bulunulduğu, davacı itirazlarının nihai olarak .... sayılı kararı ile reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER: Taraf Markaları Arasında Karıştırılma İhtimali; 6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” hükmüne amirdir. 6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi anlamında benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu markaların tescilli oldukları sınıfların birbirine benzerliğidir. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal ve hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Eğer her iki koşul da gerçekleşmiş ise markalar arasında iltibas olduğuna karar verilecektir. Markalar arasındaki benzerlik incelenirken, Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik, Çağrıştırma, Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat, Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman kriterleri ele alınmalıdır. Yerleşik Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere; bir markanın bir başka marka ile benzer olup olmadığı müşterisi hafızasında bıraktığı imaja göre belirlenir. Bir marka, hizmet veya malın, diğer bir marka, hizmet veya malla karşılaştırılarak benzerliği tespit edilirken marka, mal veya hizmete bütünsel bir açıdan yaklaşılmalı ve müşterileri nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınmalıdır. Nitekim .... sayılı kararında; “…556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/1-b bendi uyarınca markaların iltibas yaratıp yaratmadıklarının belirlenmesinde, markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir. Bunun için de işaretleri oluşturan harf, kelime, şekil gibi asıl ve yardımcı unsurların değerlendirilmesi zorunludur... Dairemizin bu konuda yerleşik içtihatları uyarınca asıl unsurun; bunların ayırt edici ve baskın unsurları unutulmaksızın markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin tümüne hâkim olan görünüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajda aranması gereklidir...” denmektedir. İltibas, kanunlarda tanımlanmamış olmakla birlikte öğretide “bir markanın aynen veya benzerinin kullanılması suretiyle, alıcı zihninde gerek emtiaların (veya hizmetlerin), gerekse müteşebbisin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırılması ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldüklerinin düşündürülmesi, bu yönden çağrışımlar yapması” olarak tanımlanmıştır. Sadece alıcıların belirli bir mal veya hizmet yerine başka mal veya hizmeti almak istemeleri halinde değil; alıcıların mal veya hizmetlerin birbirinden farklı olduklarını anlamalarına rağmen, bunların kaynağının aynı işletme olduğuna veya malları satan yahut hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanmaları halinde de iltibas ihtimali vardır. Dolayısıyla, iltibas bulunduğunun kabulü için işaretin marka ile bağlantı kurulmasına ve düşünsel olarak markayı çağrıştırmasına elverişli olması gerektiği anlaşılmaktadır. Karıştırılma ihtimalinin varlığı 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca “halk” nezdinde olmalıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Dolayısıyla, markaların hitap ettiği tüketici ya da kullanıcı dikkate alınmak suretiyle, markaların bu kişiler nezdinde karıştırılıp karıştırılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasada geçen “halk” tabiri amaca uygun şekilde “markayı taşıyan ürünlerin nihai tüketici kitlesi” olarak anlaşılmalıdır. Benzerlikte görüşüne başvurulacak kişi markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup/makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişinin değerlendirmesidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının tespitinde, mal ve hizmetlerin aynı veya benzer alıcı çevresine hitap edip etmediklerine ve aynı veya benzer ihtiyaçları gidermede kullanılıp kullanılmadıklarına; markaların kullanıldığı mal veya hizmetin ekonomik değerine; bunların hitap ettiği alıcı grubunun sosyal ve ekonomik düzeyine ve orta yetenekteki alıcıların markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri aldıkları sırada sarf edecekleri dikkat ve özene de bakılır. Emtiaların Aynı/Benzer/İlişkili Olup Olmadığı; Dava konusu.... sayılı markanın hizmetleri ile davacıya ait redde mesnet markaların kapsamındaki mallar/hizmetler değerlendirildiğine, dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu 41. sınıftaki hizmetlerin davacı markalarının (.... sayılı marka HARİÇ) kapsamında aynen yer aldığı, Dava konusu ... markanın kapsamındaki 41. sınıftaki “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri” ile davacının redde gerekçe .... sayılı markasının kapsamındaki 35.sınıfta yer alan “ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri” arasında benzerlik bulunduğu değerlendirilmektedir. Zira günümüzde sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme organizasyonları düzenleyen şirketlerin sergi ve fuar organizasyonlarını da yaptıkları görülmektedir. Örneğin enerji sektörü veya savunma sanayi sektörü ile ilgili bir etkinlikte, etkinliğin yapıldığı alanda eş zamanlı olarak hem seminerlerin, konferansların hem de sektör temsilcilerinin firma, ürün ve verdikleri hizmetlerin tanıtımını gerçekleştirdikleri fuarların, sergilerin düzenlendiği günümüzde sıkça karşılaşılan bir durumdur. Dolayısıyla, söz konusu hizmetlerin aynı işletmeler tarafından verilebileceği, benzer tüketici kitlelerine hitap etmeleri, birbirlerini tamamlayıcı hizmetler olması nedeniyle söz konusu hizmetler arasında benzerlik bulunduğu, Dava konusu markanın kapsamındaki “41. Sınıf: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil).” hizmetleri ile davacının redde gerekçe 2018 46646 sayılı markasının kapsamındaki 35. Sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin benzer tüketici kitlesine hitap ettiği, birbirlerini tamamlayıcı hizmetler olduğu değerlendirildiğinden ilişkili oldukları, Tüketici Kitlesi: Tüketicinin dikkat ve bilinç seviyesi, markalar arasındaki iltibas riskini etkileyecek bir unsurdur. Dikkati düşük olan tüketici kitlesine yönelik emtiaların tescillendiği markalarda iltibas riskinin daha yüksek olacağı açıktır. Diğer yandan, tüketicinin bilinç ve dikkat seviyesi tek başına iltibas riskini oluşturan unsurlardan değildir. Marka işaretlerinin ne derece ayırt edici olduğu, markanın ne derece iltibas riski taşıdığı, markaların korunma düzeyinin ne aşamada değerlendirileceği de iltibas riskinin tespitinde önem taşımaktadır. Mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörler dikkate alınmalıdır. Çekişme konusu “41/04 “Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılması, dağıtımına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil).” basım yayın sektörüne ilişkin olup, bu hizmetin tüketicileri toplumun her kesiminden kişilerdir. Bu bakımdan da ilgili emtianın özenli ve dikkatli bir tüketici kesimine hitap etmediği açıktır. 41. sınıfta yer alan diğer eğitim - öğretim hizmetleri, seminer, kongre vb organizasyonların hazırlanması hizmetleri, tercüme hizmetleri, film - televizyon yapım hizmetleri, fotoğrafçılık hizmetleri gibi nitelikli/profesyonel meslek grupları ve hizmet sektörlerine ilişkin olan hizmetlerden tüketicinin yararlanırken dikkat ve bilinç düzeyinin yüksek olacağı, bu hizmetlerden yararlanacak olan tüketicinin, bu alanda daha çok araştıran, algı düzeyi daha yüksek bir kitle olacağı; ortalama tüketicilerinin, dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu, Marka İşaretlerinin Benzer Olup Olmadığı; Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaya göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gerekmektedir. Global değerlendirme gereği, markaların unsurları bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaya göre değerlendirme yapılmasıdır. Bununla birlikte markalar esas ve yardımcı unsur olmak üzere iki unsurdan meydana geldiği asla göz ardı edilmemelidir. Markayı benzerlerinden ayırt etmeye yarayan markada diğer unsurlara göre daha ön planda olan unsur esas unsur iken; esas unsura göre nispeten arka planda olan, malın ve hizmetin temel özelliklerini veya sair özelliklerini belirten ve esas unsura bağlı ve onunla ilişki içinde bulunanlar yardımcı unsurdur. Markaları benzerlerinden ayıran en önemli unsur esas unsurlardır. Markanın ayırt ediciliği ve iltibasa sebebiyet verip vermediği gibi hususlar esas unsur nazara alınarak tespit edilir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Dava konusu ....sayılı marka, siyah zemin üzerine, beyaz renkte, standart yazı tipi kullanılarak, büyük harflerle, spor kulüplerinin kullandığı, kırmızı renkte, bir arma şeklinin içerisinde “...” ibaresi ile bir kuş figürünün yer aldığı, marka işaretinin en altında ise “1969” ibaresinin bulunduğu karma bir markadır. Marka hukukunda “söz görünümden yüksek sesle konuşur ilkesi gereğince dava konusu markanın esas unsurunun bütüncül olarak “...” ibaresi olduğu, Davacının redde gerekçe markaları, siyah veya beyaz veya kırmızı renkte, büyük harflerle, “Gazişehir” ve/veya “...” ibareleri ile birlikte “fotbol kulübü” veya “spor kulübü” veya “basketbol” veya “... Store” veya “basketbol kulübü” ibarelerinin yer aldığı, bazılarında spor kulüplerinin kullandığı arma şekli ile kuş figürünün bulunduğu karma markalar veya kelime markalarıdır. Dava konusu marka ile davacının redde gerekçe markasının “...” ibaresini ortak olarak içerdikleri anlaşılmış olup bu hususun markalar arasında marka işaretleri bakımından karıştırılmaya neden olup olmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olayda, "..." ibaresinin zayıf ibareler olduğu, ancak bunu "spor" kelimesi tamamlamaktadır. "... Spor" ... bölgesindeki futbol/spor faaliyetleri bağlamında tek başına zayıf olmayan, aksine çok güçlü bir çağrışım yaratır. Ayrıca, dava konusu markanın "1969" tarihi eklentisi, ...'nın geçmiş kimliği olan eski "..." kulübünün kuruluş yılıyla ilişkilendirilebilir. Bu kombinasyonun bütüncül etkisi, "..." + "spor" + "1969" unsurlarının toplamı olarak, eski meşhur spor kulübünün yeniden hayata döndüğüne yönelik çok güçlü bir çağrışım oluşturmaktadır. 1969 tarihi, eski kulübün kimliğini güçlendirir. Kuş figürü veya başka görsel unsurlar, bütüncül izlenimdeki zayıf farklılıklardan ibaret kalabilir Dolayısıyla, global değerlendirme yapıldığında, ortalama ... futbol taraftarı için "... 1969" markası, ...'ya ait markaları çağrıştırabilir ve ilişkilendirme riskini oluşturabilir. 6769 sayılı SMK'nin 6/1 maddesi kapsamında karıştırılma ihtimalinin varlığının incelenmesinde, ilgili kişilerin ortalama tüketici testine tabi tutulmasının gerektiği, Ortalama tüketici sadece genel anlamda "makul dikkatli" değil; aynı zamanda "ilgili sektördeki tüketicinin" ortalama dikkat ve bilgi seviyesi dikkate alınmalıdır. Bu bağlamda değerlendirildiğinde, "..." markasını ...'nın eski kimliği veya ...'yla ilişkili bir marka olarak görme olasılığı, genel nüfustan daha yüksektir. Dahası, "...'in spor bilinci ve marka algısı yüksek bir şehir" olduğu yönündeki davalı savunmasını, bu çıkarım için yeterli olmadığı gerekçesiyle reddettiği, ancak, yüksek spor bilinci ve marka algısı sahip bir şehirde, tam da bu nedenle, "..." ismiyle eski kulübün markasını taklit etme veya onunla iş birliği yapma riskinin arttığı, Marka hukuku açısından "karıştırılma ihtimali" halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil" şeklinde ifade edilmektedir. Somut olayda, ortalama futbol taraftarı, "... 1969" markasını göründüğünde "Bu eski ... kulübü mü?” “...'yla aynı şehirde olan bu marka, ...'yla ilişkili mi?” şeklinde yanılgıya düşebileceği, Salt markayı tescil ettirme eylemi, kötü niyetin bir göstergesi olarak değerlendirilemez. Kötü niyetin varlığı somut delillerle kanıtlanmalıdır. Ayrıca, davalı şirketin, davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteriyor olması davacı markasından haberdar olmamasının imkansız olduğu ifade edilmişse de, Yargıtay içtihatlarına göre marka tescilinde kötü niyet kavramı bu kadar geniş yorumlanmamaktadır. Dosya kapsamında, davalının kötü niyetini gösteren başka bir beyan veya kanıt sunulmadığı, Netice itibariyle, “..." ibaresi zayıf olsa da, "...." kombinasyonu bütünsel inceleme gereği güçlü bir çağrışım yaratarak “karıştırılma ihtimali” doğurduğundan, .... yüksek spor bilinci nedeniyle eski kulübün adının tescilinde “ilişkilendirme riski” bulunup, ....'nın uzun yıllar oluşturduğu marka değeri, bir kişinin tesciline izin vererek hasar görme ihtimali bulunduğundan .... sayılı kararının iptali ile 2023/045016 sayılı markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı kanaatlerine ulaşılmış davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın kabulüne, .... sayılı kararının tüm mal ve hizmetle yönünden iptaline, Davaya konu marka karar tarihi itibariyle tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin alınan 615,40.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 40.872,60-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili, davalı kurum vekili ile davalı şahıs vekillerinin yüzüne karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ....yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip .... e-imzalıdır

Hakim .... e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ Harçlar : 2.947,60 -TL Gider Avansı : 37.925,00 -TL TOPLAM : 40.872,60 -TL

Atıf: Diğer, E. 2025/177, K. 2025/177, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2025-177-e-2025-177-k-0430b5f68369