Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2007/740 E. 2012/210 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
İdari Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2007/740
Karar No
2012/210
Karar Tarihi

Özeti : 2330 sayılı Yasa'da ve bu Yasa uyarınca çıkartılan "Maddi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik"te ilgililerin nakdi tazminattan yararlandırılmaları için bir başvuru şartı veya başvuru süresi öngörülmediğinden, Borçlar Kanunu’nda belirlenen on yıllık genel zamanaşımı süresinde yapılacak başvurular üzerine tesis edilecek işlemlerin tebliğini izleyen günden itibaren 2577 sayılı Yasa'da düzenlenen idari dava açma süresi içerisinde dava açılması gerektiği hakkında. Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : İçişleri Bakanlığı Karşı Taraf (Davacı) : … Vekili : Av. … İstemin Özeti : Ankara 10. İdare Mahkemesinin 17.10.2006 günlü, E:2006/2408, K:2006/3195 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması, davalı idare tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Ankara 10. İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Gonca Temizhan'ın Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Onuncu Daire kararı doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Sevil Bozkurt'un Düşüncesi : Danıştay Onuncu Dairesinin 19.4.2006 günlü ve E:2003/3782, K:2006/2553 sayılı bozma kararının dayandığı hukuki ve yasal nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, geçici köy korucusu …'in kardeşi, davacının ise eşi olan …'in bölücü terör örgütü mensuplarınca öldürülmesi nedeniyle, 2330 sayılı Yasa kapsamında nakdi tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Ankara 10. İdare Mahkemesi 29.5.2003 günlü, E:2002/1677, K:2003/711 sayılı kararıyla; 15.11.1991 tarihinde terör örgütü mensuplarının Siirt İli Şirvan İlçe Merkezinden köylere gitmekte olan araçlara pusu kurarak yolcuları araçtan indirdiği, çıkan çatışma sonucu araçta yolculuk eden ve kardeşi geçici köy korucusu olan davacının eşi …'in öldürüldüğü, bu olay nedeniyle 2330 sayılı Yasa uyarınca nakdi tazminat ödenmesi istemiyle davalı idareye yapılan başvuru, dava konusu nakdi tazminat komisyonu kararı ile olayın Yasa kapsamında belirtilen bir yakına doğrudan yapılmış bir saldırı niteliğinde olmadığı ve hedef gözetilmeden yapılan bir saldırı olduğundan bahisle reddedilmiş ise de, geçici köy korucusunun kardeşi olan davacının eşinin terör örgütü mensuplarınca öldürülmesi nedeniyle davacının durumunun 2330 sayılı Yasanın 2/h maddesine girdiği, buna göre nakdi tazminattan yararlandırılması gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Anılan karar, temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Onuncu Dairesi'nin 19.4.2006 günlü, E:2003/3782, K:2006/2553 sayılı kararıyla; 2330 sayılı Yasa ve bu Yasa uyarınca çıkartılan Yönetmelikde, ilgililerin nakdi tazminattan yararlandırılması için bir başvuru şartı veya başvuru süresi öngörülmediğinden, Borçlar Kanununda belirlenen on yıllık genel zamanaşımı süresinde yapılacak başvurular üzerine tesis edilecek işlemlere karşı 2577 sayılı Yasada öngörülen sürelerde dava açılması gerektiği, 15.11.1991 tarihinde meydana gelen yaralanma nedeniyle davacının nakdi tazminat ödenmesi istemiyle on yıllık sürede davalı idareye başvurması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 11.12.2001 tarihinde yapılan başvuruda zamanaşımı bulunduğu, davanın zamanaşımı gerekçesiyle reddi gerekirken işin esasının incelenmesi suretiyle verilen kararda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle bozulmuş ise de, İdare Mahkemesince, uyuşmazlığın esasına girilerek verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. Davalı idare, Ankara 10.İdare Mahkemesi'nin 17.10.2006 günlü, E:2006/2408, K:2006/3195 sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 1.maddesinde; Kanunun amacının, barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men takip ve tahkikle görevli olanların bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya sakat kalmaları halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin saptanması olduğu kurala bağlanmıştır. 2330 sayılı Yasanın 2. maddesinde, bu Yasanın kapsamına giren personel sayılmış olup, (h) bendinde de, yukarıdaki bentlerde sayılanların yaptıkları görevler veya yardımlar sebebiyle saldırıya maruz kalan eş, füru, ana, baba ve kardeşleri de kapsadığı hükmü yer almıştır. Anılan Kanunun 10. maddesine dayanılarak çıkarılan "Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik"in 2. maddesinde de; Yönetmelik kapsamına giren personel sayıldıktan sonra, söz konusu Yönetmeliğin, Yönetmelikte belirtilen personelin bu görev ve yardımlarından dolayı veya görev ve yardımları sona ermiş olsa bile yaptıkları bu görev ve yardımlar nedeniyle ya da devlet güçlerini sindirme amacına yönelik saldırı sonucu, derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma ve hastalık sonucu ölmeleri halinde Kanunda belirtilen hak sahiplerine verilecek nakdi tazminat ile dul ve yetimlerine bağlanacak aylıkların, sakat kalmaları halinde kendilerine verilecek nakdi tazminat ile bağlanacak aylığın, yaralanmaları halinde ise kendilerine verilecek nakdi tazminatın esaslarını düzenlediği belirtilmiştir. 2330 sayılı Yasa'da ve yukarıda anılan Yönetmelikte, ilgililerin nakdi tazminattan yararlandırılmaları için bir başvuru şartı veya başvuru süresi öngörülmediğinden, Borçlar Kanununda belirlenen on yıllık genel zamanaşımı süresinde yapılacak başvurular üzerine tesis edilecek işlemlerin tebliğini izleyen günden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda düzenlenen idari dava açma süresi içinde dava açılması gerekmektedir. Dava konusu uyuşmazlıkta ise, 15.11.1991 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle davacı tarafından nakdi tazminat ödenmesi istemiyle on yıllık zamanaşımı süresinde davalı idareye başvurulması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 11.12.2001 tarihinde yapılan başvuruda zamanaşımı bulunduğundan, İdare Mahkemesince davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek verilen kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Ankara 10. İdare Mahkemesince verilen 17.10.2006 günlü, E:2006/2408, K:2006/3195 sayılı kararın bozulmasına, dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22.3.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Ankara 10. İdare Mahkemesince verilen 17.10.2006 günlü, E:2006/2408, K:2006/3195 sayılı ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2007/740, K. 2012/210, T. 17.10.2006, www.arakarar.com/karar/danistay-idari-dava-daireleri-kurulu-2007-740-e-2012-210-k-805a2aa810db