Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2005/2221 E. 2008/1856 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
İdari Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2005/2221
Karar No
2008/1856
Karar Tarihi

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Vekili: Av. ... Karşı Taraf (Davacı) :... Vekili:Av. ... İstemin Özeti:Ankara 7. İdare Mahkemesinin 28.6.2005 günlü, E:2005/710, K:2005/534 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması davalı idare tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Mahkemece verilen kararın ısrarı usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Tuncay Dündar'ın Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Daire kararı doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Kemal Bilecenin Düşüncesi : Davalı idare, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 28.6.2005 tarihli, E:2005/710, K:2005/534' sayılı ısrar kararının temyizen 'incelenerek bozulmasını istemektedir. Ankara 7. İdare Mahkemesinin 27.3.2002 tarihli, E:2001/163, K:2002/291 sayılı kararının temyiz incelemesi sonucunda Danıştay 5. Dairesince verilen 28.5.2003 tarih ve E:2002/3733, K:2003/2444 sayılı bozma kararında yer alan gerekçenin yerinde ve hukuka uygun bulunması nedeniyle davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının aynı gerekçe ile bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca gereği görüşüldü: Davacı, Emlak Dairesi Başkanlığına atanma isteğinin reddine ilişkin 5.12.2000 günlü, 25554 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açmıştır. Ankara 7. İdare Mahkemesi 27.3.2002 günlü, E:2001/163, K:2002/291 sayılı kararıyla, davacının hakkında düzenlenen fezlekede yönetsel, mali ve cezai sorumluluğunun bulunduğunun saptandığı savıyla getirilen suçlamalardan, mali ve cezai olanlarının adli yargıda yapılan yargılama sonucunda suçlu bulunmayarak beraat etmiş olması ve bu kararların Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmesi, yönetsel yönden getirilen önerinin de bu suçlar dayanak alınarak belirlenmiş bulunması karşısında, daire başkanlığı ve üst düzey yönetim ve karar mekanizmalarına atanmamasına ilişkin müfettiş önerisinin, hukuken geçerli ve haklı bir dayanağının kalmadığı, yönetsel önlem niteliğindeki bu önerinin, davacının memuriyet yaşamı boyunca dosyasında tutularak, buna karşı açılan davanın Reddedildiğinden söz edilerek daire başkanı ve üst düzey görevlere atanmamasına nedeni gösterilmesinin hukuken kabul edilemeyeceği; davacının Emlak Dairesi Başkanı olarak atanıp atanmaması konusunda yönetimin yargı kararıyla zorlanmasına olanak bulunmadığı, ancak, dava konusu işlemin nedeni olarak gösterilen olgunun, hukuken itibar edilebilir haklı bir dayanağının bulunmadığı, yönetsel işlemin iptal nedenlerinden olan amaç bakımından da, davacının daire başkanı olarak atanmasının önlenmesi için bu önerinin bir gerekçe olarak kullanılmak istenmesinin dava konusu işlemin kamu yararı amacı dışında öznel nedenlerle kurulduğu sonucunu doğurduğu, hukuken geçerli ve haklı bir dayanağı bulunmayan yönetsel önlem gerekçe gösterilerek, davacının daire başkanlığına atanmamasına ilişkin dava konusu işlemde neden ve amaç yönlerinden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal etmiştir. Bu karar temyiz incelemesi sonucu Danıştay Beşinci Dairesinin 28.5.2003 günlü, E:2002/3733, K:2003/2444 sayılı kararıyla, Emlak Dairesi Başkanı olan davacının, bu görevi kendisinden önce yürüten ...'m görevden alınmasına ilişkin işleme karşı açtığı davada verilen yargı kararının uygulanabilmesi amacıyla 25.7.1996 günlü işlemle Emlak Dairesi Başkanlığı görevinden alınarak Kültür ve Tescil Dairesine uzman olarak atandığı, anılan işleme karşı açtığı davada verilen ret kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 25.9.2001 günlü, E: 1999/4532, K:2001/3186 sayılı kararıyla davacının uzmanlığa atanmasına ilişkin kısmının bozulduğu, ...'in yargı kararı uygulanarak göreve iade edildikten sonra 1998 yılında yeniden görevden alınarak başka bir göreve atandığı, adı geçenin bu işlemin iptali istemiyle açtığı davada verilen iptal kararı uygulanarak Emlak Dairesi Başkanlığına atanması isteminden vazgeçtiğini davalı yönetime bildirdiği, bu arada, 19.11.1999 tarihinde üçüncü bir kişinin Emlak Dairesi Başkanlığı görevine atandığı, davacının, ...'in yargı kararı uygulanarak Daire Başkanlığına atanması isteminden vazgeçtiğini öğrenmesi üzerine 14.9.2000 tarihinde davalı yönetime başvurarak Emlak Dairesi Başkanlığına atanma isteminde bulunduğu, bu istemin reddi üzerine bakılan davanın açıldığı, davacıdan önce Emlak Dairesi Başkanlığı görevini yürüten ...'in ikinci kez anılan görevden alınmasına ilişkin işlemin iptali yolundaki yargı kararı uygulanarak Daire Başkanlığına atanması isteğinden vazgeçmesinin, önceki aşamada verilen iptal kararının uygulanma zorunluluğunu ortadan kaldırmayacağı, anılan durumun, davacıyı tekrar bu göreve atama yolunda yönetime bir zorunluluk yüklediğinden sözetmeye hukuken olanak bulunmadığı, davacının, daha önce Emlak Dairesi Başkanlığı görevine atanmış ve yargı kararını uygulanması amacıyla bu görevden alınmış olmasının, yargı yerince tersine bir karar verildiğinde ya da anılan kadro boşaldığında, bu kadroya yeniden atanması yönünde bir kazanılmış hak yaratmadığı yönetimin boş bulunan bir kadroya kamu yararı amacı ve hizmet gereklerini gözeterek en uygun kişiyi atamak üzere bu göreve atanma koşullarını taşıyanlar arasında tercihte bulunmak hak ve yetkisine sahip bulunduğu ve bu yetkisini belirli bir tarzı yararına kullanmaya yargı kararıyla zorlanamayacağı; davacının, Emlak Dairesi Başkanlığına atanma isteğinin, kendisine tanınan takdir yetkisi çerçevesinde reddi yolunda davalı yönetimce kurulan işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de mahkeme bozma kararına uymayarak ilk kararında ısrar etmiştir. Ankara 7. İdare Mahkemesinin 28.6.2005 günlü, E:2005/710, K:2005/534 sayılı ısrar kararını davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Davacı yargı kararı uygulanarak görevden alındığını, görevden alınmasına neden olan kişinin ise artık ikinci kez verilen yargı kararının uygulanmasını istemediğine göre görevinden alınma şartlarının ortadan kalktığını ve idare tarafından yeniden aynı kadroya atanma istemine ilişkin başvurusuna verilen cevapta ileri sürülen nedenlerin hukuka aykırı olduğu iddalarıyla bu davayı açmış ise de; Danıştay Beşinci Dairesi kararında belirtildiği üzere,davacıdan önce Emlak Daire Başkanlığı görevini yürüten ...'in ikinci kez görevden alınmasına ilişkin işlemin iptali yolundaki yargı kararı uygulanarak Daire Başkanlığına atanması isteminden vazgeçmesinin, davacıyı tekrar bu göreve atama yolunda idareye bir zorunluluk yüklemeyeceğine ve aynı nitelikteki kişiler arasında hizmete en uygun kişinin atanması konusunda yönetimi yargı kararıyla zorlanamayacağına göre dolu olan kadroya davacının atanma isteminin uygun görülmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Ankara 7. İdare Mahkemesinin 28.6.2005 günlü, E:2005/710, K:2005/534 sayılı ısrar kararının Danıştay Beşinci Dairesince verilen karar doğrultusunda Bozulmasına, dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine 6.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2005/2221, K. 2008/1856, T. 19.11.1999, www.arakarar.com/karar/danistay-idari-dava-daireleri-kurulu-2005-2221-e-2008-1856-k-af9376a8f3d8