Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2005/1550 E. 2008/1215 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- İdari Dava Daireleri Kurulu
- Esas No
- 2005/1550
- Karar No
- 2008/1215
- Karar Tarihi
Ankara 7. İdare Mahkemesinin 24.12.2004 günlü, E: 2004/3256, K:2004/2470 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Aylin Bayram'ın Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesinin ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Ahmet Yahya Özdemir'in Düşüncesi : Eczacı olan davacıya 6643 sayılı Yasanın 30/c maddesi uyarınca verilen 10 gün süre ile sanat icrasından men cezasına karşı açılan davayı reddeden İdare Mahkemesi kararını bozan Danıştay 8.Dairesinin 20.10.2003 günlü K:2003/4169 sayılı kararına uyulmayarak davanın reddi yolunda verilen ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 6643 sayılı Yasanın 30.maddesinde, bu kanunun kendisine yüklediği diğer görevleri yerine getirmeyenler ile evrakı kendisine tevdi edilen azanın meslek, adap ve haysiyetine aykırı olan fiili ve hareketlerinin mahiyetine göre Haysiyet Divanınca maddede 4 fıkra halinde sayılan cezalardan birisinin verileceği öngörülmüştür. Dosyanın incelenmesinden; eczacı olan davacının Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünden aylık alan kişilerin reçetelerinin anılan kurumun müfettişlerince incelenmesi sonucu, bir kısım.hasta reçetelerinde tahrifat suretiyle hastaya yazılmayan reçetenin kuruma fatura edilmesine karşın ilaçların bazısının hastaya teslim edilmemesi eyleminde, reçetenin İstinye Devlet Hastanesinde düzenlendiği sabit ise de, reçetelerin arkasının hastadan veya yakınından başkasına imzalatılması ile reçetenin aslına yazılıp suretine çıkmayan ilave ilaçların reçete sahibine verilmemesi eyleminde davacının sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakta olup, bu itibarla ölçülülük prensibine uygun olarak davacıya verilen cezada hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu sebeple, temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2547 sayılı Kanunun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymadığından istemin reddi ile Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca gereği görüşüldü: Dava, eczacı olan davacıya 6643 sayılı Yasanın 30/c maddesi uyarınca 10 gün süre ile sanat icrasından men cezası verilmesine ilişkin 16.2.2002 günlü, 33.1.01 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Ankara 7. İdare Mahkemesi 11.3.2003 günlü, E:2002/532, K:2003/271 sayılı kararıyla, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ile arasında protokol bulunan ... Eczanesi sahibi davacı hakkında adı geçen İdare Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 21.6.2001 günlü, M.27/3 sayılı soruşturma raporunda; bir kısım hasta reçetelerinde tahrifat yapılmak suretiyle hastaya yazılmayan ilaçların kuruma fatura edildiğinin sağlık karnesi ile mukayesesi sonucunda hasta ve doktor ifadesiyle sabit olduğu, bazı ilaçların Sandık emeklisine teslim edilmediği halde ilaç bedellerinin Sandıktan tahsili cihetine gidildiği; davacının bir kısım emeklinin kullanmakta olduğu ilaçların hasta muayenesi yapılmaksızın yazılmasına aracılık ettiği, bu amaçla alıkonulan sağlık karnelerini İstinye Devlet Hastanesinde görevli bir doktora gönderdiği, bu suretle düzenlenen reçetelere hastanın rahatsızlığı ile ilgili olmayan ilaçların eklendiği, yine aynı doktor tarafından düzenlenen, ancak, son şeklini alan reçeteye doktorun ilaç ilavesi yaparak reçeteleri tahrif ettiği, bu ilaçların ise Sandık emeklisine teslim edilmiş gibi gösterilerek Sandık zararına yol açıldığı hususları tespit edildiğinden, dava konusu işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı, dosyada bulunan bilgi, belge, tutanaklar, soruşturma raporu ve alınan ifadelerden davacının isnat olunan eylemi gerçekleştirdiği sonucuna varılmakla, tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bu karar, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Sekizinci Dairesinin 20.10.2003 günlü, E.-2003/2970, K:2003/4169 sayılı kararıyla; soruşturma raporunda, hastaların bilgisi dışında düzenlendiği belirtilen reçetelerin davacı tarafından yazıldığına ilişkin bir saptama olmadığı gibi, İstinye Devlet Hastanesi doktorlarının, fakir hastalara ilaç sağlanması amacı ile kendileri tarafından bu reçetelerin düzenlendiği yönündeki ifadeleri ve davacının idareye verdiği savunma gözönüne alındığında, davacının üzerine atılı suçu işlediğinin kabulüne olanak bulunmadığı, bu durumda, varsayımlara dayalı olarak davacıya verilen cezada hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle bozulmuş ise de; İdare Mahkemesi, bozma kararına uymayarak ilk kararında ısrar etmiştir. Davacı, 24.12.2004 günlü, E:2004/3256, K:2004/2470 sayılı bu ısrar kararını temyiz etmekte ve sözü edilen eylemlerin gerçekleştiği yolunda kesin kanıt olmadığı nedeniyle esastan, ayrıca ısrar kararında ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmeyeceği iddiasıyla da avukatlık ücreti yönünden bozulmasını istemektedir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin son fıkrasında, ücretin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı hükme bağlandığından, İdare Mahkemesince verilen kararın Danıştay Sekizinci Dairesince bozulması ile ilk kararın ortadan kalkmış olması nedeniyle bozma kararına uyulmayarak verilen 24.12.2004 günlü, E:2004/3256, K:2004/2470 sayılı karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak takdir edilen vekalet ücretinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Ankara 7. İdare Mahkemesi'nce verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine, Ankara 7. İdare Mahkemesi'nin 24.12.2004 günlü, E:2004/3256, K:2004/2470 sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 11.4.2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Eczacı olan davacı hakkında yapılan soruşturma raporunda, bazı reçete sahiplerinin, İstinye Devlet Hastanesinde görevli bir kısım doktor ve hemşirenin ifadeleri alınmak suretiyle ve Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne fatura edilen reçetelerin bazıları üzerinde yapılan incelemelere dayanılarak, davacının, hasta bilgisi dışında reçete düzenlenmesi, karnede kayıtlı olmayan reçete fatura edilmesi ve sağlık karnesi alıkonulması eylemlerini işlediği sonucuna varılması nedeniyle 6643 sayılı Yasanın 30/c maddesine dayanılarak 10 gün süre ile sanat icrasından men cezası verilmesi yolundaki dava konusu işlem tesis edilmişse de, soruşturma raporuna esas alınan bilgi ve belgeler ile davacının anılan eylemleri işlediğinin kesin olarak kanıtlanamadığı anlaşıldığından, varsayımlara dayalı olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Ankara 7. İdare Mahkemesinin ısrar kararının Danıştay Sekizinci Dairesi kararı doğrultusunda bozulması oyuyla karara karşıyız.