Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2003/56 E. 2003/154 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
İdari Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2003/56
Karar No
2003/154
Karar Tarihi

İstemin Özeti: Ankara 9. İdare Mahkemesinin 31.10.2002 günlü, E: 2002/1214, K: 2002/1422 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun bulunan ısrar kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Ahmet Arslan'ın Düşüncesi: Ankara 9. İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Zehra Birden'in Düşüncesi: T.C. Emekli Sandığı'na tabi emekli olan eşi nedeniyle davacı adına Ankara 6. İdare Mahkemesi kararı uyarınca düzenlenmiş olan sağlık karnesinin 5434 sayılı Yasanın Geçici 139. maddesinin 8. fıkrasının 4447 Sayılı Yasanın 25. maddesiyle değiştirilmiş olması nedeniyle iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararının temyizen incelenmesi sonucu Danıştay 11. Dairesince bozulması üzerine bu karara uymayarak ilk kararında ısrar eden idare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Danıştay 11. Dairesinin 21.05.2002 tarih ve E: 2001/5637, K: 2002/1758 sayılı bozma kararında belirtilen düşüncede yer alan gerekçeler ile idare mahkemesi ısrar kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Sosyal Sigortalar Kurumundan emekli olan davacının eşinin bağlı bulunduğu Emekli Sandığı sağlık yardımından yararlandırılmamasına ilişkin 04.09.2000 günlü, 1984140 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açtığı davada, Ankara 9. İdare Mahkemesinin 04.04.2001 günlü, E: 2000/1232, K: 2001/370 sayılı kararıyla, Sosyal Sigortalar Kurumdan emekli olan davacının eşinin bağlı bulunduğu Emekli Sandığı sağlık yardımından 08.09.1999 günlü, 23810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik 5434 sayılı Kanunun geçici 139. maddesi hükmü uyarınca yararlandırılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar, temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Onbirinci Dairesinin 21.05.2002 günlü, E: 2001/5637, K: 2002/1758 sayılı kararıyla, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun geçici 139. maddesinde, Emekli Sandığı'ndan emekli aylığı alan kişinin bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerinin bir başka sosyal güvenlik kuruluşundan emekli aylığı alıyor olmasının Sandık sağlık hizmetlerinden faydalanmasına engel teşkil edeceği yolunda açık bir düzenleme bulunmadığı gibi, anılan yasal düzenlemeyle özel kanunları gereğince sağlık yardımından yararlanma hakkı olanlar değil, bu imkandan fiilen yararlananların Sandık sağlık yardımından yararlandırılmamasının amaçlandığının anlaşıldığı, olayda, eşinden dolayı Sandık sağlık hizmetlerinden yararlanmakta iken Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi olduğu gerekçe gösterilerek Sandık sağlık yardımından yararlandırılmayan davacı tarafından, Sandık sağlık hizmetlerinden tekrar yararlandırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali için açılan davada, kararın verildiği tarihte yürürlüğe girmiş bulunan 4447 sayılı Kanunun 25. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek dava reddedilmiş ise de; Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan sağlanan sağlık yardımından feragat ederek tercihini Sandık sağlık hizmetlerinden yararlanmak için kullanan davacının işlem tarihi itibariyle Sandık Sağlık hizmetlerinden yararlanmasını engelleyen bir düzenleme bulunmadığı halde, Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi olduğu gerekçe gösterilerek tesis edilen olumsuz işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 25.08.1999 tarihinde kabul edilerek 08.09.1999 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 4447 sayılı Kanunun 25. maddesi ile 5434 sayılı Kanunun geçici 139. maddesine 3715 sayılı Yasa ile eklenen fıkrada değişiklik yapıldığı, getirilen düzenleme ile özel kanunları gereğince sağlık yardımından faydalananlar ile Sandıktan emekli, adi malüllük veya vazife malüllüğü aylığı alanların diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi görevlerde çalışan veya bu kuruluşlardan aylık alan eşleri ve Sandıktan dul aylığı alanlardan diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi görevde çalışan veya bu kuruluşlardan yaşlılık veya malüllük aylığı alanların bu madde hükmünden yararlanamayacakları, isteğe bağlı sağlık sigortasından yararlananlar hakkında bu hükmün uygulanmayacağı hüküm altına alındıktan sonra, 4447 sayılı Kanunun "Yürürlük" başlıklı 63. maddesinin (b) bendinde de 4447 sayılı Kanunun 25. maddesinin, Kanunun yayımını takibeden yılbaşında yürürlüğe gireceği kuralının yer aldığı, her ne kadar, idare mahkemesince kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 4447 sayılı Kanunun 25. maddesi hükmü esas alınarak davanın reddine hükmedilmiş ise de, mahkemelerin, aksine bir düzenleme olmadığı sürece, iptali istenilen işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre karar vermeleri gerekeceğinden, işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan yasal düzenlemeye göre verilen kararda bu nedenle de isabet görülmediği, buna göre, işlemin tesis edildiği tarih itibariyle eşinden dolayı Sandık sağlık hizmetlerinden yararlandırılması gereken davacının, Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi olması nedeniyle Sandık sağlık hizmetlerinden yararlandırmaması yolunda tesis edilen işlemde ve bu işleme karşı açılan davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında isabet görülmediği gerekçesiyle bozulmuş ise de; İdare Mahkemesi bozma kararına uymayarak, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 08.09.1999 günlü, 23810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik, geçici 139. maddesinde; "Aşağıda sayılanlar kanunla düzenlenecek genel sağlık sigortası kapsamına alınacakları tarihe kadar hastalanmaları halinde resmi sağlık kurumları ile kamuya yararlı dernek ve vergiden muaf vakıflara ait sağlık kuruluşlarında tüzükte belirlenecek usul ve esaslara göre muayene ve tedavi ettirilirler, a-Emekli adi malüllük veya vazife malüllüğü aylığı bağlanmış olanlar, b-(a) bendinde sayılanların 5434 sayılı Kanunun 67. maddesinde belirtilen ve Kanunen bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri, c-dul ve yetim aylığı alanlar, Özel kanunları gereğince sağlık yardımından faydalananlar ile sandıktan emekli adi malullük veya vazife malüllüğü aylığı alanların diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi görevlerde çalışan veya bu kuruluşlardan aylık alanlar bu madde hükmünden yararlanamazlar, isteğe bağlı sağlık sigortasından yararlananlar hakkında bu hüküm uygulanmaz" hükmünün yer aldığı, 4447 sayılı Kanunun 63. maddesinde de bu kanunun 25. maddesinin kanunun yayımını takip eden yılbaşında yürürlüğe gireceğinin kurala bağlandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu emeklisi olan davacının, eşinin bağlı bulunduğu Emekli Sandığı sağlık yardımından yararlanma isteğinin Sosyal Sigortalar Kurumundan emekli olması nedeniyle reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Ankara 6. İdare Mahkemesinin 26.06.1996 gün ve K: 1996/662 sayılı kararı ile işlem tarihinde yürürlükte bulunan Yasa hükmüne göre dava konusu işlemin iptal edildiği, bunun üzerine davacının sağlık yardımından yararlandırıldığı, daha sonra 08.09.1999 günlü, 23810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanunun 25. maddesiyle değişik 5434 sayılı Kanunun geçici 139. maddesinin açık hükmüne göre mahkeme kararı doğrultusunda verilen sağlık yardımının 01.01.2000 tarihinden itibaren kesilmesi nedeniyle davalı idarenin 04.09.2000 günlü, 19841140 sayılı işleminin iptali istemiyle bu davanın açıldığının anlaşıldığı, öte yandan, davacı anılan hükmün 01.01.2000 tarihinden sonra Sosyal Sigortalar Kurumundan emekli olanlara uygulanacağı, kazanılmış hakkı olduğunu ileri sürmekte ise de; hukuk ilkelerine göre kazanılmış hak objektif bir hukuk kuralının kendiliğinden uygulanacak hale gelmesi ya da kişilere uygulanması, böylece, objektif ve genel hukuki durumun kişisel bir işlemle özel hukuki duruma dönüşmesi olması ve genel hukuki düzenlemeler ile bu düzenlemelerde yapılan değişikliklerin genel nitelik taşıdığından kendiliğinden bir kazanılmış hak doğurmayacağı, kanun koyucunun eskiden başlayıp devam etmesini uygun görmesi halinde yeni statüye kazanılmış hakkın korunması içinde hüküm koyması gerekeceğinden ve dava konusu işlemin dayanağı düzenlemede de böyle bir hükme de yer verilmediğinden davacının bu yoldaki iddiasının da yerinde görülmediği gerekçesiyle ilk kararında ısrar etmiştir. Davacı Ankara 9. İdare Mahkemesinin 31.10.2002 günlü, E: 2002/1214, K: 2002/1422 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Temyiz dosyasının incelenmesinden bozulması istenen kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve dilekçelerde ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Ankara 9. İdare Mahkemesinin 31.10.2002 günlü, E: 2002/1214, K: 2002/1422 sayılı ısrar kararının ONANMASINA, dosyanın anılan idare mahkemesine gönderilmesine 28.03.2003 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Danıştay Onbirinci Dairesinin 21.05.2002 günlü, E: 2001/5637, K: 2002/1758 sayılı İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkin bulunan kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda davacının temyiz isteminin kabulü ile Ankara 9. İdare Mahkemesinin 31.10.2002 günlü, E: 2002/1214, K: 2002/1422 sayılı ısrar kararının bozulması oyuyla, onanmasına ilişkin karara karşıyız.

Atıf: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2003/56, K. 2003/154, T. 31.10.2002, www.arakarar.com/karar/danistay-idari-dava-daireleri-kurulu-2003-56-e-2003-154-k-b607e3aaf373