Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2002/349 E. 2004/296 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- İdari Dava Daireleri Kurulu
- Esas No
- 2002/349
- Karar No
- 2004/296
- Karar Tarihi
İstemin Özeti : Davacının fahri imamlıkta geçen hizmetinin borçlandırılması istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 3.10.1996 günlü, 54.813.047 sayılı işlemin iptali istemiyle açtığı davada; Ankara 6. İdare Mahkemesince davanın kısmen reddi, işlemin kısmen iptali yolunda verilen 27.5.1999 günlü, E:1998/1270, K:1999/527 sayılı kararın, Danıştay Onbirinci Dairesinin 24.5.2001 günlü, E:2000/6091, K:2001/1331 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyulmayarak davanın kısmen reddi, işlemin kısmen iptali yolundaki ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin olarak verilen 10.12.2001 günlü, E:2001/1809, K:2001/1493 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması davalı idare o tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Yakup Bal'ın Düşüncesi : Temyiz isteminin kabul edilerek mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Handan Yağuş'un Düşüncesi : İlçesi ... köyü camisinde 4.7.1972 ile 1.11.1974 ve 2.2.1976 ile, 18.8.1976 tarihleri arasında yaptığı fahri imamlık hizmetinin borçlandırılması talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle davacı tarafından açılan davada davanın kısmen iptaline kısmen reddine yönelik olarak verilen Ankara 6. İdare Mahkemesinin 27.5.1999 tarih E: 1998/1270, K: 1999/527 sayılı kararının kısmen iptaline yönelik kısmının bozulması istemiyle yapılan davalı idare temyiz başvurusunun Danıştay 11. Dairesinin 24.5.2001 tarih E:2000/6091, K:2001/1331 sayılı kararı ile kabul edilerek 6. İdare Mahkemesi kararının bozulduğu anlaşılmaktadır. Davalı idare söz konusu bozma kararına karşı 6. İdare Mahkemesinin ısrar kararının bozulmasını istemektedir. 5434 sayılı Yasanın ek 47. maddesi hükmünden köy, kasaba ve mahalle camilerinde geçen imam hatiplik hizmetinin borçlandırılabilmesi için ilgililerin bu görevleri müftülükçe verilmiş bir belgeye dayalı olarak yapmış olmaları ve hizmet karşılığı alınan ücretin de vakıf veya köy bütçesinden ödendiğinin defter, bordro veya vergi kayıtlarıyla tevsik edilmesi, olmadığı takdirde sulh hukuk mahkemesine başvurularak buradan alınacak hizmetin tesbit kararına istinaden borçlanma talebinde bulunulabileceği anlaşılmaktadır. Olayda ise davacının yukarıda yer verilen 5434 sayılı Kanunun ek 47. maddesinde belirtilen ve keza yukarıda açıklanan sıralamaya uyulmadan doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesinden aldığı kararla borçlanma isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı idarece davacının borçlanma isteminin kabul edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığından dava konusu işlemi kısmen iptal eden idare mahkemesinin ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü; Davacı, fahri imamlıkta geçen hizmetinin borçlandırılması istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 3.10.1996 günlü, 54.813.047 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açmıştır. Ankara 6. İdare Mahkemesi 27.5.1999 günlü, E: 1998/1270, K: 1999/527 sayılı kararıyla; 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 3157 sayılı Kanunla değişik Ek 47. maddesinin (c) fıkrasında, Sandık iştirakçilerinden herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmadan "Köy, kasaba ve mahalle camilerinde dernek, vakıf veya köy bütçesinden ücret alarak imam hatiplik yapanlar; Bu görevlerde geçmiş süreleri için "5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'na 20.5.1976 tarihli ve 2012 sayılı Kanunla Eklenen Ek 31. maddesinin (d) fıkrasının 2. bendinde yer alan esas ve oranlara göre borçlandırılırlar. Köy, kasaba ve mahalle camilerinde yapılan hizmetlerin borçlandırılabilmesi için ilgililerin bu görevleri müftülükçe verilmiş bir belgeye istinaden yapmış olmaları ve ücretlerinin dernek, vakıf veya köy bütçesinden ödendiğinin defter veya bordro" bu olmadığı takdirde vergi dairesi kayıtlarına istinaden müftülüklerce verilmiş ve mahalli mülki amirlerce onanmış belgelerle tevsik etmiş olmaları şarttır. Şu kadarki; bu fıkrada adı geçen belgelerin tevsiki mümkün değilse, "ilgilinin" Diyanet İşleri Başkanlığını temsilen ilgili Müftülük hasım gösterilmek suretiyle açılan dava sonunda hizmet süresini belirleyen ve yetkili sulh hukuk mahkemesince verilmiş olan bir karar yeterli sayılır" hükmünün yer aldığı, Kanun hükmünün değerlendirilmesinden" iştirakçilerin fahri imamlık hizmetlerinin borçlandırılabilmesi için Kanun hükmünde belirlenen bir takım belgelerle fahri imam olarak görev yaptığını tevsik etmesinin gerektiği ancak belgelerin tevsiki mümkün değil ise Sulh Hukuk Mahkemesinden alınmış tespit kararının yeterli olacağının böylece Sulh Hukuk Mahkemesinden tespit kararının varlığı halinde yasada belirlenen belgelerin aranmayacağının açık olduğu, dosyanın incelenmesinden, ... 1 Nolu E Tipi Cezaevi İnfaz ve Koruma Başmemuru olarak görev yapan davacının ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.7.1995 günlü, E: 1995/427, K: 1995/662 sayılı kararı ile tespit ettirdiği fahri imamlık hizmetinin borçlandırılması isteminin, fahri imamlık hizmeti ile askerlik hizmetinin içice girmesi nedeniyle reddedilmesi üzerine işbu davanın açıldığının anlaşıldığı, davacının Emekli Sandığı iştirakçisi olarak görev yaptığı ve 5434 sayılı Yasanın Ek 47. maddesi uyarınca Diyanet İşleri Başkanlığını temsilen ilgili Diyarbakır İl Müftülüğü hasım gösterilmek suretiyle açılan dava sonunda yetkili ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.7.1995 günlü, E:1995/427, K:1995/662 sayılı kararı ile 4.7.1972-1.11.1974 ve 2.2.1976-18.8.1976 tarihleri arasında görev yaptığının tesbitine karar verildiği, davacının 1.11.1974 -23.3.1976 tarihleri arasında toplam 1 yıl 1 ay 22 gün askerlik görevi yaptığı, 23.3.1976 tarihinde askerliğe elverişli değildir kararı verilerek terhis edildiği, dolayısıyla davacının askerlik hizmetini yaparken aynı zamanda fahri imamlık yapmasının mümkün olamayacağı, askerlik süresi ile içice giren fahri imam hatiplik süresinin fiili hizmetine eklenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın 4.7.1972-1.11.1974 ve 24.3.1976-18.8.1976 tarihleri arasındaki sürenin borçlandırılarak fiili hizmet süresine eklenmesine ilişkin kısmının iptaline, 2.2.1976-23.3.1976 tarihleri arasındaki sürenin fiili hizmete eklenmesi istemine ilişkin kısmının reddine karar vermiştir. Anılan karara yapılan temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onbirinci Dairesinin 25.4.2001 günlü, E:2000/6091, K:2001/1331 sayılı kararıyla; 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 47. maddesinde Emekli Sandığı iştirakçilerinden, herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmadan köy, kasaba ve mahalle camilerinde dernek, vakıf veya köy bütçesinden ücret alarak imam hatiplik yapanların, bu görevlerde geçen hizmet sürelerinin borçlandıracağı, ancak anılan yerlerde geçen hizmetlerin borçlandırılabilmesi için, ilgililerin bu görevleri müftülükçe verilmiş bir belgeye istinaden yapmış olmaları ve ücretlerinin dernek, vakıf veya köy bütçesinden ödendiğinin defter veya bordro, bunlar olmadığı takdirde vergi daireleri kayıtlarına istinaden müftülüklerce verilmiş ve mahalli mülki amirlerce onanmış belgelerle tevsik etmelerinin şart olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin sondan bir önceki fıkrasında da, "Şu kadar ki; bu fıkrada adı geçen belgelerin tevsiki mümkün değilse, ilgilinin, Diyanet İşleri Başkanlığını temsilen ilgili müftülük hasım gösterilmek suretiyle açılan dava sonunda hizmet süresini belirleyen ve yetkili sulh hukuk mahkemesince verilmiş olan bir karar yeterli sayılır" kuralına yer verildiği, madde hükmünün incelenmesinden, köy, kasaba ve mahalle camilerinde geçen imam hatiplik hizmetinin borçlandırılabilmesi için, ilgililerin bu görevleri müftülükçe verilmiş bir belgeye dayalı olarak yapmış olmaları gerektiğinin anlaşıldığı bir ön koşul niteliğinde olduğu anlaşılan bu gereklilikle, imam hatiplik gibi önemli bir görevi yürütecek kişilerin mesleki yönden ehil olmasının arandığı, nitekim 442 sayılı Köy Kanunu'nun 83. maddesinde, köy imamlarının, köy derneğinin intihabı ve müftünün buyrultusuyla tayin olunacağı belirtildikten sonra, 84. maddede, imam olacakların ilmihal, amelierbaa, kafi derecede Türkiye coğrafyası, Türk ve İslam Tarihi ile sağlık işlerini bilmesi ve okunaklı yazı yazması gerektiğinin açıklandığı, keza yine 4.12.1998 günlü, 23543 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığına Yönetimi Devredilen Cami ve Mescitlerde Görev Yapanların Mesleki Ehliyetlerinin Tespitine Dair Yönetmeliğin 9 ve müteakip maddelerinde de, cami ve mescitlerde görev yapacakların Kur'an-ı Kerim, Hitabet, Ezan ve ikamet, görevin gerektirdiği bilgi ve beceri ile genel kültür konularında yapılacak sınavda başarılı olmaları gerektiğinin belirtildiği imam-hatiplik görevinin müftülükçe verilmiş bir belgeye istinaden yapılmış olması gerekliliğinin amacının ortaya konulmuş olduğu, bunun yanında, sözkonusu hizmetin borçlandırılabilmesi için müftülükçe verilmiş bir belgenin tek başına yeterli sayılmadığı, hizmet karşılığında alınan ücretin de dernek, vakıf veya köy bütçesinden ödenmiş olması ve bunun madde metninde belirtilen belgelerden biriyle saptanması hususunun ikinci bir koşul olarak sayıldığı, 5434 sayılı Kanunun Ek 47. maddesine daha sonra 3157 sayılı Kanunla eklenen ve şu anda maddenin sondan bir önceki fıkrasını oluşturan "Şu kadar ki; bu fıkrada adı geçen belgelerin tevsiki mümkün değilse, ilgilinin, Diyanet İşleri Başkanlığını temsilen ilgili müftülük hasım gösterilmek suretiyle açılan dava sonunda hizmet süresini belirleyen ve yetkili sulh hukuk mahkemesince verilmiş olan bir karar yeterli sayılır." şeklinde düzenlemenin ise yukarıda belirtilen koşulların bir istisnası olmayıp, sadece maddede sayılan belgelerin yangın, tabii afet gibi mücbir sebepler dolayısıyla teminin mümkün olmaması halinde, ilgililerin mağduriyetini önlemek bakımından başvurulacak ikinci bir belgeleme yöntemi olduğunun görüldüğü, böylece madde hükmünün bir bütün olarak irdelendiğinde, köy, kasaba ve mahalle camilerinde geçen fahri imamlık hizmetinin borçlandırılabilmesi için, öncelikle bu hizmetin, müftülükçe verilmiş bir belgeye dayalı olarak yapıldığı ve hizmet karşılığı alınan ücretin de dernek vakıf veya köy bütçesinden ödendiğinin defter, bordro veya vergi kayıtlarıyla tevsik edilmesi, diğer bir ifadeyle, hizmet tespitinde öncelikle bu yolun denenmesi, olmadığı takdirde sulh hukuk mahkemesine başvurularak buradan alınacak hizmet tespit kararına istinaden borçlanma talebinde bulunulabileceği sonucuna varıldığı, bu itibarla, yukarıda açıklanan sıralamaya uyulmadan doğrudan sulh hukuk mahkemesinden alınmış bir tespit kararıyla borçlanma talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı, olayda davacının yukarıda yer verilen 5434 sayılı Kanunun Ek 47. maddesinde belirtilen ve açıklanan sıralamaya uymadan, doğrudan sulh hukuk mahkemesinden aldığı kararla borçlanma isteminde bulunduğu dolayısıyla davalı idarece davacının borçlanma isteminin kabul edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de, İdare Mahkemesi davanın kısmen reddi, işlemin kısmen iptali yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir. Davalı idare, Ankara 6. İdare Mahkemesinin 10.12.2001 günlü, E: 2001/1809, K: 2001/1493 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Danıştay Onbirinci Dairesinin bozma kararında belirtildiği gibi köy, kasaba ve mahalle camilerinde geçen fahri imamlık hizmetinin borçlandırılabilmesi için, öncelikle bu hizmetin, müftülükçe verilmiş bir belgeye dayalı olarak yapıldığı ve hizmet karşılığı alınan ücretin de dernek, vakıf veya köy bütçesinden ödendiğinin defter, bordro veya vergi kayıtlarıyla tevsik edilmesi, diğer bir anlatımla, hizmet tespitinde öncelikle bu yolun denenmesi, olmadığı takdirde sulh hukuk mahkemesine başvurularak buradan alınacak hizmet tespit kararına istinaden borçlanma talebinde bulunulması gerekmekte olup aksi yolda verilen temyize konu İdare Mahkemesi Kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Ankara 6. İdare Mahkemesinin 10.12.2001 günlü, E: 2001/1809, K: 2001/1493 sayılı ısrar kararının, Danıştay Onbirinci Dairesinin bozma kararı doğrultusunda bozulmasına dosyanın Ankara 6. İdare Mahkemesine gönderilmesine 11.3.2004 günü oybirliği ile karar verildi.