Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2002/1279 E. 2003/354 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
İdari Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2002/1279
Karar No
2003/354
Karar Tarihi

İstemin Özeti : Ankara 10. İdare Mahkemesince verilen 26.9.2002 günlü, E: 2002/1236, K: 2002/1152 sayılı ısrar kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmakta ve kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Davalı idare, davacının temyiz dilekçesine yanıt vermemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Emin Sınmaz'ın Düşüncesi: Davacının temyiz isteminin reddi ile hukuk ve usule uygun bulunan İdare Mahkemesinin ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Bilgin Arısan'ın Düşüncesi: Davacının sahibi olduğu yarış atının dopingli olarak yarışlarda koşturulduğunun tespit edilmesi sebebiyle bir yıl süreyle yarışlara iştirakten men edilmesine ve at sahibi davacıya da ihtar cezası verilmesine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Yüksek Komiser Kurulu kararının iptali talebiyle açılan davayı reddeden Ankara 10 uncu İdare Mahkemesi kararını bozan Danıştay 10 uncu Dairesi kararına uymayarak ilk kararında ısrar eden Ankara 10 uncu İdare Mahkemesi ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması talep edilmektedir. Dava dosyasında mevcut tahkikat evrakının incelenmesinden dopingli olarak koşturulduğu tespit edilen ata bu doping maddesinin sahibinin verdiğine ilişkin hiçbir ifade ve hiçbir delil olmadığı anlaşıldığından dava konusu Yüksek Komiserler Kurulu ceza kararının iptali gerektiği cihetle davayı reddeden Ankara 10 uncu İdare Mahkemesi kararı 6132 sayılı At Yarışları Hakkındaki Kanunun 4 üncü maddesi hükümlerine aykırı bulunduğundan temyiz talebinin kabulü ile Ankara 10 uncu İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerekeceği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Davacının sahibi olduğu "..." isimli yarış atının dopingli yarıştırıldığının tespit edilmesi üzerine 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanunun 4/c ve 8. maddeleri ile At Yarışları Tüzüğünün 143. maddesinin sondan bir önceki fıkrası gereğince 16.8.2000 tarihinden itibaren bir yıl süre ile yarışlara iştirakten men edilmesine ve davacının kendisine de ihtar cezası verilmesine ilişkin Yüksek Komiserler Kurulunun 19.10.2000 günlü, 509/Y-10-1 sayılı kararının iptali istemiyle açtığı davada, Ankara 10. İdare Mahkemesi, 27.3.2001 günlü, E: 2000/1776, K: 2001/1448 sayılı kararıyla; yarış atının dopingli koşturulduğunun sabit olduğu, sözkonusu doping olayında davacının at sahibi olarak doping yapılmasını kolaylaştırdığı ve gereken tedbirleri almadığının anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusu 19.10.2000 günlü kararda yasa ve tüzük hükümlerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bu karar, temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Onuncu Dairesinin, 11.6.2002 günlü, E: 2001/1296, K: 2002/1885 sayılı kararıyla; 6132 sayılı Yasanın 4. maddesinin at sahiplerine ( ve yarışlarla ilgili diğer kişilere ) uygulanacak disiplin cezalarını sayarken, bu cezaların ancak 'Yarış usul ve nizamlarına ve yarış dürüstlüğüne aykırı hareket eden" at sahiplerine verilebileceğini hüküm altına aldığı, davacının sahibi bulunduğu yarış atının bir yıl süreyle yarışlardan yasaklanmasına ve kendisine de ihtar cezası verilmesine ilişkin işlemin dayanağı olan soruşturma dosyasının incelenmesinden, atın dopingli koşturulduğu, ancak doping maddesinin atın sahibi olan davacının bilgisi dahilinde veya ihmali sonucu verilmediğinin anlaşıldığı, davacının Tüzüğün 143. maddesine göre cezalandırılabilmesi için cezayı gerektiren eyleminin açıkça saptanması gerektiği, atın sahibi olan davacının ata doping maddesi verdiği, verdirdiği, verilmesini kolaylaştırdığı, bunu bildiği halde verilmesine engel olmadığı, müsamaha ettiği konusunda herhangi bir fiilinin saptanamadığının soruşturma raporu ile belirlendiğinden davacıya ve sahibi bulunduğu yarış atına verilen cezada 6132 sayılı yasayı uygunluk bulunmadığı ve davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararında isabet görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur. Ankara 10. İdare Mahkemesi, bozma kararına uymayarak 26.9.2002 günlü, E: 2002/1236, K: 2002/1152 sayılı kararıyla; 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanunun 4. maddesinin ilk fıkrasında "yarış usul ve nizamlarına ve yarış dürüstlüğüne aykırı hareket eden at sahibi, antrenör, jokey, jokey yamağı, seyisler ve sair hizmetliler hakkında aşağıda yazılı inzibati cezalar tatbik olunur." şeklinde genel nitelikli bir ifadeye ver verildikten sonra madde devamında dört bent halinde belirtilen disiplin cezalarının ismen sayıldığı, ancak bu cezaların hangi hallerde verileceği, başka bir anlatımla hangi tutum ve davranışların yarış usul ve nizamlarına aykırı hareket olarak değerlendirileceği konusunda maddede açık bir düzenlemeye yer verilmediği, 8. maddesinde ise, disiplin cezalarının hangi hallerde hangi merciiler tarafından verileceğinin çıkarılacak tüzüklerde belirtileceğinin hükme bağlandığı, sözü edilen Yasa maddesine göre çıkarılan At Yarışları Tüzüğünün "cezalar" başlıklı bölümünde disiplin cezasını gerektiren tutum ve davranışların ayrıntılı olarak sayıldığı, bu bölümde yer alan 143. maddenin sondan bir önceki fıkrasında, bir atın koşudaki sürat, kuvvet ve cesaretini veya bunlardan birini veya tümünü değiştirmek amacıyla normal gıdalar dışında herhangi bir maddeyi herhangi bir şekilde bir yolla ata verme, verdirme veya verdirilmesi imkanlarını kolaylaştırma, yahut verilmesine mani olmama veya müsamaha etme fiiline at sahibinin, vekilinin, antrenör ya da seyisinin katıldıkları tespit edilmemiş olsa bile atın ilk defa bir yıl süreyle, tekrarında süresiz olarak yarışa girmekten yasaklanacağının belirtildiği, anılan yasa ve tüzük hükümlerinin karşılaştırılmasından anlaşılacağı üzere tüzükte yer alan düzenlemede ilgili yasa hükmüne aykırılık bulunmadığı ve yasanın tanımadığı bir cezalandırma yetkisinin tüzükle tanınmasının sözkonusu olmadığı, Yasa metninde çok genel bir ifadeyle yarış dürüstlüğüne aykırı hareket eden at sahiplerinden söz edilirken, at sahibinin hangi kasıtlı, kusurlu veya ihmali tutum ve davranışlarının madde devamında ismen sayılan ve aralarında at sahibi için atlarının muvakkaten veya müebbeden yarışa iştirakten men'i cezası bulunan disiplin cezalarını gerektirdiği konusunda bir açıklığa yer verilmediği, Yasanın 8. maddesi hükmü ile de söz konusu tutum ve davranışların neler olduğunun tüzükte belirtileceğinin hüküm altına alındığı, yasada tüzükle belirleneceği ifade edilen tutum ve davranışların At Yarışları Tüzüğü'nde ayrıntılı olarak düzenlenmesi ve bu arada atlara doping maddesinin kim veya kimler tarafından verildiğinin belirlenmemesi halinde bundan çıkar sağlayacak kişiler olduğu varsayılan atın sahibi, antrenörü ya da seyisinin ihmali bir fiilinin mevcut olduğu kabul edilmek suretiyle atın yarışlara katılmaktan yasaklanmasının öngörülmesinde üst norm olan 6132 sayılı Yasanın 4. maddesi ile çelişen bir yön bulunmadığı, anılan tüzük hükmü ile 6132 sayılı Yasanın 4. maddesi arasında bir aykırılık sözkonusu olmadığından ve Tüzüğün 143. maddesinin sondan bir önceki fıkrasında yer alan kural ile at sahipleri, vekilleri, antrenörleri ya da seyislerinin ihmali sonucunda meydana gelen ve yarış dürüstlüğüne aykırı bulunduğu kabul edilen fiillerinden dolayı cezalandırılmaları öngörüldüğünden, Tüzüğe konulan bu kuralın, Bakanlar Kuruluna 6132 ayılı Yasanın 8. maddesi ile verilen yetki kapsamında bulunduğu ve bu yetkiye dayandığı, başka bir anlatımla sahibi olduğu ata doping maddesi verilmesinde kendi kasıtlı veya kusurlu bir eylemi bulunmasa bile gerekli gözetim ve denetim görevini yerine getirmemek suretiyle doping yapılmasına engel olmayan veya olamayan at sahibinin bu sonuçtan sorumlu tutulması ve bu sonucun yarış dürüstlüğüne aykırı eylem sayılmasını öngören tüzük düzenlemesinin üst norma aykırılığından ve dolayısıyla ihmal edilmesi gerektiğinden söz edilmesine olanak bulunmadığı, aksi bir düşünce tarzının kabulü halinde, atların dopingli koşturulduklarının sabit olması durumunda atların yarışlara katılmaktan yasaklanamayacağı sonucu anlaşılır ki, yasanın böyle bir sonucu öngörmeyeceği konusunda duraksamaya yer olmadığı, zira yasanın amacının objektif bir sorumluluk esası getirmek suretiyle yarış dürüstlüğüne aykırı davranışları caydırmak olup, idari ceza olarak öngörülen yaptırımların uygulanması için at sahibinin doping maddesini ata verirken yakalanması veya başka kişilere bu yönde emir verdiğinin sabit olması gibi bir koşul aranmadığı, dava dosyasının incelenmesinden, davacının .. isimli yarış atının 16.8.2000 tarihinde ... Hipodromunda yapılan 6. koşuda ikinci gelmesi sonucu yapılan doping kontrolünde "..." isimli doping maddesi tespit edildiği, Mahalli Komiserler Kurulunun 30.8.2000 günlü, 833 sayılı kararıyla yarış derecesi iptal edilerek soruşturma başlatılmasına karar verildiği, soruşturma sonucu düzenlenen fezleke sonucu dava konusu cezaların verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, yarış atının dopingli koşturulduğu sabit olduğundan, sözkonusu doping olayından at sahibi olan davacının at sahibi olarak doping yapılmasını kolaylaştırıldığı ve gereken tedbirleri almadığı sonucuna varıldığından, dava konusu kararla davacıya ait yarış atına 1 yıl süreyle yarışlara katılmaktan men, davacıya da ihtar cezası verilmesinde 6132 sayılı Yasanın 1/a-4/c ve 8. maddeleri ile At Yarışları Tüzüğünün 143. maddesine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir. Davacı, sahibi olduğu ata doping maddesi verilmesi olayına katıldığına ilişkin hiçbir delil ya da saptama olmadığını cezanın 6132 sayılı Yasanın lafzı ve ruhuna aykırı olduğunu, cezaların şahsiliği ilkesinin gözetilmediğini, yasanın düzenlemediği bir konunun Tüzükle düzenlenmesinin mümkün olmadığını, belirterek Ankara 10. İdare Mahkemesinin ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. SONUÇ : Temyizen incelenerek bozulması istenen kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Ankara 10. idare Mahkemesinin 26.9.2002 günlü, E: 2002/1236, K: 2002/1152 sayılı ısrar kararının onanmasına, dosyanın Ankara 10. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30.5.2003 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : Danıştay Onuncu Dairesinin 11.6.2002 günlü, E: 2001/1296, K: 2002/1885 sayılı İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkin bulunan kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda, davacının temyiz isteminin kabulü ile Ankara 10. idare Mahkemesinin 26.9.2002 günlü, E: 2002/1236, K: 2002/1152 sayılı ısrar kararının bozulması oyuyla karara karşıyız.

Atıf: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2002/1279, K. 2003/354, T. 19.10.2000, www.arakarar.com/karar/danistay-idari-dava-daireleri-kurulu-2002-1279-e-2003-354-k-39d5b36dc23d