Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2000/770 E. 2003/53 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- İdari Dava Daireleri Kurulu
- Esas No
- 2000/770
- Karar No
- 2003/53
- Karar Tarihi
İdare D.Gen.Kur. 2000/770 E., 2003/53 K. İdare D.Gen.Kur. 2000/770 E., 2003/53 K. LAİKLİK İLKESİ VE DEVLET DÜZENİ ALEYHİNE CÜRÜMLER ARAPÇA DİL BİLGİSİ KİTABI DEVLET VE YÖNETİCİLER ALEYHİNE İDEOLOJİK İFADELER İÇEREN DERS KİTABI KAMU GÖREVİNDEN ÇIKARMA ÖĞRETİM ÜYESİNİN DEVLET VE YÖNETİCİLER ALEYHİNE İDEOLOJİK İFADELER İÇEREN DERS KİTABI ŞEREF VE HAYSİYET KIRICI SUÇ 657 S. DEVLET MEMURLARI KANUNU [ Madde 6 ] 657 S. DEVLET MEMURLARI KANUNU [ Madde 7 ] 657 S. DEVLET MEMURLARI KANUNU [ Madde 36 ] 2914 S. YÜKSEK ÖĞRETİM PERSONEL KANUNU [ Madde 20 ] 4455 S. ASKERİ SAHRA POSTALARINDA MÜSTAHDEM POSTA, TELG... [ Madde 1 ] "İçtihat Metni" İstemin Özeti: ... Üniversitesi ... Fakültesi ... Ana Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapan davacının, yazmış olduğu Metin ve Alıştırmalarla Uygulamalı Dil Bilgisi kitabının, Devlet ve yöneticiler aleyhine ideolojik ifadeler içerdiğinden bahisle Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 11/b -1 ve 12. maddeleri uyarınca kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 01.09.1999 günlü, 1999/92 sayılı Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulu Kararının iptali istemiyle açtığı davada; Danıştay Onikinci Dairesince verilen ve dava konusu disiplin cezasının 4455 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun kapsamında olduğu gerekçesiyle uyuşmazlık hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin bulunan 20.01.2000 günlü, E: 1999/5359, K: 2000/150 sayılı kararı, davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Mürteza Güler'in Düşüncesi: Davacının disiplin cezasına konu olan fiilinin bir öğretim üyesi için şeref ve haysiyeti kırıcı suç niteliği taşıdığı ve 4455 sayılı Af Kanunu kapsamı dışında kaldığı, bu nedenle davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Zeynep Kavlak'ın Düşüncesi: Davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlem hakkında Danıştay Onikinci Dairesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, sözkonusu karar davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Dosyanın incelenmesinden, ... Üniversitesi ... Fakültesi ... Ana Bilim Dalı Başkanı olan davacı hakkında, yazdığı kitapta Devletin temel prensiplerini yıkıcı ve bölücü doğrultuda telkin ve öneriler içeren ifade kullanarak bir öğretim üyesinin sıfatı ve statüsü ile bağdaşmayacak eylemlerde bulunduğu gerekçesiyle soruşturma açıldığı, soruşturma sonucu Yüksek Disiplin Kurulunun 01.09.1999 günlü, 1999/92 sayılı kararı ile kamu görevinden çıkarılması yolundaki karar verildiği, sözkonusu kararın davacıya 30.09.1999 günü tebliğ edilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle 19.10.1999 tarihinde davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacıya verilen kamu görevinden çıkarma cezası 4455 sayılı Kanun uyarınca af kapsamına girmekle birlikte davanın, yasanın yürürlüğe girdiği 02.09.1999 tarihinden sonra 19.10.1999 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davanın esastan incelenerek bir karar verilmesi gerektiğinden af nedeni ile karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: ... Üniversitesi ... Fakültesi ... Ana Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapan davacı; yazmış olduğu Metin ve Alıştırmalarla Uygulamalı Dil Bilgisi kitabının, Devlet ve yöneticiler aleyhine ideolojik ifadeler içerdiğinden bahisle Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 11/b-1 ve 12. maddeleri uyarınca kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 01.09.1999 günlü, 1999/92 sayılı Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulu Kararının iptali ve bu nedenle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır. Danıştay Onikinci Dairesinin 20.01.2000, E: 1999/5359, K: 2000/150 sayılı kararıyla; 4455 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanunun 1. maddesi ile memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar tarafından, 23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenmiş, yüz kızartıcı ve buna benzer eylemler nedeniyle kurumla sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezaları dışında kalan cezaların bütün sonuçları ile affedildiğinin hükme bağlandığı, aynı Kanunun 2. maddesinde ise, bu kanun kapsamına giren disiplin cezalarına karşı daha önce yargı merciilerine başvurmuş olanlardan yürürlük tarihinden itibaren 30 gün içinde davaya devam etmek istemeyenlerin durumları hakkında görülmekte olan davalarda, ilgili mahkemece, karar temyiz edilmiş ise Danıştay'ca, "karar verilmesine yer olmadığına" ve tarafların yaptıkları masraflarının üzerlerinde bırakılmasına karar verileceğinin, vekalet ücretine hükmedilmeyeceğinin belirtildiği, ... Üniversitesi ... Fakültesi ... Ana Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapan davacının, yazmış olduğu kitapta, Devlet temel prensiplerini yıkıcı ve bölücü doğrultuda telkin ve öneriler içeren ifadeler kullanarak bir öğretim üyesinin sıfatı ve statüsü ile bağdaşmayacak eylemlerde bulunduğundan bahisle kamu görevinden çıkarılması yolunda Yükseköğretim Kurumları Yüksek Disiplin Kurulunca verilen disiplin cezası yukarıda anılan kanun uyarınca af kapsamında olduğundan uyuşmazlık hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı; davacının fiilinin Af Kanunu kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, adı geçenin fiilinin Devlet aleyhine işlenen suç niteliği taşıdığını ve üniversite öğretim üyeliği mesleği ile bağdaşmadığını öne sürerek, Daire kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. 03.09.1999 günlü, 23805 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4455 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanunun 1. maddesinin birinci fıkrasında; " 23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenmiş, Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar veya istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçları sebebiyle kurumla sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezaları ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 68. maddesinin ( e ) ve ( f ) bentlerine ve 69. maddesinin bir ila dördüncü fıkralarına göre verilmiş yer değiştirme veya meslekten çıkarma, mülga 2556 sayılı Hakimler Kanununun 92. maddesinin bir, iki, dört ve altıncı fıkralarına göre verilmiş meslekten çıkarma cezaları hariç olmak üzere; kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçları ile affedilmiştir." hükmüne yer verilerek affın kapsamı belirlenmiş olup, görüleceği üzere bazı suçlar tek tek sayılmış, bazıları ise "şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar" ibaresi altında ifade edilmiştir. Sayılan suçlar, aynı zamanda Türk Ceza Kanununda yer alan suçlar olduğundan bunlar hakkında herhangi bir mahkumiyet kararı bulunmadıkça Af Kanunu kapsamına gireceği açıktır. Ancak "şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar" Türk Ceza Kanununda yer almadığından, bir fiilin bu nitelikte olup olmadığını takdir, yargı yerine aittir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Üniversitesi ... Fakültesi ... Ana Bilim Dalı Başkanı olan davacının, yazmış olduğu Arapça Dil Bilgisi kitabının laiklik ilkesi ve Devlet düzeni aleyhine cümleler içerdiği ve sözkonusu kitabın üniversitede ders kitabı olarak okutulduğu yolunda bir yerel gazetede yer alan haber üzerine başlatılan soruşturma neticesinde düzenlenen 18.6.1999 tarihli Disiplin Soruşturma Raporunda; 1998 yılında özel bir yayınevine bastırılan ve öğrencilere kaynak ders kitabı olarak önerilen "Metin ve Alıştırmalarla Uygulamalı Arapça Dilbilgisi" kitabında, kullanılan örneklerin genel ahlaka, gelenek ve göreneklere, ülkenin her düzeydeki yöneticilerine hakaret niteliğinde, kamunun genel düzenini bozucu, Devletin temel niteliklerini zedeleyici, Devletin temel niteliklerine aykırı düşünce ve davranış biçimlerini teşvik edici nitelikte olduğu tesbiti yapılarak, Yükseköğretim Kurumlan Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 11/b- ( 1-2 ) maddesi gereğince "kamu görevinden çıkarma" cezası ile cezalandırılmasının önerildiği, Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulunun 01.09.1999 günlü, 1999/92 sayılı kararıyla; davacının yazmış olduğu kitabın Devlet ve yöneticiler aleyhine ideolojik amaçlı ifadeler içerdiğinin tespit edildiği sonucuna ulaşılarak Disiplin Yönetmeliğinin 11/b-1 ve 12. maddeleri gereğince "kamu görevinden çıkarma" cezası verildiği anlaşılmaktadır. 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 20. maddesinde bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır hükmü yer almıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun devlet memurlarının ödev ve sorumluluklarını düzenleyen 2. bölümünün sadakat başlıklı 6. maddesinde, Devlet memurlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatle bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarını sadakatle uygulamak zorunda olduğu, bu hususun yetkili amirlerin huzurunda yapacakları yeminle belirlendiği ve bu yeminde Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, Atatürk İnkılap ve İlkelerine.... bağlı kalacağına Anayasanın temel ilkelerine dayanan milli demokratik, laik, bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilerek, bunları davranış halinde göstereceğine... yemin edeceği düzenlenmiş; Kanunun 7. maddesinde ise Devlet memurlarının her durumda Devletin menfaatlerini korumak mecburiyetinde olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına aykırı olan, memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan Türkiye Cumhuriyetinin güvenliğini tehlikeye düşüren herhangi bir faaliyette bulunamayacakları hüküm altına alınmıştır. Yukarıda yer alan 657 sayılı Kanunun ilgili hükümleri dikkate alındığında, davacıya isnat olunan fiilin öğretim elamanı sıfatı ile bağdaşmayacak şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar kapsamında olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla fiil Af Kanunu kapsamı dışındadır. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, Danıştay Onikinci Dairesince verilen ve davacının fiilinin 4455 sayılı Af Kanunu kapsamında kabul edilmesine ilişkin bulunan kararda, hukuki isabet görülmediğinden, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Danıştay Onikinci Dairesince verilen 20.01.2000 günlü, E: 1999/5359, K: 2000/150 sayılı kararın BOZULMASINA, dava dosyasının işin esası incelenerek bir karar verilmek üzere Danıştay Onikinci Dairesine gönderilmesine 31.01.2003 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : 4455 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanunun 1. maddesi ile 23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenmiş, Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar veya istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçları sebebiyle kurumla sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezaları ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 68. maddesinin ( e ) ve ( f ) bentlerine ve 69. maddesinin 1 ila 4. fıkralarına göre verilmiş yer değiştirme veya meslekten çıkarma, mülga 2556 sayılı Hakimler Kanununun 92. maddesinin 1, 2, 4 ve 6. fıkralarına göre verilmiş meslekten çıkarma cezaları hariç olmak üzere; kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçları ile beraber affedilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacının kamu görevinden çıkarma cezası verilmesine neden olan eyleminin 4455 sayılı Kanunun af kapsamı dışında bıraktığı "şeref ve haysiyet kırıcı suç" niteliğinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Anılan Kanunun 1. maddesinde, af kapsamına aldığı suçlarla bunun dışında bıraktığı suçları saymak suretiyle tesbit etmiş bulunduğundan, bu suçlar arasında yer verilmeyen davacı eyleminin, yorum yoluyla affın kapsamı dışında tutulan suçlar arasına sokulması yasa koyucunun öngörmediği bir sonuç olup, kanunilik ilkesi ile de bağdaşmaz. Bu nedenle, davacıya kamu görevinden çıkarma cezası verilmesini gerektiren fiilinin, Af Kanunu kapsamında olduğu gerekçesine dayalı temyiz konusu Danıştay Onikinci Dairesinin 20.01.2000 günlü, E: 1999/5359, K: 2000/150 sayılı kararına yönelik davalı idare temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına karşıyız.