Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 1999/141 E. 1999/126 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- İdari Dava Daireleri Kurulu
- Esas No
- 1999/141
- Karar No
- 1999/126
- Karar Tarihi
KARAR : Danıştay Başkanı Erol Çırakman ile üyeler Cengiz Divanlıoğlu ve Vahit Polatkan'ın ""Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen kanunla yürürlükten kaldırılan mevzuatın kendiliğinden yürürlüğe girip girmeyeceği konusunun, iptal kararının gerekçesi ile iptal edilen kanun hükmünün niteliğinin gözönünde tutularak saptanması gerekir. Böyle bir tartışmaya girilmeden, Anayasa Mahkemesince iptal edilen KHK ile yürürlükten kaldırılmış mevzuat hükümlerinin, iptal kararı üzerine kendiliğinden yürürlüğe giremeyeceği yolunda daire kararında yer alan görüş yerinde görülse bile, 514 sayılı KHK'nin iptali ile ortaya çıkan sonuçların saptanmasında, Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilenin, Kadın ve Sosyal Hizmetler Müsteşarlığı'nın teşkiline ilişkin düzenlemeden ibaret bulunduğu, iptal kararının sadece yetki kanununun düzenleniş biçiminin Anayasa'ya uygun görülmemesinden kaynaklandığı, kanunda yer alan hükümlerin Anayasa'ya aykırılığının saptanmadığı gerçeğinin göz önünde tutulması gerekmektedir. Müsteşarlığın alt idari birimlerinden olan ""Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı"" ile ""Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü"" değişik isimlerle, başka kuruluşlarda aynı görevi ifa etmekte iken, iptal edilen 514 ve 536 sayılı KHK'lerle, Başbakanlığın ""bağlı kuruluş""u olarak teşkil edilen Kadın ve Sosyal Hizmetler Müsteşarlığı'na bağlanmış ve O'nun birimleri haline getirilmiştir. 536 sayılı KHK'nin iptali ile Kadın ve Sosyal Hizmetler Müsteşarlığı hukuki dayanağını kaybetmiştir. Ancak bu durum, idarenin organları eliyle yürüttüğü kamu hizmetinin de sona erdiği, bu hizmetin artık yürütülemeyeceği anlamına gelemez. Anayasa Mahkemesi kararında da bu anlama gelecek bir hüküm ya da gerekçe yer almış değildir. Anayasa'nın Başlangıç Bölümlerinde, özellikle 17 ve 41 inci maddelerinde öngörülen bu kamu hizmeti, görevlendirilecek kuruluşun niteliğine göre, Yasama ya da yürütme organı tarafından belirlenecek birimler tarafından yürütülecektir. 3046 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi hükmü karşısında, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı üzerine yeni bir kanun ya da KHK çıkarılıncaya kadar hizmetin ""bağlı kuruluş"" birimleri tarafından yürütülmesi olanağı kalmamıştır. Ancak bu husus, hizmetin görevin asıl sahibi Başbakanlık tarafından ifasına engel teşkil etmez. Bakanlar Kurulu'nun 3.8.1994 günlü ve 1994/6 sayılı kararı bunu sağlamaya yeterli sayılmalıdır. Bu karar ve 1994/29 sayılı Başbakanlık Genelgesi, iptal edilen KHK'lerle yürürlükten kaldırılan mevzuatın yürürlükte bulunduğu kabul edilmek suretiyle uygulanmasını öngörmekle, hizmetin yerine getirilmesi için görevli örgütü de göstermiştir. 1994 yılından sonraki Yıllık Bütçe Kanunlarında hizmet için gerekli harcamaların, önceki dönemlerin aksine, Başbakanlık Bütçesi içinde yer alıp düzenlenmesi, Yasama Organı iradesinin de hizmetin, Başbakanlık bünyesinde yer alan Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı ile Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülüp yerine getirilmesi yönünde olduğunu göstermektedir. Sözü edilen bu iki birimin kadrolarının 190 sayılı KHK'de muhafaza edilmekte bulunması da bu hususu doğrulamaktadır. Bu birimlerin Devlet Bakanlıkları arasındaki görev taksimine ilişkin listede ""bağlı kuruluş"" olarak sayılması, bu sonucu değiştirecek nitelikte değildir. Hizmetin devamlılığı ve hukuk kuralları çerçevesinde yürütülmesi zorunluluğu karşısında yapılması gereken, aslında var olan ancak dayanağı kalmayan örgüte dayanak kazandırmak olmalıdır. Bunun için yapılacak kanuni düzenlemeye kadar, Bakanlar Kurulu kararı ve Bütçe Kanunlarıyla buna cevaz veren Yasama Organı iradesi yeterli dayanak sayılmalıdır. Sonuç olarak, Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı ile Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü, Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla, Başbakanlığın bağlı kuruluşu olan Kadın ve Sosyal Hizmetler Müsteşarlığının birimi olmaktan çıkıp, Başbakanlığın ""hizmet birimleri"" niteliğini kazanmıştır. Yeni niteliği nedeniyle bu birimlerin işlemlerinde ortaya çıkacak usul noksanlıklarının, bu işlemleri geçersiz ya da yok saydıracak ağırlıkta olduğu kabul edilemez. Ayrıca bu işlemler geçersiz ise, yasal düzenleme ile bu işlemlere geçerlilik kazandırılabileceği yolundaki daire görüşüne katılmak da mümkün görülmemektedir."" yolundaki ayrışık görüşlerine karşılık, Daire kararının aynen kabulüne 21.10.1999 gününde oyçokluğuyla karar verildi.