Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 1998/89 E. 1999/333 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
İdari Dava Daireleri Kurulu
Esas No
1998/89
Karar No
1999/333
Karar Tarihi

İstemin Özeti : Davacının 5434 sayılı Yasanın 32/d maddesinde öngörülen fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmaması işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda: Ankara 10.İdare Mahkemesince Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararına uyulmayarak dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararında ısrarına ilişkin olarak verilen 21.10.1997 günlü, E:1997/923, K:1997/1380 sayılı kararı, davalı idare, davacının yaptığı iş ve çalıştığı yerin niteliği bakımından fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmayacağı iddiasıyla temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Adnan Zengin'in Düşüncesi : 5434 sayılı Yasanın 32. maddesinin (d) bendinde öngörülen fiili hizmet süresi zammından yararlanma istemlerinde 32. maddenin tamamının göz önünde bulundurularak bir yorum yapılması ve yasa koyucunun amacının ortaya çıkarılması zorunludur. Zaten yasa koyucunun amacı kanunun gerekçesinde "bazı ağır ve yıpratıcı görev ve hizmetlerde çalışanların" daha kısa sürede emekli olabilmelerinin sağlanması olarak belirtilmiştir. Bu çerçevede olaya bakıldığında 32. maddenin diğer bentlerinde fiili hizmet zammı verilmesini gerektirecek iş ve işyerlerine benzer nitelikte olup (d) bendinde tanımlanan iş ve işyerlerinde geçen çalışmaların fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması gerekir. Bu itibarla; davacının çalıştığı kuru temizleme atölyesinin fiili hizmet zammından yararlanabilecek bir işyeri olarak kabulü yasaya aykırılık taşımakta olup ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür. Danıştay Savcısı Sinan Yörükoğlu'nun Düşüncesi : Davacının çalıştığı işyeri atelye niteliğinde olmadığı gibi işyerinde yapılan ölçümde zehirli ve boğucu gazlara tüzükte öngörülen değerleri aşan bir oranda maruziyetin bulunduğu da saptanmadığından idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenle temyiz isteğinin kabulüyle idare mahkemesinin ısrar kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu kuru temizleme atölyesinde kuru temizlemeci olarak çalışan davacının 5434 sayılı yasanın 32/d maddesinde öngörülen fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 9.1.1996 günlü, E:1995/453, K:1996/4 sayılı kararıyla; yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu davacının yapmış olduğu işlerin 5434 sayılı Yasanın 32/d maddesi kapsamında olduğunun saptandığı gerekçesiyle dava Konusu işlem iptal edilmiştir. karar temyiz incelemesi sonunda, Danıştay Onuncu Dairesinin 9.6.1997 günlü, E:1996/3367, K:1997/2265 sayılı kararıyla; 5434 sayılı Yasanın 32/d maddesinde öngörülen fiili hizmet süresi zammının bazı ağır ve yıpratıcı görev ve hizmetlerde çalışanların daha kısa sürede emekli olabilmelerinin sağlanması amacıyla getirildiği, yasanın bu amaç doğrultusunda yorumlanması gerektiği, bu durumda yasada sözü edilen "atölye" kavramının yine yasada sayılmak suretiyle belirtilen işlerin yapıldığı, seri ve sürekli üretim yapılan işyerinde çalışılan bölüm olarak nitelendirilmesinin zorunlu olduğu, davacının söz konusu işyerinde yaklaşık 3600 öğrenci, 1500 kadar subay ve astsubay ile sivil personelin elbise kuru temizleme işleriyle uğraştığının anlaşıldığı, bu durumda davacının yapmış olduğu iş ve çalıştığı işyerinin 5434 sayılı yasanın 32/d maddesi kapsamında bulunmadığından davacının fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmasına hukuken imkan görülmediği belirtilen durum dikkate alınmadan dava konusu işlemi iptal eden idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de, idare mahkemesi bozma kararına uymayarak dava konusu işlemin iptaline dair ilk kararında ısrar etmiştir. Davalı idare bu kez, Ankara 10.İdare Mahkemesinin 21.10.1997 günlü, E:1997/923, K:1997/1380 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. 5434 sayılı Yasanın 32/d maddesinin (I) (II) ve (VI) bentlerinde, atölye, fabrika, havuz ve depolarda çalışanların; çelik, demir ve pirinç döküm işlerinde, zehirli, boğucu gaz asit, boya işleriyle, gaz maskesi ile çalışmayı gerektiren başka işlerde, oksijen, elektrik kaynağı, keski, tabanca ile perçin, takım sertleştirilmesi ve kum püskürtme suretiyle raspa işlerinde geçen çalışmalarından dolayı fiili hizmet süresi zammından yararlanacağı hükmü yer almaktadır. Yasaya bu hükmün konuluş amacı, bazı ağır ve yıpratıcı görev ve hizmetlerde çalışanların daha kısa sürede emekli olabilmelerinin sağlanması olarak belirtilmiştir. Yasa koyucunun, çalışanın hayatını kısaltacak derecede ağır ve yıpratıcı işlere fiili hizmet süresi zammı tanınmasını amaçladığı da yasa tasarısı gerekçesinde ifade edilmektedir. Bu haliyle, 5434 sayılı yasanın 32/d maddesinde yer alan "atölye, fabrika, havuz ve depolar" kavramlarını da bu amaç doğrultusunda değerlendirmek gerekir. Yasa tasarısının Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmesi sırasında da örneğin çelik, pirinç ve döküm işlerinde çalışanların fiili hizmet süresi zammından yararlanacağı, torna ve doğrama işlerinde çalışanların fiili hizmet süresi zammından faydalanamayacağı belirtilmekte, böylece yapılan işin yanında, işin yapıldığı yer için de bir tanımlama yapma zorunluluğu doğmaktadır. Bu durumda, Yasada sözü edilen "atölye" kavramını yine yasada sayılmak suretiyle belirtilen işlerin yapıldığı, seri ve sürekli üretim yapılan işyerinde çalışılan bölüm olarak nitelendirmek gerekmektedir. Davacının çalıştığı kuru temizleme atölyesinin bu kapsamda değerlendirilmesine olanak bulunmadığından dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle: davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Ankara 10.İdare Mahkemesinin 21.10.1997 günlü, E:1997/923. K:1997/1380 sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararı doğrultusunda bozulmasına ve dosyanın Ankara 10.İdare Mahkemesine gönderilmesine 8.3.1999 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY 5434 sayılı Yasanın 32. maddesinin (d) fıkrasının II. bendinde: atölye, fabrika, havuz ve depolarda çalışanların zehirli, boğucu gaz asit ve boya işleriyle gaz maskesi ile çalışmayı gerektiren başka işlerde çalışanların fiili hizmet süresi zammından yararlanacağı öngörülmüştür. Davacının çalıştığı Kara Harp Okulu kuru temizleme atölyesinin bu kapsamda olup olmadığının belirlenmesi amacıyla yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu: davacının çalıştığı yerin atölye niteliğinde olduğu, işyeri ortamının havasında bulunan bazı kimyasal maddelerin "Parlayıcı. Patlatıcı. Tehlikeli ve Zararlı Maddelerle Çalışılan İşyerlerinde ve İşlerde Alınacak Tedbirler Hakkında Tüzük"'te belirlenen değerlerin üzerinde bulunduğu belirlenerek, davacının yaptığı işin ve işyerinin 5434 sayılı Yasanın 32/d maddesi kapsamında olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durumda dava konusu işlemin iptali yolundaki ısrar kararında hukuki isabetsizlik bulunmadığından, temyize konu kararın onanması oyuyla, karara karşıyız.

Atıf: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 1998/89, K. 1999/333, T. 21.10.1997, www.arakarar.com/karar/danistay-idari-dava-daireleri-kurulu-1998-89-e-1999-333-k-f06661688749