Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 1997/658 E. 1998/351 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
İdari Dava Daireleri Kurulu
Esas No
1997/658
Karar No
1998/351
Karar Tarihi

İstemin Özeti: Ankara 10. İdare Mahkemesinin Danıştay Altıncı Dairesinin 19.12.1996 günlü E:1996/26, K:1996/5901 sayılı bozma kararına uymayarak, davanın reddi yolundaki ilk kararında ısrarına ilişkin bulunan 25.3.1997 günlü E:1997/205, K:1997/467 sayılı kararını davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun bulunan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Ahmet Arslan'ın Düşüncesi : Ankara 10. İdare Mahkemesinin temyize konu ısrar kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 19.12.1996 günlü E:1996/26, K:1996/5901 sayılı bozma kararındaki gerekçeler doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Habibe Ünal'ın Düşüncesi : ... ilçesi. ... köyünde bulunan ve mera olarak tescil harici bırakılan 703 sayılı taşınmazın 2981 sayılı Yasaya göre ifraz edilerek 807 sayılı parselin oluşturulmasına ve bu parselin üçüncü kişiye tahsisine ilişkin işlemlerin iptali dileğiyle açılan davanın reddi yolundaki Ankara 10. İdare Mahkemesinin 5.7.1995 günlü 911 sayılı kararının Danıştay 6. Dairesinin 19.12.1996 günlü 5901 sayılı kararıyla bozulması üzerine idare mahkemesince yine davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın bozulması istenilmektedir. Dosyanın incelenmesinden 703 parsel sayılı taşınmazın ... Köyüne ait mera olduğu anlaşılmakta olup, 3194 sayılı İmar Kanunun 11. maddesinin son fıkrasında belirtildiği üzere imar planı sınırları içine alınmak suretiyle mera niteliği ortadan kaldırılmadığı sürece 2981 sayılı Yasaya göre ifraz edilerek özel mülkiyete geçirilmesi hukuken olanaksız bulunmaktadır. Bu durumda dava konusu işlemlerin açıkça hukuka aykırı düşmesi nedeniyle iptaline karar verilmesi gerekirken idare mahkemesince davanın reddi yolunda verilen temyize konu kararda isabet görülmediğinden bozulması gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: ... İlçesi, ... Köyünde bulunan mera vasfındaki 703 sayılı parselin ifraz edilerek 807 sayılı parselin oluşturulmasına ve bu parselin üçüncü kişiye tahsisine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 5.7.1995 günlü E:1993/1593, K:1995/911 sayılı kararıyla, ... İlçesi. ... Köyünün mera alanı olan 703 sayılı parselin ifrazı sonucu oluşan 807 sayılı parselin özel kişi adına tahsis edildiği, davacı köy özel kişiliği tarafından 703 sayılı parselin mera olduğu iddia edilmekte ise de dosyanın incelenmesinden, 1986 yılından beri bu alan üzerinde yapılaşma olduğu ve mera olarak kullanılmadığı anlaşıldığından, anılan taşınmazın yapılaşma olan kısımlarının ifraz edilerek il özel idaresi adına tescil edilmesinde ve yapı sahiplerine tapu tahsis belgesi verilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu karar, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Altıncı Dairesince; uyuşmazlıkta öncelikle 3194 sayılı İmar Kanununun 16 ncı maddesi hükmüne göre ifraz işleminin hangi idare tarafından yapıldığının araştırılması ve il özel idaresinin ifraz yapmaya yetkili olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, öte yandan, dosyanın incelenmesinden, 703 sayılı taşınmazın niteliği, diğer bir deyişle mera ya da suvat yeri olup olmadığı ve kimin adına kayıtlı bulunduğu hususlarının ve davacının gecekonduların başka parsel üzerinde kaldığı, 807 sayılı parsel üzerinde gecekondu olmadığı iddiasının araştırılmadığının anlaşıldığı, bu nedenle, tapuda suvat ya da mera olarak kayıtlı taşınmazda bulunan gecekonduların 2981 sayılı Yasadan yararlanıp yararlanamayacakları İmar Kanununun 16 ncı maddesi ve mülkiyet durumuna göre il özel idaresinin ifraz işlemi yapmaya ve oluşan parseli kendi adına tescil ettirmeye yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiği gerekçesiyle, 19.12.1996 günlü, E:1996/26, K:1996/5901 sayılı kararla bozulmuştur. Ankara 10. İdare Mahkemesi 25.3.1997 günlü, E:1997/205, K:1997/467 sayılı kararıyla; ... İlçesi, ... Köyünün ... Büyükşehir Belediyesinin mücavir alanı dışında olduğu 703 sayılı parselin tescil harici (tapusuz) olarak ... Köyü adına suvat yeri olarak tahsisli iken ... Valiliği Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünün 25.3.1988 günlü, B-6-09/4952 sayılı yazısı ile ... Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğünün 29.3.1989 günlü, 06-2-1591/268-1265 sayılı yazılarına istinaden 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesine göre söz konusu 326285 m² ²'lik 703 sayılı parselin önce iki kısma ifraz edildikten sonra 7944.75 m² ²'lik kısmının il özel idaresi adına 807 sayılı parsel olarak tescil edildiği, 807 sayılı parsel üzerinde .... .... ... ve ...'nün binalarının bulunduğu ve 2981 sayılı Yasa uyarınca bu kişilere tapu tahsis belgesi verildiğinin anlaşıldığı, davacı köy tüzel kişiliği tarafından 807 sayılı parsel üzerinde konutu bulunan şahısların binalarının bu parsel üzerinde değil 831 sayılı parsel üzerinde olduğu iddia edilmekte ise de; dosya içerisinde bulunan birçok belgeden ve 807 sayılı parselin tapu sicilinin beyanlar hanesinden .... .... ... ve ... isimli şahıslara ait binalar bulunduğunun tespit edildiği 831 sayılı parsel üzerinde ise ...'nin binasının olduğu ve bu parselin dava konusu edilmediği tescil harici 703 sayılı parselden ifraz suretiyle elde edilen 807 sayılı parselin 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesinin valiliğe tanıdığı yetki uyarınca ... Valiliğinin talebi üzerine il özel idaresi adına tescil edildiğinden il özel idaresi kararıyla yapılmış bir ifraz işleminin bulunmadığı gibi söz konusu taşınmaz mücavir alan içerisinde olmadığından 3194 sayılı İmar Kanununun 16 ncı maddesine göre bu yerin ifraz edilebilmesi için il idare kurulunca karar alınması gerekmediğinden ifraz işlemini yapan idarenin yetkisi bakımından hukuka aykırılık görülmediğinden bu konuda araştırılması gereken bir hususun bulunmadığı, bu durumda, tescil harici (tapusuz) mera (suvat) alanı olan 703 sayılı parselin üzerinde yapılaşma olan kısmın ifraz yolu ile ayrılarak 807 sayılı parsel olarak il özel idaresi adına re'sen tescil edilmek suretiyle yapı sahiplerine 2981 sayılı Yasaya göre tapu tahsis belgesi verilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararına uymayarak davanın reddi yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir. Davacı bu kez Ankara 10. İdare Mahkemesinin 25.3.1997 günlü, E:1997/205, K:1997/467 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi sırasında mahkemelerce re'sen araştırılması gereken hususlar bulunduğu dikkate alındığında ve temyiz incelemesi yapan Danıştay Altıncı Dairesinin hangi konunun araştırılması gerektiğinin bozma kararında açıkça belirtilmesi karşısında, mahkemece, dairenin bozma kararında öngörülen ve araştırılması gerektiği Kurulumuzca da kabul edilen hususlar araştırılmadan verilen karar usul ve hukuka uygun bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Ankara 10. İdare Mahkemesinin 25.3.1997 günlü E:1997/205, K:1997/467 sayılı kararının Danıştay altıncı Dairesinin bozma kararı doğrultusunda bozulmasına ve dosyanın Ankara 10. İdare Mahkemesine gönderilmesine 16.10.1998 günü oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 1997/658, K. 1998/351, T. 16.10.1998, www.arakarar.com/karar/danistay-idari-dava-daireleri-kurulu-1997-658-e-1998-351-k-0228ed6e1c48