Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 1996/755 E. 1998/160 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- İdari Dava Daireleri Kurulu
- Esas No
- 1996/755
- Karar No
- 1998/160
- Karar Tarihi
İstemin Özeti : Adana 1.İdare Mahkemesince verilen 27.6.1996 günlü, E:1995/1182, K:1996/986 sayılı ısrar kararını davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Davalı idarenin temyiz istemine davacı cevap vermemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Suna Türkoğlu'nun Düşüncesi: Dava konusu imar planı ile parselasyon işleminin, davacıya ait eski 787, yeni 76 ada 1 parselle ilgili kısmının imar mevzuatına uygun olmadığı anlaşılmakla, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ve Adana 1.İdare Mahkemesinin iptal kararında ısrarına ilişkin 27.6.1996 günlü, E:1995/1182, K:1996/986 sayılı kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Emine Seyfi'nin Düşüncesi: Danıştay 6. dairesinin 16.10.1995 günlü, E:1994/3920, K:1995/1196 sayılı bozma kararına uymayarak dava konusu işlemlerin iptali yolundaki kararında ısrar eden Adana 1.İdare Mahkemesinin 27.6.1996 gün ve 1996/986 sayılı kararında, bozma kararında yer alan gerekçe doğrultusunda isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile idare mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü. Davacıya ait .... 787 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak yapılan parselasyon işlemi ve imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, Adana 1.İdare Mahkemesince verilen ve mahkemenin iptal kararında ısrarına ilişkin bulunan 27.6.1996 günlü, E: 1995/1182, K: 1996/986 sayılı kararı, davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden: idare mahkemesince, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 31.8.1990 günlü bilirkişi raporu, aynı bilirkişilerce hazırlanan 17.11.1990 günlü ek rapor ve 19.12.1990 tarihinde ikinci kez keşif ve bilirkişi incelemesine karar verilmesi üzerine yeni bilirkişiler seçilerek yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden İmar Planı Yapılması ve Değişikliklerine ait Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin 2 nci fıkrasındaki, yolların kaydırılmasında mülkiyet ve yapılaşma durumunun esas alınacağı hükmüne aykırı hareket edildiği, değişikliğin şehircilik ilkeleri ve planlama esasları yönünden sakıncalı olduğu, düzenleme sonucunda davacıya tahsis edilen parselin tek başına inşaat yapmak için elverişli olmaması nedeniyle düzenlemenin de mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle, dava konusu işlemlerin iptaline yönelik olarak verilen 3.10.1991 günlü, E:1988/2552, K:1991/902 sayılı kararın, temyiz incelemesi üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin, 18.2.1993 günlü, E:1992/586, K:1993/579 sayılı kararıyla ve imar planında yapılan değişiklikle 14.50 metrelik yol genişliğinin 16.00 metreye çıkartıldığı ancak idare mahkemesince karara esas alınan bilirkişi raporunda yolun genişletilmesinin nüfus ve trafik yoğunluğu göz önünde tutularak şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından incelenmediği, bu rapora dayanılarak verilen kararda isabet görülmediği gerekçesiyle bozulduğu; bozma kararı üzerine, idare mahkemesince, bozmaya uyularak 27.10.1993 günlü kararla, üçüncü kez mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, re'sen seçilen bilirkişilerce, plan değişikliğinin nüfus ve trafik yoğunluğu yönünden incelendiği, hazırlanan 22.2.1994 günlü rapor dikkate alınmak suretiyle Adana 1.İdare Mahkemesince 31.3.1994 günlü, E:1993/848, K:1994/357 sayılı kararla, dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği; bu kararın da temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Altıncı Dairesinin 22.3.1995 günlü, E;1994/3920, K:1995/1196 sayılı kararıyla ve dava konusu yerde üç defa keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına rağmen bilirkişilerin raporlarında yolun genişletilmesinin gerekli olmadığı hususunda herhangi bir neden gösteremedikleri anlaşıldığından, gelecekteki durum da göz önünde bulundurularak, yöredeki trafik ve nüfus yoğunluğunun irdelenmesi suretiyle yolun genişletilmesinin kamu yararı yönünden uygun olup olmadığının ortaya konulmasının gerektiği belirtilmek suretiyle bozulduğu: bozma kararı üzerine bu kez Adana 1.İdare Mahkemesince, bozmaya uyulmayarak, 27.6.1996 günlü, E:1995/1182, K:1996/986 sayılı ısrar kararının verildiği anlaşılmaktadır. Davacı, imar planı değişikliği ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18 nci maddesinin uygulanması yönünden dava konusu ettiği 787 parsel ile ilgili uyuşmazlıkta, aynı yerde bulunan ve boş olan 721, 723 ve 724 sayılı parsellerinde kendisine alt olduğunu, yapılan plan değişikliğinin yol ile ilgili düzenlemesinde, yolun, boş olan bu parsellere doğru değil de üzerinde depo ve mesken olarak kullanılan yapı bulunan 787 parsele doğru genişletilmesinin, imar planlarının yapılma esaslarını düzenleyen yönetmelik hükümlerine 3194 sayılı Kanunun 18 nci maddesinin uygulanması üzerine yapılan düzenlemenin de İmar Kanunu hükümlerine uygun olmadığına iddia etmektedir. İdare mahkemesince, üç kez bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle incelenen uyuşmazlıkta tespit edilen hususlar şunlardır: 787 Nolu kadastro parseli ... Belediyesinin 1/1000 ölçekli imar planının 30L-IV b sayılı paftasında, kısmen imar yolunun içerisinde, kısmen de imar adasının ön bahçesi içerisinde bulunmaktadır (31.8.1990 günlü bilirkişi raporu). Uyuşmazlık konusu yapılan 787 Nolu parselin bulunduğu imar adasının güneyinden geçen imar yolu imar değişikliğinden önceki planda 14.50 metre olmasına karşın, tadilat imar planında 16.00 metreye çıkarılmıştır. İmar düzenlemesinden önce davacının parseli 188 m² ² olup, 787 parsel numaralıdır. Düzenleme sonrası davacıya tahsis edilen 1 Nolu parsel de 188 m² ² dir. Davacının parselinden düzenleme ortaklık payı alınmamıştır (17.11.1990 günlü ek bilirkişi raporu). İmar planı değişikliği ile adaların yönünün değiştirilmesi sonucunun 787 parselin durumunu etkilediği açıktır. İmar planı değişikliğiyle 787 parsel güneyinde kalan yolun bazı yerlerde kaydırıldığı görülmektedir. Söz konusu parsel yol genişletilmesi ve yol kaydırılmasının birlikte yapılmasıyla daha çok etkilenmiştir. İmar planı değişikliğinde, 720 ve 730 parseller arasında kalan kavşak trafik açısından sorun yaratacak niteliktedir. Benzer durum 787 parsel köşesindeki kavşakta da mevcuttur. Trafiğin akışı açısından yolların devamlılığının olması dörtlü kavşakta yolların karşılıklı gelmesi gerekir. Ayrıca 720, 721 ve 722 parsellerin kuzeyinde kalan yol kesiminin çiziminde hata olduğu görülmektedir. Her ne kadar 16 metrelik yol işareti varsa da yol, bu kesimde genişlemektedir. İmar planlarında imar parsellerinin gösterilmesi gerekmektedir. Oysa 787 parseli de içeren 76 sayılı imar adasında imar parselleri gösterilmemiş, imar parselleri parselasyon planlarıyla oluşturulmuştur. 76 sayılı imar adası içindeki 1 Nolu parsel (davacıya ait 787 kadastro parseli) bina yapımına uygun olmayacak ölçülere sahiptir. Konut alanlarında inşaat yapımına uygun olmayan parsellerin oluşturulmaması temel ilkedir. Ayrıca bu parsel 76 Nolu imar adasının imar planında işaretli yapı yaklaşma sınırı içinde kaldığından, imar mevzuatına göre inşaat izni verilmesi mümkün değildir (İkinci keşif sonucu hazırlanan 6.6.1991 kayıt günlü bilirkişi raporu). Davacıya, 787 parselin bulunduğu yerde düzenleme sonrası oluşturulan 76 ada 1 parsel tahsis edilmiştir. Ancak söz konusu parsel tek başına inşaat yapılması mümkün olmayacak ölçülere sahip olup, tek başına ele alındığında imar planına göre inşaat yapımına izin verilmeyen bir alan içinde kalmaktadır. Bu haliyle 18. madde Uygulama Yönetmeliğinin 10 uncu maddesine uygun olmadığı anlaşılmaktadır (6.6.1991 kayıt günlü bilirkişi raporu). Dava konusu işlemde İmar Planı Yapılması ve Değişikliklere Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında, yolların kaydırılmasında mülkiyet ve yapılaşma durumunun esas alınacağı hükmüne aykırı hareket edildiği, dava konusu yerin önünden geçen yolun, güneybatı köşesinde bulunan park alanı ile de 16.00 metrelik yolun trafik akışının engellendiği görülmektedir (22.2.1994 günlü bilirkişi raporu ve 6.6.1991 kayıt günlü bilirkişi raporu). Bilirkişi raporlarıyla belirlenen ve yukarıya raporlardan alıntı yapılmak suretiyle aktarılan bu hususlar, uyuşmazlık konusu 787 parsel yönünden dava konusu imar planı ve 3194 sayılı Kanunun 18 inci madde uygulamasının mevzuata uygun olmadığını göstermekte ve işlemlerin, tespit edilen aksaklıklar dikkate alınmak suretiyle idarece yeniden düzenlenmesini gerektirmekte olup; idare mahkemesince de bilirkişi raporlarıyla saptanan hususlar dikkate alınmak suretiyle verilen iptal kararının, usul ve hukuka uygun olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle, Adana 1. İdare Mahkemesince verilen ve mahkemenin iptal kararında ısrarına ilişkin bulunan 27.6.1996 günlü, E:1995/1182, K:1996/986 sayılı kararın onanmasına 27.3.1998 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Adana 1.İdare Mahkemesince verilen 27.6.1996 günlü, E:1995/182, K:1996/986 sayılı ısrar kararının, Danıştay Altıncı Dairesince verilen 22.3.1995 günlü, E:1994/3920, K:1995/1196 sayılı bozma kararı doğrultusunda bozulması oyuyla, onanmasına ilişkin karara karşıyız.