Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 1996/635 E. 1998/649 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- İdari Dava Daireleri Kurulu
- Esas No
- 1996/635
- Karar No
- 1998/649
- Karar Tarihi
İstemin Özeti: Davacının 300.000.000. Lira manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açtığı dava sonunda Danıştay Beşinci Dairesince verilen ve istemin 5.000.000 Liralık kısmının kabulüne ilişkin bulunan 25.6.1996 günlü E:1994/3013, K:1996/2609 sayılı kararı, davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti; Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Adnan Zengin'in Düşüncesi : İdari yargıda iptal edilen işlem nedeniyle uyuşmazlık konusu olayda manevi zararın oluştuğu kabul edilemeyeceğinden, manevi tazminata hükmeden temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmüştür. Danıştay Savcısı Salih Er'in Düşüncesi : Esas kararda belirtilen düşüncemiz uyarınca temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulmasına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Amasya Vali Yardımcısı olan davacının 19.2.1993 günlü 93/41480 sayılı müşterek kararnamenin kendisinin ... İl Hukuk İşleri Müdürlüğüne atanmasına ilişkin kısmının Danıştay Beşinci Dairesinin 7.12.1993 günlü, E:1993/1672, K:1993/5304 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle 300.000.000.,-lira manevi tazminatın ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açtığı dava sonunda, Danıştay Beşinci Dairesince verilen ve 5.000.000.-lira manevi tazminatın davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ilişkin bulunan 25.6.1996 günlü, E: 1994/3013, K: 1996/2609 sayılı kararın, kabule yönelik kısmını davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, Danıştay Beşinci Dairesince: Mülki İdare Amirleri Atama, Değerlendirme ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin Hukuk İşleri Müdürlüğüne Atanma başlıklı 20. maddesinde, "meslek mensupları, istek, sağlık nedenleri veya hizmet gerekleri dikkate alınarak 6 ncı sınıf ilçe hizmeti şartı aranmaksızın hukuk işleri müdürlüğüne atanabilirler. İstek ve sağlık nedenleri dışında meslek mensuplarının hukuk işleri müdürlüğüne atanabilmesi için; son iki yıla ait tezkiyelerinden kaymakamlıkta veya vali yardımcılığında başarı olamadıklarının anlaşılması veya il valisinin veya Mülkiye Müfettişinin bu yönde gerekçeli teklifinin bulunması şarttır" hükmünün yer aldığı, ... Vali Yardımcısı olarak görev yapan davacının 18.11.1992 günlü işlemle ... Hukuk İşleri Müdür Vekilliğinde görevlendirildiği, söz konusu görevlendirme işleminin iptali isteğiyle açtığı davada Samsun İdare Mahkemesince verilen 3.2.1993 günlü, E:1992/1464 sayılı yürütmenin durdurulması isteminin kabulü kararından sonra da 19.2.1993 günlü, 93/41480 sayılı müşterek kararname ile ... Hukuk İşleri Müdürlüğüne atandığı, bu işleme karşı açılan davada işleme gerekçe olarak, ... Valisinin Bakanlığa sunduğu 17.11.1992 tarih ve 405 sayılı yazının gösterildiği, söz konusu yazıda davacının ... Cezaevinde bulunan bir hükümlüyü ziyaret etmesi ve bu olayın kamuoyuna yansıması nedeniyle, görevin selameti ve ilgilinin yıpranmaması amacıyla işlem tesis edildiğinin belirtildiği, Danıştay Beşinci Dairesinin 7.12.1993 günlü, K:1993/5304 sayılı kararıyla, davacının bir milletvekili tarafından ... Cezaevindeki yakım olan bir hükümlünün işkence ve keyfi muameleden yakınmalarının doğruluğunun tesbitinin kendisinden istenmesi üzerine il savcısının izni doğrultusunda cezaevi müdürünün odasında, görevliler huzurunda hükümlüyü ziyaret ederek, sorunlarını ve yakınmalarını dinlemiş olduğu, ... Vali Yardımcıları arasındaki görev bölümüne ilişkin 21.2.1992 tarih ve 398 sayılı ve 25.9.1992 tarih ve 3223 sayılı belgelerden de Adalet Bakanlığı ile ilgili işler konusunda davacının görevlendirildiğinin anlaşılmış olması, ...'da cezaevi görevlileri hakkında keyfi muamele ve işkence iddiaları bulunması ve C. Savcı Ilgınca düzenlenen iddianamelerle davalar açılması karşısında, aynı yoldaki bir yakınmayı değerlendirmek amacıyla ve ilgililerin bilgisi ve izinleri doğrultusunda bir hükümlüyü ziyaret etmesinin vali yardımcılığı görevinden alınmasını gerektirecek nitelikte bir fiil olarak kabulüne olanak bulunmadığı, yukarıda adı geçen yönetmelikte istek dışı Hukuk İşleri Müdürlüğüne atanma halleri arasında belirtilen "başarısızlık" durumu da ileri sürülmeyen davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde kamu yaran amacına ve hizmet gereklerine uyarlık görülmediği gerekçesiyle nakil işleminin iptal edildiği, idare hukuku ilkelerine göre manevi tazminata hükmedilebilmesi için idarenin işlem veya eylemi sonucu ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da ilgilinin şeref ve onurunun zedelenmesi gerektiği, hukuk işleri müdürlüğü mülki idare amirleri sınıfı içinde yer almakla birlikte anılan yönetmelik hükmüne göre bu göreve istek ve sağlık nedenleri dışında atanmanın kaymakamlıkta ya da vali yardımcılığında başarısızlığa veya il Valisi ya da Mülkiye Müfettişinin gerekçeli teklifine dayalı şekilde yapılması, davacının da il valisinin bu yöndeki önerisi üzerine hukuk işleri müdürlüğüne atanmış olması ve bu atamada dayanılan sebepler yönünden anılan iptal kararında yapılan nitelendirme biçimi karşısında davacının meslek içinde şeref ve haysiyetinin zedelendiği sonucuna ulaşıldığından, manevi tazminat talebinin takdiren 5.000.000.-liralık kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddine. Danıştay Beşinci Dairesinin 25.6.1996 günlü E: 1994/3013, K:1996/2609 sayılı kararının onanmasına, 11.12.1998 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY İdare hukuku ilkelerine göre manevi tazminata hükmedilebilmesi için idarenin işlem veya eylemi sonucu ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da ilgilinin şeref ve onurunun zedelenmesi gerekir. İptal edilmiş olan işlem nedeniyle davacının ağır bir elem ya da üzüntü duymasından veya şeref ve onurunun zedelenmesinden sözedilemeyeceğinden, belirtilen koşulların oluşmaması nedeniyle davacının manevi tazminat istemi yasal dayanaktan yoksun bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiğinden manevi tazminat isteminin kısmen kabulü yolundaki temyize konu kararın bozulması oyuyla, karara karşıyız.