Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 1995/784 E. 1995/853 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- İdari Dava Daireleri Kurulu
- Esas No
- 1995/784
- Karar No
- 1995/853
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : Milli Eğitim Bakanlığı Karşı Taraf (Davacı) : ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Beşinci Dairesinin 29.6.1993 günlü. E:1993/2949, K.1993/2892 sayılı bozma kararına uyulmayarak, mahkemenin, dava konusu işlemin iptaline dair ilk kararında ısrarına ilişkin bulunan 16.3.1995 günlü. E:1995/277. K:1995/418 sayılı kararını, davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Davalı idarenin temyiz istemine davacı cevap vermemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Dr. Ülkü Özcan'ın Düşüncesi : Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararı doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Sevim Göle'nin Düşüncesi : Davacının, yabancı dil test sınavına girmeden tazminat hakkından yararlandırılması yolundaki isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararının bozulmasına ilişkin S.Dairenin 29.6.1993 günlü E:1993/2949 K:1993/2892 sayılı kararı üzerine Ankara 7 nci İdare Mahkemesinin verdiği 16.3.1995 günlü 1995/418 sayılı ısrar kararının bozulması istenilmektedir. Davacının 1973 yılında İngilizce öğretmeni olarak göreve başladığı, bu görevi sürdürürken ... Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdiği, bildiği ikinci yabancı dil olan Almanca'dan dolayı lisan tazminatının herhangi bir sınava girmeksizin (C) seviyesinden verilmesini istediği ancak bu talebinin kamu personeli yabancı dil bilgisi seviyesinin Tespitine Dair Esasların 15 nci maddesi uyarınca reddedildiği anlaşılmaktadır. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 418 sayılı KHK.nin 38 nci maddesiyle değişik 2. maddesinin 2 nci fıkrasında "yabancı dille eğitim yapan üniversitelerin mezunlarının ... yabancı dil bilgi seviyeleri, söz konusu sınava (yabancı dil seviye tespit sınavı) girmelerine gerek kalmaksızın (C) düzeyinde kabul edilir" hükmüne yer verilmiştir. Yasa maddesinin son bendi uyarınca çıkarılan esasların 15 nci maddesinde, yabancı dil bilgisi seviye sınavına girmelerine gerek ol mı yan üniversiteler ismen sayılmış ise de; bu esasların dayanağı olan yasa maddesinde üniversite adı belirtilmeksizin sadece yabancı dille eğitim yapan üniversiteler diye tanımlama yapılmıştır. Bu yasanın amacı, yabancı dille eğitimi teşvik etmek, yabancı dil bilen kamu personelini ödüllendirmek olduğundan, yasanın maddesinin bu açıdan yorumlanması adalet ve eşitlik ilkelerine uygun olacaktır. Fakültelerin filoloji bölümlerinde dört yıl boyunca eğitim tümüyle yabancı dil olarak yapılmakta, bu bölüm mezunları yabancı dil konusunda uzman kabul edilerek eğitimci ve yabancı dil öğreticisi olarak görev almaktadırlar. Bu durumda amacı tamamen yabancı dil öğretmek olan bölümlerden mezun olanların, sözü edilen esaslarda belirtilen üniversitelerden mezun olanlarla aynı seviyede lisan bilmediklerinin kabulünün hukuka uygun ve haklı bir gerekçesi bulunmamaktadır. Öte yandan yasa maddesinin dar yorumlanması durumunda Ortadoğu, Bil kent ve Boğaziçi Üniversitelerinin Filoloji Bölümü mezunları yalnızca bu üniversitelerden mezun olmaları nedeniyle aynı eğitimi veren diğer fakültelere nazaran ayrıcalıklı konuma getirilmiş olur ki böyle bir uygulamanın hukuka uygun olmadığı açıktır. Açıklanan nedenlerle mahkemenin yasa maddesini hak ve adalet ilkeleri ışığında yorumlıyarak dava konusu işlemi iptal etmesinde yasaya aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin reddiyle ısrar kararının onanması gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: ... Lisesinde İngilizce Öğretmeni olan davacının, bildiği ikinci yabancı dil olan Almanca için yabancı dil seviye tespit sınavına girmeksizin tazminat hakkından yararlandırılması amacıyla yaptığı başvurunun reddine ilişkin 28.3.1991 günlü, 41851 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda. Ankara 7. İdare Mahkemesinin 5.11.1992 günlü, E:1991/483, K:1992/1086 sayılı kararıyla; davacının 1973 yılında İngilizce öğretmeni olarak göreve başladığı, 1970 yılında ... Üniversitesi ... Alman Dili ve Edebiyatı Bölümünü 4 yıllık eğitim sonunda bitirerek mezun olduğu, bildiği ikinci yabancı dil olan Al mancadan dolayı yabancı dil tazminatının herhangi bir sınava girmeksizin (C) seviyesinden verilmesini istediği, ancak bu isteminin 418 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca çıkarılan Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviyesinin Tespitine Dair Esasların 15 inci maddesi uyarınca reddedildiği, sözü edilen esaslarda ya-, bancı dille eğitim yapan üniversiteler isimleri sayılmak suretiyle belirtilmekte ise de,, dayanağı olan 375 sayılı Kanunun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapan 418 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede üniversite adı belirtilmeksizin sadece yabancı dille eğitim yapan üniversiteler diye tanımlandığı, davacının mezun olduğu fakültede amacın Almanca öğretmek olduğu, dört yıl boyunca öğrencilerin bu fakültede sadece Almanca öğrenmeye yönelik çalışma yaparak öğrenimlerini bu amaçla sürdürdükleri, zira anılan fakültenin Dil ve Edebiyat Bölümlerinden mezun olanların başvuruları halinde bu konuda uzman kabul edilerek eğitimci ve yabancı dil öğreticisi olarak belli görevlere atandıkları, dolayısıyla amacı tamamen yabancı dil öğretmek olan ve dört yıllık eğitim sonunda Alman Dili ve Edebiyatı konusunda lisans diploması veren bir fakültenin, sözü edilen esaslarda ilgili maddede sayılan üniversitelerle eşit düzeyde sayılmayarak davacının isteminin reddinde hukuka ve ilgili mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. Bu karar temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Beşinci Dairesinin 29.6.1993 günlü, E:1993/2949, K:1993/2892 sayılı kararıyla; her düzeydeki yabancı dil tazminatından yararlanabilmek için kural olarak seviye tespit sınavına girmek zorunlu olmasına karşın, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesiyle bu konuda bazı istisnaların öngörüldüğü ve aralarında "yabancı dille eğitim yapan üniversitelerden mezun olanların da bulunduğu bir kısım kamu personelinin söz konusu sınava girmelerine gerek kalmaksızın (C) düzeyinde yabancı dil tazminatından yararlanmaları ilkesinin benimsendiği, madde metninde çok açık bir ifadeyle "yabancı dille eğitim yapan üniversiteler" denilmek suretiyle madde kapsamının oldukça kesin sınırlarla belirlendiği, bu duruma göre yabancı dille eğitim yapmayan üniversitelerden, özellikle bu üniversitelere bağlı fakültelerin çeşitli yabancı dillerle ilgili bölümlerinden mezun olanların bu haktan yararlanmalarına olanak bulunmadığı, davacının Alman Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olduğu ... Üniversitesi ... Fakültesinin bağlı bulunduğu ... Üniversitesi yabancı dille eğitim yapan bir üniversite olmadığından, davacının sınava girmeksizin (C) düzeyinde yabancı dil tazminatından yararlandırılmamasına ilişkin işlemin iptali yolunda verilen kararda mevzuata uyarlık görülmediği gerekçesiyle bozulmuş ise de, idare mahkemesi bozma kararına uymayarak, 418 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede yer alan üniversite anlatımım tüm fakültelerinde ve bölümlerinde yabancı dille eğitim yapılan üniversitelerle sınırlamanın yasanın amacıyla çelişeceği, yasanın amacının yabancı dille eğitimin öğrenimin tümüne yayılması olduğu, üniversitenin diğer bölümlerinde de yabancı dil eğitimini amaçlamanın filoloji bölümlerinin oluş ve yürütülüş ilkeleriyle çelişeceği, bu bağlamda üniversite anlatımım, fakülte ve dolayısıyla bölüm özeline taşımanın zorunlu olduğu, çünkü yasanın üniversite deyişiyle öğrenim düzeyini vurguladığı, filolojilerin yabancı dille eğitim yapan üniversiteler düzeyinde kurum oldukları gerekçelerini de ekleyerek işlemin iptaline ilişkin 5.11.1992 günlü, E:1991/483, K:1992/1086 sayılı ilk kararında ısrar etmiştir. Davalı idare, Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen 16.3.1995 günlü, E:1995/277, K:1995/418 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 418 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 38 inci maddesiyle değişik 2 nci maddesinde sayılan kamu personelinden, yabancı dil bilgileri yapılacak seviye tesbiti sonucunda, (A), (B) ve (C) düzeyinde olanlara belirlenen tutarda yabancı dil tazminatının ödeneceği, yabancı dille eğitim yapan üniversitelerin mezunlarının yabancı dil bilgi seviyelerinin söz konusu sınava girmelerine gerek kalmaksızın (C) düzeyinde kabul edileceği hükmü yer almış; 26.6.1990 günlü, 20560 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviyesinin Tesbitine Dair Esasların 15 inci maddesinde de, 418 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci ve 38 inci maddeleri ile öngörülen yabancı dil tazminatından yararlanmada, yabancı dille eğitim yapan ... Teknik Üniversitesi, ... Üniversitesi ile ... Üniversitesi mezunlarının yabancı dil bilgi seviyelerinin söz konusu sınava girmelerine gerek kalmaksızın (C) seviyesinde kabul edileceği belirtilmiştir. Yukarıda anılan mevzuat hükmü uyarınca, kamu personelinin yabancı dil tazminatından yararlanabilmesi için seviye tesbit sınavına girerek, belirli düzeyde başarılı olması zorunluluğu getirilmiş, ancak sınav koşuluna bazı istisnalar öngörülmüş, bunlar arasında yabancı dille eğitim yapan üniversitelerden mezun olan kamu personelinin de seviye tesbit sınavına girmeksizin (C) düzeyinde yabancı dil tazminatından yararlanmaları kabul edilmiştir. Davacının mezun olduğu ... Fakültesinin bağlı bulunduğu ... Üniversitesinde yabancı dille eğitim yapılmadığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda, söz konusu maddede getirilen istisna kapsamında olmayan davacının seviye tesbit sınavına girmeksizin (C) düzeyinde yabancı dil tazminatından yararlandırılmasına olanak bulunmadığından davanın reddi gerekirken, dava konusu işlemin iptaline ilişkin ısrar kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Ankara 7. İdare Mahkemesinin 16.3.1995 günlü, E:1995/277. K:1995/418 sayılı ısrar kararının Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararı doğrultusunda bozulmasına ve dosyanın anılan idare mahkemesine gönderilmesine 1.12.1995 günü oybirliği ile karar verildi.