Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 1995/541 E. 1997/469 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- İdari Dava Daireleri Kurulu
- Esas No
- 1995/541
- Karar No
- 1997/469
- Karar Tarihi
İstemin Özeti: Gaziantep İdare Mahkemesinin Danıştay Sekizinci Dairesinin 26.1.1994 günlü, E:1993/347, K:1994/262 sayılı bozma kararına uymayarak dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararında ısrarına ilişkin bulunan 21.12.1994 günlü, E:1994/585, K:1994/1432 sayılı kararım, davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Adnan Zengin'in Düşüncesi : Gaziantep İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı H.Erol Çanga'nın Düşüncesi : 3083 sayılı Yasa ve Uygulama Yönetmeliği kurallarına göre kendisine ve aile fertlerine ait arazi varlığı dağıtılacak toprak normu altında veya topraksız olduğu ve çiftçilik yapacağını taahhüt ettiği için hak sahipliliği belirlenen davacıya ... İlçesinde 200.000 dekar arazi verilmiştir. Bir ihbar üzerine ... Kaymakamlığı davacının ... bir dükkanının bulunduğunu ve oğlu tarafından işletildiğini saptamıştır. Uyuşmazlığa konu işlem bu tespite dayalıdır. Tespitte davacının dükkanı bizzat işlettiği yolunda herhangi bir bilgi bulunmamasına karşın ticaretle uğraştığının belirlendiği gerekçesi ile davacının hak sahipliliği işlemi iptal edilerek toprak tahsisi işlemi geri alınmıştır. Aslında anılan kaymakamlık yazısı davacının ticaret yapmadığını gösteren bir belge olduğu için mahkemenin idarenin yapmadığı bir araştırmayı davacının ticaret yapıp yapmadığının araştırılmasına girmesi düşünülemez. Mahkemenin ısrar kararında yer alan gerekçeyle isabet yoksa da açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü. 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunun ve bu kanunun uygulama yönetmeliğine göre toprak dağıtımında hak sahibi olarak tespit edilen ve kendisine arazi verilen davacının, daha sonra hak sahipliğinin iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; Gaziantep İdare Mahkemesinin 15.4.1992 günlü, E:1991/815, K:1992/440 sayılı kararıyla, 3083 sayılı Yasa ile uygulama yönetmeliği hükümleri uyarınca hak sahibi kabul edilerek ... İli ... İlçesi ... köyünde 200.000 dekar 3.sınıf kuruya çevrilmiş arazi verilen davacının, takip eden süreç içinde yapılan bir ihbar üzerine yürütülen araştırma sonucunda ... İlçesi ... mutfak eşyaları satan bir dükkanının olduğundan bahisle, uygulama yönetmeliğinin 49/e maddesi gereğince uyuşmazlık konusu tasarrufun tesis edildiği görülmekte ise de; mahkemeye sunulan belgelerden davacının kendisine verilen araziyi işlemediği veya ilk beyanının aksine salt ticaretle uğraştığının kanıtlanamadığı, bu durumda davacının hak sahipliğinin iptalinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlem iptal edilmiştir. Bu karar temyiz incelemesi sonunda, Danıştay Sekizinci Dairesinin 26.1.1994 günlü, E:1993/347, K:1994/262 sayılı kararıyla; davacının hak sahipliğinin iptaline ilişkin tasarrufun kaymakamlık yazısı üzerine tesis edildiğinin görüldüğü, dava dosyasında bulunan ... İlçesi Kaymakamlığının 7.5.1991 gün ve İd.Bur. 1140 sayılı yazısının herhangi bir tespite veya belgeye dayanmadığından, idare mahkemesince davacının tarım dışı iş yapıp yapmadığının resmi makamlardan araştırılarak alınacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davacının kendisine verilen araziyi işlemediği veya ilk beyanının aksine salt ticaretle uğraştığının kanıtlanamadığından, bahisle işlemin iptaline karar verilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de, idare mahkemesi bozma kararına uymayarak dava konusu işlemin iptaline dair ilk kararında ısrar etmiştir. Davalı idare bu kez, Gaziantep İdare Mahkemesinin 21.12.1994 günlü, E:1994/585, K:1994/1432 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 1. maddesinde "bu kanunun amacı sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda: a) Toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azamı ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, b) Yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmalarını, desteklenmelerini, eğitilmelerini, ...sağlamaktır" kuralı yer almıştır. 3083 sayılı Yasaya göre toprak dağıtımından yasanın yukarıda belirtilen 1. maddesinde yer alan amaçların gerçekleştirilmesi esasının gözönünde bulundurulması ve bu yasaya göre dağıtılan toprakların yasanın amacı dışında kullanılması durumunda geri alınması gerekmektedir. Tarım dışı bir faaliyetle iştigal eden kişilerin 3083 sayılı Yasanın 1. maddesinde öngörülen ve yasanın amacını oluşturan toprağın verimli şekilde işletilmesi, birim alandan azami ekonomik verim alınması, tarım üretiminin sürekli olarak artırılması, zirai aile işletmeleri kurabilmesi hususlarını gerçekleştirmesine olanak bulunmamaktadır. Davacının tarım dışı bir faaliyetle iştigal edip etmediği hususunun resmi makamlardan araştırılması gerekmektedir. Tarım dışı bir faaliyetinin bulunduğunun saptanması durumunda davacının 3083 sayılı Yasaya göre hak sahibi olduğu kabul edilemeyeceğinden, daha önce hak sahibi olarak kabul edilmiş olsa bile bu tasarrufun iptal edilmesine ilişkin işlem hukuka aykırı olmayacaktır. Bu itibarla, davacının tarım dışı bir faaliyette bulunup bulunmadığının araştırılmasına gerek olmadığından bahisle işlemin iptaline karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Gaziantep İdare Mahkemesinin 21.12.1994 günlü, E:1994/585, K:1994/1432 sayılı kararının bozulmasına, dosyanın Gaziantep İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.1997 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY 3083 sayılı Yasanın 1'inci maddesinde, yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmalarının sağlanması yasanın amaçları arasında sayılmıştır. Yine aynı yasanın 2. maddesinin (f) bendinde çiftçi; geçimini, bedeni ve fikri güçlerini kısmen veya tamamen katarak tarımdan sağlayanlar olarak tanımlanmıştır. Bu hükümlerden 3083 sayılı Yasaya göre toprak dağıtımında hak sahibi olmak için salt tarımla uğraşmanın gerekmediği, yeterli toprağı olmayan çiftçilerin de hak sahibi olabilecekleri ve dağıtılan toprakları işleme yanında başka işlerle de iştigal edebilecekleri sonucuna ulaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda; davacının mutfak eşyaları ticareti yaptığından bahisle hak sahipliği iptal edilmiş olduğuna göre çiftçilik yanında ticaretle iştigal etmek 3083 sayılı Yasaya göre hak sahipliğine engel oluşturmadığı için ticaret yapıp yapmadığı hususunun resmi makamlardan araştırılmasına gerek olmadan davacının hak sahipliğinin iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemi iptal eden Gaziantep İdare Mahkemesinin 21.12.1994 günlü, E:1994/585, K:1994/1432 sayılı kararının onanması gerektiği oyuyla, karara karşıyız.