Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 1991/254 E. 1993/530 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
İdari Dava Daireleri Kurulu
Esas No
1991/254
Karar No
1993/530
Karar Tarihi

İstemin Özeti: Yardımcı doçent doktor olan davacının 22.10.1990 gününde yapılan "Tarımda Enerji Kullanımı" bilim dalı doçentlik sözlü sınavında başarısız sayılma işleminin; sınav jürisinin Doçentlik Sınav Yönetmeliği kurallarına aykırı biçimde 5 kişi yerine 3 kişiden oluşturulduğunu öne sürerek iptali istemiyle açtığı dava sonucunda, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen 13.5.1991 günlü, E: 1990/1855, K: 1991/879 sayılı ret kararının, sınav jürisinin oluşumunun hukuka aykırı olduğundan bahisle temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir: Savunmanın Özeti: Temyiz edilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: N. T. Danıştay Savcısının Düşüncesi: Duruşma sırasında açıklanan düşüncelerimiz doğrultusunda işlemin iptali gerektiğinden, davanın reddine ilişkin daire kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Yardımcı doçent doktor olan davacının 22.10.1990 gününde yapılan "Tarımda Enerji Kullanımı" bilimdalı doçentlik sözlü sınavında başarısız sayılma işleminin; sınav jürisinin Doçentlik Sınav Yönetmeliği kurallarına aykırı biçimde 5 kişi yerine 3 kişiden oluşturulduğunu öne sürerek iptali istemiyle açtığı dava sonucunda, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen 13.5.1991 günlü, E: 1990/1855, K: 1991/879 sayılı davanın reddine ilişkin kararı, davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Danıştay Sekizinci Dairesince, davacının girdiği "Tarımda Enerji Kullanımı" bilim dalında Üniversitelerarası Kurul Başkanlığınca kurallara uygun olarak jürinin üç kişiden oluşturulduğu, yönetmeliğin yakın bilim dalından öğretim üyelerinin de jüride görev alabileceğini kabul ettiğine göre, davacının sınav jürisinin oluşumunda hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ayrıca davacının eserleri de, sözlü sınavı yapan bu jüri tarafından değerlendirilerek özgün ve bilimsel nitelikte olduğuna karar verilmiş ve bu karara dayanılarak davacı sözlü sınava girebilme olanağı kazandığı, davacının bu aşamada jürinin hukuka uygun oluşmadığını öne sürmediği ve bu jürinin eserleri hakkında vermiş olduğu kararı kabul ederek jürinin oluşumunu benimsediği, bu nedenlerle hukuken haklı nedenlere dayanmadığı anlaşılan işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığından bahisle, dava reddedilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan Doçentlik Sınav Yönetmeliğinin jüri seçimi başlıklı 6 ncı maddesinde, "Doçentlik Sınav Komisyonu, adayların dilekçelerinde belirttikleri bilim veya sanat dallarına uzmanlık ve araştırma konularına göre ad çekme usulü ile jürilerin asil ve yedek üyelerini gün ve yer belirleyerek seçer ve Üniversitelerarası Kurul` `un onayına sunar. Jüriler söz konusu bilim veya sanat dalındaki beş profesörden oluşur. Öğretim üyesi sayısı yeterli ise asil üyelerin her biri değişik üniversitelerin veya aynı üniversitenin değişik fakültelerinin öğretim üyeleri arasından seçilir. Her jüri için dört de yedek üye seçilir. Varsa, yedek üyelerden ilk ikisi jüri toplantısının yapılacağı şehirdeki üniversitelerin öğretim üyeleri arasından seçilir. Jüri asil ve yedek üyelerin seçiminde bilgisayardan yararlanabilir. Aday sayısının üçten çok olması halinde bir bilim veya sanat dalından birden çok jüri kurulur. Aynı bilim veya sanat dalında yeter sayıda üye bulunmadığı veya adayın bilim dalı, sanat dalı veya uzmanlık ve araştırma konularının özelliği zorunlu kıldığı takdirde, yakın bilim veya sanat dallarından jüri seçimi yapılabilir. Yeterli sayıda üye bulunmadığı hallerde jüride beş asil üye kalmak şartıyla yedek üye sayısı ikiye kadar düşürülebilir. Jürinin bu şekilde de teşmiline imkan bulunmadığı hallerde, jüri üyeleri sayısı üç olarak kabul edilebilir ve bu takdirde varsa bir veya iki de yedek üye seçilir" hükmü yer almıştır. Doçentlik sınav komisyonunu düzenleyen maddede açıkça belirtildiği üzere, jürinin, adayın belirttiği bilim veya sanat dalından seçilen beş profesörden oluşması gerekmektedir. Maddenin devamında aynı bilim veya sanat dalında yeter sayıda üye bulunmadığı veya adayın bilim dalı veya uzmanlık ve araştırma konularının özelliği zorunlu kıldığı takdirde yakın bilim veya sanat dallarından jüri seçimi yapılabileceği hüküm altına alınmakta; ancak bu halde dahi jürinin beş kişiden oluşması gerektiği anlaşılmaktadır. Maddenin son fıkrası ise yeterli sayıda üye bulunmadığı hallerde, yine jüride öncelikle beş asil üye kalmak koşuluyla yedek üye sayısını ikiye düşürme olanağını tanımakta; şayet bu dahi imkansız olursa jüri üyeleri sayısının üçe indirilmesini kabul etmektedir. Maddenin bu düzenleniş biçimi, adayın bilim veya sanat dalı, yoksa en yakın bilim veya sanat dalından seçilen beş profesörden oluşan bir jüriyi öncelikle aramaktadır. Temyize konu kararla ilgili dava doyasının incelenmesinden; 22.10.1990 gününde, Tarımda Enerji Kullanımı Bilim Dalında Doçentlik sınavı yapabilecek profesörlerin isimlerinin Danıştay Sekizinci Dairesince Üniversitelerarası Kurul` `a sorulduğu ve idarenin verdiği 4.3.1991 günlü cevapta, beşi ana daldan ondördü ise yakın bilim dalından olmak üzere ondokuz profesörün isimlerinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Doçentlik Sınav Yönetmeliğinin, 6 ncı maddesinin 4 üncü fıkrası hükmü uyarınca yakın bilim dali gözönünde bulundurularak beş kişilik jüri oluşturma imkanı varken, bu yapılmayarak ve 5 inci fıkranın ilk cümlesindeki hüküm de dikkate alınmadan, jürinin oluşumunda en son çözüm olarak öngörülen üç kişilik jüri belirlenmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir. Ayrıca jürinin oluşumundaki hukuka aykırılığın, davacı tarafından benimsenmesi gibi bir kabule katılma olanağı da bulunmamakta ve bu durumdaki bir işlemin süresi içinde olmak koşuluyla dava konusu edilmesi halinde incelenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile Danıştay Sekizinci Dairesinin 13.5.1991 günlü, E: 1990/1855, K: 1991/879 sayılı kararının bozulmasına 5.11.1993 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Temyize konu Danıştay Sekizinci Dairesi kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, bu itibarla davacının temyiz isteminin reddi ile Danıştay Sekizinci Dairesi kararının onanması gerektiği oyu ile aksine oluşan karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 1991/254, K. 1993/530, T. 22.10.1990, www.arakarar.com/karar/danistay-idari-dava-daireleri-kurulu-1991-254-e-1993-530-k-a1440ae8e7df