Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 1990/766 E. 1990/189 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
İdari Dava Daireleri Kurulu
Esas No
1990/766
Karar No
1990/189
Karar Tarihi

İstemin Özeti : S.S. Basın, TRT ve Üniversite Çalışanları Konut Yapı Kooperatifine, Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresince tahsis edilen satılan ........ ....... Mahallesi 32-1 pafta, 1422 ada, 1 parsel üzerinde davacıya ait işgalin kaldırılması hakkındaki 2.9.1988 günlü üzerinde davacıya ait işgalin kaldırılması hakkındaki İdare Mahkemesince verilen iptal kararı, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Altıncı Dairesince bozulmuş, ise de; Mahkeme, bozma kararına uymayarak, iptal kararında ısrar etmiştir. Davalı idare, ....... 3. İdare Mahkemesinin 4.4.199. günlü, E:1990-265, K:1990-475 sayılı ısrar kararının; dava konusu taşınmazın, ....... 'un ekonomik değeri çok yüksek bir yerinde bulunduğu, planda iskan alanı olarak belirlendiği, 2981 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin 3290 sayılı Kanun ile değişik (b) bendinde, "gecekondusu muhafaza edilemeyen hak sahiplerine aynı bölgede veya diğer gecekondu ıslah veya önleme bölgesinde başka bir arsa veya hisse verilir" hükmünün yer aldığı, bu hüküm ve ayrıca aynı maddeye 3366 sayılı Kanun ile eklenen fıkra hükmü dikkate alınarak davacıya başka yerde konut tahsis edildiği, davacının noterlikçe tasdik edilen taahhütnameyi imzalayarak konutu kabul ettiği bu nedenle esasen dava sebebinin ortadan kaktığı, ayrıca 775 sayılı Gecekondu Kanunu Uygulama Yönetmeliği uyarınca, normal şehircilik prensipleri içerisinde tahsisi mümkün olmayan sahalar ve gecekondu ıslah bölgesi olarak ayrılması arsa kıymeti bakımından ekonomik olmayan sahalardaki gecekonduların korunmayacağı tam tersine tasfiye edileceği iddialarıyla bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Davacı, davalı idarenin temyiz istemine cevap vermemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : S.T. Danıştay Savcısı Y.Ş.'in Düşüncesi: S.S. Basın, TRT ve Üniversite Çalışanları Konut Yapı Kooperatifine Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresince, tahsis edilip satılan parseldeki, yapının kaldırılmasına ait işlemin iptali talebiyle açılan davada, işlemin iptaline ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararının, davacının 2981 sayılı Kanundan doğan haklarının göz ardı edilmemesi imar affı yasasından yararlanmak için başvuruda bulunan davacıya, gecekondusu karşılığında başka bir gecekondu veya önleme bölgesinden arsa veya pay verilmesi gerektiğinden, davacıya başka bir yer tahsis edilip edilmediği araştırılmaksızın karar verilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına ilişkin Danıştay kararı üzerine, ilk kararında ısrar eden mahkeme kararının bozulması istenmektedir. Dosyanın incelenmesinden, davacıya başka yerde konut tahsis edildiği ve davacının da bunu kabul ettiği anlaşıldığından, ortada uyuşmazlık konusu kalmaması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdare Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: S.S. Basın, TRT ve Üniversite Çalışanları Konut ve Yapı Kooperatifine, tahsis edilip satılan ....... - ....... Mahallesi 32-1 pafta, 1422 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki davacıya ait işgalin 7 gün içerisinde kaldırılmasına ilişkin 2.9.1988 günlü belediye işleminin iptali istemiyle açılan davada ....... 3. İdare Mahkemesi, 2981 sayılı Kanunun 3290 sayılı Kanun ile değişik 13 üncü maddesinin (b) fıkrasında ıslah imar planlan uygulanırken hak sahiplerine de bu yerden arsa veya pay tahsis edileceği, ancak bu tahsis sırasında gecekondusu korunmayan hak sahiplerine başka yerde tahsis yapılabileceğinin hükme bağlandığı, dava konusu olayda ise, herhangi bir ıslah imar planı yapılmadan ve davacının taşınmazının korunup konulamayacağı tespit edilmeden yalnızca kooperatife arsanın tahsis edilmesi nedeniyle yıkım kararı verilmesinde yasanın amacına uyarlık bulunmadığı, belediyeye 775 sayılı Yasa ile verilen yetkinin ise imar mevzuatına aykırı bütün yapılar ve gecekondular için özel hükümler getiren imar affı yasasındaki hükümler dikkate alınmadan kullanılamayacağı gerekçesiyle, 21.4.1989 günlü, E: 1988/719, K: 1989/519 sayılı kararla işlemi iptal etmiştir. ....... 3. İdare Mahkemesinin bu kararı, davalı idarenin temyiz istemi üzerine, Danıştay Altıncı Dairesinin 6.12.1989 günlü, E: 1989/2868, K: 1989/2375 sayılı kararıyla ve davacının gecekondusunun üzerinde yer aldığı taşınmazın onaylı imar planında toplu konut alanına ayrılması ve bu amaçla düzenli konut yapımı için bir kooperatife tahsis edilmesi durumunda gecekondunun bulunduğu yerde korunmasına olanak bulunmadığı; ancak imar affından yararlanmak amacıyla başvuruda bulunan davacının 2981 sayılı Kanundan doğan haklarının da göz ardı edilmemesi için, gecekondusu karşılığında başka bir gecekondu ıslah veya önleme bölgesinde arsa veya pay verilmesinin gerektiği; davalı idare tarafından davacıya bu amaçla yapılan tahsisli ilgili formda ise, taşınmazın ada, parsel numaraları ile diğer niteliklerinin belirtilmediği bu nedenle de İdare Mahkemesince davacıya başka bir yerde usulüne uygun bir tahsis yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği; gerekçesiyle bozulmuştur. ....... 3. İdare Mahkemesi, Danıştay Altıncı Dairesince bozma kararına, davacının gecekondusunun üzerinde yer aldığı taşınmazın, onaylı imar planında toplu konut alanına ayrılmadığı, davacının af başvurusundan çok sonra yürürlüğe giren 31.3.1987 günlü 1/5000 ölçekli Nazım Planı ile 24.3.1986 onaylı 1/1000 ölçekli imar uygulama planında iskan alanında kaldığının anlaşıldığı gerekçesiyle uymamış ve iptal kararında ısrar etmiştir. Davalı idare, ....... 3. İdare Mahkemesinin 4.4.1990 günlü, E: 1990-265, K: 1990-475 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. ....... Büyükşehir Belediye Başkanlığı, içinde davacının gecekondusunun da yer aldığı 176.386 m² ² alanlı taşınmazın, 31.3.1987 onay tarihli 1/5000 ölçekli Nazım Planı ile 24.3.1986 onay tarihli 1/1000 ölçekli imar uygulama planında iskan alanında kaldığını, taşınmazın idarelerince Maliye Hazinesinden satın alındığını ve daha sonra da bedeli karşılığında Başbakanlık Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresine devredildiğini belirtmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden ise, davacının 2981 sayılı Kanundan yararlanmak için yapmış olduğu başvurunun, gecekondunun bulunduğu alanın, "üzerinde bir yerleşme alanı ya da yapı topluluğu niteliğinde gecekondular bulunan arsa veya arazi" niteliği taşınmaması nedeniyle, idarece, o aşamada bir değerlendirmeye tabi tutulmadığı; ancak bu yörenin imar planlarının daha sonra yapıldığı ve yöre ile ilgili olarak hazırlanan 1/5000 ölçekli Nazım Planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında bu alanın iskan sahası olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Bir alanın, iskan alanı olarak belirlenmesi, bu alanın yapılaşmaya açık bir alan olduğunu ve konut alanı, ticaret alanı ya da toplu konut alam olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir. Davalı idare Yasa uyarınca henüz plan safhasına geçmeden başlangıçta mevcut gecekonduları "yapı topluluğu" niteliğinde kabul etmediğinden bu alanda bir ıslah imar planı yapmaya gerek görmemiş; daha sonra planlama yapılması üzerine de mevcut planları ıslah imar planı yaparak değiştirmemiştir. Esasen hem uyuşmazlık konusu taşınmazda bulunan çok az sayıdaki gecekondu "yapı topluluğu" niteliği taşımadığından ve hem de üzerinde imar planı ve mevzuat hükümlerine aykırı yapılanmalar bulunan ve bu nedenle de uygulanma kabiliyetini kaybetmiş olan bir imar planı söz konusu olmadığından; idarenin, henüz plan yapılmadan önceki dönemde bir ıslah planı yapmaya zorlanması ya da daha sonra yapılan planlan, ıslah imar planı şeklinde değiştirmeye mecbur edilmesi mümkün değildir. Bu durumda, uyuşmazlık konusu alanda ıslah imar planı yapılması söz konusu olmadığından ve idarenin bölgede düzenli bir yapılanmayı amaçladığı anlaşıldığından; Sonuç itibariyle ıslah imar planının yapılmadığı ve davacının gecekondusunun bulunduğu yerde korunması imkanlarının araştırılmadığı gerekçesine dayalı iptal kararında hukuki isabet görülmemiştir. Diğer taraftan, 2981 sayılı Kanundan yararlanmak amacıyla başvuruda bulunan ancak yukarıda açıklandığı üzere, gecekondusu, bulunduğu alanda korunamayan davacıya, gecekondusu karşılığında bir gecekondu ıslah veya önleme bölgesinde arsa veya pay verilmesi gerekmekte olup; temyiz dosyasının incelenmesinden, bu yasal zorunluluğun idarece yerine getirildiği ve 2981 sayılı Kanunun 3290 sayılı Kanun ile değişik 13 üncü maddesi uyarınca davacıya (....... -........ A-56 Blok 8 No'lu Daire) konut tahsis edildiği, davacının da taahhütname imzaladığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, ....... 3. İdare Mahkemesinin iptal kararında ısrarına ilişkin 4.4.1990 günlü, E: 1990/265, K: 1990/475 sayılı kararı mevzuata uygun bulunmadığından davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne ve temyize konu mahkeme kararının bozulmasına, dosyanın ....... 3. İdare Mahkemesine gönderilmesine 28.12.1990 günlü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY X- Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararının gerekçesi, davacının gecekondusunun üzerinde yer aldığı taşınmazın onaylı imar planında toplu konut alanına ayrıldığı olgusuna dayandırılmıştır. Ancak, temyiz dosyasının incelenmesinden ve davalı idarenin savunma ve temyiz dilekçelerinden, bu alanın 31.3.1987 onay tarihli 1/5000 ölçekli Nazım Planı ile 24.3.1986 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında iskan alanında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ....... 3. İdare Mahkemesinin, Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararına uymayarak iptal kararında ısrar etmesi usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ve İdare Mahkemesi kararının onanması oyuyla karara karşıyız. XX- İdare hukuku ilkelerine göre, idari yargıda denetlenen idari işlemdir ve bu denetim, işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat hükümlerine göre yapılır. İmar mevzuatında af Kanunları ile yapılan değişiklikler ve imara aykırı yapı sahiplerine tanınan haklar üzerine, davacı, hazine arazisine eski tarihlerde yapmış olduğu binası için 1984 yılında af başvurusunda bulunmuştur. Bu tarihte, yapının üzerinde yer aldığı taşınmazı, toplu konut alanı ya da iskan sahası olarak belirleyen herhangi bir plan mevcut değildir. İlgililerin imar affı kapsamında yapmış oldukları başvurulan idarece yasada öngörülen düzenlemeler yapılarak incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Bakılan uyuşmazlıkta, mevcut yapısının korunması için davacı tarafından yapılan başvurunun idarece değerlendirilmediği, başvurudan çok sonra yürürlüğe konulan planlarla, alanın iskan alanına dönüştürüldüğü, taşınmazın hazineden satın alınarak Toplu Konut İdaresine devredildiği ve bu idare tarafından da bir konut kooperatifine tahsis edilmesi sonucunda davacının burada bulunan konutunun yıkılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Esasen, daha sonra yapılan planlarla iskan alanı olarak belirlenen taşınmazı davacı da iskan amacıyla kullanmakta olduğundan, davacının iskan amaçlı işgalinin kaldırılarak, alanın yine iskan amaçlı bir kooperatife tahsisinde de hukuka uyarlık söz konusu değildir. Ayrıca, uyuşmazlık konusu taşınmazın planda toplu konut alanına ayrılması hali de mevcut olmadığından, Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararının gerekçesi de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, ....... 3. İdare Mahkemesinin iptal kararında ısrarı hukuka uygun olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ve mahkeme kararının onanması oyuyla karara karşıyız.

Atıf: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 1990/766, K. 1990/189, T. 28.12.1990, www.arakarar.com/karar/danistay-idari-dava-daireleri-kurulu-1990-766-e-1990-189-k-a7bc1b8657db