Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 1989/378 E. 1989/154 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
İdari Dava Daireleri Kurulu
Esas No
1989/378
Karar No
1989/154
Karar Tarihi

İstemin Özeti : Davacının, askerlik görevini yatığı sırada geçirmiş olduğu trafik kazası sonucunda, bir gözünün görme yeteneğini kaybetmesi nedeniyle, vazife malüllüğü aylığı bağlanması isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı, görev yönünden reddeden ........ İdare Mahkemesinin 28.4.1987 günlü E:1984/74, K:1987/322 sayılı Kararı, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onuncu Dairesinin 29.9.1988 günlü E:1987/2438, K:1988/1472 sayılı Kararı ile bozulmuş ise de; Mahkeme, bozmaya uymayarak, davanın görev yönünden reddinde ısrar etmiştir. Davacı vekili ........... idare Mahkemesinin, 15.3.1989 günlü E:1989/134, K:1989/342 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek, Danıştay Onuncu Dairesinin kararı doğrultusunda bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Davaya Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde bakılması gerektiği savunularak, İdare Mahkemesi kararının onanması istenilmektedir. Danıştay Tetkik Hakimi : Suna Türkoğlu Danıştay Savcısı M.İlhan Dinç'in Düşüncesi : Askerlik görevini yaparken, geçirdiği trafik kazası sonucu, bir gözünün görme yeteneğini kaybetmek suretiyle arızalandığından bahisle, vazife malüllüğü aylığı bağlanması istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali isteğiyle açılan davanın, görev yönünden reddine dair ........... İdare Mahkemesi kararının temyizi üzerine; anılan kararın bozulmasına ilişkin Danıştay Onuncu Daire kararına uyulmamak suretiyle, görevsizlik kararında ısrar edilmesi yolundaki ......... İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. ......... İdare Mahkemesi görevsizlik kararının bozulmasına ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin Bozma kararı ile, İdare Mahkemesinin ilk kararında ısrarına ilişkin temyize konu kararlarına göre anlaşmazlık; askerlik görevini yaparken geçirdiği trafik kazası sonucu, bir gözünün görme yeteneğini kaybetmek suretiyle arızalandığından bahisle, vazife malüllüğü aylığı bağlanması isteminin reddi yolundaki işlemin iptali talebiyle açılan davada, görevli yargı yerinin; genel idari yargı yeri mi, yoksa askeri yüksek idare mahkemesi mi, olacağı noktasına ilişkindir. Davacının; vazife malüllüğüne yol açtığını ileri sürdüğü trafik kazası, askerlik görevinin yapılması sırasında meydana geldiğine ve davacı bu sırada asker kişi olduğuna göre; görev sorununun çözümünde öncelikle bu olguların gözönüne alınması, suretiyle, bu olgulara göre, görevi özel olarak düzenleyen mevzuat hükümlerinin, özellikle 1602 sayılı Yasanın gözden geçirilmesi gerekmektedir. 1602 sayılı Yasa'nın 20 nci maddesi; bir idari davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevine girebilmesi için, dava konusu idari işlemin askeri veya askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olmasına bakılmaksızın, asker kişileri ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Davacının; vazife malüllüğüne yol açtığını ileri sürdüğü trafik kazasının vuku bulduğu tarihte, asker kişi olduğu kuşkusuz olduğu gibi, 1602 sayılı Yasanın 20/2 maddesine göre de, bu yasanın uygulanmasında, görevden ayrılmış (terhis edilmiş) olsa bile asker kişi sayılacağı açıktır. Şu hale göre dava konusu işlem, asker kişiyi ilgilendirmekte ve 1602 sayılı Yasanın 20 nci maddesindeki ilk koşul gerçekleşmiş olmaktadır. Dava konusu işlemin, askeri hizmete ilişkin bulunması koşulana gelince; yukarıda belirtildiği gibi, idari işlemin asker kişiyi ilgilendirmesi, o işlemden dolayı açılan davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesince incelenmesi için yeterli olmayıp, o işlemin aynı zamanda askeri hizmete ilişkin olması da gerekmektedir. Burada hemen ifade etmelidir ki; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, bir idari işlem, asker kişiyi ilgilendiriyor ve askeri hizmete ilişkin bulunuyor ise, bu işlemin yargı denetimi Askeri Yüksek İdare Mahkemesine ait bulunmaktadır. Olayda dava konusu işlemin askeri olmayan makamca (T.C. Emekli Sandığı) tesis edilmiş olması bu yönden önem taşımamaktadır. Zira burada önemli olan husus işlemin, askeri hizmete ilişkin bulunması olup, işlemi tesis eden makamın değil, işlemin niteliğinin gözönüne alınması gereğidir. İşlemin niteliği yönünden yapılan incelemede ise; şayet bir idari işlem; idarece, bir asker kişinin askeri yeterlik ve yetenekleri, tutum ve davranışları, askeri geçmişi hak ve ödevleri gibi durumlarının ve askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural, gerek ve geleneklerin gözönünde tutularak değerlendirilmesi sonucu tesis edilmiş ise bu işlemi askeri, hizmete ilişkin idari işlem olarak nitelemek mümkündür. Olayda; davacının askerlik görevini yaparken, içinde bulunduğu askeri aracın trafik kazası yapması sonucu yaralanarak sakatlanması ve bu yüzden vazife malüllüğü aylığı bağlanmasının istenmesi karşısında, bu istemin reddine dair dava konusu işlem, yukarıdaki ölçütler nazara alınınca, askeri hizmete ilişkin idari işlem olup, 1602 sayılı Yasanın 20 nci maddesinde öngörülen öteki koşul da gerçekleşmiştir. Şu hale göre; asker kişiyi ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin bulunduğu saptanan dava konusu işlem aleyhine açılan davanın 1602 sayılı Yasanın 20 nci maddesine göre Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, davacı temyiz isteminin reddi ve İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay idari Dava Daireleri Genel Kurulunca, gereği görüşüldü : Davacının askerlik görevini yaptığı sırada geçirmiş olduğu bir trafik kazası sonucunda, tek gözünün görme yeteneğini kaybetmesi nedeniyle, kendisine vazife malüllüğü aylığı bağlanması yolundaki başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açmış olduğu dava, ........... İdare Mahkemesince, 28.4.1987 günlü E:1984/74, K:1987/322 sayılı kararla, görev yönünden reddedilmiş ise de; bu karar temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onuncu Dairesinin 29.9.1988 günlü E:1987/2438, K:1988/1472 sayılı kararıyla bozulmuştur. Mahkemenin, bozma kararına uymayarak, davanın görev yönünden reddine ilişkin ilk kararında ısrarı Üzerine, davacı bu kez, ......... İdare Mahkemesinin 15.3.1989 günlü E:1989/134, K:1989/342 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. İdari makamların tesis etmiş olduğu kesin ve yürütülmesi gerekli idari işlemler aleyhine açılacak iptal davalarında genel görevli mahkemeler idare mahkemeleridir. Ancak 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 2568 sayılı Kanunla değişik 20 nci maddesi uyarınca "askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların" Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir. . Burada önemli olan ve görevli yargı yerinin belirlenmesinde dikkate alınması gereken husus, uyuşmazlığın askeri hizmete ilişkin bir idari işlem veya eylemden doğup doğmadığıdır. Esasen 1602 sayılı Kanun da, işlemi tesis etmiş olan makamın sivil ya da askeri makam olup olmadığı hususu üzerinde durmamakta ve askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması koşulunu da aramamaktadır. Ancak her durumda aranan koşul, uyuşmazlığın "askeri hizmete ilişkin" olmasıdır. Bakılan davada uyuşmazlığa konu olup, iptali istenilen işlem, askeri hizmete ilişkin bir işlem olmayıp, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 5434 sayılı Kanunun vazife malüllüğü ile ilgili hükümlerini uygulamak suretiyle tesis etmiş olduğu bir işlemidir. Açıklanan nedenlerle, davacının vazife malülü olup olmadığı konusundaki bu uyuşmazlığın çözümü idari yargının görev alanına girdiğinden, davacının temyiz isteminin kabulü ile, ........ İdare Mahkemesinin davanın görev yönünden reddinde ısrarına ilişkin 15.3.1989 günlü E.-1989/134, K:1989/342 sayılı kararının bozulmasına ve dava dosyasının Mahkemeye iadesine 27.10.1989 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20 nci maddesi bir idari davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevine girebilmesi için, dava konusu idari işlemin askeri veya sivil makamlarca tesis edilmiş olmasına bakılmaksızın, asker kişileri ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması koşullarını aramaktadır. Davacının; vazife malüllüğüne yol açtığını ileri sürdüğü trafik kazasının vuku bulduğu tarihte, asker kişi olduğu kuşkusuz olduğu gibi 1602 sayılı Kanunun 20 nci maddesine göre de bu yasanın uygulanmasında görevden ayrılmış (terhis edilmiş) olsa bile asker kişi sayılacağı açıktır. Bu durumda dava konusu işlemin asker kişiyi ilgilendirmesi nedeniyle anılan 20 nci maddedeki ilk koşul gerçekleşmiş olmaktadır. 1602 sayılı Kanunun 20 nci maddesindeki ikinci koşul olan, uyuşmazlığın askeri hizmete ilişkin idari işlem veya eylemden doğmuş olması koşuluna gelince; olayda, davacının askerlik görevini yaparken içinde bulunduğu askeri aracın trafik kazası yapması sonucu yaralanarak sakat kalması ve bu yüzden vazife malullüğü aylığı bağlanmasının istenmesi karşısında bu istemin reddine dair idari işlemin "askeri hizmete ilişkin" olduğu açıktır. İşlemi tesis eden makamın sivil idare olması ve uygulanan mevzuatın aynı zamanda sivilleri de ilgilendiren mevzuat olmasının 1602 sayılı Kanun karşısında bir önemi bulunmamaktadır. Esasen uygulanacak mevzuat yönünden bir ayrıma gitmek, 1602 sayılı Kanunda öngörülmeyen yeni bir koşul getirmek olur ki, buna olanak yoktur. Kaldı ki, dava dosyasının incelenmesinden davacının vazife malüllüğü aylığı bağlanması yolundaki başvurusu Emekli Sandığınca, davacının görevli olduğu sırada sakatlandığını tespit eden (vak'a günü tutulup kıt'a amirince tasdik edilmesi gereken) zabıt varakasının ........... Askerlik Şubesinden istenmiş olmasına rağmen, gönderilen cevap yazısı ekindeki ........... 48 nci Piyade Tugay 2 nci Tabur Kr.As.Bl. Komutanlığının yazısında kaza vukuat raporunun bulunmadığının belirtildiği, davacının 9.7.1972 günlü terhis belgesinde, Sağlık durumunun sağlam olarak gösterildiği ve ...... Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 28.7.1983 günlü yazısı ekinde gönderilen ......... 800 yataklı Askeri Hastanesince verilen 24.5.1972 günlü 2964 sayılı raporda davacının "askerliğe elverişli" olarak nitelendirildiği gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu durum, Emekli Sandığınca tesis edilmiş olan idari işlemin, askeri hizmete ilişkin olduğunu açıklamaktadır. Açıklanan nedenlerle, asker kişiyi ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin olduğu saptanan dava konusu işlem aleyhine açılan davanın 1602 sayılı Kanunun 20 nci maddesine göre Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması oyu ile karara karşıyız.

Atıf: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 1989/378, K. 1989/154, T. 27.10.1989, www.arakarar.com/karar/danistay-idari-dava-daireleri-kurulu-1989-378-e-1989-154-k-241062cb0c63