Danıştay · 9. Daire
Danıştay 9. Daire 2023/6363 E. 2024/1425 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 9. Daire
- Esas No
- 2023/6363
- Karar No
- 2024/1425
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/6363 Karar No : 2024/1425 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti. İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem:Davacı şirket adına bir kısım alış faturasının sahte olduğundan bahisle re'sen tarh edilen 2018/Haziran dönemine ilişkin katma değer vergisi ve kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; ara karar ile davalı idareden istenilen defter belge isteme yazılarının tebliğ edilemediğine dair tebliğ alındılarının incelenmesinden; defter belge isteme yazısının, 16/10/2018 tarihinde davacı şirketin ... Mah. ... Cad. No:... Altındağ/Ankara işyeri adresine adresin kapalı olması nedeniyle tebliğ edilemediği, bunun üzerine 22/10/2018 tarihinde davacı şirketin kanuni temsilcisi ...'un mernis adresi olan ... Mah. ... Cad. No:... Darıca/Kocaeli adresinde tanınmadığından dolayı tebliğ edilemediği, 01/11/2018 tarihinde ikinci kez ... Mah. ... Cad. No:... Darıca/Kocaeli adresinde tebligat yapılmaya çalışıldığı ancak bu tebligatın yanlış adrese yapıldığının anlaşıldığı, ve yine 24/06/2019 tarihinde vergi inceleme raporunda kanuni temsilcinin bilinen adresi olarak belirtilen ... Mah. ... Cad. ... No:... Yenimahalle/Ankara adresinde tanınmadığından dolayı tebligat yapılamadığı anlaşılsa da söz konusu adresin kanuni temsilcinin bilinen adresi olarak belirtildiğinin görüldüğü, dolayısıyla davacının mernis adresi olan ... Mah. ... Cad. No:... Darıca/Kocaeli adresine ikinci kez defter-belge isteme yazısı tebliğ edilmeye çalışılmaması nedeniyle usulüne uygun bir tebliğden söz edilemeyeceği; davacının, kendisine yapılmış usulüne uygun bir tebliğin varlığı halinde tarhiyat öncesi uzlaşma olanağının ve inceleme elemanına ibraz edeceği defter ve belgeler ile kendisini henüz tarhiyat yapılmadan savunma imkanının bulunduğu, defter ve belge isteme yazısının usulsüz tebliği halinde ise bu haklardan mahrum kalacağı, dolayısıyla, usulüne uygun şekilde davacıya ait defter ve belgeler istenmeden Gibintranet ve Vdkbis Sistemleri'nden yararlanarak, tarhiyat öncesine ilişkin davacının savunma ve uzlaşma haklarına halel getirerek yapılan tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu 2018/Haziran dönemine ilişkin bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Davacının elektronik tebligat adresinin mevcut olduğu görüldüğünden, davacının elektronik tebligat adresine iletilmesi gereken defter belge isteme yazısının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddedeki usullere göre tebliğ edilemediği gerekçesiyle düzenlenen ve bu defa elektronik tebligat adresine gönderilen ihbarnameye karşı açılan davada, davacı açısından usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligattan söz edilmesine olanak bulunmadığı, dolayısıyla davanın kabulü yolundaki Vergi Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, istinaf isteminin belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarece yapılan işlemlerin yerinde ve hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı şirket adına bir kısım alış faturasının sahte olduğundan bahisle re'sen tarh edilen 2018/Haziran dönemine ilişkin katma değer vergisi ve kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği, şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılmasının caiz olduğu, "Kapalı zarf esası" başlıklı 99. maddesinde, posta ile tebliğde tebliğ edilecek vesika kapalı bir zarf içinde postaya verileceği, bunun için, şekilleri Maliye Bakanlığınca tesbit edilen özel zarfların kullanılacağı, "Elektronik ortamda tebliğ" başlıklı 107/A. maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği ifade edilmiş, aynı Kanun'un "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde, "Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)" kuralına yer verilmiş, "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin 3.bendinde 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresininde bilinen adreslerden olduğu belirtilmiş, aynı maddenin 3. fıkrasında "İşyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğ, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır." hükmü yer almış, 102. maddesinde ise "Bu Kanunun 101. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 2018 yılı hesap ve işlemlerinin sahte belge kullanma yönünden incelenmesine ilişkin vergi inceleme raporu düzenlendiği, anılan raporda şirketin yapılan tebligata rağmen defter ve belgelerini ibraz etmediği, bu nedenle incelemenin Ba-Bs formları üzerinden yapıldığı ve davacı şirketin bir kısım alışlarını sahte fatura ile belgelendirdiğinden bahisle dava konusu tarhiyatın yapıldığı, anılan tarhiyatın kaldırılması istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Temyize konu kararda; davacının elektronik tebligat adresi bulunduğundan defter belge isteme yazısının bu adrese tebliğ edilmesi gerekirken posta yoluyla yapılan tebligatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmişse de; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A. maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceğinin belirtildiği, 107/A. maddesindeki bu kuralın emredici hüküm niteliğinde olmadığı, davalı idarenin Kanunda belirtilen posta ile tebliğ, ilan yoluyla tebliğ, memur vasıtasıyla tebliğ ve elektronik ortamda tebliğ yöntemleriyle muhataplarına tebligat yapabileceği, bu yöntemlerden herhangi birinin zorunlu tebliğ usulü olarak öngörülmediği görüldüğünden defter belge isteme yazısının posta yoluyla tebliğinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; defter belge isteme yazısının, asıl borçlu şirketin adresinin kapalı olması nedeniyle tebliğ edilemediği, bunun üzerine anılan yazının 22/10/2018 tarihinde davacı şirketin kanuni temsilcisinin ikamet adresi olan "... Mah. ... Cad. No:... Darıca/Kocaeli" adresine gönderildiği, kanuni temsilcinin adreste tanınmadığından bahisle tebligatın yapılamadığı, anılan ikamet adresine ikinci kez çıkarılan tebligatın ise kişinin adreste ikamet etmediği ve tanınmadığı belirtilerek kapıya pusula yapıştırılmak suretiyle yapıldığı, ancak ikinci kez tebligat yapılmak istenen adresteki numaranın "499/1-12" yerine "499/1-2" olarak yanlış yazıldığı, bu durumda doğru adrese tebligatın denendiğinden bahsedilemeyeceğinden ve vergi inceleme raporunda kanuni temsilcinin bilinen adresi olarak belirtilen ... Mah. ... Cad. ... No:... Yenimahalle/Ankara adresinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 101. maddesi uyarınca adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi olduğuna dair dosyada herhangi bir bilgi-belge de bulunmadığı görüldüğünden davacı açısından usulüne uygun olarak yapılmış bir tabligattan söz edilmesine olanak bulunmadığından Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.