Danıştay · 9. Daire

Danıştay 9. Daire 2023/6322 E. 2025/4362 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2023/6322
Karar No
2025/4362
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/6322 Karar No : 2025/4362

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı- ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Sanayi ve Satış Mağazaları Zincirleri Ticaret Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emirlerinin davacıya 13/11/2018 tarihinde kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği belirtilmiş ise de, iş bu dosya ve Mahkemelerinin E:... sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; ödeme emirlerine ilişkin olarak davacının ikametgah adresine birinci defa gönderilen tebliğ alındısının 19/09/2018 tarihinde iade edildiği, ikinci defa gönderilen tebliğ alındısında ise 13/11/2018 tarihinde "...adresin kapalı olması nedeniyle tebliğin mümkün olmadığı, çıkış merciine iade edildiği, tebligat pusulasının kapıya yapıştırıldığı" nın belirtildiği, ikinci defa gönderilen tebliğ alındısında belirtilen tebligat pusulasının dosya içine sunulmadığı, bu durumda Kanunda tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilmesi öngörülen, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırıldığı ifadesinin yazılıp imzalanmadığı, davalı idarenin de bunun aksini ispatlayan bir belgeyi dosyaya ibraz etmediği anlaşıldığından, söz konusu ödeme emirlerinin davacıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği sonucuna varılarak, davanın süresinde açıldığı anlaşıldığından işin esasına geçildiği, dava konusu ... sayılı ödeme emirleri ile ... sayılı ödeme emrinin 7, 8, 9, 23 ve 29. sırasında yer alan borçlar yönünden;davacının 03/09/2010 tarihli ortaklar kurulu kararıyla mevcut hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı, bu tarihe kadar tahakkuk etmiş vergi borçlarından sorumlu tutulması kanun gereği olmakla birlikte, bu tarihten sonra tahakkuk edecek vergiler nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun olmayacağı, söz konusu vergi borçlarının tahakkuk ve vade tarihlerinin davacının şirket ortaklığının sona erdiği 03/09/2010 tarihinden sonraya rastlaması nedeniyle davacının belirtilen borçlardan sorumluluğu tutulamayacağından anılan borçlara ilişkin düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ... sayılı ödeme emri ile ... sayılı ödeme emrinin 7, 8, 9, 23 ve 29. sırasında yer alan vergi borçları dışındaki kısmı yönünden; asıl borçlu şirkete gönderilen ödeme emirlerinin 2009 ve 2010 yıllarında tebliğ edildiği ve şirketin banka hesaplarına 2010 ve 2011 yıllarında e-haciz uygulandığı, 2011 yılından sonra aynı hesaplara aynı tutarda uygulanan hacizlerin zamanaşımını kesmeyeceği ve tahsil zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından, 31/12/2015 ve 31/12/2016 tarihleri itibarıyla zaman aşımına uğrayan borçlar için düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Sanayi ve Satış Mağazaları Zincirleri Ticaret Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nu 102. maddesinde; tebliğ olunacak evrakı içeren zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve bu durumun muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükmüne yer verilmiştir. 485 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Ek:1 bölümünde iki kısımdan oluşan pusula örneğine yer verildiği, söz konusu pusulanın "Tebligat Pusulası (Muhatap)" başlığını taşıyan kısmında; “Tebliğ evrakını gönderen idareden alabileceğiniz duyurulur. Tebellüğden imtina edilmesi halinde pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihte tebliğ yapılmış sayılır. Yerleşim yeri adresine ikinci defa gidildiği halde tebliğ yapılacak olanların bu adreste bulunamaması durumunda (geçici ayrılmayı da kapsar) tebliğ evrakının pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde alınması halinde alındığı gün, bu süre içerisinde alınmaması halinde 15. günde tebliğ yapılmış sayılır.” şerhinin matbu olarak yer aldığı, pusulanın diğer kısmı olan "Tebligat Pusulası" başlığını taşıyan ve idarede kalacak olan kısmında ise söz konusu şerhin yer almadığı görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; davacı adına, ... Sanayi ve Satış Mağazaları Zincirleri Ticaret Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin davacının mernis adresinde 19/09/2018 tarihinde tebliğe çıkarıldığı, adresin kapalı olması nedeni ile idareye iade edildiği, aynı adrese 13/11/2018 tarihinde ikinci kez gidilmesi üzerine adresin yine kapalı olması nedeniyle kapıya pusula yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği, yukarıda hükümlerine yer verilen Yasa gereği de 15 gün içinde idareden alınmaması nedeniyle 28/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği kabul edilerek, kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla davacının aracı üzerine haciz uygulanması üzerine haciz işlemi ile iş bu davaya konu ödeme emirlerinin iptali istemiyle 22/12/2020 tarihinde dava açıldığı, ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K:... sayılı kararıyla ödeme emirlerine ve haciz işlemine ayrı davalar açılmak üzere dava dilekçesinin reddine karar verildiği, süresi içerisinde verilen yenileme dilekçesi ile uyuşmazlık konusu ödeme emirlerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Temyize konu kararda; dava konusu ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin belgeler incelendiğinde; ikinci tebligat olarak gönderilen tebliğ alındısına istinaden kapıya yapıştırılan tebligat pusulasının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi kapsamında "tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği (...) Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır" şerhini içermediği, bu sebeple dava konusu ödeme emrinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği sonucuna varılarak esastan inceleme yapılmak suretiyle karar verilmiş ise de; yukarıda belirtilen ve 485 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Ek:1 bölümünde yer verilen ve iki kısımdan oluşan pusula örneğinde de görüldüğü üzere, iki kısımdan oluşan tebligat pusulasının "Tebligat Pusulası (Muhatap)" başlığını taşıyan ilk kısmı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının da aynı sebeplerle tebliğ edilememesi durumunda kapıya yapıştırılacak olan ve tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren matbu bir pusula olduğu, tebligat pusulasının diğer kısmının ise "Tebligat Pusulası" başlığını taşıyan ve idarede kalacak olan kısım olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine göre ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının da aynı sebeplerle tebliğ edilememesi durumunda, adreste bulunamama, adresin kapalı olması vb. sebepler ile birlikte tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren tebligat pusulasının (muhatap) kapıya yapıştırıldığına dair hususun tebliğ zarfı üzerine şerh ve imza edilerek adresin kapısına "Tebligat Pusulası (Muhatap)" başlıklı matbu pusulanın doldurularak yapıştırılmasının yeterli olduğu, İdarede kalacak olan Tebligat Pusulası başlıklı kısmın ise, yapılan tebligatı belgelendirme ve gerektiğinde delillendirme işlevi gördüğü anlaşılmaktadır. Ayrıca, davalı idare tarafından dosyaya sunulan ikinci tebligata ilişkin tebliğ alındısında; tebligat üzerindeki adrese gidildiği, adresin kapalı olması nedeniyle tebliğin mümkün olmadığı, Vergi Usul Kanunu gereğince çıkış merciine iade edildiği, tebligat pusulasının kapıya yapıştırıldığı şerhinin ve posta memuru imzasının bulunduğu görülmüştür. Bu durumda; dava konusu ödeme emirlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine uygun olarak 28/11/2018 tarihinde davacıya tebliğ edilmesine rağmen işbu davanın ise 22/12/2020 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, 15 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra açılan davanın süre aşımı yönünden reddi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 16/10/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X)KARŞI OY: Temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 9. Daire, E. 2023/6322, K. 2025/4362, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-9-daire-2023-6322-e-2025-4362-k-f277f46d6280