Danıştay · 9. Daire
Danıştay 9. Daire 2023/1670 E. 2024/1363 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 9. Daire
- Esas No
- 2023/1670
- Karar No
- 2024/1363
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/1670 Karar No : 2024/1363 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Malmüdürlüğü 2-(DAVACI) ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantı sonucu verilen bozma kararına uyarak dosyayı yeniden incelemek suretiyle, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan ve asıl amme borçlusu şirket adına tarh edilen 2010 yılına ait vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve 2010/Ekim-Aralık dönemine ait geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Kanununun 353/6. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına; 2010/Kasım, Aralık dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine; 2011/Ağustos, Eylül, Kasım dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine; 2010/Eylül ila Aralık aylarının 1 ve 2. dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisine karşı açılan davaların; sırası ile ... Vergi Mahkemesinin ... tarih; E:..., K:...; E:..., K:...; E..., K:...; E:..., K:... sayılı kararlarıyla reddedildiği, bu kararlara yönelik yapılan temyiz başvurularının; sırası ile Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 06/05/2019 tarih; E:2016/7586, K:2019/1959; E:2016/7597, K:2019/1960; E:2016/7600, K:2019/1961; Danıştay Yedinci Dairesinin 10/04/2019 tarih ve E:2016/3319, K:2019/2647 sayılı kararlarıyla kabul edilerek anılan vergi mahkemesi kararlarının bozulduğu, Danıştay Yedinci Dairesinin 10/04/2019 tarih ve E:2016/3319, K:2019/2647 sayılı kararına karşı yapılan karar düzeltme isteminin, Danıştay Yedinci Dairesinin 17/06/2020 tarih ve E:2019/4619, K:2020/3066 sayılı kararıyla kabul edilerek temyiz isteminin reddedildiği; Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 06/05/2019 tarih ve E:2016/7597, K:2019/1960 sayılı bozma kararına uymayarak, ısrar edip davayı reddeden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik temyiz başvurusunun Vergi Dava Daireleri Kurulunun 13/10/2021 tarih ve E:2021/553, K:2021/1299 sayılı kararıyla ısrar hükmü yönünden reddedilerek temyizen incelenmek üzere dosyanın Danıştay 9 Dairesine gönderilmesi üzerine Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 16/05/2022 tarih ve E:2022/1202, K:2022/1824 sayılı kararıyla temyiz isteminin reddedildiği; Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 06/05/2019 tarih ve E:2016/7600, K:2019/1961 sayılı bozma kararına uymayıp, ısrar ederek davayı reddeden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen temyiz başvurusu olmaması üzerine kararın kesinleştiği; Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 06/05/2019 tarih ve E:2016/7586, K:2019/1959 sayılı bozma kararına uymayıp ısrar ederek davayı kısmen kabul eden, kısmen reddeden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmadığı ve davanın kısmen reddine ilişkin kısmının bu şekilde kesinleştiği anlaşıldığından; ödeme emri içeriği tarhiyatlara karşı asıl amme borçlusu tarafından açılan anılan davaların reddedilerek kesinleşen vergi borçlarına ilişkin kısımları yönünden, davacının ortak olduğu dönemler ile hisseleri devralmadan önceki dönemlere ilişkin hissesi oranında sorumluluğu bulunduğu ve davacının iddialarının ödeme emrine karşı açılan davalarda ileri sürülebilecek iddialar kapsamında olmadığı sonucuna varılarak dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarının söz konusu bu kısımlarında hukuka aykırılık, ödeme emrinin anılan davaların reddedilerek kesinleşen vergi borçlarına isabet eden kısmı yönünden davanın reddine karar veren Vergi Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmadığı, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 06/05/2019 tarih ve E:2016/7586, K:2019/1959 sayılı bozma kararına uymayıp ısrar ederek davayı kısmen kabul eden, kısmen reddeden ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının kabule ilişkin kısmına yönelik davalı tarafından temyiz isteminde bulunulduğu ve Danıştay Vergi Dava Dairelerince Kurulu'nun 13/10/2021 tarih ve E:2021/439, K :2021/1298 sayılı kararı ile temyiz başvurusunun ısrar hükmü yönünden reddedilip, davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının temyizen incelenmek üzere dosyanın Dairesine gönderilmesi üzerine Danıştay Dokuzuncu Dairesince temyiz isteminin gerekçeli reddine karar verildiği anlaşıldığından; dava konusu ödeme emrinin anılan Vergi Mahkemesi kararı ile kısmen kabul ile sonuçlanan ve kanun yolları tüketilerek kesinleşen vergi borçlarına isabet eden kısmı yönünden dayanağı kalmadığından dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarının söz konusu bu kısmında hukuka uyarlık, ödeme emrinin anılan kararla kesinleşen vergi borcuna isabet eden kısmı yönünden davanın reddine karar veren Vergi Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen gerekçeli reddine, kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının; ödeme emrinin yukarıda anılan davaların reddedilerek kesinleşen vergi borçlarına isabet eden kısımlarına dair hüküm fıkrasına yapılan istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine, anılan kararın, ödeme emrinin yukarıda anılan davanın kabulle kesinleşen vergi borçlarına isabet eden kısmına dair hüküm fıkrasına yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının söz konusu kısmının kaldırılmasına, davanın bu kısmının kabulüne, ödeme emrinin bu kısmının iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: Dava ve istinaf dilekçelerinde açıklanan iddialar doğrultusunda kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. DAVALININ İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, eksik inceleme neticesinde usul ve yasaya aykırı bir karar verildiği belirtilerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu ödeme emrinin kısmen kabul ile sonuçlanan ve kanun yolları tüketilerek kesinleşen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının söz konusu kısmının kaldırılmasına, davanın bu kısmının kabulüne karar verilmek suretiyle dava konusu ödeme emrinde yer almayan bir amme alacağının iptaline hükmedilerek fazladan hüküm kurulduğu, dava konusu olmayan hususta karar verilmesi yargılama hukukuna ve usule aykırılık oluşturduğundan, tarafların temyiz istemlerinin kabulü ile söz konusu husus gözetilerek yeniden bir karar verilmek suretiyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemine gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı ifade edilmiştir. Maddenin gerekçesinde ise madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacının ortağı olduğu ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2008 yılına ait özel usulsüzlük cezası, 2010 yılına ait kurumlar vergisi, 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ait katma değer ve özel tüketim vergisinin iptali istemiyle açılan davalarda verilen ret kararları üzerine 2 No.lu ihbarnamelerin düzenlenerek şirkete tebliğ edildiği, tahakkuk eden vergi ve cezalar ile gecikme faizlerinin vadesinde ödenmemesi üzerine şirket adına ödeme emri düzenlendiği, ödeme emrine karşı şirket tarafından dava açılmaması ve amme alacağı ile ilgili olarak herhangi bir ödemede bulunulmaması üzerine şirket hakkında malvarlığı araştırmasının yapıldığı ve neticede şirketin borcunu karşılamaya yetecek malvarlığının olmadığının anlaşılması üzerine şirket ortağı olan davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, bu emrinin iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, dava konusu ödeme emrinde yer alan ve asıl borçlu şirket adına tarh edilen 2010 yılına ait vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve 2010/Ekim-Aralık dönemine ait geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353/6. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle açılan davada; özel usulsüzlük cezasının 3.500,00-TL'lik kısmı ile vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergi aslına bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine, özel usulsüzlük cezasının 77.000,00-TL'lik kısmı yönünden kabulüne ilişkin ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve E:...; K:... sayılı kararı üzerine reddedilen kısımlar üzerinden 2 No.lu ihbarname düzenlendiği, anılan kararın Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 06/05/2019 tarih ve E:2016/7586, K:2019/1959 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uymayıp ısrar ederek davayı kısmen kabul eden, kısmen reddeden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kabule ilişkin kısmına yönelik davalı tarafından temyiz isteminde bulunulduğu ve Danıştay Vergi Dava Dairelerince Kurulu'nun 13/10/2021 tarih ve E:2021/439, K:2021/1298 sayılı kararı ile temyiz başvurusunun ısrar hükmü yönünden reddedilip, davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının temyizen incelenmek üzere dosyanın Dairesine gönderilmesi üzerine Danıştay Dokuzuncu Dairesince temyiz isteminin gerekçeli reddine karar verildiği, belirtilen yargılama sürecinde özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının değişmediği, düzenlenen 2 No.lu ihbarname ile ödeme emirlerinin özel usulsüzlük cezasının Mahkemece reddedilen kısmı üzerinden tanzim edildiği anlaşılmıştır. Ancak, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu ödeme emrinin kısmen kabul ile sonuçlanan ve kanun yolları tüketilerek kesinleşen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının söz konusu kısmının kaldırılmasına, davanın bu kısmının kabulüne karar verilmek suretiyle dava konusu ödeme emrinde yer almayan bir amme alacağının iptaline hükmedilerek fazladan hüküm kurulduğu, dava konusu olmayan hususta karar verilmesi yargılama hukukuna ve usule aykırılık oluşturmakta ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görülmüştür. Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının "anılan kararın, ödeme emrinin yukarıda anılan davanın kabulle kesinleşen vergi borçlarına isabet eden kısmına dair hüküm fıkrasına yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının söz konusu kısmının kaldırılmasına, davanın bu kısmının kabulüne, ödeme emrinin bu kısmının iptaline, davacı tarafından dava ve istinaf aşamalarında karşılanan aşağıda dökümü gösterilen toplam 334,90-TL yargılama giderinden, 331,55-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 3,35-TL'sinin ise davalı idarece davacıya verilmesine, temyiz aşamasında davacıdan karşılandığı görülen 192,50-TL yargılama giderinden, 190,57-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 1,93-TL'sinin ise davalı idarece davacıya verilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca 80,70-TL maktu karar harcı ile aynı Kanun'un 13. maddesinin (j) bendi uyarınca davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle temyiz başvurusu sırasında alınmayan 236,70-TL temyiz başvuru harcının haklılık oranında hesaplanan 234,35-TL tutarındaki harcın davacıdan alınmasına," ilişkin kısmının çıkarılarak " davacı tarafından yapıldığı anlaşılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 334,90-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, temyiz aşamasında davacıdan karşılandığı görülen 192,50-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca 80,70-TL maktu karar harcı ile aynı Kanun'un 13. maddesinin (j) bendi uyarınca davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle temyiz başvurusu sırasında alınmayan 236,70-TL temyiz başvuru harcının davacıdan alınmasına," ifadesi eklenmek suretiyle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Tarafların temyiz istemlerinin reddine, .... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA, Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...TL maktu harç alınmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın.... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X)KARŞI OY: İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "temyizen verilen kararlar üzerine yapılacak işlemler" başlıklı 50/3. maddesinde, temyiz incelemesi sonrası bozma kararları verilerek gönderilen dosyaların, BİM tarafından öncelikle incelenerek ya bozma kararına "uyarak" yada kararında "ısrar" ederek bir karar vereceği hükme bağlanmış bu iki yol dışında BİM'ne üçüncü bir karar alma yetkisi verilmemiştir. Buna göre, BİM tarafından, evvelden istinaf edilme üzerine kaldırarak verdiği bir kararın Danıştay'ca bozulması halinde, başkaca bir değerlendirme yapmadan, sadece; "bozma kararına uyularak" dedikten sonra İYUK 45/4. maddesi uyarınca hukuka uygun bulmayarak kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi şeklinde bir karar vermesi, bir başka ifadeyle, hukuk aleminden kaldırıldığından ortada olmayan bir kararı onaylıyorum diyerek ilk derece mahkemesinin kaldırılan kararını işleme koyması mümkün değildir. Olayda, Dairemiz (Danıştay) bozma kararı üzerine, kararı bozulan İstinaf Vergi Dairesi tarafından, bozulan dosyaya ilişkin tebligat işlemleri tamamlandıktan sonra "uyma" kararı verilecekse, kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi suretiyle değil, işin esası hakkında bozma gereklerine uygun bir değerlendirme yapılarak karar verilmediğinden, iş bu kararın, yukarıda mezkur mevzuat hükümlerine uygun bir karar verilmek üzere bozularak dosyanın geldiği yer istinaf Vergi Dava Dairesine gönderilmesi gerektiği görüşüyle, kararın, davacının istinaf başvurusunun gerekçeli reddine ilişkin kısmı yönünden Daire kararına katılmıyorum.