Danıştay · 9. Daire

Danıştay 9. Daire 2022/4659 E. 2024/6292 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2022/4659
Karar No
2024/6292

T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/4659 Karar No : 2024/6292 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Adi Ortaklığı'na ait 2008 yılının muhtelif dönemleri katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi, vergi ziyaı cezası, damga vergisi, gecikme faizi ve özel usulsüzlük cezasının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; Danıştay Dokuzuncu Dairesince verilen bozma kararına uyarak yeniden incelemek suretiyle kabul eden ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dilekçede ileri sürülen iddialarla temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarelerince yapılan işlemlerin ve dava konusu ödeme emrinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İleri sürülen iddialar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY :Türk Borçlar Kanunu'nun 620. maddesinde, adi ortaklık sözleşmesinin, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olduğu ve bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılacağı, 638. maddesinin 3. fıkrasında, ortakların, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa, müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiş; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 8/a. maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, bu işleri yapanların katma değer vergisinin mükellefi olduğu; 44. maddesinde de katma değer vergisinin, bu vergiyle mükellef gerçek veya tüzelkişiler adına tarh olunacağı, şu kadar ki: adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi birinin tarhiyata muhatap tutulacağı kurallarına yer verilmiştir. Hukuken adi ortaklık statüsünde olan iş ortaklıkları da, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “vergi tevkifatı” başlıklı 94 .maddesinde, istihkak sahiplerinin gelir vergisine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur olanlar arasında sayılmış; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “vergi kesintisi” başlıklı 15.maddesinde ise istihkak sahiplerinin kurumlar vergisine mahsuben kesinti yapmak zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır. Yukarıda yer alan madde hükümlerinin değerlendirilmesinden,adi ortaklıkların katma değer vergisi açısından vergi mükellefi, stopaj vergisi yönünden vergi sorumlusu olarak kabul edildiği görülmektedir.Adi ortaklıklar,aynı zamanda Vergi Usul Kanunu'nda belirtilen bütün mükellefiyetleri yerine getirmek zorundadırlar. Bu açıdan, Kanun'un belirtmiş olduğu belge düzenine uymaları, yani, fatura, gider pusulası gibi belgeleri bastırmaları, defter tutmaları, kullandıkları defter ve belgeleri zamanaşımı süresi içinde muhafaza ve istenildiğinde ibraz etmeleri gerekmektedir. Bu durumda, vergi mükellefi ve vergi sorumlusu olan, söz konusu tarhiyatların nedenini oluşturan fiilleri gerçekleştiren adi ortaklığın vergi ve cezalar açısından muhatap kabul edilmesinde yasal bir engel bulunmadığı anlaşıldığından adi ortaklık adına ihbarname ve ödeme emri düzenlenmesinde ve adi ortaklıktan tahsil edilemeyen alacak için ortaklardan birinin takip edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın esası incelenerek karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 9. Daire, E. 2022/4659, K. 2024/6292, www.arakarar.com/karar/danistay-9-daire-2022-4659-e-2024-6292-k-1826bc7ed058