Danıştay · 9. Daire
Danıştay 9. Daire 2022/2291 E. 2023/4571 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 9. Daire
- Esas No
- 2022/2291
- Karar No
- 2023/4571
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/2291 Karar No : 2023/4571 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Halinde ... Yağ ve Deterjan San. A.Ş. İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirketin vergi borçlarının tahsili amacıyla adına kayıtlı Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, ... Köyü, ... ada, .. parsel ile Malatya ili, Hekimhan ilçesi, ... Köyü, ... ada, ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazları üzerine uygulanan haciz işlemlerinin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu haczin dayanağı ilanen tebliğ edilen ödeme emirleri yönünden; Mahkemelerinin 22/09/2021 tarihli ara kararına verilen cevabi yazı ve ekinde, söz konusu ilanen tebliğlere ilişkin ilan yazısının bir suretinin mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderildiğine dair bir belgenin bulunmadığının belirtildiği görüldüğünden davacı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşılan anılan ödeme emirleri içeriği borçlara isabet eden miktarlar yönünden dava konusu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu haczin dayanağı posta yoluyla tebliğ edilen ödeme emirleri yönünden ise; anılan ödeme emri içeriği alacakların vade tarihlerinin 1999, 2000 ve 2003 yılları olduğu, ödeme emirlerinin davacı şirkete tebliği üzerine söz konusu alacaklar yönünden zaman aşımının kesildiği, devamında ise davacı şirket tarafından 05/03/2003 tarihinde başvurulan 4811 sayılı Yasa kapsamındaki düzenleme ile zaman aşımının 31/12/2008 tarihine kadar uzadığı, 2008 yılında uygulanan dava konusu haciz işlemleri ile zaman aşımının kesilerek sürenin 31/12/2013 tarihine kadar uzadığı, diğer taraftan 2010, 2011 ve 2014 yıllarında yapılan ödemeler nedeniyle zamanaşımının tekrardan kesintiye uğradığı, devamında ise davacı şirketin 31/12/2014 tarihinde 6552 sayılı Yasa, 22/09/2016 tarihinde 6736 sayılı Yasa ve 31/07/2018 tarihinde ise 7143 sayılı Yasa kapsamında borçlarını yapılandırdığı, bu durumda davaya konu haciz işlemlerinin dayandığı ve posta yolu ile davacı şirkete tebilğ edildiği belirtilen ödeme emirleri içeriği alacakların zaman aşımına uğramadığı görüldüğünden bahsi geçen ödeme emri içeriği borçlar yönünden uygulanan haciz işleminden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilanen tebliğ edilen ödeme emirleri yönünden dava konusu haciz işleminin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının ilanen tebliğ edilen ödeme emirlerinden kaynaklanan haciz işlemine ilişkin kısmı hukuka ve usule uygun olduğundan, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun ise dava konusu haciz işlemlerinin dayanağı davacı şirkete posta yoluyla tebliğ edilen ödeme emirlerinden ..., ..., ..., ..., ..., ...,... sayılı ödeme emirlerinin tebliğ alındılarının, ... ve ... sayılı ödeme emrinin ise hem ödeme emirlerinin hem tebliğ evraklarının Dairelerince de istenildiği halde davalı idarece Arşiv Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin ilgili maddeleri uyarınca muhafaza ve saklama süresi tamamlandığından ve herhangi bir ihtilafa konu olmaması sebebiyle işlemden kaldırıldığından bahisle sunulmadığı görüldüğünden usulüne uygun olarak düzenlenerek muhatabına tebliğ edildiği davalı idarece ispatlanamayan ödeme emirlerine dayanarak uygulanan haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu haczin dayanağı ..., ..., ..., ...sayılı ödeme emirleri yönünden ise; anılan ödeme emirlerinin davacı şirketle ne gibi bir ilişkisi olduğu anlaşılamayan ...'a tebliğ edildiğinden muhatabına usulüne uygun olarak teslim edildiği davalı idarece kanıtlanamayan söz konusu ödeme emirlerinden kaynaklanan kısım yönünden dava konusu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, dayanak ... sayılı ödeme emrinin ... tarihinde, ... sayılı ödeme emrinin ise 10/05/2000 tarihinde şirket adresinde kanuni temsilci olan ...'ya, ... ayılı ödeme emrinin ... tarihinde, ..., ... (dağıtılan kar payı stopaj vergisi dışında ki kamu alacaklarına ilişkin olarak), ... , ..., ... sayılı ödeme emirlerinin ise 27/05/1999 tarihinde şirket adresinde muhasebe müdürü ... 'a usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, yapılan bu tebligatlarla söz konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacakları yönünden 1999 ve 2000 yıllarında tahsil zaman aşımı süresinin kesildiği, 6183 sayılı Kanun'un 103. maddesinin birinci fıkrasının onbirinci bendinin yürürlüğe girdiği tarihten önce davacı şirket tarafından 4811 sayılı Yasa'dan yararlanmak için başvuru yapılmış olması sebebiyle Mahkemece tespit edildiğinin aksine bu başvuru ile zamanaşımı süresinin kesilmeyeceği, dolayısıyla ödeme emri içeriği borçlarının belirtilen kısmının 31/12/2005 ve 31/12/2006 tarihi itibariyle tahsil zamanaşımına uğradığından davacı şirket adına uygulan haciz işlemlerinin bu ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, ... sayılı ödeme emrinin dağıtılan kar payı stopaj vergisine ilişkin kısmı ile ilgili olarak 27/05/1999 tarihinde şirket adresinde muhasebe müdürü Aynur Taptap'a usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, yapılan bu tebligatla ödeme emri içeriği kamu alacaklarına ilişkin olarak tahsil zaman aşımı süresinin 1999 yılında kesildiği, 6183 sayılı Kanun'un 103. maddesinin birinci fıkrasının onbirinci bendinin yürürlüğe girdiği tarihten önce davacı şirket tarafından 4811 sayılı Yasa'dan yararlanmak için başvuru yapılmış olması sebebiyle bu başvuru ile zamanaşımı süresinin kesilmeyeceği, 21/04/2003 tarihinde yapılan iki ayrı ödeme nedeniyle kesilen tahsil zamanaşımı süresinin 2004 yılında yeniden işlemeye başlaması ile 2008 yılında tesis edilen dava konusu haciz işlemleri ile yeniden kesilen tahsil zaman aşımı süresinin sonu olan 31/12/2013 tarihine kadar zaman aşımını kesen herhangi bir sebep de bulunmadığından dağıtılan kar payı stopaj vergisine ilişkin kamu alacağının 31/12/2013 tarihinde zaman aşımına uğradığı, bu nedenle de davacı şirket adına uygulan haciz işlemlerinin söz konusu ödeme emrinin dağıtılan kar payı stopaj vergisinden kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, ... sayılı ödeme emri yönünden ise; anılan ödeme emrinin dava dosyasında mevcut olmaması sebebiyle Dairelerince verilen ara kararı üzerine gönderilen cevabi yazıda; bu ödeme emri ile ilgili olarak takibe rastlanmadığı belirtildiğinden, dava konusu haciz işlemin dayanağı durumunda olmaması, başka bir anlatımla dava dışı olması sebebiyle Mahkeme kararının hüküm fıkrasının bu ödeme emrine ilişkin kısmının kaldırılması gerektiği gerekçesiyle kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının posta yoluyla tebliğ edilen ödeme emirlerine dayanan haciz işlemine ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirket adına uygulanan hacizlerin dayanağı ödeme emirlerinin şirkete usulüne uygun tebliğ edildiği ve akabinde dava konusu haczin tatbik edildiği, davacı şirket tarafından yapılan ödemeler ile davacı şirket tarafından çeşitli zamanlarda borçlarının yapılandırılması nedeniyle borcun zaman aşımına uğramadığı, davacı şirket adına tesis edilen haciz işlemlerinin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.