Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2023/2473 E. 2025/10566 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/2473
Karar No
2025/10566
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2473 Karar No : 2025/10566

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI):...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Hazine adına kayıtlı olan Edirne İli, Vize İlçesi, ... Beldesi, ... ada, ... parsel numaralı 11.408,67 m2 yüzölçümlü, 6292 sayılı Kanun'un 6.maddesi uyarınca ipotekli satışı yapılarak 12/02/2020 tarihinde tescil işlemleri tamamlanmış olan taşınmazın, 1.derece doğal sit alan ilan edilen alan içerisinde kaldığından bahisle satış işleminin iptal edilmesi gerektiği, satış işlemine rıza göstermesi halinde idareye başvurması veya noter aracılığıyla muvafakatini bildirmesi, satışın iptal edilerek Hazine adına tesciline yazısının tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde idareye başvurarak rıza göstermemesi halinde dava yoluna başvurulacağına ilişkin Vize Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği'nin ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasına ekli belgeler ve Mahkemelerinin E:... sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde, dava konusu taşınmazın doğal sit alanı içerisinde kaldığının tespit edildiği, satışın iptali ile hazine adına tescilinin gerektiğinin kanuni zorunluluk olduğu sonucuna ulaşıldığından, satış işlemine konu olan taşınmazın, 1. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı anlaşılmakta olup, 6292 sayılı Kanun'un 11. maddesi'nin 4. fıkrası'nda; bu Kanun kapsamında kalan taşınmazlardan hak sahiplerine satılmaması, ilgililerine devredilmemesi veya iade edilmemesi gerektiği halde bu tasarruflara konu edilenlerden; satılanların satış bedeli kanuni faiziyle iade edileceği, devir ve iade edilenlerin ise bedelsiz olarak geri alınacağı düzenlemesi gereğince tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, taşınmazın SİT alanında kalması ile SİT nitelikli koruma alanında kalmasının farklı hususlar olduğu, tapu sicil belgelerinin incelenmediği, hakkında SİT alanına zarar vermeden dolayı açılan davadan beraat ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Kırklareli İli, Vize İlçesi, ... Beldesi'nde bulunan ... ada,... parselin ...0 tarihinde ... sayılı Kanun'un 6.maddesi gereğince yapılan taksitli satış işlemi ile ipotekli olarak davacı adına tescil edilmiştir. Satış işlemi sonrasında Kırklareli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Milli Emlak Müdürlüğü'nün ilgi sayılı yazıları ile taşınmazın, Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun... tarihli ve ... sayılı kararı ile doğal sit ilan edilen alan içerisinde kaldığı, aynı zamanda ... ada, ... parselin ... tarihli ve ... sayılı Bakanlık oluru ile onaylanan Doğal Sit- Nitelikli Doğal Sit Alanı içerisinde de kaldığı, bu nedenle satışının mümkün olmayacağı, satış işlemlerinin, 6292 sayılı Kanun'un 11/4 maddesi gereğince iptali ile yeniden Hazine adına tescilinin sağlanması ve satış bedelinin kanuni faiziyle birlikte ilgilisine iade edilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine Vize Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği tarafından satış işleminin iptal edilmesi gerektiği, satış işlemine rıza göstermesi halinde idareye başvurması veya noter aracılığıyla muvafakatini bildirmesi, satışın iptal edilerek Hazine adına tesciline yazısının tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde idareye başvurarak rıza göstermemesi halinde dava yoluna başvurulacağına ilişkin Vize Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği'nin ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun “Hak sahibi, başvuru ve doğrudan satış" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında "2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler bu Kanuna göre hak sahibi sayılır." hükmüne, 2. fıkrasında, "2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilecek kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler de hak sahibi sayılır." hükmüne, 3. fıkrasında "Hak sahiplerinden birinci fıkra kapsamında olanlar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, ikinci fıkra kapsamında olanlar ise, güncelleme listelerinin tescil edildiği veya kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren sekiz ay içinde idareye başvurarak, bu taşınmazların bedeli karşılığında kendilerine doğrudan satılmasını isteyebilirler." hükmüne, 12. fıkrasında ise, "Bu maddeye göre hak sahiplerine doğrudan satılması gereken taşınmazlardan ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan ya da Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ile ilgili idarelerce bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç üç ay içerisinde idareye bildirilmesi şartıyla özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gerekenler ile içme ve kullanma suyu havzalarında maksimum su seviyesinden itibaren üç yüz metrelik bant içerisinde kalan yerler hak sahiplerine satılmaz. Bu taşınmazların yerine istenilmesi hâlinde hak sahiplerine, hak sahibi oldukları taşınmazın rayiç değerine eşdeğer öncelikle aynı il sınırları içerisinde bulunan 2/B alanlarındaki taşınmaz, bu maddenin dördüncü fıkrasına göre hesaplanacak satış bedeli karşılığında doğrudan satılabilir." hükmüne yer verilmiştir. 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin "Mevcut Statülerin Değerlendirilmesi" başlıklı Geçici 6. maddesinde "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte, doğal sit alanı ve tabiat varlığı olarak tespit ve tescil edilmiş alan ve varlıklara ilişkin her türlü belge, bu alan ve varlıkların statülerinin yeniden değerlendirilmesi için en geç altı ay içinde Bakanlığa devredilir. Tabiat varlıkları ve doğal sitlerle ilgili yeni değerlendirme yapılıncaya kadar bu alanlara ilişkin olarak kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca alınmış kararlar geçerlidir. (2) Devir sürecinde arkeolojik, kentsel, tarihi sitlerin ve kültür varlıklarının bulunduğu alanların doğal sitler, tabiat varlıkları ile benzeri diğer koruma statüsünde bulunan alanlarla çakışması durumunda bu alanlara ilişkin konular mevcut doğal sit statüsü de gözönüne alınarak kültür varlıklarını koruma bölge kurullarınca değerlendirilir ve Kültür ve Turizm Bakanlığının talebi üzerine bu alanların adı geçen Bakanlıkça kısmen veya tamamen yönetilmesine Çevre ve Şehircilik Bakanı ile Kültür ve Turizm Bakanınca birlikte karar verilir. (3) Bakanlık tarafından konunun uzmanlarından oluşturulacak komisyonca yeniden tespit edilen statüler Çevre ve Şehircilik Bakanının onayı ile, yapı yasağı öngörülen statüler ise Bakanlar Kurulunca onaylandıktan sonra tescil edilir. Bu alanlar ve varlıklar yeni statüsüne, ören yerleri ise mevcut statüsüne uygun koruma-kullanma esaslarına göre yetkili idarelerce yönetilir. " hükmü yer almaktadır. 19/07/2012 tarih ve 28358 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile doğal sit alanları; kesin korunacak hassas alanlar, nitelikli doğal koruma alanları ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları olarak üç kategoriye ayrıldığı, Yönetmeliğin 8, 9 ve 10. maddelerinde, ilgili kategoride korunan alanın kullanımı, yapılaşması, alınacak önlemlerin, yapılabilecek faaliyetlerin temel olarak belirlendiği, aynı Yönetmeliğin Geçici 1. maddesi ile, Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce korunan alan statüsü verilmiş alanların (doğal sit de dahil) statüsünün, bu Yönetmelik uyarınca devam edeceğinin belirtildiği, mevcut doğal sit alanlarının ise yeni Yönetmeliğe göre ne şekilde değerlendirileceğinin Geçici 3. maddede ortaya konulduğu, bu maddeye göre ise, doğal sit alanı taşımayan alanların doğal sit statüsünün iptaline veya doğal sit özelliği taşıdığı belirlenen alanların ise bilimsel araştırma sonucuna göre koruma statüsünün devamına veya Yönetmelik uyarınca yeni statü tesisine karar verileceğinin belirtildiği görülmüştür. 345 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin Satışı mümkün olmayan taşınmazlar başlıklı 9. maddesinde; ''(1) 2/B taşınmazlarından; a) Ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilenler, b) Kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılanlar, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarınca Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç üç ay içinde İdareye bildirilmesi şartıyla özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gerekenler, ç) En geç üç ay içinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca bildirilmesi şartıyla içme ve kullanma suyu havzalarında maksimum su seviyesinden itibaren 300 metrelik bant içinde kalanlar, d) Bakanlıkça belirlenenler (Bakanlık tarafından talimat verilmediği sürece taşınmazlar bu kapsamda değerlendirilmeyerek satış işlemlerine devam edilecektir.), satışa konu edilmeyecektir. (2) Diğer taraftan, 3402 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesinde yer alan; “Kadastro çalışmalarına başlanılmadan önce, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin içinde özel kanunlarına göre değerlendirilmesi gereken alanlar bulunup bulunmadığı kadastro müdürlüğünce ilgili kurum ve kuruluşlarına yazı ile sorulur. İlgili idarelerce onbeş gün içinde kadastro müdürlüğüne bilgi verilir. Bu süre içinde cevap verilmediği takdirde, söz konusu alanların bulunmadığı yönünde cevap verilmiş sayılır.” hükmü gereğince; daha önce yapılan güncelleme ve kadastro çalışmalarında ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından görüş sorulduğundan ve ayrıca, Kanunun 11 inci maddesinin sekizinci fıkrasında; “Bu Kanun kapsamında kalan taşınmazlara ilişkin değerlendirme ve tasarruf işlemleri, özel kanunları gereğince ilgili idarelerden görüş alınmaksızın yapılır.” hükmüne yer verildiğinden; İdarece bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşlardan görüş sorulmayacaktır. Ancak, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç üç ay içinde İdareye bildirilen özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken yerler ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün yapmış olduğu çalışmalar sonucunda özel kanunlar kapsamında kaldığı belirlenen yerlerde satış işlemi gerçekleştirilmeyecektir. Bunların dışında, tapu kütüğünde veya dosyasında taşınmazın satışa konu edilemeyeceğine dair bilgi ve belge bulunması durumunda satış işlemi gerçekleştirilmeyecektir.'' hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta davacı adına satış işlemi gerçekleştikten sonra anılan taşınmazın Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun... tarihli ve ... sayılı kararı ile doğal sit ilan edilen alan içerisinde kaldığı ve aynı zamanda ... ada,... parselin 11/09/2020 tarihli ve 191781 sayılı Bakanlık oluru ile onaylanan Doğal Sit- Nitelikli Doğal Sit Alanı içerisinde de kaldığı, bu nedenle satışının mümkün olmayacağı belirtilerek satış işlemlerinin, 6292 sayılı Kanun'un 11/4 maddesi gereğince iptali ile yeniden Hazine adına tescilinin sağlanmasına yönelik işlemler tesis edilmiştir. Diğer taraftan davacı hakkında 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan dolayı ... Asliye Ceza Mahkemesinde E:... esası ile görülen davada mahkemece yapılan keşif bilirkişi incelemesi sonucu arkeolog bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda şahıs mülkiyetine kayıtlı sit şerhi bulunmayan tarla vasıflı yerde 2863 sayılı Kanuna aykırılık bulunmadığı yönünde görüş beyan edildiği ve Mahkemenin ... tarih ve K:... sayılı kararı ile beraatine karar verildiği görülmüştür. Dairemizin 10/09/2025 tarihli arar kararı ile taşınmazın üzerine bugüne kadar sit şerhi konulup konulmadığının sorularak tapu kaydının tüm takyidatları ve geldisinin istenilmesine, taşınmazın Doğal Sit - Nitelikli Doğal Sit Alanı statüsünün kaldırılıp kaldırılmadığının sorulmasına ve taşınmazın mevcut sit statüsü uyarınca 6292 sayılı Kanun hükümlerine göre satışının yapılıp yapılamayacağına dair görüşün değişip değişmediğinin bildirilmesinin istenildiği, cevaben sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden ise; taşınmazın evveliyatında sit şerhinin bulunmadığı, 'doğal sit-nitelikli doğal koruma alanı' şerhinin 27/10/2020 tarihinde tesis edildiği, taşınmazın mevcut sit statüsü uyarınca da satışının yapılıp yapılamayacağına dair bir görüş beyan edilmediği anlaşılmıştır. İlaveten Maliye Hazinesi tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinde E:... esasına kayden davacı adına olan tapunun iptali ile hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle açılan davada 26/09/2024 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 07/12/2019 tarih ve 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı İlke Kararı uyarınca nitelikli doğal koruma alanının tanımı yapılarak bu alanları etkileyen, bu koruma bölgeleri ile bütünlük gösteren, korumaya katkı sağlayacak, doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetler, turizm ve yerleşimlere izin veren alanlar olarak tanımlanarak, bu alanlarda birtakım faaliyetlere izin verildiği anlaşılmaktadır. Yine yukarıda hükmüne yer verilen 345 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinde satışı mümkün olmayan taşınmazlar sınırlı olarak sayılmış olup, dava konusu taşınmazın statüsü itibariyle akıbetine Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca alınmış kararlar çerçevesinde karar verilecektir. Tüm bu bilgilerden hareketle; dava konusu taşınmazın evveliyatında sit şerhinin bulunmadığı, bu beyanın ilk kez 27/10/2020 yılında tapuya şerh verildiği, Kültür ve Turizm Bakanlığı Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün... tarih ve E... sayılı yazısında da sit alanı dışında olduğunun kabul edildiği, öte yandan ara karara cevaben taşınmazın satışının uygun olup olmadığına dair görüşe ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı da görüldüğünden taşınmazın satışa konu olamayacak yerlerden olduğu nitelendirmesinin yapılmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Nitekim davacı tarafından 25/02/2020 tarihli başvurusu ile dava konusu taşınmazın üzerine turizm amaçlı hotel pansiyon yapılması ile ilgili kurum görüşünün istenilmesi üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün... tarih ve E... sayılı yazısında sakınca bulunmadığına dair görüş beyan edildiği görülmüştür. Bu durumda satışı mümkün olmayan taşınmazlardan olmadığı ancak satışının uygunluğunun da kurul/komisyon tarafından açıkça ortaya konulamadığı taşınmaza dair davacıya yapılan satışının iptaline yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 29/12/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY : (X) - İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği görüşü ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2023/2473, K. 2025/10566, T. 29.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2023-2473-e-2025-10566-k-c34136fb1859